öncelikle bir nuri bilge ceylan hayranı olarak filmden daha fazlasını beklediğimi itiraf etmeliyim senaryodaki bütün aksaklıklarına ve mantıksal tutarsızlıklarına ragmen filmin görsel gücü kendisine hayran bırakıyor zaman zaman tekrara düşen sahneleri hala uzak ın şöhretınden yıyormuş imajı versede bence izlenmeye değer bir yapım
bence giderseniz şu cümleyi kurma fırsatınız olucak bundan daha kötüsünü izlemek istemiyorum çünkü yok öyle bir film milliyetçi bir ruhla gitiiğim bi filmdi açıkçası türk filmleri güzel olmaz düşüncesini kabul etmek istemeyen bi seyirci olarak zor bi doksan dakka geciriceksiniz kararlıysanız
Kimse "sanat filmi" ayağına yatmasın! Güzel fotoğraf peşinde koşmaktan saçma sapan bir film yapılmış. Ucuz gerilim filmi efektleri, birinci dakikadan sona kadar "zombi" gibi dolaşan kahramanlar...Hele o "hayalet çocuk" tam bir komedi! Ortada bir karakter yok. En sahici kişi o patron tipi. "boşlukları siz doldurun." diye film mi yapılır? Bu da nerden çıktı? Hangi sanat teorisinde var? Bir yerden "Kral Çıplak" öyküsünü öğrenin, ne demek istediğimi anlarsınız.
kötü diyen arkadaşların sinemayı eğlendiren hoşça vakit geçirttiren bir hafta sonu etkinliği olarak algıladığını düşünüyorum. diyaloglar hayata şekil verir; esas oğlan atlasın zıplasın hareket olsun bu mu yani iyi olma kriteri. Ek olarak yönetmen fotoğraf sanatıyla da ilgilendiği için seyir zevki yüksek bir film...diyaloglar ve banliyö kadınının kocasını hapishane çıkışı yatakodasında karşıladığı sahne ile devamındaki gelişmeler dikkate değer...
Filme eleştiri olarak yazılanların tümü minimalist bir filmde olması gereken özelliklerdir. Yani Nuri Bilge Ceylanın sinema tarzının gerekleri... Sanat akımlarından haberi olmadan, hele hele gittiği filmin nasıl bir tarz olduğunu bilmeden yorum yapanlar; biraz daha araştırmacı olun. ;) Ya da bir sonraki film seçiminizde bu akımdan bir filmi tercih etmeyin.
Bir NBC fanı olarak, Uzak kadar olmasa da gayet başarılı bir filmdi.
Arkadaşlar bu film için soğukta atladık gittik sinemaya ama sonradan hiçte iyi bir seçim yapmadığımızı gördük, çok gereksiz sahneler war, 3 tane mekanda film bitiyor, bi nevi tiyatro gibi.4 tane karakter var, insanın uykusu geliyor, sinemadan çıkanların yüzde sekseni bu nebiçim film diyordu,her filimde olan bir olabilecek bir olayı 1saat 49 dakikaya uzatmışlar, ben bu filme not versem 10 üzerinde 3 verirdim, herkese iyi günler...
Arkadaş biliyomusun bu film mi?duydun mu?gittiği festivalinden,ödülünden,yönetmeninden haberin var mı?o zaman git filme ondan sonra kendin karar ver iyi mi kötü mü die burda ki yorumlara aldırma kötüde olsa iyide olsa sana sen karlı çıkarsın.Bu film dram konulu bir film ağır ve duygulara yönelmesi kadar doğal bir şey olamaz.Filmin sonunda yanılmıyorsam 6-7 oyuncunun adı geçiyordu burdanda oyunculara ne kadar yüklenildği gösterir ki oyuncularda sonuna kadar hakkını vermişler burası tartışmasız.oyunculuğun yanında çekimlerin de çok kaliteli olduğunu ve bunda yönetmenin ustalıklarını farkediyosunuz.konusu ise biraz ağır,üç maymunu yaşayan bir aile ama birbirinden kopamayan..sakın türk sinemamıza katkı yapmasını düşündüğünüz bir transformers yada bir bond beklemeyin ancak bizi cannes da ödülünü alırken bırakın filmin sanatsal katkısını yaptığı konuşmasıyla zaten yapabilceği katkının ötesine gitmiş ödülüylede pekiştirmiş bir yönetmenin filminden boş 2 saat çıkar süphesine düşmeyin!
Film zaman kaybıdır diyen arkadaşları anlamakta güçlük çekiyorum.Bir defa Nuri Bilge Ceylan,kendisine yapılan eleştirilere bu film de;Ben bir sinemacıyım,biçimde olduğu kadar içerikte de başarılıyımın yanıtını vermiştir.Nuri Bilge Ceylan kendi sinema dilini bu film de oturtmuş,filmin adına yaraşır Üç Maymunu,insanların mış gibi yaptıkları hayatlarında nasıl oynadıklarını başarılı bir şekilde anlatmıştır.Nuri Bilge Ceylanın;Ben gerektiği kadarını seyirciye veririm diğer boşlukları da sen doldur havası film de hakimdi ve senaryodaki bilinçli boşluklar seyirciye tercih hakkı veriyordu.Bilindik bir hikaye az diyalogla,uzun sekanslarla,duygu yüklü planlar ve harika görüntülerle bundan daha başarılı sunulamazdı sanırım.Bir filmin alt metnini gerçekten okuyabiliyor muyuz,sinemadan ne anlıyoruz,neden bu filme sanat filmi deniliyor önce oturup bunları bir düşünmek lazım.Yeni kanlara ihtiyacı olan bir Türk Sinemasında cesur,yetenekli,birşeyler başarmaya çalışan bir kaç kişiye de acımasızca saldırmak,kendimize kötülük etmek değil midir?
Bu Filme gitmeden önce yorumları okuduk. Profesyonel sinema eleştirmenlerinin çok begendigi ve Türk Sinemasına katkımız olsun diye haftasonu bu filme gidelim dedik. İnanın ne kadar kötü olursa olsun bu kadar sert eleştiri yapmam. 4 tane oyuncu var biri türkücü. Filmde pek çok gereksiz sahne var. Mesela bir sahne vardı tutamadım kendimi salonda oha diye bagırdım. Çocuk ve annesi tv izliyorlar ve uyukluyorlar 10 saniye sonra çocuk annesine gözümün üstünde bişey var diyor annesi bakıyor çokmu bastırdın diyor çocukta evet galiba diyor. Yaw 3 dk bu olaya ayrılır mı. Çocuk duvardan atlayarak tren istasyonuna gidişi 5 kez gözterilmiş. kadın işyerinde otururken yada çocuk mutfakta boş boş otururken. Arkadaşlar tamam ben sinema eleştirmeni degilim ama iyi bir seyirciyimdir. Konu yok kesinlikle. Ne sürükleyicilik ne dram ne başka bişey. Oyuncuların oyunculugunu kanıtlayabilecegi bir senaryo degil. Oyunculuk göstermeye imkan yok. Boş bir manzara çekilse insanın içi açılırdı. Sanat için yapılmış bir film galiba biz sanattan anlamıyoruz ya eleştirmenler anlıyor.
Film hakkındaki düşüncelerimi yazmadan önce filmlere yazılan yorumlar hakkında bir kaç söz söylemek istiyorum.Bir filmi beğenmesenizde "bu filmi sakın izlemeyin" demenin tamamen bencillik olduğunu ve bunun bir yorum olmadığını düşünüyorum.Filmi beğenmediysen ayakları yere basan eleştiriler yaz ki bizde dikkate alalım üzerinde konuşabilelim.
Bence film amacına ulaşmış.3 maymun olmak hakkında kendi düşüncelerimi sorgulatan,aynı aile içinde birbirine bu kadar yakın ama aynı zamanda uzak sıradan insanların hikayesi...bizim gibi.
bide şunu söylemeden geçemiyeceğim.bazıları bu filme ayırdıkları iki saatine çok üzülmüş.sanki her saati dolu dolu yaşıolardıda şu iki saati geri istiyorlar.eminim o iki saatte bu filmi izlemeselerdi ya tv izlerlerdi,ya uyurlardı ya da bi yerde oturup içi boş bi sürü muhabbet ederlerdi.cidden yazık olmuş o iki saate..
bulutlarla baslayan , 20 senelik bir goruntu sanatı yolunda ruhunu kaybetmeden sinemaya gecis yapan nuri bilge ceylanın aslında diger filmlerine gore icinde daha fazla diyalog ve hareket barındıran filmi..meraklısına...
filme sıf ödül aldığını duyduk hiç bir fragman felan izlemeden hiç tanıtımına bile bakmadan gittiğimiz saatte başka film olmadığı için mecburiyetten gittiğim ve en süper sinema salonunda diğer civardaki salonlardan biraz daha tuzlu olan sinemayı tercih edip bu filme girdikten sonra filmden cıktıktan sonra yazık oldu verdiğim paraya diye düşündüğüm ilk filmdi... dijital görüntü felan güzelde konusu felan çok saçmaydı tamamen hezimet bence boşa paranızı verip gitmeye bile değmez.. tamamen zman kaybı boş bi film sonu bile abuk subuktu..
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.