Fantastik filmlerin izlenilebilirligindeki en kritik detay filmin atmosferinin ve gelisen olaylarin ne kadar hayali olursa olsunlar bir arada bütünüyle bakildiginda bir tutarlilik olusturabilmesidir, yani mantiksiz olup olmamalaridir, fakat kasteddigim mantiksizlik ne acaip yaratiklarla ilgili bir durum ne de nasil çalistigi belirsiz acaip makinelerle, mesela bir fantastik filmde uçan bir dinazorun gözlük takip kitap okumasi sonra da kedi gibi miyavlayip motorsiklete binmesi hiç de mantiksiz olmayabilir, mantiksiz olan sey dinazorun orda ne isi oldugunun neden gözlük taktiginin neden miyavladiginin ve neden motorsiklete binme geregi duydugunun izleyiciye tutarlilikla aktarilamamis olmasi yüzündendir, malesef filmde kendi kurgusu içinde birbiriyle oldukça çelisen çok fazla detay var, birini görmezden gelirsek digeri mutlaka dikkatimizi çekiyor ve bu da filmin gerçekligine dalip kendimizi kandirabilme keyfinden sürekli uzaklasip sanki iyi kurgulanmamis bozuk bir hayale hatta bir karabasana bakiyormusuz gibi hissettiriyor, avatarin çakmasi denilebilir bu film için fakat avatar bundan daha tutarliydi, ayrica gezegen olarak marsi seçmeleri de bastan büyük hata, ben baktim marsa hiçbirsey yok ! :)
ben filmi pek beğenmedim senaryo tam bir felaket filmde 18 yazıyor ama -18e daha çok hitap ediyor.. görsellik çok iyiydi biraz filmi kurtardı ama 3 boyut olayını da tam becerememişler 2d izlesenizde pek birşey kaçırmazsın
Bilim kurgu türünün öncülerinden Edgar Rice Burroughs’ın “A Princess Of Mars” adlı romanından uyarlanan film, prodüksiyon açısından başarılı, görsel efektleri ve hikayesi orta karar bir 132 dakika sunuyor.
Çok abartılmış bir film olarak gördüm. Bir ara bir an önce bitse de gitsem diye düşündüğüm zamanlar bile oldu. Arada etkileyici sahnelerde yok değildi ama vasatı da aşacak yapıda da değildi.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.