En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
kadir503
Takipçi
329 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
3 Mart 2010 tarihinde eklendi
?Thank You for Smoking? ile dikkat çekici bir biçimde sinema dünyasına girip, ardından daha çok popüler olmuş pek de sevemediğim ?Juno? ile gelecek için umut veren bir yönetmen olarak adı anılmaya başlamıştı deneyimli yönetmen Ivan Reitman'ın oğlu Jason Reitman. Ve üçüncü uzun metrajlı filmi ?Up in the Air? öncelikle ödül törenlerinde aldığı adaylıklar ya da ödüllerle yılın en çok konuşulan filmlerinden biri oldu.Çalışanlarını kovmaya yüzü olmayan patronların bu görevi yerini getirmek için tutukları bir adam olarak kendini tanımlıyor filmin hemen başında esas karakterimiz Ryan(Clooney). İşten çıkarılacak kişinin uzun yıllardır şirketleri için varını yoğunu vermiş emektar işçiler ya da yıllardır çıkarılacakları bu işe girmek için dişini tırnağına takarak okullar bitirmiş olması işten çıkarılmaları için hiçbir engel teşkil etmiyor. Böyle tatsız bir iş için yıllardır sürekli seyahat etmek zorunda olan Ryan'ın da yaptığı bu iş doğrultusunda genelde ön görülen yeri yurdu belli olan bir hayatın yerine farklı bir hayat tercih etmiş. Filmin ilerleyen bölümlerinde müstakbel eniştesinin ağzından dinlediğimiz; yaşayan insanların büyük bir bölümünün kendisine gaye edindiği iyi bir eş, iş ve kurduğu aileyle birlikte mutlu bir yaşam kuralı onun için geçerli değil. En azından Alex(Vera Farmiga) ile tanışana kadar hayattan böyle bir beklentisi yok. Kapitalizme hizmet eden Ryan'ın işi, yine bu sistemin her geçen gün bir sonraki noktaya taşıdığı teknolojiyle sekteye uğruyor ve birçok iş sahası gibi daha ucuz bir şekilde yerine getirilecek bir duruma gelme noktasındadır. Kullandığı diz üstü bilgisayar başından Ryan'ın kilometrelerce yaptığı yolculuğu yapmadan işi bitirebileceğini ileri süren Natalie(Kendrick) filmde çağdaş dünyanın gençliğini temsil eder.Ryan gibi sürekli seyahat halinde olan Alex'in ilişkisiyle bir alt kuşağın temsilcisi Natalie'nin sevgilisiyle ilişkisi ve Ryan'ın evlenmek üzere olan kız kardeşiyle film; kadın erkek ilişkilerini de sorgular. İster orta yaşlı Ryan-Alex çifti ya da onlardan daha genç Natalie ellerinden geleni yapsalar da mutluluğu yakalayamamışlardır. Natalie iki cümlelik bir SMS ile kariyerine öncelik vermeyerek peşinden gittiği erkek arkadaşından ayrılır. Zira Ryan'ın durumu ise filmin en can acıtan bölümü oluyor.Filmin birçok meseleye değinen iyi yazılmış senaryosu muhtemelen Altın Küre'de olduğu gibi Oscar töreninde de eli boş dönmeyecek. Bu senaryoyu baştan sona sekmeyerek aynı seviyede götürüp ekrana taşıyan Reitman ise yönetmen dalında Oscar'ı için bir süre daha beklemek zorunda kalacak gibi. Son yıllarda iyice çıkışa geçen Vera Farmiga karakteriyle her ne kadar bütünleşmiş olsa da bana göre filmin en büyük sürprizi ?Twiligt? ile tanıdığımız Anna Kendrick oluyor. Belki bu yıl törenden eli boş dönecek; ama doğru projelerde yer aldığında neler yapabileceğinin haberini bu filmle veriyor. Yine her zamanki gibi başarılı bir performans çıkarsa da George Clooney'nin adaylığı akla hemen ana dallarda aday olan bazı filmlere verilen muhtemelen adaylık sayısı artması için verilen şişirme adaylıkları getiriyor.Modern dünyayı, kapitalizmi, işsizlik durumunu, kuşak farklılıkları gibi mühim konukları masaya yatıran ?Up in the Air?; hem başından sonuna değin romantik-komedi tadındaki üslubundan hem de tam manasıyla altını çizmeden birçok konunun üzerinden bir çırpıda geçmesiyle ne yazık ki türdeşleri kadar etkileyici olamayan bir film görüntüsü veriyor. Ancak her halükarda yılın en iyilerinden olduğu da bir gerçek!
Hayatı şirketlerin kovamadıkları elemanlarını kovmakla ve sürekli uçuşlarla geçen Ryan,yalnız süren yolculuklarına yeni iş arkadaşıyla devam edecektir.Ayrıca tanıştığı Alexde hızlı bir ilişkiye adım atmaktadır.Film,mekanik bir düzen içersinde devam eden hayatı sorguluyor.Ryanin hayatından bir kesit izlediğimiz film,oscara aday oldu.Bana sorarsanız oscarlık bir yanı yok.Hatta neden aday oldu onu bile anlamadım.Hele hele George Clooney neden aday oldu onu hiç anlamadım.Film kötü değil ama oscar adayı olucak kadarda iyi bir film değil.Vera Farmiga yükselen grafiğini bu filmdede sürdürüyor.İzlenebilir film ama fazlaca bir beklentiniz olmasın.
Neresinden bakarsanız bakın olmuş bir film. Klişeleşmemiş bir senaryo ile günümüz dünyasının başta gelen sorunlarından bir kaçına güzelce değinilmiş. Clooney abi şaka gibiydi.8/10
Günümüz acı gerçeklerini ortaya koyuyor film.Sonu da gayet iyi,yoksa romantik komedi tarzında bir film olurdu.George Clooney yaşlamıyor anlaşılan :)Ama Oscar lık mı,orası tartışılır.Hoş bir film,ama çok şey beklemeyin.7,5/10
güzel filmdi beğendim george clooneyin mükemmel sade oyunculuğu onu seslendiren tamer karadağlının müthiş dublajıyla karakteri gelişimi ve bakış açısının değiştiren yan karakterlerin bakımından başarılı buldum yalnız yaşayan kız kardeşlerinden ailesinden uzak olan spoiler: hic kimseyle yakınlık kurmayan ryan binghanım yanında yeni işe başlamış kendisinin tam zıttı olan natalie ile ters düşsede onu bakış açısı değiştiren bir karakter yeni tanıştığı ilişkiye başladığı alexin etkisi var ama sonrasında öğrendiği evli ve çocuklu kadın olmasını öğrenene kadar belkide ilişkileri de tam ilerlemişken hayatı altüst seyahatkarından hedeflediği 10.000 mile ulaşmasına bile sevinemiyor oysaki çok istediği şeye ulaşmıştı ve o puanlarını kız kardeşi ve eşi jimmy ye hediye ederek balayına gönderiyor 10/8
Güzel bir filmdi sıkıcı bir konusu olmasına rağmen iyi anlatmışlar ama sonunu bana göre pek iyi bağlayamamışlar filmin adı gibi finalide biraz havada kalmış.
yorumları okuduktan sonra acaba yanlış filmimi izledim dedim...çoğu arkadaş vakit kaybı,gereksiz gibi şeyler söylemiş...bence mükemmel bir film...senaryo olağaüstü...bu sene adaylardan beni en çok etkileyen film oldu (blind side ile)...george coloney ipi çeken muhteşem oyunculuklar,incelikle ve filmin en ön plandaki muhteşem senaryosu,jason reitman ın mükemmel yönetimiyle daha da ileri gidiyor ve başyapıt diorum...bu sene oscar alması zor gibi duruyor ama benim gönlümden geçen oscarı aldı...bence hiç te gereksiz bir yapım değil...kesinlikle izlenmeli...1010 veriyorum gönül rahatlığıyla...
Değişik bir film olmuş.Beklentilerimin cok altında kaldı ama kötü demek haksızlık olur.Dialoglardaki ayarlar ve gönderilen mesajlar zekice fakat geçen yıla bakınca bu filmin oscar için cok zayıf kaldıgını düşünüyorum
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.