En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Zehra Ü.
1 değerlendirme
Takip Et!
5,0
22 Şubat 2017 tarihinde eklendi
Film gerçekten çok güzel 2 saat hiç sıkılmadan ekrana yapışıp izledim. Çok beğendim ama zaten polisiye bir film olduğu için her olaya şüpheyle izledim o yüzden son sahnelerde ne olucagınıspoiler: acaba karısının mı kellesi yoksa köpeklerin mi diye düşündümspoiler: ama bu çök tatlı bir tat katmış filme ben gayet beğendim
FİNALİYLE SİNEMA TARİHİNE GEÇEN KÜLT FİM 10 ÜZERİNDEN 10 ''İNSANLARIN DİKKATİNİ ÇEKMEK İÇİN ONLARIN OMUZLARINA DOKUNMANIZ ARTIK YETERLİ DEĞİL. ONLARA BİR BALYOZLA VURMANIZ GEREKİYOR.'' bu film de insanın omzuna sağlam bir balyoz indiriyor… çok iyi formülize edilmiş senaryosu, vermek istediği mesajın verme yolu ve yönetmen başarısı ile zamanında oldukça başarılı olmuş ve hala da önemli bir yerde duran önemli bir film ‘SE7EN’.Filme yüklenmiş olan kült ve psikolojik gerilimin en önemli eserlerinden biri yakıştırmalarını sonuna kadar hak ediyor. olay örgüsü son derece güzel kurgulanmış. filmin girişinden itibaren verilmek istenen gerilim insanı ilk andan itibaren etkisine almakta… Fincher, nefis bir hikâyeye ve sağlam karakter gelişimine sahip olan bu filmin görsel çözümlemesini bu kez gerçekten aşırıya kaçmadan yapıyor. Diğer bir deyişle, hikâyeyi elinden kaçırmadan, dramatik yapıya zarar vermeden ve karakterlerin önemini küçümsemeden stilize bir anlatım kurabiliyor ‘SE7EN’ de gerek hikâyesi gerekse görüntüleriyle kara film tarihinde eşine benzerine az rastlanır bir film. …Ağır ama kesinlikle sıkmayan bir tempo, film boyunca ıslak, yağmurlu bir şehir,emekliliğine 1 hafta kalmış eski kurt bir cinayet masası dedektifi ve yeni gelen çaylağın işe başladığı anda ortaya çıkan seri ve dinsel temalı cinayetler, incilde bulunan 7 ölümcül günah sırasıyla işleniyor…. 1) Oburluk 2) Açgözlülük 3) Tembellik 4) Öfke 5) Kibir 6) Şehvet 7)Kıskançlık… hikaye temel olarak yedi ölümcül günahı işliyor ama esas vurgulamak istediği ölümcül günahlar olarak adledilen şeylerin günlük yaşantının içerisinde sıradanlaşması, hayatın ritminin içerisinde sıradanlık ile adeta cehennem yaşantısı bugünün modern yaşantısı içerisinde kamufle olmasıdır.. evet filmin ana konusu her ne kadar bir seri katilin cinayetleri olarak gözükse de, aslında kötülüğün ve iyiliğin bütünlüğü ve ayrılmazlığı ne kadar birbirilerine benzedikleri aslında kötülüğün tek başına değil, iyilikle beraber olduğudur…Hikaye sürekli yağmurun yağdığı, kasvetli ve isimsiz bir şehirde geçmesi bu mekan içine aldığı insanlara kapanı kısılmışlık hissini aşılıyor, banliyö etkisi yaratıp mevcut düzenin en ufak dış tehdit ile paramparça olabileceği stresini seyirciye geçiriyor... Fincher bu unsurları çok güzel bir şekilde filme yaymış ve öyle bir atmosfer oluşturmuştur ki izleyici filmi diken üzerinde izliyor. Ayrıca filmin depresif, karanlık ve klostrofobik yapısı kendine yabancılaşmış, izole olmuş 20. yy insanın durumunu başarılı bir şekilde simgeliyor, toplumsal eleştiri yani düşünüldüğünde bir post-postmodern film gibi gelir bana...Polisiyelerden aşina olduğumuz dedektif ortaklığı şemasını kullanıyor SE7EN.. Katilin peşindeki polislerin bize hiç de yabancı gelmediğini hemen anlayabiliriz aslında. Yaşlı, tecrübeli ve soğukkanlı bir dedektif ve ona yardım etmesi için görevlendirilen genç, bütün karanlıkları aydınlatabileceğini düşünen ve kendini kanıtlamak için yanıp tutuşan başka bir dedektif. Birbirlerinin tam anlamıyla zıttı ama birbirlerini tamamlayan iki karakter. Polisiye film türünün bu klişesini Fincher filmde çok iyi kullanmış. Tabi bunda Brad Pitt ve Morgan Freemanın kimyasının tutması da önemli bir etken…Filmdeki oyuncular da rollerinin hakkını vermişlerdir . Brad Pitt'i her zaman özel hayatından çok; rol aldığı Fight Club ve Snatch'de ki üstün performansıyla hatırlarım ve buna Se7en'da kuşkusuz eklendi .. Morgan Freeman'da hangi rol olsa 40 yıldır o görevi yapıyormuş gibi hiçbir rolde sırıtmıyor. Bu filmin ikilisi birbirini bana göre çok güzel tamamlamış… Filmin en beğendiğim performansı ise filmin gizeminin bozulamaması açısından jenerikte adı yazmayan Kevin Spacey'in performansıdır. Aynı yılda çekilmiş olan ve OSCAR’ını kazandığı Usual Suspects ve üzerine bu filmdeki rolü ise 1995 Spacey'nin yılı olmuştur… Filmde ayrıca sayısız göndermede mevcuttur. Dante'nin İlahi Komedyası'ndan bir sürü farklı kaynağa farklı bir bakış atan felsefi bir seri katil filmidir.. Kurgu dalında Oscar'a aday olmuş ve farklı birçok ödüle layık görülmüştür. Kendisinden sonraki birçok gerilim filmine kaynak olmuştur. Bunların en önemlileri de kuşkusuz SAW'dır
En son söylemem gerekeni ya da belki de hiç söylememem gereken birşeyi bu kez söylemeye karalıyım ve ilk başta söyleyeceğim. Filmin sonuna kadar kafamızda teoriler üreterek yanıtlamaya çalıştığımız katilin kim olduğu sorusuna odaklanmışken, filmin gidişatını ve kaçırmamanız gereken anahtar noktaları kaçırmayıp filmden maksimum keyif alabilmek için katilin, filmin ana karakterleri Dedektif David Mills ( Brad Pitt ), ya da Dedektif Lt.William Somerset ( Morgan Freeman )olmadığını belirtmek isterim. Katilin her zaman ana karakterlerin içinden çıktığı gerçeği ile izleyicinin kafasını bulandıran filmlerin etkisiyle bu iki ana karaktere şüphe ile yaklaşırken, konuştukları, yaptıkları her hareketin altından bir sonuç çıkarmaya çalışmayın bırakın dedektifler kendi işlerini yapsın ve katili yakalamak onlara kalsın. Siz oturduğunuz yerden filmin içine dalıp keyfini çıkarmaya çalışın. Yönetmen David Fincher’ın da istediği sizin katili bulmaya çalışmaktan ziyada filme odaklanmanız, çünkü filmin sonunda size düşünecek ve kendinizi sorgulayacak oldukça fazla olgu zaten kalacak.
Brad Pitt, Morgan Freeman, Kevin Spacey... Kevin Spacey, yaklaşık 10 dakikalık bir süre de rol alıyor ve sinema tarihinin en psikopat, en azılı rollerinden birisini canlandırıyor. John Doe karakterini daha iyi canlandırabileceğini sandığım ikinci bir kişi yok. Morgan Freeman, yine her zaman ki gibi yardımcı oyunculukta sınır tanımaz bir harikalıkla oynuyor. Brad Pitt ise, adına yakışır bir oyunculuk performansıyla filme harika bir katkı sağlamış. Filmi bu kadar çok beğenmemin ana nedenlerinden birisi de oyunculuk şüphesiz ki. Gerilim ve polisiye türünün şuana kadar gördüğüm en iyi filmi bu filmdir, büyük ihtimalle daha iyisini de görmeyeceğim. Akademi Ödüllerinin bu filme çok büyük bir haksızlık ettiğini düşünüyorum, çünkü filmin aynı yıl ödüllerin büyük bir kısmını kapacağı beklense de bu yanılgıdan başka bir şey olmadı. Hristiyanlığın "yedi" ölümcül günahını işleyenleri kendi acımasız yöntemleriyle cezalandıran John Doe'nun peşine düşen iki detektifin başından geçenlerde baş döndürücü olaylar zinciri. Film içinde David Fincher'ın muhteşem zeka ürünü delillerini görmek mümkün.Genellikle karanlık, sisli, dumanlı ve yağmurlu bir hava eşliğinde geçiyor. Ayrıca Mills ve Somerset'in diyaloglarında enfes replikler geçer. Aslında filmde yansıtılmak istenen şey, iki karakterinde birbirine zıt görüşleri ve dünya ile hayata bakış açılarıdır. Mills hırslı ve dünyayı değiştirebileceğini düşünen bir kişilik sahibiyken, Somerset suskun ve dünyanın asla düzelmeyeceğine inanan bir kişiliğe sahip. Detaylarda kusursuz işlenmiş ve aranan tüm sorulara cevap verilmiş filmde. Konusu, kurgu ve senaryosu geniş bir zeka gerektiren bir yapıt. Burada yönetmen üzerine düşeni fazlasıyla yapmış ve filmi kusursuz hale getirmiştir. Filmin bir son sahnesi vardır ki, meşhur "kutu" sahnesi olarak geçer ve sinema tarihinin en şaşırtıcı, en sarsıcı son sahnelerinden birisidir. Katilin kendisini Tanrı'nın görevlendirdiği bir ölüm meleği olarak görmesi de oldukça ironik. Son sahne de ki elektrik kulelerinin bulunduğu yerde harika bir manzaraya sahipti. Tablonun arkasına gizlenmiş ve parmak izleriyle yazılmış 'Help me' yazısı ve katilin parmak izlerinin belli olmaması için parmak derilerini kesmesi gibi harikulade detaylar da vardır. Kendim izledim ve ne kadar muhteşem bir film olduğunu gördüm, uzatmaya gerek yok kesinlikle başyapıt.
Brad Pitt & Morgan Freeman'ın başrollerinde oynadığı yönetmenin de Davıd Fincher olduğu bu kusursuz başyapıtı mutlaka daha fazla zaman geçmeden izleyin. Yedi ölümcül günah kuralı çok iyi işlenmiş insanın kanını donduran ve finalinde yürek burkan bir yapıt.Kaçırmayın.10/8
Tam bir başyapıt. İlk izlediğimde Senaryosuna hayran kaldığım ve sonraki yıllarda senaristini takip ettiğim bir film. Maalesef Andrew Kevin Walker' diğer eserlerini pek tutmam. Sadece seven için bile kalbimizde yer alabilir. Kesinlikle tavsiye ederim...
Mükemmel bir film.İlk dakikasında son dakikasına kadar heyacan ve merak içinde izlediğim bir fimdi.En iyi yönü son 5dk düğümü bu kadar geç çözmeleri harika olmuş.
İki büyük oyuncu ve harika oyunculukları, akıcı ve merak uyandıran senaryo, sürpriz final ve sinemanın üstadı olarak gördüğüm Morgan Freeman'ın olması. Başyapıt dediğim bir film olarak arşivimdedir her zaman.
Katilin amaci gunahkarlara gunahlarini odetmek toplumu seytanlardan temizlemekti ki son sahneye kadar tum goruslerim degisti katilin bir amaci amac hristiyan inancina gore 7 buyuk gunahi isliyenleri temizlemekti gunahlarini odetmek degil 6 buyuk gunah isleyenleri oldurdu 1 buyuk gunah kaldi kiskanclik kendisi kiskacin onde gideniydi Dedektiv Davidin hayatini kiskandi bunun icin rahminde bebegini tasiyan dedektifin karisini merhamet etmeden basini kesti boglelikle kiskanclik gunahi yuzunden David tarafindan oldurulecek ve projesi if David adina cok uzuldum ailesini ve gelecegini kaybetti bu dunyada haklanamasada obur tarafta namus sebebiyle adam oldurmekten haklanir. Filme gelince cok basarili suc filmi olmus harcadiginin 10 katini kazanmis sonuna kadar hak etmis
Gerilim tarzı filmlerden hoşlananlar için kaçırılmaması gereken muhteşem bir film. Filmde detaylar çok önemli ilahı mesajlar veren bir seri katilin ''Öldürmeyeceksin'' emri olan İncil'e karşı gelmesine rağmen kendisini ilahi kişilik olarak kanıtlamaya çalışması ve hiç beklenmeyen bir son. Başrollerde Morgan Freeman ve Brad Pitt. İki usta aktör. Beğenmediğim tek yönü ise kurbanların çok açık şekilde kamera tarafından teşhiri.
Filmin hakkında önceden malumat almak sizi heyecanla izlenesi bir film olarak gelebilir bu gayet doğru kendi kategorisindeki filmlerden çok farklı konu klasik gibi dursada sizde farklı bir tat bırakıyor normal bir izlenim sürerken birden katilin kendini polislere teslim etmesiyle şaşırıyorsunuz ve meraklanıyorsunuz ve hiç beklenmedik bir sonla bitiyor ve ayrıca oyunculuk mükemmel klasik amerikan laf kalabalığıının dışında iyi konuşmalrın olduğu bir film
90 ların filmlerini izleyince maalesef şu olumsuzluk oluyor ki; dönen senaryolar bana hep tanıdık geliyor ama kaliteli film,şaşırtıcı,izlenesi,ağır ilerleyen ama izlettiren.
Se7en filminin abartılan filmlerden birini olduğunu bugün anlamış oldum.Filmi izlemeden önce okuduğum yorumların geneli pozitif yönde ve imdb puanı oldukça yüksek peki Se7en bu olumlu faktörleri karşılayan bir film mi maalesef hayır.Se7en filmini izlemeden önce gerçekten beklentim vardı filmi bitirdikten sonra o kadar abarttıkları bu muydu dedim çünkü Se7en sadece ortalama bir polisiye filmi daha fazlası değil.Film genel olarak sıkmadan izlettiriyor fakat ilk 1 saat biraz sıkıcı, özellikle son yarım saat oldukça tempo artıyor zaten fimin ilk 1 saati nerdeyse her polisiye filminde olacak olaylar yaşanıyor evet cinayetlerin sebebi diğer filmlerden farklı diyebilirim.Bence Brad Pitt ve Morgan Freeman bu filmde olmasaydı bu film bu kadar abartılmazdı çünkü gerçekten bu kadar abartılacak bir şey yok,filmde mantıksız sahneler de mevcut.Filmin sonu da şaşırtıcı falan değil sırf farklı yapabilmek için saçmalamışlar ve farklı falan da olmamış.Tamam fazla abartılmış bir film ama ortalama bir polisiye filminin gerektirdiği şeyleri de veriyor zaman zaman heyecanlandırıyor özellikle son yarım saat.Filmin müzikleri olmamış ama jeneriği gerçekten güzel.Son olarak film beklentilerimin altında kaldı hiç abartılacak bir film değil ortalama bir polisiye filmi ama polisiye film seviyorum diyorsanız beklentiniz fazla tutmadan izleyin derim.
Filmin kendine özgü bir konusu var. Harika bir psikopat katil senaryosu bence kurbanlarına 7 büyük günaha göre seçmek iyi bir fikir. Bu sebeple filme hayranlığım var ama diğer yandan bu kadar iyi bir fikri ve konusu olan bu polisiye filmin neden bu kadar durağan ilerlediğine anlam veremiyorum. Elinizde tüm zamanların en iyi polisiye filmini yapacak malzeme var ama siz bunu doğru kullanamıyorsunuz. Çok daha iyisi yapılabilecekken bu haliyle bırakmak anlamsız. Ama yinede iyi bir fikir üzerinden çıkılmış. Bir orjinalliği farklılığı var.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.