Aynen serinin, ziyadesiyle sükse yapan orijinal ilk filmi "28 Days Later" da da (2002) olduğu şekilde yine...
Senaryosunu Alex Garland'ın kaleme alıp, yönetmen koltuğunda da usta sinemacı Danny Boyle'ın oturmakta olduğu "28 Years Later"; Los Angeles Sinema Okulu standartları çerçevesinde değerlendirdiğimizde...
Korkunun, "Zombi (Zombie)" alt kategorisindeki...
Gizemini uzunca bir süre koruyan...
Bir korku gerilim olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
60 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilen...
Ve gişede...
Brüt 150,4 milyon dolarlık bir hasılat rakamına da ulaşan, ABD - İngiltere ortak yapımı bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
İskoçya kırsalındaki evlerinde...
Kız kardeşleri (Hannah Allan-Robertson, Annabelle Graham, Olivia Morley, Theadora Rawlings, Darcie Smith, Isla Vickers) ve teyzesinin (Haley Flaherty) getirip bıraktığı kuzeni Delilah (Harriet Taylor) ile birlikte TV'de çocuk programı izleyen küçük Jimmy Crystal (Rocco Haynes)...
***
Ne olduğunu dahi anlamadan...
Kırılan kapıdan içeriye dalan...
Öfke Virüsüyle enfekte olmuş insanların saldırısına uğrar...
***
Ve...
Annesi (Kim Allan) ile bu salgını, adeta beklenen bir kutsal kıyamet alameti ve kurtuluş olarak değerlendiren kilise papazı babası (Sandy Batchelor) dahil...
Hemen herkes yaşamını yitirirken...
Aralarından da bir tek Jimmy kurtulur...
***
Öyle ki...
Söz konusu bu virüs...
Neredeyse tüm Birleşik Krallık'ı...
Yerle bir ederken...
***
Tüm giriş ve çıkışların hepsi bloke yapılarak...
Britanya anakarası karantinaya alınmış...
Kıta Avrupası'ndan da...
Geri püskürtülmüş...
***
Böylelikle de...
Hayat da kalma becerisi gösterenler de...
Kendi başlarının çaresine bakmak mecburiyetinde bırakılmıştır...
***
- 28 yıl sonra -
Baş ağrılarından mustarip...
Hastalıklı annesi Isla (Jodie Comer) ve babası Jamie (Aaron Taylor-Johnson) ile beraber...
Koruma altındaki, izole bir ada da yaşayan 12 yaşındaki Spike (Alfie Williams)...
***
Babasıyla yaptıkları kahvaltının sonrasında...
Annesi Isla'nın tüm karşı koymalarına karşın...
Ok ve yaylarını da yanlarına alıp...
Sadece dört saat boyunca açık kalacak olan...
Gelgitin, denizin çekilme kısmının oluşturduğu karayolunu kullanarak...
Yürüyerek anakaraya geçerler...
***
Üstelik de...
Topluluklarının liderlerinden Jenny'nin (Stella Gonet)...
Orada mahsur kalmaları halinde...
Kimsenin kendilerini kurtarmaya yeltenmeyeceğini belirtmiş olmasına ve aslında uyarmasına da rağmen...
***
Ki vardıklarında da...
Karşılarına çıkan...
Ağır ağır sürünerek beslenen...
Bir grup enfekte (Peter Labas, Kat Kitchener, Jason Kuang Yao Lee, Ember Storm) ile...
Asılarak terk edilmiş bir başka enfekteyi (Jake Grimes)...
Oklarıyla vurarak öldürürler...
***
Ama Jamie...
Kendilerine...
Samson lakaplı...
Enfekte bir Alfa'nın (Chi Lewis-Parry) liderlik ettiği bir diğer gruba dair...
Önemli bir tehlikeyi algıladığı an...
İşi daha fazla uzatıp risk almak yerine...
Geri dönmeyi tercih eder...
***
Nasılsa...
Arzularına uygun bir biçimde...
Avlanmasını sağladığı oğlu Isla artık...
Milli de olmuştur zaten...
***
Böyle olunca da...
Onlar önde...
Alfa'da arkalarında...
Adalarına doğru koşuşturmaya başlarlar...
***
Elbette...
Başta Anthony (Geoffrey Austin Newland) olmak üzere...
Nöbet kulübesindekilerin yardımıyla...
Ondan kurtulurlar da...
***
Yalnız bu arada Spike...
Yakın aile dostları Sam'in (Christopher Fulford) aracılığıyla...
Annesi Isla'nın derdine derman olabilecek durumdaki Dr. Kelson'ın (Ralph Fiennes) varlığından...
Ve onun hayatını...
Anakara da sürdürmek de olduğundan haberdar olur...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Türün büyük ustası George A. Romero'ya (1940-2017) saygımızla...
Burada noktalarız...
Dakika 45...
***
Annesini tedavi ettirmeyi kafasına koyan Spike'ın...
Dr. Kelson'ı bulmak amacıyla...
Gözünü karartarak, annesini de yanına alıp anakara da yapacağı yolculuğun damgasını vuracağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; efsanevi "The Walking Dead" (2010-2022) ve onun "uzantıları (spin off)" vaziyetindeki dizilerden de anımsayacakları, maceranın dibine vurulduğu...
Fazlasıyla hoş ve şaşırtıcı nitelikteki, sürpriz bir finali de bünyesinde barındıran...
70 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,