Alacakaranlık Efsanesi: Yeni Ay
Ortalama puan
3,1
2516 Puanlama

405 Kullanıcı yorumları

5
72 Eleştiri
4
86 Eleştiri
3
44 Eleştiri
2
105 Eleştiri
1
55 Eleştiri
0
43 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
l-i-l-a-H
l-i-l-a-H

Takipçi 2.129 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
14 Kasım 2010 tarihinde eklendi
Bana göre, üç film içindeki en zayıf halka...
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
24 Kasım 2009 tarihinde eklendi
özellikle ergenlik gençliğinin bayıldığı ve hasta olduğu twilight ve buradaki karakterler sinemasal veya sanatsal açıdan pek bir şey ifade etmiyor bana.tabii kitapları okumadım,belki onlar farklıdır,çoğu kişinin dediğine göre de öyleymiş zaten.neyse,eğer boş vakit için gideceksiniz canınız sıkılmadan,güzel kızlara yakışıklı oğlanlara bakıp bakıp 130dakikayı tüketebilirsiniz.fakat çok güzel bir şey bekleyerek gitmeyin.aslında tam da konu ve olaylar güzel olmuş,burası akıllıca,klas olmuş dediğiniz bir anda o kadar komik ve saçma bir iki şey oluyor ki anında uzaklaşıyorsunuz yine.örneğin bellanın new moonda edward ve jacob arasında kalacağı,hatta bir seçim yapacağı vs. zaten herkes tarafından biliniyor,ve üçünün bir araya geldiği sahnelerde gerçekten dalga geçiyorlarmışçasına diyaloglar ve olaylar oluyor bazen.aslında meyer serisinde güzel ve ilgi çekici noktalara değiniyor,romeo juliet örneği,sevginin ve aşkın boyutu,sonuçları,nedenleri gibi,ve bu fikirler içi boş şeyler de değiller.ne var ki filmleri çekerken bu önemli noktalar çok üstten üstten geçilip harcanıyor ve özellikle popülerliği ve gişeyi sağlayan kızımız ve oğlanımıza odaklanılıyor.bence diğer türlü bir çizgi izlense daha kaliteli işler ortaya çıkardı.sonuç olarak popüler kültürden de uzak kalmamak adına izlenmesi gereken bir film.çok dolu olmasa da.
jamesbond-2
jamesbond-2

Takipçi 1.684 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
7 Şubat 2011 tarihinde eklendi
Aşk ile vampir filmi arasında kalmış bir film olmuş.İki duyguyu da tam olarak veremiyor ve bazı yerlerde gerçekten sıkıcı bir hal aldı artık ne olcaksa olsun ve bitsin dediğim bir çok sahne vardı bilemiyorum beni aşkları da kavuşmaları da pek etkilemedi belki kız olsaydım edward ve jacob hatrına iyi şeyler söyleyebilirdim ama vasat bir film bence ve eminim daha iyi bir iş çıkarılabilirdi.
Ilknur K
Ilknur K

Takipçi 1.258 değerlendirmeler Takip Et!

1,5
17 Mart 2010 tarihinde eklendi
Birincisini mumla aratan bu filmin bazı sahnelerine gülmekten kendimi alamadım. Neydi o öyle Edwart ikide bir Bellanın karşısına çıkıp 'no dont do this' diyor. sinemaya giderken bile 'no dont do this' diyecek diye bekledim vallahi. 'hayır izleme o filmi, ben izledim çok kötüydü' falan diyecek sandım. 10/3 çok bile bu saçmalık için.
nskmourinho
nskmourinho

Takipçi 998 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
12 Aralık 2009 tarihinde eklendi
Bir kızın 2 3 sayfalık günlüğü gibiydi aynı. 2/10
odinhan
odinhan

Takipçi 1.029 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
14 Şubat 2010 tarihinde eklendi
İlgi çekici senaryonun hatrına izlenebilir bir film olsada,zoraki oyunculukları ,birbirini tekrar eden son dakikada ki kahramanım yetiş kurtar sahneleri vs. ile vasat olarak nitelendirilebilir.10/7
Mert H
Mert H

Takipçi 1.646 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
22 Kasım 2024 tarihinde eklendi
Chris Weitz'in yönetmenliğini üstlendiği film, Edward ve Bella’nın aşk hikayesinin daha karanlık, duygusal ve ayrılık temalı bir bölümünü sunuyor. Bu film, gençlik draması ve gotik romantizmi bir araya getirerek farklı bir atmosfer yaratıyor.

Soğuk tonlar, yağmurlu sahneler ve sık ormanlar, hikayenin melankolik doğasını güçlendiriyor. Görsel efektler, özellikle dönüşüm sahnelerinde oldukça etkileyici olsa da bazı aksiyon sahneleri fazla CGI odaklı hissedilebiliyor. Filmdeki bazı sahneler gereksiz derecede uzun ve ağır ilerliyor. Bella’nın sürekli kurtarılmayı bekleyen bir karakter gibi gösterilmesi, bazı izleyiciler için hayal kırıklığı yaratabilir.

Serinin en melankolik filmi diyebiliriz. Ortalama.
Chev
Chev

Takipçi 952 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
26 Haziran 2010 tarihinde eklendi
Yemin ediyorum ben hayatımda ilk defa sinemada sıkıldım bu film sayesinde..Evet böyle bir deneyimim oldu..Sağı solu inceledim,koltukları saydım..Yarıda bırakıp çıkmamamın tek sebebi ise hani olurda belki efektler falan izleriz güzel birşeyler olur diye..Neyse anlayacağınız bu filme ergenlik çağında değilseniz gitmeyiniz efendim..Ha kitabını okumuşsunuzdur merak ediyorsunuzdur o ayrı ama yinede gitmeyin..O 2 saati boş boş duvara bakıp geçirin en azından kafanızı dinlersiniz..
ozzy-badd
ozzy-badd

Takipçi 831 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
28 Şubat 2010 tarihinde eklendi
en azından 1.sinden iyi...jacop karakterini sewdim bi...oyunculuk-yönetim-kurgu çok yavan...1.sine 4 2.sine 5 verdim...
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
24 Eylül 2010 tarihinde eklendi
Twilight çılgınlığından nasibini yeterince almış gençler, elbette bu yeni filmi merakla bekliyordu.New Moon sonunda vizyona girdi; kimi yerici kimi de takdir ve beğeni karışımı yeni görüşleride arkasına alarak...Elbetet herkes gibi benimde bu yeni film için kimi kaygılarım vardı.Bunların içinde en önemlisi, American Pie gibi kontrolsüz Amerikan gençliği için ısmarlama olarak yapılmış son derece sulu ve beylik filmlerin yönetmeni Chris Weitzin yeni filmin yönetmen koltuğuna oturmasıydı.Bu ismi dünyanın en pahalı filmi olarak lanse edilen Altın Pusulayı bir viraneye çevirmesiylede tanır sinemaseverler.Ama filmi gördükten sonra tüm bu kaygılarım ve önyargılarım yok oldu, bu yönetmen oldukça tatmin edici ve yeterince iyi bir film yapmış, hatta kariyerinin şimdilik en iyi işini! Evet, yeni Twilight filmi New Moon oldukça iyi yapılmış, iyi çekilmiş hoş bir serüven.En azından, kitabın kimi müdavimleri tarafından kitabı pek iyi yansıtmamış bir film olarak anılsada, genel seyirciyi memnun edecek bir film.İlk film, vampir türüne devrimci bir bakış açısı getirmişti; vampir-aşk-gençlik filmi türlerini karıştırıp ilgi çekici bir film modeli getirivermişti önümüze.'Thirteen'dan tanıdığımız kadın yönetmen Catherine Hardwicke kitabı hakkıyla yansıtmıştı ve kitabı okuyan, okumayan kitleyi yeterince memnun etmişti.En az sinema kadar, edebiyatında vampir öykülerinin köklerine devrim getiren seri, sinemada karşılığını, görsellik olarak enfes bir estetiğe bırakıvermişti; vampir filminden çok büyüleyici bir aşk öyküsüne dönüşen bu modern klasik tüm genç gönülleri feth etmişti.Bu hayranlık bazen bir abartıya dönüşsede, Twilightin vampirlerin küflenmiş külliyatını yeniden devrimci bir bakış açısıyla canlandırmıştı ve bu eskimiş köklere katkısı inkar edilemez bir gerçekti.Her ne kadar bazı bilmişler tarafından kabul görmesede, Amerikan eleştirmenler ve birk esim Türk eleştirmenlerden hakettiği takdiri gördü, seyirciyi saymıyorum bile, gösterime iki kere girdi film.Bu yeni film ise hem ilk filmin atmosferini sürdürmeyi başarıyor, hemde kimi yeniliklerde getiriyor önümüze.Görsel olarak ilk filmin mavi, giri ve buhulu tonlarını bu sefer kahverengi tonları almış, çokta iyi olmuş.Yenilik şart değil mi!Filmin kitabını okumadım, daha doğrusu 30 sayfadan sonra, çok ağır ilerlediği için devam edemedim.Bilmem, belki bu o anki durumuma bağlıydı ama bu kitabın kötü olduğu anlamına gelmesin, kitabı okuyanlardan aldığım duyumlara göre sonradan son derece sürükleyici bir hal alıyormulş bu öykü.Ama başta bana pekte çekici gelmediğini söylemeliyim.O yüzden bir daha başlar mıyım bilmem.Bunun sonucunda, serinin filmleriyle ilgilendiğimi, kitap serisini ikinci plana attığımı söylemeliyim.O yüzden filmin ana konusu olan Edwardın Bellayı terk edişi ve ardından gelen acıları, ikilemleri, Jacobla yeni bir aşka yelken açışı kitapta nasıl anlatıldı bilemiyorum.Kimi filmde Jacob'ı Bellanın parmağında oynattığı oyuncak olarak gösterdiğini söylesede, ben senaryonun sayesinde yönetmenin Bellanın ikilemlerini iyi anlattığını söyleyebilirim, belki kitabı okusaydım böyle düşünmeyebilirdim ama yinede sinemasal açıdan bakarsak, ben Bellanın psikolojisini ve aşk acılarını iyi anlattığını düşünüyorum filmin.Özellikle çığlıklarla son bulan kabuslar, tek planda sandalyede otururken geçen mevsimler, yönetmen tarafından onun acısının iyi anlatıldığı bir takım sahneler.Tabii ilk filmdeki gibi nefis müzikler ve şarkılarla destekleniyor bu depresif ruh halleri.Bahsettiğim mevsimlerin geçtiği sahne, filmin kanımca en güzel sahnesi.Ayrıca yukarıda dediğim hüzünlü müzikler sayesinde de daha hüzünlü bir hal alıyor o sahneler.Hele kitabın severleri tarafından bu kitap en duygusal kitap olarakta anılınca, yönetmenin bu anlamda iyi bir iş çıkardığı söylenebilir.Efektlerse tek sözcükle muazzam.Bu sefer bu vampir fonuna kurt-adam fanteziside ekleniyor seriye, yönetmende bu efektleri ustaca kullanıyor.Kızların yüreğini hoplatacak kurt-adam tayfası yeterince ürkünç bir aile olarak veriliyor, İtalya'da ki yamyamları (!) da unutmamak gerek tabii.Bella'nın Edward'ı hayal ettiği sahnelerse kabus sahneleri gibi gayet iyi verilmiş.Oyuncularıda unutmayalım, her zamanki gibi o roller için biçilmiş kaftanlar.Erkekler her zaman ki gibi kadın oyunculara, kadınlarsa erkeklere bayılacak.İlk filmde Hardwickein herkesi birer seks objesi olarak kullanmasına Weitz yepyeni eklemeler yapıyor; vampirler her zamankinden çok daha seksi ve çekici!Stewart bu sefer biraz fazla soğuk ve cool Bella portresi çiziyor, Pattinsona da hiç girmeyeyim, çünkü filmde kız hayranlarını üzecek şekilde, sadece 18 dakika olarak görünüyor.Üstelik film tam olarak 130 dakika.Dakota Fanning ve Martin Sheen'i ise enfes volturi bölümlerinde az ama öz olarak görmek gayet keyif veriyor.Fanning'in ne kadar büyümüş olduğunu görüyoruz böylece, Trapped filmindeki haline bakınca hele.
Burakrises
Burakrises

Takipçi 687 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
25 Haziran 2010 tarihinde eklendi
berbat bir seri hiç birini sehmiyorum zaten hitap ettikleri seyirci belli 13-16 yaş arası kızlar için rezillik 10/000000000...1
ilsalaron
ilsalaron

Takipçi 644 değerlendirmeler Takip Et!

1,5
22 Kasım 2009 tarihinde eklendi
Ben ilk önce şunu söyleyeyim bu dönemin en iyi vampir filmi tartışmasız 'Blade' serisidir onun bence eline kimse su dökemez ama sanırım bence bu gidişle en kötüsü de 'Alacakaranlık' serisi olacak. Bu kitabı okumadım ama her iki bölümünde izledim ve bir vampir filmleri seven biri olarak belirtmeliyim her ikisi de benim için işkenceydi ilkini biraz sempatiyle karşıladım ama bu bölüme (Yeni Ay) zor tahammül ettim sadece Yakışıklılık ve Vücüt Gösterisi (!) üzerine kurulmuş saçma sapan bir film.
tarhansimsek
tarhansimsek

Takipçi 592 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
15 Temmuz 2010 tarihinde eklendi
İlkine 3 puan vermiştim buna 2 veriyorum. Ve filmin bitmesi için filmi ileri sarıp durdum nerdeyse. Bu kadar mı demeyin, cidden kötü film jön çocuğun tipi ve saçı mı beyazperdede kıriter oldu.
pembeoje
pembeoje

Takipçi 330 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
11 Ekim 2015 tarihinde eklendi
normalde vampirli aşklı filmleri pek sevmem ama bu başarılı.
1983gs
1983gs

Takipçi 365 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
27 Mart 2010 tarihinde eklendi
gelenek bozulmamış devam filmlerinde genelde ilk film iyi arkasından gelenler kötü olur bundada böyle bir durum söz konusu vampirler kurtlar tilkiler bakalım 3.film hangi hayvanlara gebe :) bekleyip görelim...
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler