En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
beck31
Takipçi
1.383 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
12 Ağustos 2009 tarihinde eklendi
Ele aldığı konuları o kadar iyi anlatıp bizlere göstermişli etkilenmemek elde değil gerçekten.Tim Robbins in övgüye değerliği kuşkusuz fakat film tamamiyle ilgiyi hak eden cinsten.Susan Sarandon ve Sean Penn in olağanüstü performansları olsun, Eddie Vedder, Bruce Springsteen soslu harika soundtrack i olsun, izlenilmeli.8/10
sorgulamak ve pişmanlık üzerine,insanı düşündüren bir film. susan sarandon ve sean penn bize o kadar şey anlatıyorlarki..pişmanlık nedir ? sorgulamak nedir? neden pişmanlıklardan sonra sorgulama ihtiyacı hissederiz, kendimizi ve hayatı ? bu soruların bütününe belki bu filmde yanıt alınır.ve hayat ! çok pişmanlıklar yaşayacagımız aşikardır.minik,büyük herneyse. bu pişmanlıklar beraberinde sorgulamayı getirecektir.derin,sığ herneyse.ancak bildikleri saklamak olmaz.yaşanan onca şey vardı.ancak zaman geri alınsa bu pişmanlıklara götüren şeylerden uzak durur muyuz ? pekte durmayız !sorgulamalarımızı zamanında gerçekleştirecek miyiz ? pekte hayır !
Çok durgun bir film olmasına rağmen konusunun sürükleyiciliği sayesinde izlenebilir bir yapım olduğunu düşünüyorum. Gerçekten de 2 saat boyunca filmde hiç hareketli bir sahne görmedim. Filmde, bir idam mahkûmunun idam tarihi belirlendikten ölümüne kadarki olan süreci izliyoruz. Filmin başlarında bir avukatın bazı suçlardan hüküm giymiş birinin suçlu olmadığını kanıtlamaya çalışacağını anlatan bir film izleyeceğimi zannetmiştim. Film beni yanılttı. Beklediğimden daha farklı bir film ortaya çıktı. Gerçek bir hikâyeden uyarlama bir film. Filmdeki Rahibe gerçek hayattan bir karakteri canlandırıyor. Filmin hikâyesi; Matthew Poncelet adlı kişi, bir kıza tecavüzden ve bir erkeği öldürmekten idama mahkûm edilmiştir. Matthew, bunun üzerine bir rahibeye mektuplar gönderir. Rahibe Helen Prejan, bunun üzerine Poncelet'in yanına gider. Rahibe, idam cezasının kaldırılmasını isteyen biridir. Bu yüzden Poncelet'in suçlu olup olmaması hakkında kesin bir karara varmamışsa da idam edilmesini istemeyen biridir ve bunun için mücadele eder. Filmde, Rahibenin bu mücadelesini izliyoruz. Filmin bize öğretmek istediği şeyin, idama mahkûm olmuş bir kişinin iç dünyasına girip onun ne gibi hislere ve duygulara sahip olduğunu anlamamız olduğunu düşünüyorum. Film bana bunu iyi bir şekilde hissettirebildi. Matthew, Rahibeye suçlarını itiraf ettiğinde Rahibe epey şaşırır ama yine de idam suçunu kabul edemez. Sonlara doğru Poncelet idam edilir ve film sona erer. Film teknik olarak iyi bir filmdi. Görüntü yönetimi ve kurgusu başarılıydı. Müziklerinde oryantalist bir hava sezdim ben. Başroldeki iki oyuncu da müthiş performanslar ortaya koymuşlar. Hareketli bir film olmasa da bir idam mahkûmunun iç dünyasını bize gösteren dramatik bir filmdi. Filme verdiğim puan= 7,7
son günlerde izlediğim en iyi film diyebilirim içerik açısından son derece zengin,oyunculuk üstünede birşey söylenemez susan sarandon, sean penn oyunculuklarını birkez daha kanıtlamışlar .insan kendi içinde bile yolculuklara çıkıyor filmi izlerken en önemlisi bugüne kadar bir katilin iç dünyasını pişmanlık ve gerçekleri kabullenme sürecini anlatan en iyi film diyebilirim daha ne diyebilirim başından sonuna kadar insanı içine çeken hikaye ve oyunculuk .
5 dakika önce ağlamaktan gözlerim şişmiş bir halde televizyon başından kalktım ve şu anda bu yorumu yazarken TRT1 e içimden böyle bir filmi yayınladığı için teşekkür ediyorum. Sean Penn ve Susan Sarandon’un oyunculuğu filmi götüren en büyük etmendi. Özellikle Sean Penn’e bu filmle beraber hayran kaldım. Suçlu olmasına rağmen izleyicinin sempatisini kazanabilen ve düşündürücü bir karakteri harika bir şekilde canlandırmış. Film tek kelimeyle harikaydı..
çok etkileyici bir film. ölümle yaşam arasında filmi bu filmden esinlenirek yapılmış heralde. bir de bu filmde ki sean peanın karakteriyle american history x deki edward norton karakteri çok benziyo. bu film bir çok filme ilham kaynağı olmuş gibi.
suç, ceza, sevgi ve eksikliği konulu etkileyici film. insanı bayağı düşündürür, bi ters yüz eder, bi süre tanıdıklarını sevgi, ilgi, şefkat manyağı falan yapma isteği doğurabilir. oyunculuklar muazzamdır ki sean pen e ayrı bi parantez açmaya gerek yoktur sanırım.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.