Çok eğlendim..Plajda nın devamı gibi...ALP çok yetenekli bir oyuncu,birkaç filmini izledim..Gelecekte iyi bir komedyen olabilir..tipi de müsait komediye...Mümtaz Taylan ise şimdiden gönülleri feteti zaten..benim en sevdiğim sanatçı,yalnız onun için bile bu filme gidilir..Seside muhteşem..
basta sunu belırtmek ıstıyorum. son zamanlardakı hemen hemen cogu turk sınemasına gıttım. AROg - OSManli CUMhuriyeti - SEYtanin PABucu - MURo... ve sunu kesınlıkle soylıyebılırım kı ıclerınde en guzel fılm buydu bence.. en basta 4,.. puanı gorunce sasırdım ama bence 4 puan alacak kadar kotu bır fılm degıl.. belkı de ben safak sezer i cok sevdıgım ıcın de olabılır bılmıyorum ama puanım 810 saygılar
Aynı filme ikinci defa yorum yazma gereği hissettim. Neden?
İlk yorumumda filmi çok beğendiğimi ve özellikle Alp Kırşanı çok başarılı bulduğumu belirtmiştim... Beğenmeyenler de var tabii saygı duymak lazım. Ancak benim kanımı donduran, Türk yaptıysa kötüdür önyargılı ve bizden olanı aşağılama tandanslı yorumların bir çorbadaki sinek kadar belirgin olması...
Öncelikle Ali Ercivanın kritiğinde gay temasının işleyişine verdiği tepki anlamsız. Bu konuda hassas olabilir ama kabul edelim filmin en komik bölümlerinden birisiydi ve nasıl bir doktor, bir hemşire ya da bir belediye başkanı komedi unsuru olabiliyorsa meslek değil belki ama gay de komedi unsuru olabilir. Tabii ülkemde, bir müzik klibinden dolayı hemşirelerin mahkemeye gittiğini ya da bir film nedeniyle hamamcıların bildiri yayınladığını göz ardı etmiyorum. Ortadoğuya has bir komplekse sahibiz hepimiz.
Alp Kırşana gelince. Bence Türk sinemasının üzerinde en fazla yatırım yapılması gereken oyuncularından birisi. Hem komik, hem duygusal.. çok zengin bir yüzü var. Bunu görmemek, anlamamak bir sinema meraklısının gerçeği olamaz.
Her neyse sonuçta ben iyi bir komedi filmi izledim. Salondaki herkes de yüksek sesle güldü. (Demek ki bende bir acayiplik yok)Oysa genelde Türk filmlerini çok izlemeyen bir adamım. Hatta geçen yıl bir Türk filmini izledikten sonra yemin bile etmiştim bir daha gitmeyeceğime dair.
Tavsiye ediyorum arkadaşlar. Türk sineması adına iyi bir örnek.
Yazısına Cem Özer'den gelen tepkilere, Ali Ercivan'dan bir yanıt:
Öncelikle Cem Bey'e "Kadri'nin Götürdüğü Yere Git" filmiyle ilgili yazıma gösterdiği alaka için teşekkür etmek isterim.
Yazımla ilgili itirazlarına cevap vermem gerekirse, öncelikle Jim Carrey'ye özellikle bayılmadığımı ya da tapmadığımı söylemem gerekir herhalde. Ve Alp Kırşan ile Jim Carrey arasında kurulmaya çalışılan benzerlik, bariz bir şekilde filmin son kısmındaki "tarz yapma" oyunuyla başlamamaktadır. Bunu daha filmin en başından itibaren Cem karakterinin evinde gördüğümüz türlü Jim Carrey afişinden anlamaktayız.
Filmde birkaç yer dışında komik bir şey bulamadım ama "mantık"la ilgili eleştirimin filmin esprilerine, mizah anlayışına olmadığı sanırım yazımda son derece açık. Elbette mizahın mantığı olması gerekmez. Benim eleştirim, filmin karakter ve olay devamlılığı gibi senaryo tekniğinin vazgeçilmez unsurlarında başarısız olması üzerinedir. Bunun mizahla veya filmin komik olmasıyla değil, senaryo matematiğiyle ilgisi vardır. Her film kendi gerçekliğini tutarlı bir şekilde oluşturmak zorundadır. Örnek verdiğiniz ve benim de çok yakından tanıyıp kimini gerçekten sevdiğim tüm komedi filmleri, kendi gerçekliklerini, karakterlerini ve olay örgülerini tutarlı bir şekilde kurup sürdürebilmişlerdir. Tekrar ediyorum, benim eleştirdiğim filminizin bunu başaramamış olmasıdır. Yanlış bir noktadan karşı atağa geçmişsiniz.
Eğitimini sinema üzerine yapmış; senaryo, kurgu ve reji gibi bu sanatın yapıtaşlarını Türk sinemasının ustalarından öğrenmiş; Lütfi Akad'dan ders alıp kendisiyle birlikte iki kısa film üzerine çalışmış, Memduh Ün'le birlikte sette bulunmuş ve montaj yapmış, Duygu Sağıroğlu ve Feride Çiçekoğlu gibi isimlerle senaryo çalışmış; aynı zamanda sıkı sinefil biri olarak, sinemanın ABC'si üzerine yorum yapabilecek düzeyde olduğumu düşünüyorum. Aktif olarak içinde yer aldığım yerli sinema sektörüne karşı asla önyargılı yaklaşmadığımı da eklemek isterim.
Eşcinsellik mevzusuna kısaca değinmem gerekirse. Bu hayatta çok eğlenceli ve bahsettiğiniz gibi mekanlara da giden birkaç gey arkadaş edinmiş biri olarak, söz konusu iki karakterin sunumunda dalga geçme riskini taşıyan ince bir çizgiyi geçtiğinizi düşünüyorum. Şahsi görüşümdür. Sinemasal bir değerlendirme değildir.
Beğendiğim bir sinema oyuncusu olarak bugüne dek gösterdiğiniz başarıları, yapımcı olarak da devam ettirmenizi içtenlikle diliyorum. Saygılarımla.
Arkadaşa katılıyorum Şafak Sezer o kadar komedyen özelligi olan biri degil bence daha komik olan başroller secebilirler. ztn Türkiyedeki yapımcılar kendilerine konu bulmakta acayip zorlanıyorlar yakında daha sacma filmler cekmeye başlarlar artık...
film gerçekten güzel bugün bende izledim komik komik olmasına zaten lafımız yok Tam bir sitcom olmuş. Espri zenginliği var Yani senaryo esprilere göre yazılmış.yapılan işe gencide gülüyor yaşlısıda yani tecrübeyle sabitledik bunu heheheheh:) .Enerjisi koca bir ülkeyi avucu alabilecek düzeyde inanın.Hayatımızda hepimizin ortak zevk aldığımız bu tatlar o kadar önemli ki.Bu tür tatların en iyilerinden biri dostluk...dostluk ne güzel şey şu hayyatta saolun dostlarım yanımda oldugunuz ve bugün filmmi izledikten sonra denizin götürdügü yere git espirilerinizi yaptıgınız için tüm emegi geçenlere ayrı ayrı teşekkür ederim :) Delete
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.