En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
anilgerz
Takipçi
41 değerlendirmeler
Takip Et!
2,0
23 Şubat 2013 tarihinde eklendi
Bayrağımızın vurguları dışında hiç bir şeye o kadar da iyi diyemeyeceğim.. İstanbul sadece gösterilen şeylerle ibaret değil.. Kafadaki kurguyu canlandırıp İstanbul u öyle sunmuşlar.. Hele ki o polis arabaları ne büyük rezalettir.. Masraftan kaçmak için ne yapacaklarını şaşırmışlar.. Film keşke Türkiye de çekilmeseydi belki daha az gözümüze batardı.. Boş bir vakit de , birinciyi izledim ikinciyi de izleyeyim demek için izlenebilir..
"Taken"da şu vardı; gösterimi öncesi sükse yapmamış, tüm dünyanın merakla beklemediği, büyük ihtimalle sıradan bir vurdulu kırdılı aksiyon olacağı tahmin edilen bir filmin, yani izleyicinin izlerken beklentilerini düşük tuttuğu bir filmin fena olmayan ve Liam Neeson'ın karizmasından da destek alan bir performans sayesinde gönüllerde yer etmesi. Gerçi, bu yer etme inanılmaz seviyelerde değildi belki, ama yine de devam filmi çekilmesine imkan sağlayacak kadar da gişe yapmıştı demek ki film. Biz filme iki pencereden bakıyoruz doğal olarak; film ve İstanbul. Sinemasal anlamda ilkinin üzerine koyamayan, daha önce defalarca kez izlediğimiz bazı sahneleri bize tekrar izleten, önceki gişesinin ekmeğini yemeye çalışan ve vasatın üzerine fazla çıkamayan bir aksiyon filmi görüyoruz. Sıkıcı değil. Zaten kısa süresinde sıkılmaya vakit de kalmıyor pek. Ama 2012 yılında hatta 2013 yılına geçeceğimiz şu günlerde, ben kendi adıma aksiyon, korku, gerilim, romantik komedi gibi filmlerde de tatmin edici bir altyapı, yenilikçi şeyler bekliyorum. Bu gibi 90 dakikalık karbon kopyadan ibaret aksiyonların devri bence 90lı ve 2000li yıllarda kaldı. Fazla uzatmadan şunu söyleyeyim aslında; "Taken 2"nin çekilmesine ve dağıtılmasına gerçekten hiç gerek yoktu! Sanırım bu cümle yeterli bir özet oldu. İstanbul'a gelelim. Aslında genel olarak fena değil diyebilirdim. Ama aralarda öyle bazı sahneler var ki, hem sizi filmden soğutuyor, hem de "böyle yapacaklarsa bir daha İstanbul'da film çekmesinler" dedirtiyor. Bu mükemmel şehir, onlara hala yalnızca "oryantalist" şeyler ifade ediyor demek ki. Sürekli izbe nargilecilerde değil de, şöyle hem yerli hem yabancı izleyicileri kendisine hayran bırakacak sayısız İstanbul köşesinde neden çekmezler bu aksiyonları? Gerçi hakkını verelim! Skyfall'da yalnızca şantiye halindeki bir sokak gözüküyordu İstanbul'a dair. Taken 2'de en azından bir iki tane helikopter çekimi var! Filmin girişindeki Arnavutluk sahneleri bile daha karakteristik olmuş diyeceğim neredeyse...Yapacak bir şey yok, boynumuz bükük, birileri gelsin iki dakika çekim yapsın da bütün dünya bizi görsün, hayran kalsın diye beklemeye devam edeceğiz...En azından vapurda çay içme sahnesi var, şimdilik bununla idare edelim...
Birinci film de fikir olarak yeni bir şey değil aksine klişe bir konu üzerineydi herkesin hemfikir olduğu ş hızlı kurgu ve çok iyi hazırlanmış dövüş koreografisiyle bir çırpıda izletiyordu ikinci ayak ise yine aynı formülü takip eden ancak daha çok video filmi havasına sahip,çiğ bir film.Böylesi basit senaryolardan izlenir bir şey çıkartabilmek için ilk filmdeki gibi sadece iyi bir dövüş koreografisi ve ortalama bir yönetmenlik becerisi bile yeterli olabilecekken ''Taken 2'' hepsinden sınıfta kalıç Hollywood filmlerinde İstanbul görmekse de daha eli yüzü düzgün filmler tercih edilebilir.
Bir yönetmen filmini İstanbul'da çekmek istiyorsa bunun sebebi modernliği ya da doğal güzellikleri değil,mistik havası ve tarihidir.O yüzden Megaton'un İstanbul'u bizim bildiğimiz gibi değil de kendi kafasındaki gibi kullanmasını yadırgamadım.Ama bunu abarttığında ciddiyetten uzak sahneler ortaya çıktı,eski tip polis arabalarını kullanması gibi.Onun dışında ilk filmin başarısını doğru kullanamadığını görüyoruz.Tamamen aynı kurgu üzerine kurulu,yeni diyebileceğimiz hiçbirşey içermemesinin yanı sıra eski filmin heyecanını ve temposunu mumla aratıyor...5/10
Çok sıradan,basit,tv filminden öte gitmeyen.Türkiye'yi 3. dünya ülkesinden bile beter gösteren bir film.Film zamanımızda geçmesine rağmen türk polis araçları 1970'lerden kalma,etraf kötü gösterilmiş.Sırf yönetmenin boş zamanını geçirmek için yapmış olduğu bir film olmuş.
ne yazık ki ilk filmin kalitesine bırak yaklaşmayı, perde arkasından göz bile kırpamamış...filmi izleyenler için özel kılan tek şey İstanbul...tabi birde Liam Neeson var...izleyin ve geçin...vasat bir film...10 üzerinden değerlendirmem gerekirse verebileceğim puan en fazla 5,5 olurdu... o da Liam Neeson hatrına...
filmi cmrtesi gunu izledim.... düşündügümden daha kotu olmusş maalesef.. genelde bu tur fılmlerde .. aksıyon yerıne .zeka gerektıren kedı fare oyunları ılgımı ceker.. filmin kurgusu senaryosu berbat olmus.. ilkyarısında baba kız dayanısması ıle bulma zamanında gecen dilim benı bıraz heycanlandırdı okdar ..gerısı ılık fılme gore oldukca uzak .. Gelelım istanbul cekımlerıne .. Olivier Megaton en sevdıgım yanı cekımlerıne bır kendıne has cekım yukleyebılmesı .....bu konuda ıstanbun dıs mekan cekımlerı fena degıl ..fakat senaryo hatalrı ve gunumuz ıstanbulunu yansıtmamaları ...afedılmeyecek boyutta aptalca hala 131 polıs ototları kulanılmakta ...ve butun ıstanbuldakı kadınların sıyah carsaflı olmaları ayrı bır aptlallık... sonuc: cok buyuk beklentı ıle bekledım fılm maalsef ılk bolumu 96 saate yaslanarak ..para tuzagına dusmus bır yapıt amerıkalıların ınatla gunumuz Turkıyesını.. ortadogu gıbı gostermesıde ayrıca aptalca ..allahtan ıstanbulun dıs mekan goruntulerıne bırsey yapamamıslar.. bourne mırası bıle uzuntu ıle karsılamısken bunun yanında bas yapıt ...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.