İz Peşinde
Ortalama puan
3,9
236 Puanlama

39 Kullanıcı yorumları

5
2 Eleştiri
4
18 Eleştiri
3
7 Eleştiri
2
11 Eleştiri
1
1 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.429 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
30 Mart 2021 tarihinde eklendi
Senaryosunu da Charles Portis'in aynı isimli romanından (1968) ikinci kez sinemaya uyarlayarak yazan Coen biraderlerin yönetmen koltuğunda oturdukları “True Grit”, Steven Spielberg'in de elini taşın altına soktuğu bir western olarak çıkıyor karşımıza...

Anımsayacak olursanız, orijinal romanın kendisine de aykırı olarak final bölümü tamamen farklı kurgulanan 1969 tarihli ilk uyarlama, "Horoz" karakterini canlandıran John Wayne'e, "En İyi Erkek Oyuncu" kategorisinde birer Academy ve Golden Globe ödülü kazandırmıştı...

10 farklı kategoride Academy Ödülü adaylığı bulunan Coen biraderlerin filmi ise, Roger Deakins'e verilen "En İyi Görüntü Yönetmeni" BAFTA Ödülü ile yetinmek zorunda kalmıştı sadece...

Gelin isterseniz biraz daha yakından bakalım; hemen herkesin bildiği gibi kendisi henüz on dört yaşındayken, intikamını almak için babasını öldüren Tom Chaney'in (Josh Brolin) peşine düşen (yaklaşık 15 bin başvuru arasından seçilen ve ilk uzun metrajlı sinema filminde oynayan Hailee Steinfeld'in canlandırdığı) Mattie Ross'un hikayesinin anlatıldığı bu filme...

Zira Chaney'in, Amerikan yerlilerinin bölgesine kaçmış olması nedeniyle Şerif (Leon Russom), "O bölge, az sayıdaki federal şeriflerin yetki alanım içinde" diyerek konu ile ilgilenemeyeceğini söylemektedir...

Yani iş başa düşmüştür...

Bunun üzerine Mattie Şerife, en iyi federal şeriflerin kimler olduğunu sorar ve onlardan, bir gözü görmeyen alkolik ihtiyar "Horoz" Reuben Cogburn'un (Jeff Bridges) kapısına dayanır...

Ama tuvalet de hacet gidermekte olduğundan kendisiyle yüz yüze konuşma fırsatı bulamaz...

Geceyi babasının naaşının da bulunduğu cenaze evinde geçiren Mattie, ertesi sabah babasına at ve midilli satan Albay Stonehill'in (Dakin Matthews) ofisine, hayvanları iade ederek paraları geri almak için gider ve girdiği sıkı bir pazarlık sonrasında 20'si peşin toplam 320 doları koparmayı başarır...

Eğer ikna edebilirse bunun 50 dolarını ödül olarak Cogburn'e verecektir...

Ancak ilk denemesinde başarısız olur ve geceyi geçirmek üzere bir kez daha Bayan Floyd'un (Candyce Hinkle) pansiyonuna gider...

Sabah uyandığında odasında, adının LaBoeuf (Matt Damon) olduğunu söyleyen biri bulunmaktadır...

Ki o da, bir kanun adamı olup Teksas'lı bir senatörü de öldürmüş olan Chaney'in yakalayarak Teksas'a götürmenin derdindedir ve o yüzden de işbirliği teklif etmektedir...

Fakat Mattie reddeder...

Parasının geri kalanını almak amacıyla Albay Stonehill'in ofisine yeniden gittiğinde kendisi için "Blackie" adını verdiği bir at da satın alır...

Cogburn işine gelince...

Merak etmeyin 100 dolara anlaşmışlardır...

Yalnız sorun şu ki, 50 doları peşin alan Cogburn, kendisine ayak bağı olabilecek bir çocuk olarak gördüğü Mattie'yi ekerek LaBoeuf ile beraber yola çıkmıştır bile...

Tabii Mattie'de kolay lokma değildir ve onlara yetişir...

Yetişir yetişmesine de LaBoeuf, Chaney'i Fort Smith Arkansas'a değil de başına büyük ödül konulmuş olan Teksas'a götürmekte ısrarcı olduğu için Mattie ve Cogburn ikilisinden ayrılarak yoluna tek başına devam eder...

Mattie ve Cogburn yolda gece sığınmak için girecekleri bir kulübede Chaney'in, çetesine katıldığını düşündükleri "Şanslı" Ned Pepper'ı (Barry Pepper) soracakları Emmett Quincy (Paul Rae) ve genç Moon'a (Domhnall Gleeson) rastlarlar...

Dakika 56...

Geride, şu ana kadar ki sakinliğin yerine silahların konuşmaya başlayacağı sürprizle dolu 54 dakikalık bir bölüm daha sizleri bekliyor...

Fırsat bulup da bugüne kadar izlememiş olan sinemaseverlere kesinlikle öneririz Coen biraderlerin bu filmini...

Keyifli seyirler,
jamesbond-2
jamesbond-2

Takipçi 1.684 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
27 Şubat 2011 tarihinde eklendi
10 dalda oskara aday olması benim beklentilerimi arttırmıştı fakat hayal kırıklığına uğradım diyebilirim.Çok sıradan bir konu babasının katilini arayan bir kız ve ona yardım eden bir adam sonu bilindik,öyle çok kayda değer etkileyici bir sahnesi de yok yani durağan ilerliyor bundan kat be kat iyi western filmleri sayabilirim mesela iyi,kötü,çirkin,affedilmeyen,3.10 yuma gibi çok eleştirmemek lazım ama ben neresinin bu kadar beğenildiğini anlamadım.Oyunculuklar da olmasa... 7/10
Ilknur K
Ilknur K

Takipçi 1.258 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
23 Nisan 2012 tarihinde eklendi
filmin sizi içine çeken ve sıkmayan bir atmosferi var. türünün iyi örneklerinden.
Rollercoaster
Rollercoaster

Takipçi 382 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
5 Kasım 2011 tarihinde eklendi
Filmin iyi oldugu süphe götürmez.Artik sektörde çok da örnegi yapilmayan bir türde agzimiza bir parmak bal çaldilar diyebiliriz.Ama isin içinde Coen kardesler ve Spielberg varsa daha fazlasini bekliyorsunuz ve benim beklentilerim az da olsa bosa çikti.Ne yazik ki yeniden çevrilen bir film olarak ilkinin üstüne hiçbirsey konulmamis...7/10
sivzarr
sivzarr

Takipçi 14 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
26 Şubat 2011 tarihinde eklendi
Jeff Bridgesin geveze ve alkolik şerif yorumu ve babasının katilini bulmayı kafasına koymuş hırslı ve gözüpek kız Mattienin ışığı filmin yegane iyi taraflarından.Onun dışında aksiyonsuz bir western duruyor karşımızda.Yine de filme kötü diyemiyorum.6/10
xlgazi
xlgazi

10 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
26 Şubat 2011 tarihinde eklendi
klasik bi western filmi bence çok sıradan sizi şaşırtıcak veya heyecanlandıracak bişi yok.10/6
oguz-akkoc
oguz-akkoc

3 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
29 Mayıs 2011 tarihinde eklendi
Senaryo çok klasik.filmde neler olacağın başından kestirebiliyorsunuz ama oyunculuk çok iyi.Jeff Bridges döktürmüş ayrıca Mattie Ross rolündeki kızımız yeni bir starın habercisi gibi
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler