Wolverine
Ortalama puan
4,1
557 Puanlama

26 Kullanıcı yorumları

5
3 Eleştiri
4
8 Eleştiri
3
8 Eleştiri
2
7 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Ata Kalinyazgan
Ata Kalinyazgan

Takipçi 204 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
3 Ağustos 2013 tarihinde eklendi
Serinin En İyi Filmi!

2000 yılında Bryan Singer tarafından ilk kez beyaz perdeye yansıtılan X-Men, sampur sumpur bir masaldan başka bir şey değildi. Singer, bu çocuk masalını olabilecek en iyi şekilde sinemaya uyarladıktan üç yıl sonra ilkinden daha iyi bir devam filmiyle bu zırvalığı bize iyicene sevdirmişti. 2006'da ise Brett Ratner'ın yaptığı üçüncü film ilk ikisinin oldukça gerisindeydi.

Asıl seri bitmesine rağmen paraya doyamayan yapımcılar, Wolverine karakterinin kökenini bize sunmaya karar verdiler. Bu kez Gavin Hood kamera arkasına geçerek Ratner'ın ayıbını bir parça örten ama yine de sadece eğlencelik olarak baktığımız "X-Men Origins: Wolverine" filmine imza atmıştı. Sonra da 2011'de, X-Men hikayesinin en başına dönüp, Charles Xavier (Profesör X) ve Erik Lensherr (Magneto)'in aslında çok iyi arkadaşken nasıl düşman olduklarını göstermişlerdi. Yine gişe filmi olarak adlandırdığımız bu film "Son Direniş" ve "X-Men Origins: Wolverine" filmlerinden biraz daha iyiydi.

Serinin yeni filminin haberini aldığımda, James Mangold'un yönetmen koltuğuna oturduğunu duyunca beklentilerim arttı. Mangold'u, "3.10 to Yuma" gibi çarpıcı bir Western'le tanıdığım için Wolverine'de de müthiş işçiliğini kullanacağına şüphem yoktu. Ama filmin iyi olması için bir tek işçiliğin iyi olması yetmez. Hikayesinin ve özünün de iyi olması, ayrıca kendi içinde tutarlı olması gerekir. X-Men, ne kadar saçma hikayelere sahip bir çizgi roman dizisi olsa da, Mangold en düzgün hikayeyi seçmiş ve kendi içinde tutarlı, eli yüzü düzgün bir film yapmış.

Filmin hikayesi, üçüncü film olan Son Direniş'ten sonrasını anlatıyor. Hayatında en sevdiği kişi olan Jean'i dünyayı kurtarmak için yok etmek zorunda kalan Logan'ı depresyona girmiş bir halde buluyoruz. Ormanın bir kenarında, mağara adamı vaziyetinde yaşayan Logan'ı daha önce hiç görmediği biri olan Yukio adında bir Japon karşılıyor. Logan'ın, İkinci Dünya Savaşı sonunda Nagazaki'ye atılan atom bombasından kurtardığı bir asker olan Yashida, yıllar sonra Logan'a son kez teşekkür etmek için onu Japonya'ya çağırır. Ölüm döşeğinde olan Yashida, Logan'a normal bir insan olmayı (iyileşme yeteneğini elinden almayı) teklif eder. Bu noktadan sonra Logan kendini Yashida'nın torunu Mariko'yu kurtarmak için çabalarken her türlü tehlikenin içinde bulur.

Filmde Wolverine ile birlikte en çok gördüğümüz isim Yukio. Bu kahramanın yeteneği de ölümü görmek. Filmin başlarında geleceği gördüğünü düşündüğüm kahramanın niye Logan'a her şeyi söylemediğini merak etmiştim. Ama sonra anladım ki geleceği değil ölümü görüyormuş bu yetenekli kız. Artık her filme aşk hikayesi katıldığı için ilk önce Logan'ın bu çirkin kıza aşık olacağını sanmıştım. En azından böyle bir saçmalık yapmamışlar... Ama merak etmeyin yine de birine aşık oluyor. Tüm bu aşk ve aksiyon sekansları içinde filmin sürpriz sonunu tahmin etmek de epey zorlaşıyor.

Filmdeki düşman da, Wolverine ve Yukio dışında hatırladığım kadarıyla tek mutant olan insan kılığındaki bir yılan. Kahramanımızı, daha çok samuraylarla yakın görürken esas düşmanla Yukio savaşıyor. Viper'ın, güzel ve şirin yılan dilini çıkarıp tıslaması biraz komik olsa da derisini yolduğu ve milleti zehirlediği sahnelerin gergin ve iğrenç olduğunu söyleyebilirim. Zaten bu filmle kadınların da en az erkekler kadar, hatta bazı erkeklerden daha güçlü olabileceğini göstermek istemişler.

Filmde, kahramanın kendi dünyası çok iyi tanıtılıyor ve iyileşme yeteneği elinden alınınca, normal bir insan olarak hayatını sürdürmesinin verdiği zorluklar iyi bir şekilde yansıtılıyor. Beşinci kez Wolverine olarak izlediğimiz Hugh Jackman'e de bir ödül vermek lazım. Rolünü bu kadar iyi benimseyen başka bir süper kahraman oyuncusu var mıydı, hatırlamıyorum. Fakat haklarını yememek lazım; Robert Downey Jr. ve Christian Bale olabilir.

Bu arada Pacific Rim'den sonra bu filmde de bir robotla karşılaşıyoruz. Bu sefer orta boy, daha çok Iron Man'den esinlenerek yapılmış, Adamantium verilmiş bu robotun ölmesi oldukça zor. Samurayları zor yenen Wolverine, bu robotu nasıl devirecek diye merak ediyorsunuz ama kendini Wolverine'in koruması olarak ilan eden Yukio yardıma gelince bu zorlu düşmanı da devirmeyi başarıyorlar. Ayrıca Maskeli Süvari'den sonra bu filmde de tren üstü dövüş sahnesi izliyoruz. Ama bu filmdeki sahnenin daha heyecanlı ve aksiyonu bol olduğunu belirtiyim. Yine de peş peşe gelen filmlerde bu kadar çok ortak özellik olması biraz insanı bayıyor.

Filmin Japonya'da geçmesi de filme, güzellik ve farklılık katan bir başka unsur. Amerikalılar da filmlerinde hep kendi ülkesine zarar vermekten sıkılmış herhalde, bu sefer de Japonya'nın canını okuyalım demişler. Bana da baygınlık gelmişti artık, sürekli Amerikan şehirlerinin yerle bir olduğu filmler bir noktadan sonra kabak tadı veriyor. Daha geçen haftalarda, teröristler Beyaz Saray'ı yıkıp yakmış, Pacific Rim'deki dev robotlar ve canavarlar sokakları talan etmişlerdi. Gerçi del Toro, sadece Amerika'yı değil bu filmdeki gibi Uzak Doğu'yu da hedef almıştı.

Tabii ki Wolverine filminde Pacific Rim ve Beyaz Saray Düştü filmlerindeki kadar ortalığı yakıp yıkma sahneleri yok. Bu filmde şehirden çok adamların katledildiği sahnelere yer verilmiş. Mesela, Shingen Yashida ile Wolverine'in dövüştüğü sahne bayağı etkileyiciydi. Bunun yanında sırf aksiyon izlemek için gelmiş seyirci, bazı noktalarda sıkılabilir. Ama ben o niyetle izlemediğim için bana aksiyonu tadında geldi.

Bu yıl bol bol izlediğimiz ve izleyeceğimiz, yüksek bütçeli, patırtılı gürültülü, vur-kaç-kovala filmleri arasında en iyi olanlardan birisi; "Wolverine". Pacific Rim'in ve diğer X-Men filmlerinin çocuksu havası olmadığı için de çoğu kişinin daha çok beğeneceği bir film. Serinin en iyisi olmasının yanında, Iron Man'den sonra yılın en iyi süper kahraman filmi olmayı da hak ediyor. Mayıs ayında izlediğimiz yine kendi serisinin en iyi filmi olan Iron Man 3 kadar başarılı olamasa da Man of Steel'den biraz daha iyi. Berbat bir film olan Thor'un yeni filminden hiç bir beklentim olmadığı için şimdiden bu yakıştırmayı rahatlıkla yapıyorum Wolverine'e.

Bir önceki hafta Pacific Rim'e, "Önceki hafta vizyona giren Beyaz Saray Düştü'den her açıdan (hikayesi ve verdiği mesaj dışında) bir adım önde olmayı başarıyor" demiştim. Wolverine'e de, "Bir önceki hafta vizyona giren Pacific Rim'den daha üst düzey ve daha iyi bir gişe filmi olmayı başarıyor" diyebilirim.

X-Men hayranları benden önce koşup izlemişlerdir bile ama izlemeyen hayranı varsa, beklemenin anlamı yok gitsin izlesin. Onlar dışında, süper kahraman filmlerini sevenlerin fazlasıyla tatmin olacağı, film izlemeyi sevenlerin de eğleneceği bir film. Muhteşem veya kusursuz gibi sıfatları hiçbir şekilde hak etmese de kendi türünde oldukça iyi olup, amacına ulaşıyor.

Son olarak sabırsız Türk milletine bir uyarım olacak; madem iki-üç saat boyunca kafanızı bu tarz filmlerle şişirmeye bayılıyorsunuz, o zaman filmler bitince 2 dk bekleyin de bazı filmlerin sonundaki sürprizleri kaçırmayın. Pacific Rim'de de yaptığım bu uyarıyı yine yapıyorum. Bu defa çok daha önemli bir sürpriz bekliyor sizi... 8,2/10
The-Erinch
The-Erinch

Takipçi 217 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
27 Temmuz 2013 tarihinde eklendi
Gayet başarılı bir Wolverine filmi olmuş... Keyifle nu yerinde,kurgusu ve seneryosu yerindeydi.. Ve Marvel özelliği,salonu hemen terketmeyin çünkü sonunda büyük bir süpriz sizi bekliyor.
Fundalina Jolie
Fundalina Jolie

Takipçi 178 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
13 Aralık 2013 tarihinde eklendi
X-Men serisi ile haşır neşir olanlar bilir, seriye ait münferit filmlerden The Wolverine vizyona girdi, fragmanları ve genel halleri pek umut vaad etmeyen film beklenmedik derecede başarılı olmuş…
Tabii başarılı olmuş derken yine de sıkı çizgi roman takipçilerinin, X men dünyasını sular seller gibi ezberleyen, karakterlerin ciğerini bilenler için değil, sıradan sinema izleyicileri çizgi roman uyarlamalarını sevenler için bu lafım.
The Wolverine gelecek X Men filmlerine yatırım yapmayı amaç edinmiş bir devam filminden çok kendi derdini anlatmaya çalışan ve kendi ayakları üzerinde duran bir sinema filmi olmuş denebilir.
Cüneyt A.
Cüneyt A.

Takipçi 27 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
15 Mayıs 2013 tarihinde eklendi
aksıyon severler ıcın harıka bır fılm. bence kacırmayın.
TC Ömer A.
TC Ömer A.

Takipçi 21 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
30 Temmuz 2013 tarihinde eklendi
Wolverine gerçekten güzel bir film. Özellikle, Tokyo'da çekilen sahnelerle bile 3D olarak göz kamaştırıyor. Hugh Jackman, Wolverine rolüne bir kere daha bürünüyor.
Bu film benim gibi çizgi roman hastalarını mest edecek.
Oguz23
Oguz23

Takipçi 76 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
20 Kasım 2013 tarihinde eklendi
Aksiyon dozu yerinde bir wolverine filmi uçuk saçık değil keyifliydi.
Ayca M.
Ayca M.

Takipçi 3 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
27 Temmuz 2013 tarihinde eklendi
Jean'li sahneleri gereksiz buldum ve X-Men tadını arıyor insan;sürüyle güçleri olan mutantları ama yine de güzel ve izlenilebilir bir film. Seriyi sevenler izlemeli.
Burak K.
Burak K.

Takipçi 5 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
23 Kasım 2013 tarihinde eklendi
Evet arkadaslar filmi izledikten sonra yorum yapmanın en iyisi oldugunu duydum o yuzden hemen geldim.
Wolverine ölümsüz izlemeden önce Wolverine ile alakalı tum filmleri izlemiş ve aradaki baglantıları tamamlamıs bulunmaktayım . Ama bu filmi izlerken acıkcası hangi zamana ait bazı insanlar kim özellikle jean kim baya dusundum . Belki dıger fılmlerı eskıden ızlemıs olmam bunun bir da izleyemedim ve DVDsinin cıkmasını(!!) bekledim. Tabi ki yalandı keşke beklemiş olsam.
Acıkcası senariste buyuk saygı duydum . Hem X-Men serisinin akısına comak sokmadan hemde size bunu farkettirmeden guzel bi senaryo cıkarmıs. Tabi ki her fantastik filmde oldugu gibi aklımızın almayacagı seyler olabiliyor. spoiler: (özellikle son sahnede bıcaklar kırıldıktan sonra kemiklerin cıkması . yashıda nın o kadar adementyumu bulması falan filan )
.Ama bunları bir kenara atmalıyız cunku bu bir düşüncenin eseri.
Film gercekten beklenenın ustunde bazen yuregınız hop hop edebilir. Dovus sahneleri cok hareketli ve fazla kan olmamasına dıkkat edilmiş. Evet gercekten dikkat edilmiş.Hugh Jackman gercekten Wolverine ın hakkını veriyor yani harbiden veriyor. Rolu yasıyor herif . Yolda gorsem hani bulasmam adama fotograf bile cektiremem .
Neyse geldik yine sonuna . En sevdıgım kısım burası eleştirmen olmadıgım için elbet yazdıklarım sınırlı o yuzden en rahat sonunu yazıyorum . Tamam . Film izlenmelik hatta izlendikten sonra ya ben su X-Men i birdaha kronolojik sıraya gore ızleyeyım diyebilirsiniz ki ben dedim. Ama herbirini 3-4 kere izledigim için cok fazla yogunlasamıyorum o yuzden vazgectim ama siz vakit kaybetmeyin hadi izleyin .Saglıam...
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler