bana göre kusursuz bir filmdi diyebilirim.kara mizahı,sürükleyiciliği,kurgusu,oyuncuları ve yönetmeni,hepsi de üst düzey.kendini çok kolay izletiyor.dalga geçilen şeylere gülerken,bir yandan da bu dalga geçtiğiniz olay ve durumların trajikliği,gereksizliği ve anlamsızlığı üzerine düşünmeden,üzülmeden edemiyorsunuz.diyaloglar tipik coen tarzı.karakter isimleri tipik coen tarzı.yönetmenlerin takipçileri bu işlerini de muhakkak sevecektir zaten.basit bir plandan yola çıkan film,plana bağlı karakterlerin de etkisiyle feci biçimde sarpa sarıyor.hiçbir şey yolunda gitmiyor.bu karmaşa havası sonuna kadar hissedilirken,bir yandan da karlı çekimlerin de etkisiyle ortamda bir huzur ve sükunet havası seziyorsunuz.garip karışımlara başvuruyor coen kardeşler.hepsi de tutuyor,rahatsız edici bir durum yok.oyuncular tek kelimeyle bu film ve karakterler için yaratılmış izlenimi veriyor zaten.sevdikleri frances mcdormand kadronun önde gelen ismi tabii ki.günümüzde kimileri tarafından kült,kimileri tarafından klasik,kimileri tarafından da "fazla abartıldı,sıradan bir film" diye nitelendirilen fargo,bir sinemaseverin görmesi gereken filmlerden biri bana göre.90lar'ın öne çıkan yapımlarından ve her sahnesinde o döneme dair ayrıntılar bulmak da mümkün.akıp giden,izlenesi bir film.amerikan kültürü ve yaşam tarzıyla da bolca eğleniyor bir yandan.
Uzun zamandır izlemek istiyordum Fargo'yu,Süresi kısa olduğu için başlamamla bitirmem bir oldu ki oldukçada sürükleyici zaten film.Ama abartıldığı kadar mükemmel olduğunu düşünmüyorum bence biraz fazla şımartılmış bir film
Mükemmel oyunculuklar,filmin anlatımına çok şey katan müzikler ve Joel Coen’in sade anlatımıyla ’’Fargo’’ kusursuz bir gerilim olmasının yanısıra,tüm zamanların en iyi filmlerinden biri.
Coen kardeşlerin gerçekten kendine özgü bir tarzları olduğu gerçek.Filmin işlenişi No country for old mendeki stil ile çok benzer.Genede klasik sorun devam ediyor,akıcılık yok,yavaş ilerleyen bir yapı ve çok zayıf-basit finaller...Herşeye rağmen tarzına 10/8.
Filmin içerisinde o kadar mesaj,o kadar gönderme varki bir süre sonra takip etmekte zorlanıyorsunuz.Coenler her zaman ağdalı anlatımı sevmiştir,kafasındaki düşünceleri pat diye söylemez bir şekilde ima ettirir.Fargoda da bunu görmek mümkün.Olayların döngüsünün tuhaflıları sizi bir yerden sararken diğer yandan da günümüz dünyasına yaptıkları göndermeler çok başarılı ve zekice.
Gerçek bir olaydan aktarıldığı söyleniyor. Öyleyse eğer bize 'Neler oluyor be hayatta' demek düşüyor. film beklentilerimin altında kaldı. Çok ahım şahım değil. Kötümü ? Tabiki değil. Sonuna kadar kopmadan izledim. Çekimler çok hoşuma gitti. Minnesotanın bembeyaz görüntüsüde etkiledi beni ama film olarak öyle süper bir etki bırakmadı bende. Yinede izlenir tabiki.
Ceonlerin en iyi isidir bana kalirsa Fargo ... Kara-mizah olayini en iyi yapan filmdir belkide ... Peter Stormare , William H. Macy , Steve Buscemi ve Frances McDormand inanilmazlar ... Favori filmlerimden . Herkese tavsiye ederim ... 5/5 ...
Coenlerin en ünlü filmi olan Fargo; Coenlerin yıllardır devamlı yarattıkları aptal küçük suçluların, kendini zeki sanan ve zor durumdan kurtulmaya çalışan kötü bir plan yapan bir adamın, planlarının tutmadığı herşeyin sarpa sardığı hamile bir polisin herşeyi çözdüğü, kaybeden insanların çaresizliğini komik sanan hastalıklı beyinlerden çıkmış kötü bir suç filmi.
Hikayeyi özgün yapan bütün bu talihsizliklerin(!) ötesinde düşünülmesi gereken nokta,küçük soğuk bir kasabada basit bir şekilde yaşayan, hediye edilen bir kese kağıdı dolusu solucanla mutlu olabilen,birbirlerine karşı daha nazik olan insanlarla,hep daha fazlasını isteyen buna ulaşabilmek için en yakınlarına bile hiç düşünmeden kazık atabilen ve sonunda mutsuz olmanın dışında çoğu hayatta bile olamayan insanları işlemesi.
MUHTEŞEM 10 ÜZERİNDEN 10 Senaristi ve yönetmeni bakımından tam anlamıyla Coen Kardeşler ürünü olan Fargo’nun hemen başında, izleyeceklerimizin 1987’in Minnesota’sında yaşanmış gerçek bir hikayeden kurgulandığı öğreniyoruz. Jerry Lundegaard, kayınpederi Wade Gustafson’ın araba satış mağazasında satış müdürü olarak çalışmaktadır. Ardarda yaptığı hatalardan ötürü mali sorunlarla karşı karşıya kalır. Mali sorunlarını çözmek için Jerry, Gaear Grimsrud ve Carl Showalter adlarındaki iki suçlu ile karısını kaçırmaları için anlaşır. Suçlular ise fidyeyi her zaman pastanın büyük payını alan Jerry’in kayınpederinden isteyeceklerdir. Teorikte hiç bir sıkıntı görünmüyor. İş bu planı adım adım uygulamaya geçince her adımda kan dökülüyor. Bazı noktalarda ise olay trajikomik bir hal alıp beklenilmedik noktalara gidiyor. Bu da filmi kara film türünde adlandırmamıza sebep oluyor. Filmin başında “tamamen gerçek olaydan esinlenilmiştir.” İbaresini hatırladıktan sonra ise bütün bunların olabilme ihtimalini düşünüyoruz. Ve daha fazla ilgi duyarak filmi takip ediyoruz. Filmografilerine baktığımız zaman No Country for Old Men, Big Lebowski, The Man Who Wasn’t There gibi filmleriyle beraber Fargo yönetmen kardeşlerin unutulmazları arasında kendine yer ediniyor. Film aynı zamanda 4 akademi ödüllü No Country for Old Men’in ardından akademi tarafından 2 Oscar ile ödüllendiren yapım olarak da tarihe geçiyor.fargo-birdunyafilm Aldığı iki Oscar’dan biri olan en iyi kadın oyuncu ödülünü seri cinayetleri soruşturan hamile polis memuru Gunderson rolündeki Frances McDormand alıyor. Oldukça hakedilen bir ödül olduğunu düşünüyorum. Polis rolünün ciddiyeti ile hamile olan annenin titizliği çok güzel bir şekilde sergiliyor. Hamileliğin getirdiği fiziksel kısıtlayışı McDormand çok iyi bir şekilde seyiriciye yansıtıyor. Hiç bir sahnede hamile olmadığını düşündürtmüyor. Aynı zamanda bu karakter “100 Yıl, 100 Kahraman ve Cani” listesinde 33. Sırada kendisine yer buldu. Film müziklerini ise Coen Kardeşler’in tüm fimlerinde olduğu gibi Carter Burwell yapmıştır. Herhangi bir akıldan çıkmama gibi bir yönü olmasa da genel anlamda Kuzey Dakota’nin soğuk ve kasvetli havasına yakışır bazen içinizi daha fazla kasvete sürükleyen bazen ise içinizi ısıtan tarzda müzikler olduğunu söyleyebiliriz. Aynı şekilde filmin posteri de Fargo’nun havasına yakışır türden tasarlandığını düşünüyorum. Fargo aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri Kongre Kütüphanesi tarafından “kültürel, tarihi ve estetik” olarak önemli filmler arasına seçilerek ABD Ulusal Film Arşivi’nde korunuyor. Filmin süresi göz önüne alındığında işleyişinin dolu dolu olduğunu söyleyebiliriz. Kurgu olarak ön plana çıkan Fargo içinde gerçekleşen olaylar silsilesi bakımından çarpıcı olduğu kabul edilebilir fakat genel anlamda kendine bağlayan bir yanı olmadığını bundan dolayı sinefillerin en sevdiği filmleri arasında yer almayacağını düşünüyorum. Yine de posterde de yer alan ifadedeki gibi “ev yapımı cinayet hikayesi” türünde keyif alabileceğiniz bir yapım. İyi seyirler.
bu nasıl bi filim bumu gerçek hikayeden alıntı gerçek hikayeden alıntıysa neden dizisi bundan çok farklı bence uydurma bi film dizisiyle zerre kadar alakası yok
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.