filmi izleyipte başyapıt diyen arkadaşlar filmde ne gördülerde bu yorumları yapıyorlar anlamadım kitabını okuyan arkadaşlar ne demek istediğimi anlarlar şimdi bu yazıyı okuyunca bazıları kitap ayrı film ayrı diyecekler belki, ama diğer arkadaşlara her ne kadar saygı duysamda kötü bir uyarlama bence, mario puzo nun başyapıt olan romanı Baba yı okuyan arkadaşlar bu filmi izlemedilerse kesinlikle izlemesinler (ben izlediğimde ne marlon brando ne al pacino hakkında iyi şeyler düşünmemiştim) , filmi izleyipte başyapıt olduğunu düşünen arkadaşlarda kitabını okumasınlar ki film hakkındaki düşünceleri değişmesin hiç olmazsa başyapıt olarak nitelendirdikleri bir film olarak arşivlerinde kalsın.
bu filme bu kadar bayılan insanlar, lütfen bu filmden ne gibi hayata dair güzellikler, kendi hayatınızı dahi şekillendirebilecek mesajlar çıkardığınızı da yazarmısınız. oyuncu kalitesi, müzik falan bunları biz de biliyor, görüyoruz. ama göremediğim, bu filmin ne anlatmak istediği, öyle mükemmel bi senaryosu da yok. özellikle filmlerin bitişleri tam felaket. filmde santinonun ölümünde babanın üzülmesi dışında duygu denen bir olay yok, michael corleone duygusuz hayvanın teki gibi. affetme yok, aşk yok. aynı akıcılık, aynı oyunculuk, aynı müzikle, senaryoda küçük ama önemli bazı değişikliklerle tüm zamanların en iyi filmi olabilirdi ama bu senaryoyla bu şekilde aslaaaa. herşeye rağmen oyuncuları ve tabiki mükemmel müziğiyle 10 üzerinden 8'i zor da olsa hakediyor. tüm zamanların en iyi filmi esaretin bedelidir. bu iki filmi de izlemeyenler, bunları peşpeşe izlesin ve aradaki farkı kendi gözleriyle görsün. bir filmin insanı etkilemesi, filmi yaşamak, hayatına uyarlamak, film bittikten sonra 10dk yerinde çakılı kalmak nasıl bişeymiş anlasınlar esaretin bedelinde.
spoiler: The Godfather: şüphesiz sinema tarihinin en kült filmlerinden birisi, belki de en kültü; Mario Puzo ve F. F. Coppola tarafından ortaya çıkartılan bir drama/suç filmi. Peki gerçekten Godfather bu unvanları hak ediyor mu? Bu konuda soru işaretlerim var:
Öncelikle filmin drama yönünü ele almak isterim. Benim için bir dramanın olmazsa olmazı karakter derinliğidir. O "vurucu sahne" geldiğinde sahnedeki karakterin duygularını hissedebilmek için öncesinde o karakter ile özdeşleşebilmemiz, o karakteri iyice tanıyıp benimsememiz gerekir. Peki film, bunu başarabiliyor mu? Vito ile, Sonny ile, Michael veya son sahnede Michael'a dair hayal kırıklığı yaşayan Kay ile yeteri kadar tanışıyor muyuz? Hayır. Las Vegas veya İtalya gibi gereksiz (?) sahneler yerine bu saydığım karakterlerin geçmişlerinden veya -daha derin şekilde- ilişkilerinden bahsedilse film, drama açısından daha etkili olurdu benim adıma. Örneğin Vito ve Sonny ilişkisine dair 3-5 sahne izlesek Vito'nun morgda Sonny'nin cesedini gördüğü sahne çok daha vurucu olmaz mıydı? Halbuki biz bu sahneye kadar Vito ve Sonny ilişkisine dair elle tutulur bir şey görmemiştik. Michael'ın düzgün Amerikan'dan Sicilya mafyasına geçişi ve daha birçok vurucu konu, hikayenin parça parça olmasından dolayı üstünkörü geçilmiş gibime geldi.
Filmin en sevdiğim iki yönü sinematografisinin (yönetmenin) başarısı ve İtalyan-Amerikan / İtalyan kültürünü güzel bir şekilde göz önüne sermesiydi. Vaftiz sahnesi oldukça vurucuydu mesela.
Bir de ufak not olarak Sonny'nin vurulma sahnesini beğenmedim. Hastane sahnesi, vaftiz sahnesi ve sonlara doğru Vito'nun emekliliğiyle birlikte oğlu Michael'a tahtı bırakma süreciyse beğendiğim sahneler oldu. Michael'ın "Türk"ü ve polis kaptanını vurma sahnesi bir tık uzatılsaydı o da güzel bir sahneydi ama tadı damağımda kaldı.
Film bittikten sonra geçen 3 saate rağmen sanki bir filmin 1/3'ünü izlemişim gibi hissettim. İlerleyen filmlerle ağzımda güzel bir tat bırakacağını düşünsem de "Dünyanın en iyi filmi" unvanını hak ettiğini maalesef düşünmüyorum.
Hiç lafı dolandırmadan söyleyeceğim. Film bence şu ana kadar izlediğim en abartılmış film. Üçüncü izleyiş girişimimde de bitiremedim. İyi diyenler kusura bakmasınlar ama sırf oyunculuğa ve bir kaç karizma harekete bağlı değerlendiriş kıstaslarım yok. Sevgiler.
Bu film asla bir basyapit olamaz. Zaten 2. serinin ortasina kadar ancak dayanabildim. Diger basyapit olabilecek filmlerle kiyas bile yapmak istemiyorum onlara hakaret sayilir. Bu film serisi İnterstellar Schindeler List İnception Shawshank Redemption, Slumdog Milyoner hadi turunden ornek vereyim, Scarface gibi filmlerin 1 milyon km yakinindan bile gecmez. Cok iyi italyan lobisi yapilmis anlasilan, tam anlamiyla iyi sisirilmis bir balon.
Sanırım bende bir problem var. Herkesin başyapıt saydığı bir filmde ben sıkıldım gerçekten. Senaryo çok ağır ilerliyor. . Mafya filmlerinin aksiyonu az , duygusallığı bol cinsinden.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.