En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
saniser
11 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
19 Nisan 2007 tarihinde eklendi
gemide-laleli gibi 2-3 filmle beraber benim en iyi 10 filmim arasına rahatça girmiş bi film.demirkubuz inanılmaz biyönetmen diiil ama gerek seneryo gerek oyunculuklar mükemmel.. kesinlikle izlenmeli.. ayrıca güven kıraç'ta her rolün elemanı be abim:) adam kadın taciri de oluyo,dünyanın en mülayim adamı da oluyo,transeksüel de oluyo,her rolün insanı,türk sinemasının en büyük oyuncularında 2sinin performe ettiiii bu güselliii herkes izlesin..(Derya Alaborayı sevmiom:) )
demirkubuz filmlerini izlerken tedirgin olmamak imkansız.çünkü her an bir insanlık dramı yaşanabilir.bir intihar veya cinayet.işte bu filmde bunlardan biri.hayat yolunda tökezlemiş,kaderin tokatını yemiş karakterler kayıtsız kalmamak elde deil.
arzularımızın bizi sürüklediği uçurumları daha çarpıcı analtabilirdi. ortalamanın üstünde replikler ve haluk bilginer dışında elle tutulur yanı yok. günen kıraç ve derya alaboranın performansları çok iyi değildi. türk filmi olduğu için abartıldığını düşünüyorum. yine de 8
Türk sinemasının başyapıtlarından. Masumiyet üzerine muhteşem bir film. Hele Haluk Bilginer'in o monologu unutulacak gibi değildir.Bir soruyu beynimin ortasına bırakıp kaçmış olan film:"Kim masum değil ki?"
Masumiyeti Zeki Demirkubuz’un filmografisi içerisinde nereye koyabiliriz'Varoluşsal temaları sanatının çıkış noktası yapan yönetmen, bu filmiyle çağdaş bir melodrama imza atmış bence.İzlediğimiz çoğu Yeşilçam filminde tesadüflere dayalı olarak ortaya çıkan sonuçlar belirgin rol oynardı.Aşklar akıl almaz tesadüflerle boyut kazanır,kör kızlar yıllar sonra sevdiği erkeğe rastlar,bir daha karşılaşma ihtimali olmayan insanlar olmadık zamanlarda karşı karşıya gelirlerdi.Masumiyet filmi bütün diğer bileşenleri bir yana Zagor’un ve Orhan’ın aslında aynı kişiler olduğu gerçeğini eski Yeşilçam geleneğinden farklı olarak ana kahramanımızın farkına varamadığı,seyircinin ise filmin yarattığı kimi boşluklardan yararlanarak fark edebileceği bir öğe olarak sunduğu için eski tip melodramlardan biçim olarak çağdaş bir kopuşu temsil ediyor. Bir ’’auetur’’yönetmen olarak Zeki Demirkubuz diğer filmlerinden alışageldiğimiz kimi motifleri bu filmde de ısrarla sergiliyor.Ansızın açılan kapılar,Tv’nin karşısında Yeşilçam filmleriyle ölçüsüz bir duygusallığa sürüklenen insanlar,bir saman alevi gibi parlayan,filmin kalbini oluşturan monologlar vs... Her insanın ruhunun derinliğinde taşıdığı karanlığa karşın aynı ölçüde bir ’’masumiyeti’’de taşıdığı savına dayanan tema karakterlerini adeta ilmek ilmek örüyor.Yıllar önce kocasını aldatıp başka bir adamla kaçan Yusuf’un kızkardeşi de,onu yaralayan Yusuf da özünde tam bir masumiyeti simgeliyorlar.Tıpkı sevdiği kadın Uğur’un aşkından olmadık işlere kalkışmış Bekir ve sevdiği adam Zagor’un peşinde şehir şehir dolaşmış Uğur gibi. Ağır temposu ve kasvetli havasıyla zaman zaman izlenmesi zor bir film olan masumiyet en büyük doruğu Haluk Bilginer’in oeşsiz monoloğuyla yapıyor.Teatral bir estetiğin en çarpıcı izlerini taşıyan bu monolog gerçekçi havasıyla da karakterle özdeşim kurmamızı kolaylaştırıyor. Seyircisine pek nefes alma şansı tanımayan ,içe dönük hikayelerle,kasvetli mekanlarla tam bir ’’melal sineması’’yapan Zeki Demirkubuz herşeye karşın en özgün bağımsız yönetmen olma özelliğini sürdürüyor.Masumiyet filmi kapanış jeneriğinde geçen’’Hep denedin.Hep yenildin.Olsun yine dene yine yenil.Daha iyi yenil.’’sözleri için bile olsa izlenmeyi kesinlikle hak ediyor.Bu çağdaş melodrama selam olsun!...
bir kadına aşık olupta yıllarca onun peşinden oradan oraya sürüklenen bir adam..hapiste bulunan sevgilisinin peşinden ayrılmayan bir kadın..ve bir namus davası yüzünden en güzel yıllarını hapiste geçiren genç bir adam.işte masumiyet filminin ana karakterleri.bu 3 insanın dramını anlatan içimizden bir hikaye.sinemamızda güzel şeylerde yapılabiliyor.bu filmleri görmezden gelmemeliyiz.oldukça başarılı bir film.10/8
İlginç ve güzel bir film. Sıradışı bir anlatım hakim filmde, oyunculuklar üst sınırda ve kaybetmeyi bu denli üst seviyede anlatmak gerçekten takdire şayan. 10/8
(Neden bu denli güzel Türk filmleri geri planda kalıyor anlamak mümkün değil. Temennim Türk sinemasının bu güzeide çalışmlarının hak ettiği yeri bulmasıdır.)
Bence de Tabutta Rövaşata,Cahil Periler ve Masumiyet Türk Sinemasının yüzakları.Bu filmleri görünce hala nasıl kötü filmler çekilmesini aklmı almıyor.Özellikle Haluk Bilginer tüm oscarlara aday.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.