Wonder Woman
Ortalama puan
3,8
537 Puanlama

34 Kullanıcı yorumları

5
6 Eleştiri
4
10 Eleştiri
3
8 Eleştiri
2
5 Eleştiri
1
2 Eleştiri
0
3 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
DZCE81
DZCE81

Takipçi 37 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
6 Haziran 2017 tarihinde eklendi
Film beklentimin altında kaldı, Batman Ve Süperman Adaletin Şafağı"nda bile Wonder Woman daha etkili daha kahramansıydı.Bu filmde, sürenin çoğunda normal bir insan gibi, anlatılmış.Filmin sonun devam filmi çekilecek gibi ama bu şekilde çekilecekse, 2.si bence çekilmesin.
Turgut A.
Turgut A.

1 değerlendirme Takip Et!

2,5
11 Haziran 2017 tarihinde eklendi
Filmi pek beğenmedim, bir kere çok uzun ve gereksiz diyaloglarla film şişirilmiş. Bir kere Wonder Woman orijinal serilerinde bu kadar çok konuşmaz, adeta etik ders veriyor izleyene. Ahlak bilgisi dersi için sinemaya gidilmez...
Film fantazi-cizgi türünde ve bu türün tüm kahramanları saçma sapan kostüm giyerler. Tayt uzerine kilot giyip Beyoğlu'na çıkın, sizi Bakırköy'e yatirirlar...Bu süper karakterlerin bir bölümü gay veya lezbiyen iması uyandırıyor insanda. Batman ile Robin ne ayaksa, bizim Wonder woman da köyüne erkek almayan kadın türünden. Aklıma nedense Şalvar Davası filmi gelir wonder woman'ı izlerken, yani yatağa erkek almayan köylü kadınların hikayesi. Valla bizim Mujde Ar'dan süper yerli Wonder woman olurdu keşke Dünyayı Kurtaran Adam'ı akıl eden Yesilcam yonetmenleri bir süper kahramanda kadınlardan cikartsaydi. Her neyse bu tür filmleri izlerken olay eğlenceli vakit geçirmektir. Fakat ben bu filmi izlerken sıkıldım. Aksiyonun yerini politik ve etik derslere bırakmış tabi bunları yaparlarken gerçeklik payı olsun diye işin içine 1 Dünya Savaşını katıp nedense 2. Dünya Savaşın da ancak adları duyulmuş Nazileri ve onlara sözüm ona silah yapımında yardımcıları olan Türkler işin içine katılmış. Naziler ve Nazi uşakları Türkler yani. Filmi orijinalinden izledim ve Ingilizce olarak Türklerin Nazilere silah yapan bir millet oldukları en az iki kez dile getirildi ve ilginçtir Alman bayrağı yerine iki tane Türk bayrağını da silah yapılan karargahın önünde sallandirmislar. Bunda ne var, bu bir fantazi filmi deyip gecebilirsiniz. Bende size biraz araştırın neden ABD bu kadar süper fantazi karakteri yaratmış diye sorarım. Bu fantazi kahramanlar bir kere soğuk savaş döneminde Sovyetlere psikolojik baskı aracı olsun diye yarattılar, dünyayı (Sovyetler/komunizmden) kurtaran Amerikalı super kahramanlar ordusu...Ayrica binlerce Yahudiyi Hitlerden kurtarmış bir milletiz, bu kadar şuursuz kalmayın derim. Almanlar bile oyları ve yorumlariyla imdb de protesto çekmişler bu filme ama bizim şuursuz millet valla cok güzeldi çok beğendim havasında...Tamam begenilecek kısımları varda ben size Nazi uşağı bir millet olduğunuzu söylesem ve bunu 7.5 milyar insanla paylaşsam tepkiniz hala olumlu olurdu? Filmin oyunculuğu, (gülünç) kostümleri falan çok iyiydi. Oradan tam puan veririm, fakat gereksiz ahlak dersi vermeye çalışır birde kapitalist, sömürgeci pi.lerin reklamını yapıp benim öz geçmişime çamur atarsa fantazi falan dinlemem hemen kırarım puanını. Bu tür filmleri 10 yaşında çocuklarda izliyor, yetişkinler değil. Ne bilsinler gerçek tarihle yalanın dolanin arasındaki farkı. Ha ben çocuk olsam Türkler ve Almanlarin canavar olduklarına inanırım sonuçta. Kasıtlı mı peki bu olay? Tabiki kasıtlı. Türk bayraklarının işi ne Yunan mitolojisinden esinlenilerek uydurulmuş fantazi filminde? Sonra sevgiden falan bahsedip Wonder woman'nın Yunan savaş tanrısı Ares'i yok etmesi zaten işin tam gırgırıydı- sanki bizim Wonder woman hiç insan öldürmemiş gibi ben sevgiyi seçtim diye filmin son saniyelerinde bağrım bağrım bağırıyor. Çüş yani koca orduyu sildi süpürdü, bir Yunan tanrısını yok etti, hala insanlık sevgisinden bahsediyor. Tabi Afganistan'ı, Irak'ı, Libya'yı mahvedenlerde hep sevgiden yanaydı. Nedense dünyayı ne Saddam'ın olmayan kitle imha silahları ve ne de dünyayı terörden arındırdılar. Sayelerinde İşid türedi, bunu itiraf edip bölgeden defolup gideceklerine simdi de Katar'a ve Türkiye'ye çamur atıyorlar. Gerçekten çok sevgiden yanalar canım, gözlerim yaşardı bu filmi izleyince. Not: sinemada izlemedim, paramı Abd'li Yahudi lobisinin eline propaganda aracı yaptırťacak kadar salak değilim.
Mahmut A
Mahmut A

2 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
14 Nisan 2019 tarihinde eklendi
Osmanlıya dolaylı bir hakaret söz konusu.ayrıca inanç bakımından son derece sakıncalı.Filmin sonundaki uçuş kaçış patlamalar da çok sıradan.cıks olmamış.
Hasan Ö.
Hasan Ö.

1 değerlendirme Takip Et!

2,0
7 Haziran 2017 tarihinde eklendi
Sinema eleştirilerinde klasiktir, eleştirmen, filmin yönetmeninden, türünden, oyuncularından, bütçesinden vs. bahseder, okuyucuya pek de bir şey katmayacak birkaç teferruata değinir, çekilir. Sözde profesyonel sinema seyircisi de, bu eleştirilere bir göz atıp, güya bilinçli bir şekilde, bir şeyler bildiğini sanır, gider filmini izler. Fakat gerçek bu değildir.

Eleştirmenler, farkında olarak ya da olmayarak, filmin konusunu ufak tefek basit operasyonlarla başka yerlere çekerler. Yönetmenin, senaristin, ya da filmi yapanların asıl maksatlarını anlatmazlar; sinema sektörü de böyle olmasını ister. Aslında eleştirmen izleyicinin filmin kendi bünyesindeki hakikatleri görmesini engelleyen sinema sektörüne ait basit bir bekçi ve köle olmaktan kaçamaz.

Eleştirmenler zahirde filmin barındırdığı hakikatlerin görünmesini engellerler, fakat batında izleyicinin bilinçaltına gitmesi hedeflenen mesajlara dokunmazlar. İzleyicinin bilinçaltına giden bu mesajlar birey ve toplumların tavırlarında farklılıklar göstermelerine neden olur, gaye de budur.

Holywood sinemasının başı çektiği sektörde öncelikle Batı, daha sonra ise dünyanın diğer kısımları, Müslümanlar da dahil, kendi ötekine, İslam ve Müslümanlara karşı dolduruşa getiriliyor. Dünya İslam düşmanı olmak için kendine bahane arar duruma geliyor. Gerçekleşen terör saldırılarıyla da sinemanın, İslamofobi medyasının altyapısını oluşturduğu propagandalar, Batı’da yaşayan ve dünyanın diğer coğrafyalarındaki Müslümanların saldırılara uğramasıyla da büyük ölçüde hedefine ulaşmış oluyor.

Yukarıda sözünü ettiğimiz ve bizi aşırı derecede yakından ilgilendiren konuya bu hafta (2 Haziran 2017) Türkiye ve Abd’de aynı anda vizyona giren WONDER WOMAN filmine değinerek örnek verebiliriz.

Eleştirmenler der ki, filmin baş rol oyuncusu falan şöyle iyiydi, böyle güzel oynadı, ya da bu role pek gitmedi.. yönetmeni şöyle çekmiş, senarist filmi feminist bir bakış açısıyla ele almış.. tüm bunlar laf salatası.

Film özetle şöyle gelişiyor. Diana yarı tanrısal özelliklere sahip bir çocuktur, büyür. Bir adada annesi ve tamamı kadın olan diğer ada sakinleri ile yaşar. Ada, görünümü ile CENNETİ andırır. Adanın haricindeki dünya ise savaşların, kötülüklerin olduğu CEHENNEMİ. I. Dünya savaşı sırasında uçağı adanın yakınına düşen bir İngiliz casusu olan Steve Trevor’ı Diana denizden çıkarır ve ikisi birlikte dünyayı kötülüklerden kurtarmak için savaş tanrısı Ares’i yok etmeye savaşın en şiddetli olduğu bölgeye gitmek üzere yola koyulurlar.

Filmin başında Trevor’ı önünde iki büyük Türk bayrağının dalgalandığı bir karargaha girerken görürüz. Karargahta kimyasal silah geliştirilmektedir ve karargahın dünyadaki kötülüklerin ana üssü olduğu izlenimi verilir. Halbuki filmde karargahın içerisinde kimyasal silahları geliştirenler Almanlardır, ama her ne hikmetse karargahın önünde onların bayrakları değil de bizim bayraklarımız dalgalanır. Yani bu karargah meselesinden çıkan iki mesaj vardır, birincisi Osmanlı zamanından düşünürsek, Osmanlı Devleti ve Hilafet yeryüzündeki kötülüklerin sebebi idi, karargah yok oldu, dünya düzeldi. –Halbuki öyle bir şey yok, dünyada savaşlar devam ediyor-. İkinci mesaj da, şuan dünyadaki bütün kötülüklerin sebebi Türkiye’dir, Osmanlı’yı ve Hilafet’i yok ettiğimiz gibi Türkiye’yi de yok etmesini biliriz.

Filmin sonunda ise kötülükleri yok eden Diana ve Trevor İngiliz bayraklarının dolu olduğu, mutluluğun hüküm sürdüğü bir kalabalık tarafından karşılanmıştır. Olay şudur, Osmanlı vardı, savaş vardı, İngiltere dünyaya hakim oldu, dünya neşe doldu.

Wonder Woman biraz aceleyle çekilmiş olacak ki, senaryo çelişkilerle dolu. Kabaca bir an önce vereceğimizi verelim, geçelim demişler. Türkiye’den korktukları tam olarak nedir, çok şeyler söylenebilir ama millet olarak İslam dünyasından bizi elebaşı olarak göstermeleri de ülkece Müslümanların elebaşı olduğumuz anlamına da gelmiyor değil.

Lübnan’ı da filmin vizyona girmesini engellediği için ayrıca tebrik etmek gerekir. Bazı ülkelerin bazı yöneticileri milli ve dini hassasiyete sahip olabiliyor.

Son olarak, ilginçtir ki, Trevor mavi gözlü, sarışındır. Diana’ya ölmeden önce babasından kalma bir saat hediye etmiştir ve o saat 9’u 5 geçe durmuş ve öyle kalmıştır. Yüzlerce dil bilen Diana, kendisine savaş zamanında kalma bir fotoğraf gönderen kişiye mail yoluyla Türkçe olarak “Onu bana tekrar geri getirdiğin için teşekkür ederim” der.

Yine bir başka politik eleştiride görüşmek üzere.
Muhammet E.
Muhammet E.

1 değerlendirme Takip Et!

2,0
30 Mart 2018 tarihinde eklendi
Genel olarak filme baktığımızda, kadın adanın dışına çıktığında yaptığı bazı davranışlarla kabul görmemiş,bu da ataerkir bir yapıya sahip bu toplumun cinsiyet rollerinin gelenekselleşmiş ve hatta içselleştirilmiş olduğu dikkat çekmektedir.
Çünkü ataerkir toplum her zaman erkeğin gücüne başvurmuş,erkek kendini her alanda egemen ilan etmiş ve kadını da ötekileştirerek kendi egemenliği artında tutmaya çalışmiştir. Filmde kadının toplantıya alınmaması,sözlerinin dinlenmemeye çalışılması örnek olarak verilebilir.
Feminist bir ideolojiden aldığı destekle maddi ve manevi açıdan güçlendirirerek erkeğin karşısında söz sahibi olabilen ve ayaklarının üzerinde durabilen modern kadın imgesinin çıktığı görülmektedir. Diana devamlı gülümseyerek etrafa umut saçmıştır,daima dik durmaya çalışmıştır.Kadınların kendilerini zayıf görme tutumlarını anlamsız bulmuş ve buna karşı çıkmıştır.
İlk kez bir kadın karakter,ikinci sınıf yan rollerden başrole geçmiş,kılıcı,kalkanı,kurşunları sektiren bilekleri ile savaşın kahramanı olmuş,sivil halkı canı pahasına da olsa kurtalmaya çalışmış, insanlığın içerisindeki sevgiye inanmış ve insanların içerisindeki kötülüklere rağmen onların kurtarılmayı hakettiğini düşünmüş, çocuk ve kadınları kucaklayarak merhamet duygusunun kadınlarda yok olmadığını hissettirmiş, ve her zaman doğruları söylemeye çalışmiştir.Bu da o dönemde kadınların sosyal hak ve eşitlik davalarında bir sembol olmasını sağlamıştır.
Mitolojik bir açıdan baktığımız da ise Athena’dan bilgelik,Afrodit’ten güzellik,Hermes’ten hız ve uçabilme yeteneklerini almıştır diyebiliriz.
Masa başında kararlar alan fakat sahada bunları uygulamaya korkan erkeklerin savaşında,kadınların her şeyi sonlandırması oldukça anlamlı.
Kadın vücudunun teşhir edildiği filmlere inat bu kez bir erkeğin vücudunun teşhir edildiğini görmekteyiz,bu da kadın bedenini bir obje görüp onu kullanarak kazanç sağlayan filmlere bir gönderme yapılmış.
MARDİNLİ muhammed ekinci
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler