Yaşam Şifresi
Ortalama puan
4,2
837 Puanlama

92 Kullanıcı yorumları

5
17 Eleştiri
4
42 Eleştiri
3
22 Eleştiri
2
8 Eleştiri
1
3 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Hasan Y.
Hasan Y.

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
4 Nisan 2017 tarihinde eklendi
yıl olmuş 2017 bu filmi yeni gördüm kendimden utandım be bence gayet başarılı bir film gelirse 2 izlerim :)
karahan3
karahan3

3 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
31 Aralık 2016 tarihinde eklendi
Bu film tarzında izlediğim ''Twelve monkeys'' ''Predestination'' nazaran daha sade senaryayo sahip bir film diyebilirim. Sahip olduğu sade senaryoya karşın akıcılığı da gayet yerinde. ''Non stop'' filmindeki suçlu kim merakının aynısını içinde barındıran ve bir o kadar da başarılı diyebileceğim film. İzlenmeye değer.
Ela Koç
Ela Koç

4 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
23 Mart 2016 tarihinde eklendi
Güzel bi film. İzledikten sonra sizi pişman eden filmlerden değil ve sonununda iyi bittiğini söylemeliyim.
jamesbond-2
jamesbond-2

Takipçi 1.684 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
10 Eylül 2015 tarihinde eklendi
Konu olarak gerçekten farklı bir yapım,başından sonuna kadar sürükleyici bir şekilde devam etti,izlemenizi tavsiye ederim
sinema
1 ziyaretçi
4,0
19 Nisan 2015 tarihinde eklendi
Jake Gyllenhaal üst düzey bir oyuncu olduğunu tekrar tekrar kanıtlıyor. Filmdeki keskin geçişler izleyiciyi merak ettiriyor ve filmde tutmayı başarıyor. Yüksek bir teknoloji ürünü olan yaşam şifresi olayında kahramanımız başka insanların suçsuz yere ölmemesi için gereğinden fazla ölüyor. Bir kere ölmek yeterince yeterli bir hizmet değilmiş gibi. Zamanın en büyük düşman olduğu filmde son yılların en iyi özgün senaryolarından biri.
samsunlu rıza
samsunlu rıza

19 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
24 Mart 2015 tarihinde eklendi
tatmin edici bir bilim kurgu...izlenebilir ama türüne göre bir başyapıt değil..
Basak E.
Basak E.

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
29 Ocak 2015 tarihinde eklendi
Gerçekten çok başarılı bi film. Normalde film izlerken özellikle geceyse yarısında uyurum. Ama bu film sonuna kadar izletti kendini. Hiç düşünmeden mutlaka izleyin derim sizi içine çekecek merak uyandıracak ve heyecanla sonunu bekleyeceksiniz . Anlamak için son 5 dk yi iki kez izledim ama anladım :)
theyurdal
theyurdal

Takipçi 793 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
17 Aralık 2014 tarihinde eklendi
Film ilk baslarda cok guzel gidiyordu ama sonradan etki azaldi ama izlenebilir gizemli bir film 10 üz 6.9
Hülya Kizil B
Hülya Kizil B

Takipçi 89 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
13 Ekim 2014 tarihinde eklendi
ben çok beğendim, akıcı sürükleyici bi solukta bitiyor. Güzel film...
sinema
1 ziyaretçi
4,0
20 Ocak 2014 tarihinde eklendi
Orijinal bir senaryo ve başarılı bir yapım. Yorumların geneline hak veriyorum. Filmin sonu beklediğim gibi gerçekleşti ki aksi durumda sıkıcı olabilirdi :

notum 7.5/10
Fundalina Jolie
Fundalina Jolie

Takipçi 178 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
30 Aralık 2013 tarihinde eklendi
Yaşam Şifresi olarak güzel dilimizde çevrilen bilim kurgu türündeki bu film; dram, romantik, aksiyon ve gerilim türünde de izlenebilir. Tek bir kategoride ele alınacak olursa zayıf kalacağı için mümkün olduğu kadar türde etiketlemekte fayda var :)
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
2 Ocak 2017 tarihinde eklendi
MÜKEMMEL VE KUSURSUZ KURGUSUYLA ÇOK FARKLI BİR BİLİMKURGU 10 /10

Minimal Bilim-Kurgu filmlerinin önemli isimlerinden biri olmaya aday, yönetmen Duncan Jones’un ikinci filmidir Kaynak Kod. Film, toplamda birkaç mekan ve üç-dört oyuncuyla geçer lakin mekan ve oyuncu sayılarının kısıtlı olması filmin gerilimine ve heyecanına hiçbir şekilde engel değildir. Keza Duncan Jones’in ilk filmi Moon(2009)’u ele aldığımızda mekan sayısı da oyuncu sayısı da artmış bulunmakta. Burada esas noktalardan birisi de heyecanı – aksiyonu bol kaliteli bir Hollywood filmi için onlarca farklı mekanlara ve düzinelerce farklı oyunculara ihtiyaç duyulmadığı gerçeğidir.

Gelelim filme; Başrolümüz Captain Colter Stevens (Jake Gyllenhaal) Afganistan’da askerlik yaparken helikopteri düşmüş, belden aşağısı kesilmek zorunda kalınmış, ağır yaralı haldeyken sadece beyin fonksiyonlarının çalışabileceği özel bir ‘küvez’ içinde ve bilinci açık ama ne olduğundan habersiz bir şekilde ‘yaşayan’ bir vatanseverdir.

Egoist Doktor Rutledge(Jeffrey Wright) karmaşık algoritmalardan ve parabolik denklemlerden oluşturduğu, Source Code adını verdiği makine ile uygun deneklerin bilinçlerini zaman içinde 8 dakikalığına geçmişe gönderebilmektedir. Dr. Rutledge’nin emri altındaki yüksek rütbeli asker Colleen Goodwin(Vera Farmiga) ise projeyi yürütmekte ve denek Colter Stevens ile olan iletişimi sürdürmektedir.

Yüzbaşı Colter Stevens, kendisini bir trenin içinde bulur ve karşısında onun daha önce hiç görmediği ama kendisini tanıdığı belli olan güzelim Christina Warren(Michelle Monaghan) oturmaktadır. Christina, başrolümüz Colter Stevens’a Sean diye hitap ederek, havadan sudan konuşurken; Colter Stevens olanları anlamlandıramaz, kendisinin asker olduğunu ve en son Afganistan’da bir helikoptere bindiğini söyler. Hepsinin üstüne bir de aynada başkasının (Sean’ın) suratını görünce kafası iyice karışır. Tam ortalığı velveleye verecekken tren ani bir şekilde patlar.

Yüzbaşı Colter Stevens oda büyüklüğünde bir kapsülün içinde uyanır. Karşısında bir ekran vardır ve ekranda Colleen Goodwin onunla konuşur ve bir dizi teste tabi tutar. Goodwin ona trendeki bombayı bulmasını emreder ve sorulan sorulara tatmin edici cevaplar vermeden onu tekrardan geçmişe gönderir. C. Stevens ilk sahnede uyandığı yerden tekrar uyanır, karşısındaki kadın Christina aynı konulardan bahseder, yanından geçen kadın tekrar ayağına kola döker hemen ardından geçen seferki gibi görevli gelir ve biletleri sorar. Yaşanan bütün olaylar birebir aynıdır. Colter Stevens bunun eğitim amaçlı bir simülasyon olduğuna karar verir ve bombayı bulur. Bombayı etkisiz hale getiremeyince, tren yeniden havaya uçar ve C. Stevens yeniden kapsülün içinde uyanır.

Bu sefer kahramanımız, Goodwin ve Dr. Rutledge’den tatmin edici cevaplar ister. Lakin bu sefer de ona bombayı oraya yerleştirip telefon yoluyla patlatan kişiyi bulması görevi verilir. Yüzbaşı Colter Stevens birçok kere daha aynı geçmişe 8 dakikalığına döner ve bombacıyı bulmaya çalışır. Bu esnada fark eder ki geçmişte her zaman aynı olaylar yaşansa da kendisi bu olayların gidişatını değiştirebilmektedir. Birçok başarısız denemenin ardından sonunda bombacıyı bulur.

Bu esnada her seferinde parça parça aldığı cevaplar bize şu hikayeyi anlatır: bu sabah Chikago’da bir tren patlatılmıştır ve bunu yapan kişi öğleden sonra daha büyük bir patlama yapacağını haber verir. Source Code adlı makine Savunma Bakanlığından onayını yeni almıştır ve denenmek için beklemektedir. Yüzbaşı Colter Stevens ölmek üzeredir ancak zihinsel olarak Source Code adlı makineye tam uyum sağlamaktadır ve ilgili birim Yüzbaşı Colter Stevens’ın resmi ölüm haberini yayınlar ancak onu geçmişe gönderip görev vermek adına 2 ay boyu bitkisel hayatta tutar. Gün bugündür Yüzbaşı Colter Stevens aynı ana tekrar tekrar giderek görevini tamamlamaya çalışır. Bu sırada tek derdi babasıyla konuşmaktır lakin bu mümkün değildir çünkü babası onun ölüm haberini almıştır bile. Yüzbaşı Colter Stevens, Dr. Rutledge’den bir söz alır; görevi tamamladıktan sonra hayati ünitelerinin fişi çekilecektir ve sonunda ona ölüm huzuru verilecektir.

Bu arada Yüzbaşı Colter Stevens’ı biz sürekli konuşurken görürüz lakin bitkisel hayatta olduğu için düşünmek dışında hiçbir şey yapamaz. Onun konuşmaları C. Goodwin’in bilgisayarına yazı metni olarak gelir. Colter Stevens’ın geçmişe gönderildiği bedenin sahibi olan Sean’ın seçilme sebebi ise; bedenen birbirlerine benzemeleri ve patlayan bombanın Sean’ın oturduğu yere yakın olmasıdır. Yani beden Sean’ın bedenidir lakin bilinç Yüzbaşı Colter Stevens’ın bilincidir. Tabii ki Yüzbaşı Colter Stevens Sean’ın arkadaşı güzelim Christina Warren’a da aşık olmaya başlar. Hatta nasıl olsa 8 dakika sonra her şey baştan alınacak deyip Christina’yı sebepsizce öper. Burada görürüz ki Christina’da aslında Sean’a karşı boş değilmiş. Benim kafama takılan soru ise: tamam Yüzbaşı Colter Stevens’ın bilinci, Sean’ın bedenine yerleşerek geçmişe döndü ama peki ya Sean’ın bilincine ne oldu?

Gelelim esas kritik noktaya. Yüzbaşı Colter Stevens her geçmişe gidişinde bunun ayrı bir dünya olduğunu açık bir şekilde ifade etmese de her yolculuğun bir paralel evren olduğunu hatta bazı paralel evrenlerde birkaç kişinin hayatını kurtardığını iddia eder. Ama Dr. Rutledge buna şiddetle karşı çıkar; açıklayamayacağı parabolik denklemlerden oluşan bu aletin, bir paralel evren yaratmayacağını sadece 8 dakikalığına geçmişte bir sanal tur attıracağını söyler. Yüzbaşı Colter Stevens’ın kurtardığını iddia ettiği kişilerin isimleri kontrol edilir lakin bu isimler ölenler listesindedirler. Yüzbaşı Colter Stevens’ın bu savını kanıtlamak için tek bir yola ihtiyacı vardır, bilincinin gönderildiği geçmişte ölmemek. Son gidişinde bombacıyı teşhis eder ama bu sefer bombacı tarafından vurulur ve yeniden ölür. Zihninin içini tasvir eden küp-odada uyandığında bombacının kim olduğunu söyler ve Amerika’nın kahraman asker ve polisleri bir kez daha seçilmiş kişi(choosen one) sayesinde, bombacıyı yakalayarak günü kurtarır.

Yüzbaşı Colter Stevens’ın son bir isteği vardır; onu geçmişe bir kereliğine daha göndermeleri ve sonrasında onu hayatta tutan aletlerin fişlerinin çekilerek ölüme terkedilmesi. Kapitalist Doktor Rutledge bunu saçma bulur ve kabul etmez lakin vatansever bir askerin hissettiklerini anlayan duygusal C.Goodwin, Yüzbaşı Colter Stevens’ı gizlice bir kez daha geçmişe gönderir. Artık haylice tecrübelenmiş olan Stevens bütün işlerini temizce halleder ve 8 dakikanın dolmasını bekler. 8 dakika dolduğunda tekrar gözlerini küpün içinde açarsa Dr. Rutledge haklıdır paralel evren diye bir şey yoktur ama 8 dakika sonunda yaşamaya devam ederse Stevens kendine bir paralel evren bulmuştur ve orada yaşamaya devam edecektir.

Savunma Bakanlığı tarafından bütün tebrikleri alan acımasız Doktor Rutledge ise Yüzbaşı Colter Stevens’ın hafızasının sıfırlanmasının ve gelecek görevler için hazır tutulmasının emrini verir. Lakin masmavi gözleriyle onurlu asker Goodwin bunu kabul etmez ve gizlice Yüzbaşı Colter Stevens’ın fişini çekmeye gider. Burada ilk defa Yüzbaşı Colter Stevens’ı ‘küvez’in içinde ve belden aşağısı kesik bir şekilde görürüz.

Fırsat bu fırsat diyen Stevens gittiği geçmişte son bir dakika kala güzelim Christina’nın dudaklarına yapışır. 8 dakika dolar, mavi gözlü duygusal ama onurlu asker Goodwin, Yüzbaşı Colter Stevens’ın fişini çeker. Amma ve lakin Yüzbaşı Colter Stevens bilincinin gönderildiği geçmişte yaşamaya devam eder. Bir de bakar ki kızla hala öpüşüyor. Tamam der Doktor Rutledge halt etmiş, işte bu paralel evren ve ben burada bu güzelim hatunla huzurlu bir yaşam kuracağım. He tamam Sean denen adamın vücudundayım, o garibin bilincine ne oldu kim bilir ama banane bundan der. Her ihtimale karşı yaşadığı paralel evrendeki Goodwin’e de mesaj atar: “Hey, Goodwin bugün aslında bir bomba patladı siz beni geçmişe gönderdiniz ama yaptığınız makinenin nelere kadir olduğundan haberiniz yok, bu makine paralel evren yaratıyor ben de farklı bir paralel evrenden geldim. Şu hemen yanında bir küvezin içinde yatan, görev için beklettiğiniz asker var ya, işte o benim. Hadi sağlıcakla.” der. Goodwin şok.

Yüzbaşı Colter Stevens’ı oyanayan Jake Gyllenhaal’a zaten hayranım, beni bu filmde de hayal kırıklığına uğratmadı. Yönetmen Duncan Jones’in ise gelecek filmlerini sabırsızlıkla bekliyorum.

Aynı günün tekrarı konusu 1993 yapımı Groundhog Day filmiyle ön plana çıktı ve çok beğenildi. Konunun çıkışı ise Nietzsche’nin aynı kötü günü tekrar tekrar yaşayan bir adamın hikayesinden geliyor. 2014 yapımı Edge of Tomorrow filmi de yine bu şekilde işlenmiş güzel bir filmdir, tavsiye ederim. Bu tarz filmler aynı sahneyi çok çok farklı açıdan çekmek zorunda kaldıkları ve her birini bize izletmek zorunda kaldıkları için farklı bir kurgu yapısına ve izlerken merak uyandıran bir içeriğe sahip oluyorlar.

Değinmek istediğim bir nokta da Dr. Rutledge konusu. Klasik bir kötü adam, tam bir kapitalist. Süper teknolojik bir alet icat ediyor sonrasında o aleti kullanabilmek için bir felaket olmasını bekliyor. İddiası felaketlerin yol açtığı zararları kontrol altına almak ve terörist eylemleri önleyebilmek ama görünen amacı gücünü ispatlamak; kadere yön verme söylemiyle gücünü ispatlamak. Dr. Rutledge, icadını kullanabileceği bir felaket olmasaydı, belki de kendisi sahte bir felaket oluşturup, icadını kullanma fırsatını kendi kendine sunacaktı. Benim paranoyak tavsiyem; her bilim adamına güvenmeyin, her felaketin gerçekliğine inanmayın.

Paralel evren konusuna gelecek olursak; gerçekte bu sadece bir teoridir, hiçbir kanıtı yoktur ama bazı astrofizikçiler paralel evrenlerin var olduğuna inandıklarını söylerler. Eğer paralel evrenler var olsaydı, sonsuz sayıda ihtimalin olduğu kadar paralel evren olabilirdi. Mesela bir paralel evren bizimkisiyle birebir aynı ancak bizimkinden bir sinek daha fazla ya da az olabilirdi. Ya da füzyon enerjilerinin kullanıldığı bambaşka bir yönde ilerlemiş bir paralel evren de olabilirdi. Belki de vardır kim bilir.
ßatuhaN| |The end
ßatuhaN| |The end

10 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
28 Temmuz 2012 tarihinde eklendi
Yaşam Şifresi filmi Başka bir insanın bakış acısına göre şekilleniyor. İlk başlarken fazla bir şey anlamıyabilirsiniz. Ama ortalarına doğru anlatılmak istenen olayı anlandırmaya; Sonlarına doğru ise verilmek istenen mesajı apaçık anlayabilirsiniz. Biraz Deja-vu filmini andıran bir film ama daha düşündürücü.İzlemenizi tercih ederim. 4,5/5
Demirtas
Demirtas

Takipçi 888 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
10 Temmuz 2012 tarihinde eklendi
Heyecanlı ve sürekli acaba ne olacak dedirten kurgusuyla izlenmeye değer.
Rollercoaster
Rollercoaster

Takipçi 382 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
1 Şubat 2012 tarihinde eklendi
Bu tarz konusu olan(paralel evren mevzusu,zamanda geriye gitme vb.) filmlerin kurgulari çok önemli.Yanlis olusturulmus bir senaryoyla,seyircide cevabi olmayan sorular birakirsiniz.Yasam Sifresi bu açidan havada kalmis bir film diyebilirim.Kafama yatmayan o kadar çok sey oldu ki bununla ilgili kitap bile yazabilirim.Bunlara ragmen hosuma gitti,belki farkli senaryosundan belki de finalinden etkilendim bilmiyorum.Mantiksizliklar ve çeliskiler üzerine kurulu güzel bir film...7/10
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler