The Master
Ortalama puan
3,9
53 Puanlama

9 Kullanıcı yorumları

5
3 Eleştiri
4
2 Eleştiri
3
2 Eleştiri
2
0 Eleştiri
1
2 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Ata Kalinyazgan
Ata Kalinyazgan

Takipçi 204 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
14 Ağustos 2013 tarihinde eklendi
Süper oyunculuk, müthiş kurgu, olağanüstü çekimler, harikulade bir film.

Başlıktan yola çıkarak, "oyunculuk performansları başta Joaquin Phoenix olmak üzere takdire şayan; zor ve sıkıcı bu hikayeyi uyarlama yöntemi de tartışılmayacak kadar iyi; çekimler ise büyüleyici görsel bir ziyafet adeta" dersem, filme yakışır bir özet çıkarmış olurum.

Dürüst olmak gerekirse yönetmenin adını daha önce hiç duymamıştım. Fakat bu filmi izledikten sonra Paul Thomas Anderson adını kolay kolay unutmayacağımı düşünüyorum. Filmden sonra yönetmeni merak ettiğim için diğer filmlerine de baktım.

Neyse, şimdi konumuz yönetmenin diğer filmleri değil, konumuz fazla eleştiriye açık olmayan, 2012'nin en önemli filmlerinden biri; "The Master". Bu filmin birçok küfür, argo kelimeler, cinsellik gibi unsurlar barındırdığını belirtiyor ve bu tip sekanslardan uzak durmak isteyenler bu filmden de uzak dursun diyerek uyarımı yapıyorum. Ama bu tarz arka planda kalan unsurları takmayan, filme odaklanan, film izlemek isteyenlerin de bu çok özellikli yapımı görmelerini öneriyorum.

Film, güzel bir sahilde çirkin bir adamı göstererek başlıyor. II. Dünya Savaşı'ndan sonra kendini bir adada bulan Freddie Quell (Joaquin Phoenix) ve geri kalan askerler savaş yüzünden cinselliğe aç, çabuk sinirlenen, sorunlu tipler haline gelmiş. Bir sonraki sahnede de böyle bir durumda iş bulmak zor olduğundan Freddie'nin en azından bir işim var diyerek fotoğrafçılıkla para kazandığını görüyoruz. Ama kontrolsüz öfkesi yüzünden burada fazla tutunamıyor, bir adamla kavga edince işinden oluyor. Zaten alkolik bir tip olan Freddie, ertesi gün iyicene içiyor ve kendini birden bir gemide buluveriyor. Gemide The Cause diye bir kuruluşun başkanı ve aynı zamanda geminin kaptanı olan Lancaster Dodd (Philip Seymour Hoffman) ile tanışıyor. Freddie artık bu kuruluşun bir üyesi olup ilerleyen zamanlarda Master'ın önüne bile geçecektir. Film hem arkadaşlık, hem aşk, hem din, hem inanç, hem de kişilik gibi bir sürü konuyu ele alıyor, bir sürü mesaj veriyor ve bir sürü duyguyu içinize işliyor.

The Master, ne kadar entel olursa olsun, ne kadar cinsellik ve argo kelimelere yer verirse versin, konunun işlenişi, verdiği mesajlar güzel olunca ve bunu bize muazzam bir şekilde sununca film bitince şaşırmamak ve filmi beğenmemek elde değil. Ayrıca Joaquin Phoenix , son zamanlarda izlediğim en iyi oyunculuk performanslarından birini sergiliyor. Kavgacı, alkolik, aşık ve sorunlu bir kişiyi ancak bu kadar iyi canlandırabilir insan. Yan rollerde olan Philip Seymour Hoffman ve Amy Adams da kanımca çok iyi iş çıkarmış. Özellikle Joaquin Phoenix ve Philip Seymour Hoffman'ın mükemmel uyumunu ve sanki baba-oğul gibi bir görüntü sergilediklerini de söylemeden geçersem olmaz.

Paul Thomas Anderson, zor, sıkıcı, entel bir konuyu sinema sanatının tüm avantajlarından yararlanarak bize harika bir şekilde sunuyor ve birçok sinemaseverin filmine hayran kalmasını sağlıyor. Filmi ne kadar övsem de beni hayran bıraktığını söyleyemem. Ama fazlasıyla beğenimi kazandığı da bir gerçek. 8,6/10
Ogulcan B.
Ogulcan B.

Takipçi 236 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
10 Kasım 2012 tarihinde eklendi
"I'm in love.I'm in love.We all have been in love.I'm in love we experience pleasure and extreme pain"

Aylardir bekledigim The Master'i sonunda bugün sinemada izledim.En sevdigim yönetmenlerden biri olan PTA'nin bütün filmlerini izlemis biri olarak PTA bu filmiyle de bana tat vermeyi beni sinemasal anlamda doyurmayi basardi.Film savastan yeni çikmis ve psikoloji bozuk olan bir denizci olan Freddie ile bir tarikat lideri olam Lancaster'in iliskisini anlatiyor.Filmi izlerken nerdeyse bir an bile sikilmadim çünkü hikaye seyirciyi direk avucunun içine aldigi gibi oyunculuk performanslari da mükemmel özellikle Joaquin Phoenix bence yüzde 90 bu yil Oscar'i alacaktir umarim da alir çünkü karakteri resmen yasamis ve akillardan çikmayacak bir oyunculuk göstermis zaten PTA'nin her filminde basrol performanslari döktürüyor.The Master karakterler üzerine kurulu bir film diyebilirim zaten genel izleyici kitleyicisinin ne anlayacagi ne de begenecegi bir film degil.Karakterlerden biraz bahsetmek istiyorum Freddie karakteri ne kadar itici hayvan gibi davranan bir karakter olsada insan ister istemez aciyor haline çünkü psikolojisi bozulmus hiçbir iste tutunamayan son olarak bir tarikatta tutunmaya çalisan onu sahiplenen tarikat liderine iki kat sahiplenen,korumaya çalisan hayvan gibi hareket etmesini yavas yavas bastirmaya çalisan ve son olarak girdigi tarikata tutunmaya çalisan bir karakter,Lancaster ise kendinden emin,kendini efendi gibi gören,kesinlikle kurdugu tarikat ile fikirlerine elestri kabul etmeyen biri,gerçekten iyi yazilmis karakterler,benim en begendigim sahnelerden biri de Freddie karakterinin birisini disariya çikarip dövdükten sonra bir banka oturup yine hayvan gibi hareket etmesinden dolayi pisman olmasiydi.Jonny Greewood'un soundtrackleri yine muazzam kesinlikle filmin daha etkileyici olmasina katkisi olmus,PTA'dan daha fazla tek planli sekanslar beklerdim.Filmin fragmanlarindaki sahnelerden bazilari kisaltilmis bazilari yoktu bile eger sahneler kesilmisse keske Paul Thomas Anderson hiç kesmeden bütün sahneleri yayinlasaymis eminim film yarim saat bir saat bile uzun olsa yine hiç sikilmadan izlerdim.Filmin ilk yarisi ikinci yarisina göre bence daha iyi ikinci yari biraz duraganlasiyor ayrica filmin sonu daha iyi olabilirdi.Son olarak The Master sinemada izlenmeli,bence bu yil Oscarda 4-5 dalda aday olacak bir yapim,tavsiye ederim.

8/10
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler