mükemmel bir film.türk film yapımcıları ve oyuncularının izleyip buna yakın bir film yapmasını dilerim.ders olarak eşkıya yı izlesinler.96 yılından bu yana kendi türünde eşi benzeri yok.
bu filmi izlediğim zaman 14 yaşındaydım.. o günden bugüne aklıma yer edinen,türk sinema tarihinde derin iz bırakan bir film..!! yakın zaman içinde tekrar izleyeceğim...gene aynı duygularla izleyeceğime eminim..!!! türk sinemasında benim için en iyi 3 filmden biri hatta 1 numara..saygılarıma...
Yavuz Turgul ve Şener Şen'in buluşmasını fark ettiğim hatta yavuz turgul'u tanıdığım film diyebilirim. Tabii bu tanışmanın gecikmesinde ki tek faktör yaş :). Senaryo olarak insanı saran, eşkiyalığı,aşkı,İstanbul'u,Tarlabaşı'nı,Urfa'yı anlatan bu filmi ne kadar övsem az olucağını düşünüyorum ve Yavuz Turgul ve Şener Şen'in ortak yapımlarını 4 gözle beklemekteyim.
Şener Şen, Türk sinemasının yegane oyuncularından biri. Tanrı'nın kendisine bahşettiği oyunculuk yeteneğini ve görevini hakkıyla yerine getiren güzide oyuncu Şener Şen. O, hangi sinemada oynasa o, sinema yegane olma vasfına sahip oluyor. Ama Eşkiya (daha sonra da Gönül Yarası) yeganenin yeganesi bir film. Aşk, intikam, dostluk, toplumsal yaşam ve sistem eleştirisi bir film içinde ancak bu kadar güzel ve ustalıkla verilebilirdi. Seyirci çok nadir gülüyor, çok fazla düşünüyor bu filmi seyrederken. Her seyredişinde ayrı bir haz alıyor, ayrı bir ayrıntı yakalıyor...
Türk filminin muhteşem filmi.mükemmel bir dram süper oyunculuk şener şeni türk filmlerini yaptığı katkılardan dolayı teşekkür etmek lazım.Özellikle eşkiya filmindeki oyunculuğu...bu filmi izlemeyenlerin büyük bir gaflet içinde olduğunu düşünüyorum bundan bir an önce uyanmalarını tavsiye ediyorum.
Yavuz Turgul sinemasındaki doruk noktayı simgeleyen Eşkiya filmi,türk sinemasının çıtasını yükseklere taşımakla kalmamış,’mistik’ olarak niteleyebileceğimiz masalsı sonuyla da, batı sinemasında göremeyeceğimiz geniş bir duygusal evren oluşturmuştur. Yavuz Turgul’un seçmiş olduğu karakterler ilk bakışta ya çok iyi,ya da çok kötü karakterler gibi algılanır;ama unutmamak gerekir ki; Yavuz Turgul sinemasında belirgin öğe,karşıtlıkların tek bir karakterde yansıtılabilmesidir.Cumali(Uğur Yücel) karakteri bence bunun en belirgin örneğidir.Uyuşturucu satan,mafyaya hizmet eden,kaba saba bir adamdır ilk bakışta.Ama derinlere indiğinizde,insanı bir öz yakalarsınız.Ruhunun bir tarafı, özellikle babasından miras kalan değerlerle yüklüdür.Bu değerlerin ortaya çıkması ona ışık olabilecek Baran(şener şen)karakteriyle mümkün olmuştur. Bireysel düzeydeki karşıtlıkları seçmiş olduğu karakterlere çok iyi giydiren Yavuz Turgul,toplumsal değişimlerin ortaya çıkardığı ’yeni durumla’ ilgili de hep ayrı bir parantez açar.Ekonomik altyapının değişmesiyle köyler kentler içerisinde erirken , yeni ortamda karşımıza çok daha organize şehir eşkiyaları çıkar.İnsani değerler erezyona uğradıkça bu yeni tip eşkiyalar da serpilip gelişebilecekleri yeni bir kulvar kazanmışlardır.Baran geleneksel kültürden miras kılan ’son mohikan’dır bu açıdan bakıldığında...Kejeye çıkarsız,saf bir aşkla bağlanabilir .Berfo'nun sadece kendisini düşünen hastalıklı kişilik yapısına karşı, onda sevgiyle emeğin harmanlandığı gerçek bir aşk görürüz. Yeşim Salkımın canlandırdığı karakterle Keje arasındaki farklılıklar da Yavuz Turgulun yansıtmak istedikleriyle ilgili somut ipuçları verir bizlere. Eşkiya filmi türk sinemasında tertemiz bir sayfa açmıştır.Ruhumuzu okşayacak ?yeni yıldızların'gökyüzünden ineceğinin habercisi olmuştur.Eşkiyanın bıraktığı miras türk sinemasının geleceğini inşa edebileceği çok köklü bir mirastır?
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.