En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
miramus
Takipçi
131 değerlendirmeler
Takip Et!
3,0
14 Eylül 2007 tarihinde eklendi
Filmde en çok hoşuma giden tarafı cennet cehennem tanımlamalarını klasik söylenen biçimleriyle tasvir etmemiş olması..Herkesin cehennemi ve cenneti farklıdır ki Annie'nin cehennemi, yaşarken çektiklerinden farksız..Böyle bi fikrin orjinalliği için izlenilebilir..Yoksa konu kimi zaman sapıtıyor..
nancımdan dolayı saçma geldiğinden midir bilmem ama pek hoşuma gitmedi. Cehennem ve cennetin tasvir edilmesi ve bir kaç oyuncunun oyunculuğu dışında hoşuma gitmedi. Aşk teması farklı bir şekilde işlenmiş ama pek beni şaşırtmadı. Biraz beklenti içinde izlemiştim belki de ondandır. Filmde en beğendiğim sahne, kafası dışarıda bırakılmış toprağa gömülü insanların olduğu sahneydi. -6-
what dreams may come aşkın gücü olarak çevrilen filmi r. williams dışında kimse oynamazdı...r. williams benim tarzlarımdan hiçbirini kapsayan bir oyuncu değil.. daha önceki filmlerini de beğenmemiştim...üçü hariç; patchadams(kurgu çok güçlüydü), insomnia(bu da onun tarzı değildi ve al pacino faktörü) can dostum(mat dimon ve senaryo güçlüydü) ...ölü ozanlar ve balıkçı kıral onun en iyi filmleri ancak onları da beğenmemiştim... romantizm dozu epey yüksek filme gelince...bu filmi bazıları çok beğenecektir hatta karşısında ağlayanlar bile olacaktır özellikle duygusal bayanlar için söylüyorum...yönetmen, romantizmin üzerine o kadar gitmiş ki, diyalogları falan belli bir yerden sonra sıkıcı gelmeye başlıyor..yani filmin en büyük kozu sonlara doğru kaybolmaya başlıyor..duygusal dozu yüksek bir film çekmek istiyorsanız işiniz zordur...o dozu iyi ayarlamak gerekiyor.....n. cage ın city of angel de buna benzerdi ve aynen bu filmde ki gibi dozu aşırıya kaçmış sıkıcı olmaya başlamıştı...yine aklıma gelenlerden keanu reeves ve charlize teron lu kasımda aşk başkadır...bakın bu farklıydı...türün bence en iyi filmmlerinden biriydi...
ayrıca cehenem ve cennet tasvirleri de yönetmen kendi kafasına göre yapmış...mesela mitoloji ve dinlerden faydalanabilir di.. ki tasvir edilen cennet ve cehennemler öyle değil...ama yine de yönetmenin vermek istediği mesaja ters değildi...kafanızda tasarladığınız cennet nasılsa öyledir şeklinde anlatmak istiyordu sanırım...yani iş neyi istediğinize ve nasıl istediğinizde bitiyor...
sonuç olarak hiç beğenmedim...ama bazılarının tam da beğeneceği tip bi filmdi...
*saflığın büyüsüydü yaşanan içinizde..su gibi saf ve berrak ...soyut kavramlardı edeta yaşanılan ...bir çiftse bu eğer en mükemmeli şüphesiz... * kader ya bu şimdi..bu kadar severken kopmak belki...nasıl dayanılır buna ...ya da hangi yürek bunu kabullenir içinde...bişey yapamamak ,kitlenmek ,tutulmak öylece....dipsiz kuyularda koybolmak adeta... *ve çözüm sanılan hatalar gelir ardından..ne uğrana vazgeçmek hayattan aşkmı peki seni ona yaklaştıran hayır bu başka bir duygu olsa gerek...el dokunulmamış kadar saf ve masum bir duygu.. * kopuşlardı yaşanan aslında...bu değildiki istediğin senin ....sebeplerin sonuca itmesi gibi seni...ama eldenden ne gelir ki?? * ve vazgeçmek uğruna sonsuz huzurdan...katlanmak acılara senin için ...sonsuzluktan bile caymak bu nasıl bir duygu ki yaşanılan.. *bu kadar işte...ve affedilmek bu aşktan ...sonsuz mutluluk ve bütünlük ruhları aydınlatan ....
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.