En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
enesnail
Takipçi
221 değerlendirmeler
Takip Et!
3,0
28 Haziran 2009 tarihinde eklendi
insanı rahatlatan bir film. durgunluğunu ara sıra karadenizin hırçın iklimi bozuyor ve iyi de yapıyor. bence amaç siyasi bir mesaj falan vermek değil. filmin son müziği de oldukça güzel.
Yusuf 10 yıl kaldıgı hapishaneden artık iflas eden vucudu yüzünden son günleri yaşaması için saliverilir.Memleketine hapisteki ağır koşulların getirdigi yükle döner.Köyünde işsizlikten sadece yaşlılar kalmıştır.Filmde son günlerini yaşayan orta yaşlı yusuf un hikayesi anlatılıyor.Aslında bir çok politik eleştiri filmlerinen daha sağlam bir eleştiri getiriyor.Cezaevinin içinde olmadan oranın şartlarını bize en iyi şekilde anlatıyor.Aşkın içinde göz yaşlarına bogulmadan en sade haliyle gösteriyor.Birde benim güzel memleketimin görüntüsü ve müzikleriyle bambaşka bir hal alıyor.Agır tempolu,sade bir film izlemek isterseniz tavsiye ederim.
durağan, sade, ama gerçekçi bir film. renkler, çekimler bence çok güzeldi filmde. son sahneyi bağlayış biçimi ayrı güzeldi. başı ve sonu olan filmlerden zevk alanların sevmeyeceği, daha çok kesit anlatan bir film, ama bence izlenesi.
daha filmin tanıtımını okurken burnumun kemiği sızladı. malesef yaşadığım yer sinema konusunda esaretten hallice. bu filmi göreceğim günü sabırsızlıkla bekliyorum.
Manzara islemek istiyorsanız izleyiniz, gerisi boş. Sadece anne rolü süper, çok sıkıcı, melankolik hav verilmiş ama bence oturtulamamış, konu akmıyor, sanki hep kesintiye uğruyor, tekrarlar çok, kamera sadece manzarayı çekiyor, çekilmesi kolay bir film olmuş, oyunculuk adına birşey yok, sizi koysalar sizde oynarsınız. Tek alkış Gülefer Yenigül(Anne) ve Serkan Keskin(Mikail)için, diğerleri boş. 3 puan manzaraya
Manzara,mekan ve müzik seçimler son derece kusursuzdu ancak yönetmen filmini fazla serbest bırakmış gibime geldi.Yine de filmi begendim diyebilirim 6.5/10
hayatını yudum yudum tüketen bir adamın hayatını sorgularken bizlere son bir defa selam verdiği başyapıtın adı "sonbahar" gerçekten hayatının son baharını buruk bir şekilde yaşayan bir adamın öyküsü özcan alper in ilk sinema filmi hiçde bir "ilk film" gibi değil kendi türünde yani bağımsız ilk filmler tarzında da oldukça farklı bir film "sonbahar" kendini ispat etme alegoriler kurma izleyicisini derin sosyo-psikolojik tahlilere itme yada kendini bunları yapıyormuşcasına ambalajlamak gibi bir kaygısıda yok film salt personalist bir biçimde öyküsünü anlatıyor bizlere yusuf un tükenişinin sebeblerini ve kendine bile itiraf etmekten sakındığı bazı gerçekleri öylesine yalın ve etkileyici işliyor ki film burada hemen onur saylak ın harika ötesi performansının altını çizmekte fayda var gerçi tüm oyuncular çok başarılı filmde ama saylak çok zor ve kendi içerisinde nevrotik bu karakteri başarılı işlemiş yusufu ciğerlerinden önce onu tüketen başka bir sorun vardır acaba bu yaptıklarının yaşadıklarının amacı neydi? gerçekten amaç mı yoksa arkadaşının söylediği kaderine yazılan bir yazımıydı bu eka nın ona acıyan gözlerle bakarak" hayatının en güzel yıllarını sosyalizm için mi hapiste geçirdin" sorusu işte bu soru filmi özetliyor du bence düşlerinin peşinden koşmanın bedelini ağır ödemişti yusuf ama hala o devrimci ruhundan bir şey yitirmemişti bunu azgın dalgalara korkmadan giderken sigara dumanı altında ki varoş meyhanerle ki orada ki uçarılıkları hiç onaylamayan bakışlarıyla karadenizin o eşşiz manzarasını içine sindirirken hep var o devrimci ruh bir umuttur amaç onun için bu film hakında daha yazılacak çok yazı söylenecek çok söz var ama eka nın dediği gibi yusuf adeta bir raskalnikov adeta kirilov adeta prens mişkin filme byük beklentilerle gittim ve beklentilerimden çok çok fazlasını aldım son üç dört yılda çıkan(buna üç maymun da dahil olmak üzere) en etkileyici türk filmi hatta bu film türk sinemasının hep olmasını arzuladığımız hayal ettiğimiz o noktaya çoktan ulaşmış ve karadenizin eşşiz manzarasında yusufun dağları izlemesi gibi şimdi yerlerde sürünen türk sinemasını recep ivediğin tekrar izleyici rekorları kırdığı türk sinemasını izliyor bulunduğu tepeden
bluesrider arkadaşıma katılıyorum. sinemada minimalist yaklaşım diye birsey vardır bu filmde olduğu gibi. oyunculuk süperdi. ama ben özellikle görüntü yönetmenini tebrik ediyorum kareler muhteşemdi tıpkı birer fotoğraf gibi. mutlaka izleyin:)
Fikirlerime antiparalel bir çizgide kurgulanmış bu filmi başarılı bulduğumu söylemesem kendimi kandırmış olacağım.. Film her ne kadar ağır aksak ilerlesede insanı filmde ki Yusuf karakterine karşı empati kurmaya zorluyor. Görsel anlamda harikulade bir film olmuş. Yönetmenin ilk uzun metrajlı filmi olmasına rağmen gelecek için umut vadediyor. Hayatta hiçbir şey dört dörtlük olmuyor maalesef bunun için bu ülkede her kesimden insan ezildi ve hala hor görülmeye devam ediyor. Gönül isterdiki bunca kıyımlar ve isyanlar olmasaydı. Yazık bunca geçen elem dolu yıllara... İnsanın filmi seyrederken üzüntü duymaması neredeyse imkansız. Ben çok beğendim zaten birçok ödül alması bunun ispatı..Tebrikler
Psikolojiyle ilgilenmiyor ve genelde aksiyon filmlerinden zevk alıyorsanız bu filmden çok sıkılırsınız.Tıpkı uymurta ve Zeynep in sekiz gününde olduğu gibi.Zaten senarist ve yönetmenin de amacı sizi heyecanlandırmak ya da merakta bırakmak değil düşündürmek.Doğu karadenıize hiç gitmedim ama hep merak ettiğim bir yerdir manzaralar harikaydı.Oyunculuklar abartıdan uzak son derece doğaldı.Tek eleştirim keske yabancı konusmaların altına türkçe alt yazı koysalarmış.Çünkü nerdeyse filmin yarısı bu konusmalardan oluşuyor.belki ne konusulduğunu anlamamak filmin bütünlüğünü bozmuyor ama insan yine de bilmek istiyor.
minimalist sinemadan nasibini almamış arkadaşların sonbaharı anlayabilmelerini tabiki beklemiyorum,fakat şunu da görüyorum ki film yorumu yapmaktan da acizler,sonbahar son dönemde izledigim en iyi türk filmleri arasında,yönetmenin ilk filmi olmasına ragmen başarıyla kotarılmış bir eser,oyonculuk müthiş,görüntü yonetmeni gayet başarılı,hikaye cok özgün değil ama anlatım tarzıyla film zirveye cıkmış...alkışlar
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.