En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
yagmuronmaz
Takipçi
7 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
11 Mart 2009 tarihinde eklendi
Dün akşam gittim ve 3 yıldır takip ettiğim ve üye olma ihtiyacı duymadığım siteye,bu film için üye oldum. 3 kişiydik ve filmi izlemek için yeterli sayıya ulaşmamızın yanısıra bir de son seansların açılmasını bekledik. Film bir seferde doyulacak bir film değildi,bazı sahnelerde kendimi köyümdeymişim gibi hissettim,bazılarında çok sinirlendim,güldüm,ağladım,özendim,babaannemi özledim.Kısaca öldüm,bittim,mahvoldum...Bir daha,bir daha,bir daha izleyeceğim,kasmayın kendinizi,hayatta gördüklerinizi anlayabiliyorsanız,anlamlandırabiliyorsanız,bu filme gidin ya da izleyin işte...
İzledikten sonra etkisinden kurtulamadığım ve belirli aralıklarla defalarca izlediğim bir film. Başta yönetmeni ve oyuncuların her biri mükemmel bir iş çıkarmış.
çok durağan sıkıcı bir filmdi.Sırf izlemiş olmak için sonuna kadar bekledim.Bu filme ödül verilecek kadar sanatsal bir değerinin olduğunu düşünmüyorum.Daha iyi çekilebilirmiş ya da senaryosu daha iyi olabilirmiş.Mikail iyi idi onu beğendim.Ayrıca Elka çok güzel bir hatundu.10 üzerinden 4 verdim.Burada aldığı puanı pek hak ettiğini düşünmüyorum filmin...
Olaganüstü bir film. Begenmeyen arkadaslar daha ziyade aksiyon filmlerini yahut Recep Ivedikvari filmleri tercih eden bir film anlayisina sahip olsa gerektirler. Kesinlikle izlenilmesi hatta birkac defa izlenmesi gereken türk sinema tarihinin kösebaslarindan birisi olmaya aday cok basarili bir film. Emegi gecen herkesin ellerine saglik.
Filmi bu hafta sonu dvd izleme fırsatı buldum arada yazılan yorumları okudum benim yorum ise evet filim oldukça durağan ama ama benim film için düşüncelerim ise bir adamın hapiste çektiği acıların bitmesi için yani ölümünü beklemek için köyüne dönmesi ölümü beklereken aşkı tatmak neyse toparlıyamadım konuyu nihayetinde filmi ben beğendim bide onur saylakın ilk sinema filmi olmasına rağmen oldukca başarılı buldum
Filmden yeni çıktım ve etkilenmedim desem yalan olur; durağan olduğu doğru olabilir ama hikayenin ve karakterin derinliği, doğa ve iklimin eşsizliğiyle birleşince muazzam bir eser çıkmış ortaya..
Fena değildi, ödül alabilecek nitelikte belki ama durağan..(genelde durağan, çekim açıları dikkate değer filmler ödül alıyor) filmde en güzel taraf karadeniz-artvin manzaraları..
Sinemayı sadece bir eğlence aracı olarak görüyorsanız, dram filminden anladığınız salya sümük ağlamaksa, filmlerde verilen mesajları anlamlandırmak için mesajların altlarının kalın kalın çizilmesinin gerekli olduğuna inanıyorsanız ... zaten bu tür filmleri hiç izlemeyin derim, sizin için gerçekten zaman kaybı olur. Böylece film çok sıkıcıydı, çok durgunda, coğrafya dersinden başka bir yoktu gibi yorumlar yazılmaz; sinema anlayışı farklı olanlar ve bir filme ne alacağını bilerek gidenler, bu yorumları okumak zorunda kalmazlar... onlar için de zaman kaybı tehlikesi ortadan kalkmış olur...
Nihayet Türkiyede de böyle güzel filmler çekiliyor. Vermek istediği mesajları insanın gözüne gözüne sokmayan, gişe kaygısından uzak, klişelerden arınmış, dramatik senaryosuna rağmen insanları ağlatma amacıyla çekilmemiş, yavaş tempolu ama hiç sıkmayan bir film. Karadenizin muhteşem manzaraları da buna eklenince şahane bir film çıkmış ortaya.
Oyunculuklar,senaryo herşey son derece sade.Mekanlar ise Karadenizin hayranlık uyandıran olağanüstü coğrafyası.Yani filmi oluşturan herşey bir o kadar sade iken aslında mekanların da filme karater olarak dahil edildiği bir film.Bu bakış açısıyla bakıldığında pek çok eleştirinin bertaraf olacağını düşünüyorum.Karadeniz sadece bir mekan değil oyuncuydu da bu film de.Belki de film de başrol oyuncusunun yüzünü hiç görmediğimiz ilk aşkıydı...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.