Benim gibi fikir içerikli filmleri seviyorsanız hele bide üstüne Psikoloji; kesinlikle ama kesinlikle kaçırmayın.
Zira Başrol oyuncusunun penceresinden karadenizin doğasında sessizce çam ormanlarını uzun uzun seyretmesi benim için gerçekten çok şey ifade ediyor çünkü o anda neler hissettiğinin onda birini (ki bu bile fazla aslında) hissedebiliyorum.
Ama dediğim gibi yabancı iseniz bu konulara (beraber gittiğim arkadaşlarda gördüğüm gibi) neyapıyo bu adam, bitse de gitsek diyebilirsiniz.
Film hakkında ufak tefek bikaç şey söylemek gerekirse. Herşeyden önce fikir konulu filmlerde bağıra çağıra fikiri beyine enjekte etmeye çalışan filmlerdense bu tür filmleri kimilerine göre sıkıcı olmasına rağmen çok seviyorum.(bkz. Motosiklet Günlüğü) Zira yorumu seyirciye bırakıyor çünkü; mühim olan da bu değil mi ? Sanat insanı düşünmeye sevk etmeli zira Başrol gerçekten rolünü çok güzel oynuyor. Yöre insanının tasviri filmin etkileyiciliğine, gerçekliğine ve doğallığına kat kat etkinlik kazandırıyor. Bence mutlaka izleyin senenin en iyi 2-3 filminden biri. Festivallerdeki tepkilerden anlaşılıyor zaten. 8,7/10 Dipnot: Annenin o sımsıcak ve içten ses tonu; Filmin sonunda anne için enstrümanı çalması ve sonrası ve tabii ki sondaki o koltuğa gömen müzik/şarkı(benzer etkiyi pat diye gelen "Gülümse" ile Vizontele Tuuba da yaşamıştım) gözlerinizin dolmasına ye
daha filmin tanıtımını okurken burnumun kemiği sızladı. malesef yaşadığım yer sinema konusunda esaretten hallice. bu filmi göreceğim günü sabırsızlıkla bekliyorum.
bluesrider arkadaşıma katılıyorum. sinemada minimalist yaklaşım diye birsey vardır bu filmde olduğu gibi. oyunculuk süperdi. ama ben özellikle görüntü yönetmenini tebrik ediyorum kareler muhteşemdi tıpkı birer fotoğraf gibi. mutlaka izleyin:)
minimalist sinemadan nasibini almamış arkadaşların sonbaharı anlayabilmelerini tabiki beklemiyorum,fakat şunu da görüyorum ki film yorumu yapmaktan da acizler,sonbahar son dönemde izledigim en iyi türk filmleri arasında,yönetmenin ilk filmi olmasına ragmen başarıyla kotarılmış bir eser,oyonculuk müthiş,görüntü yonetmeni gayet başarılı,hikaye cok özgün değil ama anlatım tarzıyla film zirveye cıkmış...alkışlar
Dün akşam gittim ve 3 yıldır takip ettiğim ve üye olma ihtiyacı duymadığım siteye,bu film için üye oldum. 3 kişiydik ve filmi izlemek için yeterli sayıya ulaşmamızın yanısıra bir de son seansların açılmasını bekledik. Film bir seferde doyulacak bir film değildi,bazı sahnelerde kendimi köyümdeymişim gibi hissettim,bazılarında çok sinirlendim,güldüm,ağladım,özendim,babaannemi özledim.Kısaca öldüm,bittim,mahvoldum...Bir daha,bir daha,bir daha izleyeceğim,kasmayın kendinizi,hayatta gördüklerinizi anlayabiliyorsanız,anlamlandırabiliyorsanız,bu filme gidin ya da izleyin işte...
Filmden yeni çıktım ve etkilenmedim desem yalan olur; durağan olduğu doğru olabilir ama hikayenin ve karakterin derinliği, doğa ve iklimin eşsizliğiyle birleşince muazzam bir eser çıkmış ortaya..
Sinemayı sadece bir eğlence aracı olarak görüyorsanız, dram filminden anladığınız salya sümük ağlamaksa, filmlerde verilen mesajları anlamlandırmak için mesajların altlarının kalın kalın çizilmesinin gerekli olduğuna inanıyorsanız ... zaten bu tür filmleri hiç izlemeyin derim, sizin için gerçekten zaman kaybı olur. Böylece film çok sıkıcıydı, çok durgunda, coğrafya dersinden başka bir yoktu gibi yorumlar yazılmaz; sinema anlayışı farklı olanlar ve bir filme ne alacağını bilerek gidenler, bu yorumları okumak zorunda kalmazlar... onlar için de zaman kaybı tehlikesi ortadan kalkmış olur...
Nihayet Türkiyede de böyle güzel filmler çekiliyor. Vermek istediği mesajları insanın gözüne gözüne sokmayan, gişe kaygısından uzak, klişelerden arınmış, dramatik senaryosuna rağmen insanları ağlatma amacıyla çekilmemiş, yavaş tempolu ama hiç sıkmayan bir film. Karadenizin muhteşem manzaraları da buna eklenince şahane bir film çıkmış ortaya.
Oyunculuklar,senaryo herşey son derece sade.Mekanlar ise Karadenizin hayranlık uyandıran olağanüstü coğrafyası.Yani filmi oluşturan herşey bir o kadar sade iken aslında mekanların da filme karater olarak dahil edildiği bir film.Bu bakış açısıyla bakıldığında pek çok eleştirinin bertaraf olacağını düşünüyorum.Karadeniz sadece bir mekan değil oyuncuydu da bu film de.Belki de film de başrol oyuncusunun yüzünü hiç görmediğimiz ilk aşkıydı...
bazı filmlerde seyircyi filme bağlamak adına yapılan görsellikler ve kulağa hitap eden şeylerle izletilmeye çalışılmamış. seyirciyi kendine yalınlığıyla bağlayan bi film ben çok beğendim herkese tavsiye edebilirim
Film gerçekten çok güzel,herkese tavsiye edemiyeceğim bir film ama!!!Çoğu insan film insana duyguyu kendi versin ister,ama bu filmde yönetmen duyguyu insanların bulmasını sağlamaya çalışmış.Bu film izlenirken filmin bir yerinde durup replikleri kendiniz oluşturmalısınız.Yönetmen sanki"aslında bu filmin başrol oyuncusu sizsiniz" dercesine bir film yapmış...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.