En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
nskmourinho
Takipçi
998 değerlendirmeler
Takip Et!
3,0
19 Ekim 2009 tarihinde eklendi
Manzara,mekan ve müzik seçimler son derece kusursuzdu ancak yönetmen filmini fazla serbest bırakmış gibime geldi.Yine de filmi begendim diyebilirim 6.5/10
Sessiz, suskun, derin ve çok yalın bir film Sonbahar. Karadenizin muhtşem görüntüleri arasında kafanızı ve kendinizi dinlemek istiyorsanız bu filmi izleyin. Filmi kışın izlemenizi öneririm. Sonlara doğru olan iskele ve kızgın dalgalar sahnesine ve finaldeki vedayı dikkatle izleyin. Çok etkileneceksiniz.
insanı rahatlatan bir film. durgunluğunu ara sıra karadenizin hırçın iklimi bozuyor ve iyi de yapıyor. bence amaç siyasi bir mesaj falan vermek değil. filmin son müziği de oldukça güzel.
Yusuf 10 yıl kaldıgı hapishaneden artık iflas eden vucudu yüzünden son günleri yaşaması için saliverilir.Memleketine hapisteki ağır koşulların getirdigi yükle döner.Köyünde işsizlikten sadece yaşlılar kalmıştır.Filmde son günlerini yaşayan orta yaşlı yusuf un hikayesi anlatılıyor.Aslında bir çok politik eleştiri filmlerinen daha sağlam bir eleştiri getiriyor.Cezaevinin içinde olmadan oranın şartlarını bize en iyi şekilde anlatıyor.Aşkın içinde göz yaşlarına bogulmadan en sade haliyle gösteriyor.Birde benim güzel memleketimin görüntüsü ve müzikleriyle bambaşka bir hal alıyor.Agır tempolu,sade bir film izlemek isterseniz tavsiye ederim.
bir karadeniz aşığı olarak filmin görselliği ve müziği müthiş güzel.bana göre oyuncular çok sade ve samimi oynamışlar.duru,dingin ve hüzünlü bir film ama asla ağdalı bir hüzün yok.bundan sonra film seçerken Özcan Alperin yönettiği filmleri de seyredilecekler listeme alacağım...
Benim gibi fikir içerikli filmleri seviyorsanız hele bide üstüne Psikoloji; kesinlikle ama kesinlikle kaçırmayın.
Zira Başrol oyuncusunun penceresinden karadenizin doğasında sessizce çam ormanlarını uzun uzun seyretmesi benim için gerçekten çok şey ifade ediyor çünkü o anda neler hissettiğinin onda birini (ki bu bile fazla aslında) hissedebiliyorum.
Ama dediğim gibi yabancı iseniz bu konulara (beraber gittiğim arkadaşlarda gördüğüm gibi) neyapıyo bu adam, bitse de gitsek diyebilirsiniz.
Film hakkında ufak tefek bikaç şey söylemek gerekirse. Herşeyden önce fikir konulu filmlerde bağıra çağıra fikiri beyine enjekte etmeye çalışan filmlerdense bu tür filmleri kimilerine göre sıkıcı olmasına rağmen çok seviyorum.(bkz. Motosiklet Günlüğü) Zira yorumu seyirciye bırakıyor çünkü; mühim olan da bu değil mi ? Sanat insanı düşünmeye sevk etmeli zira Başrol gerçekten rolünü çok güzel oynuyor. Yöre insanının tasviri filmin etkileyiciliğine, gerçekliğine ve doğallığına kat kat etkinlik kazandırıyor. Bence mutlaka izleyin senenin en iyi 2-3 filminden biri. Festivallerdeki tepkilerden anlaşılıyor zaten. 8,7/10 Dipnot: Annenin o sımsıcak ve içten ses tonu; Filmin sonunda anne için enstrümanı çalması ve sonrası ve tabii ki sondaki o koltuğa gömen müzik/şarkı(benzer etkiyi pat diye gelen "Gülümse" ile Vizontele Tuuba da yaşamıştım) gözlerinizin dolmasına ye
Manzara islemek istiyorsanız izleyiniz, gerisi boş. Sadece anne rolü süper, çok sıkıcı, melankolik hav verilmiş ama bence oturtulamamış, konu akmıyor, sanki hep kesintiye uğruyor, tekrarlar çok, kamera sadece manzarayı çekiyor, çekilmesi kolay bir film olmuş, oyunculuk adına birşey yok, sizi koysalar sizde oynarsınız. Tek alkış Gülefer Yenigül(Anne) ve Serkan Keskin(Mikail)için, diğerleri boş. 3 puan manzaraya
Fikirlerime antiparalel bir çizgide kurgulanmış bu filmi başarılı bulduğumu söylemesem kendimi kandırmış olacağım.. Film her ne kadar ağır aksak ilerlesede insanı filmde ki Yusuf karakterine karşı empati kurmaya zorluyor. Görsel anlamda harikulade bir film olmuş. Yönetmenin ilk uzun metrajlı filmi olmasına rağmen gelecek için umut vadediyor. Hayatta hiçbir şey dört dörtlük olmuyor maalesef bunun için bu ülkede her kesimden insan ezildi ve hala hor görülmeye devam ediyor. Gönül isterdiki bunca kıyımlar ve isyanlar olmasaydı. Yazık bunca geçen elem dolu yıllara... İnsanın filmi seyrederken üzüntü duymaması neredeyse imkansız. Ben çok beğendim zaten birçok ödül alması bunun ispatı..Tebrikler
Psikolojiyle ilgilenmiyor ve genelde aksiyon filmlerinden zevk alıyorsanız bu filmden çok sıkılırsınız.Tıpkı uymurta ve Zeynep in sekiz gününde olduğu gibi.Zaten senarist ve yönetmenin de amacı sizi heyecanlandırmak ya da merakta bırakmak değil düşündürmek.Doğu karadenıize hiç gitmedim ama hep merak ettiğim bir yerdir manzaralar harikaydı.Oyunculuklar abartıdan uzak son derece doğaldı.Tek eleştirim keske yabancı konusmaların altına türkçe alt yazı koysalarmış.Çünkü nerdeyse filmin yarısı bu konusmalardan oluşuyor.belki ne konusulduğunu anlamamak filmin bütünlüğünü bozmuyor ama insan yine de bilmek istiyor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.