ya bu filmi çekenler ne kullanarak bu filmi çekmişler?? çok merak ettim gerçekten.yani bir kamerayla çekilmemiş.o kesin çünkü görüntü kalitesi bile iğrenç ki zaten kaliteli hiçbir tarafı yok. zaten görüntüde yok. yanı bu filmi 1080p yapsan bile olmaz.10/0
ben her zaman çocukların ve bazı aslında gayet zararsız ve sevimli hayvanların birer korku öğesi olarak kullanılmasına karşıyım.özellikle de çocukların
Ben bu filme gitmeden önce ne güzel de umutlanmıştım zira son zamanlarda, özellikle de Hasan Karacadağ'nın (gerçi daha sonra anladığım kadarıyla, filmin bir Japon filminin ?remake? olduğunu öğrensem bile, bunun ABD versiyonu sinemalarda geçenlerde gösterildi) Dabbe filmiyle. Ancak, bu filmi izledikten sonra anladım ki, maalesef üzülerek söyleyeyim, korku sineması sektörünün, yapımcıların ve özellikle yönetmenlerinin Türkiye'de halen bin ton fırın ekmek yemesi gerekiyor, bir şeyleri başarabilmek için. ABD'de B kategorisi korku filmi derler ya, bu C hatta iddia ediyorum D kategorisi bir film bu kadar mı kötü yapılır, bu kadar mı kötü senaryo olur, bu kadar mı kötü kurgu olur ve en önemlisi bu kadar mı kötü oynanır. Hadi bunları bıraktık, bir insanın sanırım senaryoda bu kadar saçma mantık hatalarına yer vermesi için aklından zoru olması gerekiyor. Bir hamile bayan 4 ay sonra mı hamile olduğunu keşfeder? Doktorun kürtaj yapamazsın dediği halde (bir Doktor hasta ?kürtaj olabilir miyim?? diye sormadan Doktorun bu lafı etmesinin abesliğini bir kenara bırakıyorum zaten) nasıl olur da yine de kürtaj yaptırabilir illegal yoldan. Evet, belki filmin sonunda film kendini açıklıyor bizlere ama aslında filmin sonunu seyirciler filmi dikkatle izlerse daha filmin kürtaj sahnesinde rahatlıkla çözerler, yani film o kadar kötü ki daha yirminci dakikada filmin sonunu çözüyorsunuz. Yönetmen Dalkıran, Antalya Altın Portakal Filmi Festivalinde şöyle demişti ?Ben Fizan da olsa bile korku filmi seyrederim? iyi bir korku filmi seyircisi olmak, iyi bir korku filmi yapmak anlamına maalesef gelmiyor. Bence, yönetmen Dalkıran reklâm sektörüne geri dönsün, korku filmi endüstrisi bu kadar ucuz değil. Akasya hakikaten başarılı oyuncu ilk izlenimim o ama film kötü olunca onun da performansı bir anlamı kalmıyor. Filmin tek artısı müthiş müzikleri ve koreografisi gerçekten Hayko Cepkin ve ekibi çok müthiş bir iş çıkarmışlar, tebrikler doğrusu. Yine de siz bilirsiniz ama verdiğiniz 10 YTL? ye yazık olur.
filme gitmemdeki en büyük etkenlerden biri akasya asıltürkmeni izlemekti.açıkçası fragmanlarından da filmden bir şeyler umuyorum ama film resmen hayalkırıklığı...yani bomboş birşey ve taklitlerle dolu...bir sahne garezden bir sahne şeytanın avukatından bir sahne karanlık sulardan derken film bitti...biray dalkıran gerçekten başarılı bir yönetmen yanlız çok gereksiz sahneler vardı...yani bir ara nerdeyse yakamı yırtacaktım yüreğim şişti yani adamın merdivenlerden çıkıp kızın odasına gitmesini beklerken...yani herşeyi çekmiş hem de sakız gibi uzatarak...yani bu filmi sinemada izlemezseniz evde hiç izleyemezsiniz çünkü çatlayabilirsiniz...(çok ciddiyim)3/10
Araf’ı, yani bir Türk korku filmini çoktandır merak etmekteydim; az önce izleme arzuma ulaştım (ulaşmasam daha iyiymiş ama izledim bir kere :))Araf’ın yönetmeni, reklam filmleri de çeken Biray Dalkıran. Filme çok emek verdiği belli, bu konuda kesinlikle saygı duyduğumu belirtmek isterim...Ancak ne var ki, Araf için olumlu şeyler yazıp 'iyi bir film' demek güç. Çünkü -aldığı puandan da anlaşılacağı üzere- hakikaten kötü bir film...Araf’ın konusu aslında kötü değil, ilginç sayılabilir bana göre. Ne var ki oyunculuk performansı ve senaryo açısından fevkalade zayıf kalıyor film. Ayrıca, görüntü yönetimi de bir o kadar kötü. Başarılı denemez kamera ve ışık kullanımı için. Muhtemelen filme gizemli bir hava vermek için düşünülmüş ancak, tek başına yeterli olması mümkün değil; zira filmi gizemli yapan kurgusudur zannımca ve görüntü ancak bu kurguya destek olabilir gizem yaratmada. Bu haliyle de Araf’ın kamera ve ışık kullanımını başarısız buldum...Tabi ki filmi izleyip buraya filmle ilgili birkaç şey yazmak, film çekmekten daha kolay bir eylem. Bunu kesinlikle farkındayım ancak finali dışında Araf için yazacak olumlu birşey bulmakta zorlanıyorum; üstelik Türk filmi olması sebebeiyle de 'kayırmaya' hazırım dünden...Sanırım bu fikrimde yanlız değilimdir ki, Araf’ı izlerken birçok sahne için 'ben bunu görmüştüm' dedim. Birçok korku filmin alınma sahneler kullanılmış filmde ve kanımca filmi başarısız yapan şeylerden bir de bu: Özgün olmayışı. Daha çok ucuz Uzakdoğu filmlerini andırıyor bu haliyle...Son olarak filmle ilgili bir not: Araf, teklif alması üzerine Gold Circle adlı bir Hollywood şirketine satılmış, Amerika’da gösterilmek için...
Filmi bende amaçsız bulanlardanım öncelikle gerçekten konu çok uzatılmış,oyunculuk hiç başarılı değil ve film gerçekten çok sıkıcı.Konu güzel ama hakkını vererek işlenememiş.
Yönetmen Bilal Dalkıran'ın ilk uzun aynı zamanda ilk sinema filmi Araf.İşin doğrusu genç yönetmen bu ilk filminde sinemamızda yeni yeni alevlenen ama netice de hiç iyi işler çıkmayan Korku-Gerilim türüne el atmış.Gerçi Araf için Psikolojik-Gerilim tanımlamasını yapmak daha doğru.Öncelikle film gerçekten iyi çekilmiş dedirten karelerle örülü.Kamera kullanımı ve de özellikle görüntü açıları çok çok iyi.Görüntü yönetmenliği içinde aynı şeyi söyleyebiliriz gerçenten başarılı.Daha önce yerli sinemamızda görmeye hiç alışkın olmadığımız iyi çekimler var filmde.Ancak zaman zaman film çok gereksiz yere ayrıntıyı gösteren -yakın plan çekimlerle izleyici de san ki bir deneysel filmmiş havası yaratarak iyicene bizi sıkıyor ve saçmalıyor.Hikaye aslında güzel ama çok basit ve çok kötü işlenmiş.Senaryonun elle tutunabilir en ufak yanı yok.Makyaj efektleri ve sözde yapılmış görsel efektler çok ama çok kötü,çok basit tabii ki gülünç,Hayko Cepkin müzikler çok iyi ama.Oyunculuklarda eh işte dedirtiyor
Güzel bir film izlerken yanınıza alacağınız 3 şey,1.Kola , 2.cips , 3.popcorn , arafı izlerken yanınıza alacağınız tek şey olmalı oda uyku hapı......3/10
okula gidecektim ders önemsiz diye bu filme girdim nasıl diyim kuranı kerimi kullanarak bir çarpıcılık yakalamak istiyorlar ama gerçekten bunu beceremiyorlar tamam elhamdülüllah müslümanız inançlarımız var ama bunu korkuya aktarma huyundan vazgeçmezsek inanın ki kaliteli bir şeyler ortaya koyamayacak bu tür korku filmleri farkettiyseniz hristiyanların inancına göre şeytan çıkarma ve şeytan vari filmler de eskiye nazaran tutmuyor eğer gitmeyi düşünüyorsanız fazla kalite aramayın ne görüntü de ne de oyunculukta ki sinemada olduğu halde ses efekti bir kaç yerde ii şu ana kadar gen farklı konusuyla türk korku filmleri içinde çok iiyidi ama ne yazık ki bu film vasatın bile çok çok altında olmuş
Uzun zamandır beyazperdenin yorum sayfalarından uzaktaydım ancak araf filmine gittiğim an ve beyazperdedeki puanını gördüğüm zaman anladım ki bişiler yazmalıyım.Bu film türk sinema portalının korku filmi kategorisindeki en kötü korku filmi hatta ve hatta büyü filminden bile kötü.Bu bir film değil hayko cepkinin (ki haykonun da müzikleri kalitesizdi aynı tema üzerine ve aynı tonal yapı üzerine varyasyonlar yapmış)müziklerine klipti.Yönetmenin hiçbir cabası yoktu ki filmi düzgün bir yola soksun.Sahne secimleri anlamsız,mekanlar anlamsız,mekanlarda kullanılan eşyalar abzürt.Hiç bir artısı olmayan bir film arafat,hele dialoglar ki inanılmaz bir insan bu kadar uğraşsa bile bu kadar kötü dialoglar seçemez.Yazık ne diyim yazık vaktime yazık keşke oyunculuklarda iyi olsaydı o da yok...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.