Çoğunluk
Ortalama puan
3,0
149 Puanlama

29 Kullanıcı yorumları

5
4 Eleştiri
4
10 Eleştiri
3
4 Eleştiri
2
7 Eleştiri
1
2 Eleştiri
0
2 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Ranger333
Ranger333

11 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
3 Kasım 2011 tarihinde eklendi
Bas kaldirmak kolay degildir, güclü olmayi gerektirir. Inandigin sey ugruna savasman gerektiginde tereddüte kapilmadan, harekete gecmeyi gerektirir. Neler kaybedecegi düsündügün anda zaten inandigin davayi kaybetmissin demektir... Oysa ki babasindan bagimsiz hic bir isi beceremeyen bir insan icin olaganlarin disina cikmak ne kadar mümkündür, cogunluga uymak ise en kolay yol...
Mertkan^in hikayeside aslinda sadece bundan ibaret. Cogu kisinin üzerinde fazla durmayi istemegi bir konudan yola cikilmis; ayrimcilik. Film, bildigimiz halde üstüne gitmeye korktugumuz bir konuyu hic mesaj verme cabasi olmadan bizlere hatirlatmaya calismis, en cok hosuma giden tarafi bu oldu... Sirf konuyu Türk-Kürt meselesine indirgemeden bakmak gerek bence cünkü taksi soförü ile Mertkan^in babasi arasinda ki yasananlar bile bir cesit ayrimciliktir bana göre... Sonu biraz daha etkili olabilirmiydi diye düsünüyorum, cünkü öyle bir gidiyor ki film finalde bir beklenti yaratiyor sanki...
hero475
hero475

2 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
4 Eylül 2011 tarihinde eklendi
Oncelikle mizansenini cok begendim. Ayrintilarda en ufak bir atlama yok, her sey yerli yerinde ve olmasi gerektigi gibi. Zengin sayilabilecek bir aile ile iglili bir cok sosyolojik noktaya deginmis, problemlerden bahsetmis ve bunu cok guzel bir sekilde ifade etmis. Fakat bircok konudan bahsetmesi bazen izleyicinin dikkatini farkli yerlere kaydirabiliyor ve izledikten sonra verilen mesajlarin toparlanmasini engelleyebiliyior. Ayrica filmin adi Cogunluk nedense pek bir sey cagristirmiyor, zorlayinca Mertkan'in cogunluga uymasi olarak algilayabiliriz ama daha uygun bir isim bulunabilirdi.

Bence annenin rolu cok onemliydi, orada nasil duygusuz insanlar arasinda yasiyorum diye sitem etmesi Turk ev hanimlarinin kendine surekli sormasi gereken bir konu, zaten erkek evlatin goklere cikarildigi bir toplumda tacizler de cogalir, kadin olumleri de cok olur! Bu baglamda bazilari tarafindan cok ovulen Turk aile yapisinin aslinda derinlerde ne kadar yaralari oldugunu gormus oluyoruz.

Babanin rolu dogrudan diktatorlukle yonetilen ailerdeki epik dramayi temsil ediyordu. Inanilmaz dogru tespitler yapilmis. Cocuk kucukken temizlikciye vurmasi ogretilir, tum kararlar ebeveyn tarafindan verilir, sahte vatan sevgisi bilincaltina islenir sonra da neden adam olmadin, takildigin insanlari dogru sec vs vs. Bu kadar acinasi bir mantalite iste. Dusunmeyi ogretmedikten sonra, hayatta anlam arayisi asilamadiktan sonra, o cocugu doga yetistirmistir, cevre yetistirmistir, aile sadece ihtiyaclarini giderir konuma duser.



En fazla tepemin tasinin attigi kisim ise Mertkan'in arkadasinin barda Gul'den "cakacaksin komunist, vatan hainine sonra birakicaksin kanzi" gibi bir cumle kurmasi. Bu cumle o kadar bilgi veriyor ki bize Turk gencliginin buyuk bir 'cogunlugunun' temsili gibiydi adeta.



Acilis sahnesini cok begendim, zaten ilk sahne ile filmin gidisati hakkinda bilgi veren filmler harika filmlerdir. Ne yaptiklarini bilen ve film izlerken misir, kola vs icmememizi full konsantrasyonumuzu vermemiz gereken harika filmlerdir. Cocuk yorulmasina ragmen hala isteksizce devam etmektedir cunku babasi oyle istemektedir, sorgusuz sualsiz oldurucu saygidan odun vermeden surecek olan hayat boyle baslar. Yogun agaclar hem takip zorlugu yuzunden kucuk bir gerginlik olusturuyor hem de aradaki catismayi sembolize ediyordu.



Bu arada abinin rolunu hic anlamadim, yalnizca Mertcan'in "evlendin kurtuldun" lafini dogru cikarmak ve annenin vahim hayatinin bir benzerini gelininde gormesi ikilemini gostermek icin miydi (abiye ziyarete gidince masa basindaki muhabbetten bahsediyorum ama sahane bir sahne olmus, dedigini tam ortasindan hatta cok sert bir sekilde soylemistir yonetmenimiz Seren Hanim)?



Hayat herkes icin esit degerde midir, esit zorlukta midir? Bu film nedense kendime bu soruyu sorduttu.

Insanin kendinden ne kadar aciz, baskalarinin hayatina dokunup onlara etki etmekten ne kadar korkak oldugunu hatirlatti. Keske biraz daha deger katmak icin usengecligimize galip gelebilseydik.

hayreddin.com'da da paylastim bu yorumumu.
yeginli
yeginli

19 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
14 Aralık 2012 tarihinde eklendi
Yalan dünyadaki "Orçun" hakkaten iyi oynuyor başrolde. gerçek yaşamdan bir kesit, gereksiz uzatmalar yok anlamsız kamera hareketleri yok diyaloglar mantıklı karakterler iyi işlenmiş. İnsanı bıktıran toplumsal mesajlar vermeye falan çalısmamış ama neler olduğunu da anlatıyor. Adam gibi bi türk filmi görmek lazım.
urper
urper

29 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
23 Ocak 2011 tarihinde eklendi
Öncelikle Bartu Küçükçağlayanı tebrik etmek lazım rolünün hakkını vermiş aldığı 47. Antalya Altın Portakal Film Festivalinde en iyi erkek oyuncu ödül kesinlike doğru ayrıca usta oyuncu Settar Tanrıöğene ayakta alkış. Filme gelince basit evet kısaca basitti ne sonu ne başı özel bir şey vermeyen hayatta her şekilde var olan yeni nesil gençliği boş yaşamlarını bir kitap bile okmaktan aciz apaçi zengin bebesi dediğimiz bir hayat işte ne uzuyor ne kısalıyor lakin ne varsa adını koyamadığımız filmi bırakamıyorsun ha şimdi bir bomba olacak diye bir beklenti var özellikle finalde fakat sonuç gene yok 10/5.
2001so
2001so

11 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
8 Kasım 2010 tarihinde eklendi
çoğunluğu çok iyi anlatmış bir film. neden sonuç ilişkisi yada bir önerme yok filmde bu yönüyle biraz belgesel havasında. sıkıcı değil ve farklı bir yapım.düşündürücü ve kimine göre tokat tadında
sizemore-2
sizemore-2

7 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
15 Nisan 2011 tarihinde eklendi
gerçeğin ta kendisi, o yüzden bi final aramaya gerek yok güzel bi yorum tek kelimeyle filmin özü..
melsaa
melsaa

9 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
12 Ekim 2010 tarihinde eklendi
Filmi dün festival kapsamında Türkiye prömiyerinde izleme fırsatı buldum. Yönetmen aynı zamanda dünyanın da bir sorunu olan çoğunluk ve sürekli ezdiği azınlık ekseninde anlatmış. Oyunculuklar çok yalın ve sadeydi. Özellikle baba rolünde Settar Tanrıöğen ve bu yıl üç filmiyle gövde gösterisi yapan Erkan Can görülmeye değer. Filmin genç kadrosu Bartu ve Esmeyi de çok başarılı buldum. Umarın geleceğin aslanını aln yönetmen gelecekte en iyi film ödülleriyle kariyerini zenginleştirir.
oskarsson
oskarsson

9 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
17 Aralık 2010 tarihinde eklendi
iyi türk filmleri hep aynı yönetmenlerden geliyordu.sonunda bir başkasından da iyi bir film geldi.aldığı ödülleri ve çok daha fazlasını hakeden bir film. özellikle oyuncular çok iyi
cgdmrzsnr
cgdmrzsnr

8 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
25 Ekim 2010 tarihinde eklendi
bol ödül.. az gişe.. gelenek yine bozulmadı öyle ki bir sinema-sever olarak ödüllü filmlere içiniz burkularak bakabiliyorsunuz.. en azından onca saçma filmin arasında böyle eli yüzü düzgün yapımlara bi şans versek daha iyisini yapma ve izleme şansımız artar diye düşünüyorum..
ultimatom55
ultimatom55

7 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
29 Şubat 2012 tarihinde eklendi
Filmi izledikten sonra sira puan vermeye gelmisti.Düsündüm,puani neye dayanarak kiracaktim.?En sonunda bas karakterlerin(baba,anne,ogul) kusursuza yakin oynamalari disinda bazi yan karakterlerin performanslari ve senaryodaki bir iki eksiklik puan kirmama sebep oldu diyebilirim.Bartu Küçükçaglayan rolünü adeta yasamis.Settar Tanriögen ve Nihal Koldas da filmdeki klasik Türk aile yapisinin anne ve babasini basarili canlandirmislar. Yalniz Esme Madra için ayni seyi söyleyemem.Aslinda önemli bir rolü var ama fazla sönük kalmis.Hani ''çok seviyorum'' derken bile vücut dili,ses tonu,bakislari fazla yabani.Konu ve senaryoya gelecek olursak,film aslinda bizi anlatiyor.Babanin önderliginde hayati idame etmeye çalisan bir ailenin hikayesi var ve bu hikaye ''etnik kimligin ayristirilmasi'' ve ''ötekilestirme'' vurgusu üzerinden devam ediyor.Tabi sadece bunlar yok;ayni zamanda bir annenin bunalimlari,ailenin en küçük ergen bireyinin bir-iki kendini bulma ve ifade etme denemesinin sirf babasinin hirs ve ihtiraslari sebebiyle basarisiz olmasi,gelisemeyen kisilikler..vs.Aslinda bu filmi bir ayna gibi kabul etsek insani bu kadar gösterir diyecegim;ama aynada bir-iki çizik var. Mesela annenin -hadi kocasinin duygusuzluguna birsey diyemez belki ama- en azindan oglunun içine kapanik ve susmayi yegleyen tavrina seyirci kalmamasini ya da Mertkan'in,babasina uzak olmasinin karsisinda,annesiyle daha içli-disli olmasini beklerdim.Fakat sonuca gidebilmek amaciyla senaryoda bir-iki ciliz deneme disinda bu iletisime hiç izin verilmemis.Ne olursa olsun bence izlenmesi ve bizi biraz düsündürmesi gereken hafif politik ama asil dram olan bir film ''Çogunluk''. Ayri bir parantez de Erkan Can'a.Erkan Can'in az ama filmin konusu açisindan önemli bir rolü var ve onu seyrederken,söyle baska bir film çevrilse ve o,basrolünde evin geçimini saglayabilmek için alin teriyle taksicilik yapan aile babasi rolünde olsa hiç de fena olmazdi diye düsündüm.Iyi yapimlarin devami dilegiyle...
Osman erzurumluoğlu
Osman erzurumluoğlu

51 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
16 Ocak 2026 tarihinde eklendi
Bu film hakkında sıkıcı ve zamanımı geri verin diyenler elbette ki yaşadığı dünya görüşü ile ya kaçmayı tercih eden kesim ya da gerçekleri görmek istemeyen kesim olarak sınıflanabilir. Baskın ve zorba bir baba figürü ile büyüyen pasif agresif bir çocukluk geçiren ana karakter zamanla çoğunluğun dayattığı duygusuzluk duygusuna ayak uyduracak. Annenin sevgi ve ilgi bekleyen tavrı baba figüründe duvar gibi bir etki yaratması toplumdaki erkeklerin evlenince genel profili olmakta. Duygusal zekası düşük bireylerin evlenip öz bakım becerilerini evlendiği kadınlara bırakan bu çoğunluk evlerde sanayileşmiş erkek ve kadın duygu açlığı potansiyellerini yükseltiyor. Sevgili bulduğunda sevgi gösteremeyen, masaya yemek konunca konu bulamayan, sorumluluk duygusu ile gırtlağa kadar batan çoğunluk filmde çok güzel işlenmiştir. Rahatsız edici olan bu bireyler hayatta karşımıza çokça çıkmakta ve belkide o kişilerin ailevi bağlarımızın zorunlu bir şekilde devam etmesi çok üzücü olmakta.
dkupitz
dkupitz

2 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
21 Aralık 2010 tarihinde eklendi
hepimizin hayatta mutlaka içinde,kenarında,köşesinde ama bir yerinde tanık olduğumuz bir hikayeydi.çok etkilendim.
Theodor
Theodor

1 değerlendirme Takip Et!

0,5
12 Kasım 2021 tarihinde eklendi
Kesinlikle vakit kaybı..Toplumun bir kesimini duşmanlaştirmaya ve nefret tohumları ekme amacı ile ilmek ilmek işlenerek kurgulanmış çok kötü bir film.. Amacı ise kendisinden de kötü...
Tuncay.F
Tuncay.F

1 değerlendirme Takip Et!

4,5
18 Temmuz 2015 tarihinde eklendi
Oyuncu seçimi çok doğru, senaryo,replikler, sahneler bu yan komşunun temposuz hayatını sonuna kadar izlemek için belki yetersiz kalabilirdi. Filmin sonuna kadar daha başka birşey için beklenti oluşturuyor..Anlatmak istediğini tam olarak anlatmış bir film, fazla üzerinde durmadığı detaylarda bu anlatıma dahil.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler