En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
rudeonerudeone
Takipçi
1.698 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
16 Temmuz 2011 tarihinde eklendi
beklediğimden daha daha iyiymiş.senaryo,oyunculuklar,doğallık,izleyen herkesin filmin bir yerlerinde kendinden bir şeyler bulacağı bir yapım.seren yüce'yi ve emeği geçenleri tebrik etmek lazım.başarılı bir gözlem filmi.türkiye'deki halleri ve türk insanını harika özümsemiş,gözlemlemiş yönetmen.ve tabii ki oyuncular da.eksiği olmayan,kazandığı ödülleri hak eden bir film çoğunluk.son zamanlardaki sağlam türk yapımlarından.bu kadar boş ve anlamsız komedi,aksiyon ve bir o kadar da "sanat filmi" diye geçinen yetersiz filmden sonra çoğunluk farkını hemen belli ediyor,dikkati çekiyor.öneririm.bir çırpıda bitiyor,sürükleyici.
Aldığı ödülleri sonuna kadar hakeden ve hatta daha da fazla ödül alması (örneğin Settar Tanrıöğen en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında) gereken bir film. Türkiye gerçeğini bir aile üzerinden mükemmel anlatmış Yönetmen Seren Yüce.
Turk sinemasında taze kan görmek çok sevindirici..sağlam diyaloglar ve harika oyunculuklar..cogunluk turk sinemasında malzemesini duygu sömürüsünden beslemeyen bir hikaye..aslında çok acı,çok hüzünlü ve çok gercek..mutlaka izlenmeli.....
oumuzun yaad hayata kardan bakma frsat sunuyor, eminim kendinizden ok ey bulacaksnz.. yaamdan bir kesit alnm ve hibir deiiklik yaplmadan sinemaya aktarlm, gereki derler ya, deil.. gerein ta kendisi, o yzden bi final aramaya gerek yok, ztn hayat ayn monotonluuyla devam ediyor..
Oncelikle mizansenini cok begendim. Ayrintilarda en ufak bir atlama yok, her sey yerli yerinde ve olmasi gerektigi gibi. Zengin sayilabilecek bir aile ile iglili bir cok sosyolojik noktaya deginmis, problemlerden bahsetmis ve bunu cok guzel bir sekilde ifade etmis. Fakat bircok konudan bahsetmesi bazen izleyicinin dikkatini farkli yerlere kaydirabiliyor ve izledikten sonra verilen mesajlarin toparlanmasini engelleyebiliyior. Ayrica filmin adi Cogunluk nedense pek bir sey cagristirmiyor, zorlayinca Mertkan'in cogunluga uymasi olarak algilayabiliriz ama daha uygun bir isim bulunabilirdi.
Bence annenin rolu cok onemliydi, orada nasil duygusuz insanlar arasinda yasiyorum diye sitem etmesi Turk ev hanimlarinin kendine surekli sormasi gereken bir konu, zaten erkek evlatin goklere cikarildigi bir toplumda tacizler de cogalir, kadin olumleri de cok olur! Bu baglamda bazilari tarafindan cok ovulen Turk aile yapisinin aslinda derinlerde ne kadar yaralari oldugunu gormus oluyoruz.
Babanin rolu dogrudan diktatorlukle yonetilen ailerdeki epik dramayi temsil ediyordu. Inanilmaz dogru tespitler yapilmis. Cocuk kucukken temizlikciye vurmasi ogretilir, tum kararlar ebeveyn tarafindan verilir, sahte vatan sevgisi bilincaltina islenir sonra da neden adam olmadin, takildigin insanlari dogru sec vs vs. Bu kadar acinasi bir mantalite iste. Dusunmeyi ogretmedikten sonra, hayatta anlam arayisi asilamadiktan sonra, o cocugu doga yetistirmistir, cevre yetistirmistir, aile sadece ihtiyaclarini giderir konuma duser.
En fazla tepemin tasinin attigi kisim ise Mertkan'in arkadasinin barda Gul'den "cakacaksin komunist, vatan hainine sonra birakicaksin kanzi" gibi bir cumle kurmasi. Bu cumle o kadar bilgi veriyor ki bize Turk gencliginin buyuk bir 'cogunlugunun' temsili gibiydi adeta.
Acilis sahnesini cok begendim, zaten ilk sahne ile filmin gidisati hakkinda bilgi veren filmler harika filmlerdir. Ne yaptiklarini bilen ve film izlerken misir, kola vs icmememizi full konsantrasyonumuzu vermemiz gereken harika filmlerdir. Cocuk yorulmasina ragmen hala isteksizce devam etmektedir cunku babasi oyle istemektedir, sorgusuz sualsiz oldurucu saygidan odun vermeden surecek olan hayat boyle baslar. Yogun agaclar hem takip zorlugu yuzunden kucuk bir gerginlik olusturuyor hem de aradaki catismayi sembolize ediyordu.
Bu arada abinin rolunu hic anlamadim, yalnizca Mertcan'in "evlendin kurtuldun" lafini dogru cikarmak ve annenin vahim hayatinin bir benzerini gelininde gormesi ikilemini gostermek icin miydi (abiye ziyarete gidince masa basindaki muhabbetten bahsediyorum ama sahane bir sahne olmus, dedigini tam ortasindan hatta cok sert bir sekilde soylemistir yonetmenimiz Seren Hanim)?
Hayat herkes icin esit degerde midir, esit zorlukta midir? Bu film nedense kendime bu soruyu sorduttu.
Insanin kendinden ne kadar aciz, baskalarinin hayatina dokunup onlara etki etmekten ne kadar korkak oldugunu hatirlatti. Keske biraz daha deger katmak icin usengecligimize galip gelebilseydik.
Yalan dünyadaki "Orçun" hakkaten iyi oynuyor başrolde. gerçek yaşamdan bir kesit, gereksiz uzatmalar yok anlamsız kamera hareketleri yok diyaloglar mantıklı karakterler iyi işlenmiş. İnsanı bıktıran toplumsal mesajlar vermeye falan çalısmamış ama neler olduğunu da anlatıyor. Adam gibi bi türk filmi görmek lazım.
Filmi izledikten sonra sira puan vermeye gelmisti.Düsündüm,puani neye dayanarak kiracaktim.?En sonunda bas karakterlerin(baba,anne,ogul) kusursuza yakin oynamalari disinda bazi yan karakterlerin performanslari ve senaryodaki bir iki eksiklik puan kirmama sebep oldu diyebilirim.Bartu Küçükçaglayan rolünü adeta yasamis.Settar Tanriögen ve Nihal Koldas da filmdeki klasik Türk aile yapisinin anne ve babasini basarili canlandirmislar. Yalniz Esme Madra için ayni seyi söyleyemem.Aslinda önemli bir rolü var ama fazla sönük kalmis.Hani ''çok seviyorum'' derken bile vücut dili,ses tonu,bakislari fazla yabani.Konu ve senaryoya gelecek olursak,film aslinda bizi anlatiyor.Babanin önderliginde hayati idame etmeye çalisan bir ailenin hikayesi var ve bu hikaye ''etnik kimligin ayristirilmasi'' ve ''ötekilestirme'' vurgusu üzerinden devam ediyor.Tabi sadece bunlar yok;ayni zamanda bir annenin bunalimlari,ailenin en küçük ergen bireyinin bir-iki kendini bulma ve ifade etme denemesinin sirf babasinin hirs ve ihtiraslari sebebiyle basarisiz olmasi,gelisemeyen kisilikler..vs.Aslinda bu filmi bir ayna gibi kabul etsek insani bu kadar gösterir diyecegim;ama aynada bir-iki çizik var. Mesela annenin -hadi kocasinin duygusuzluguna birsey diyemez belki ama- en azindan oglunun içine kapanik ve susmayi yegleyen tavrina seyirci kalmamasini ya da Mertkan'in,babasina uzak olmasinin karsisinda,annesiyle daha içli-disli olmasini beklerdim.Fakat sonuca gidebilmek amaciyla senaryoda bir-iki ciliz deneme disinda bu iletisime hiç izin verilmemis.Ne olursa olsun bence izlenmesi ve bizi biraz düsündürmesi gereken hafif politik ama asil dram olan bir film ''Çogunluk''. Ayri bir parantez de Erkan Can'a.Erkan Can'in az ama filmin konusu açisindan önemli bir rolü var ve onu seyrederken,söyle baska bir film çevrilse ve o,basrolünde evin geçimini saglayabilmek için alin teriyle taksicilik yapan aile babasi rolünde olsa hiç de fena olmazdi diye düsündüm.Iyi yapimlarin devami dilegiyle...
Oyuncu seçimi çok doğru, senaryo,replikler, sahneler bu yan komşunun temposuz hayatını sonuna kadar izlemek için belki yetersiz kalabilirdi. Filmin sonuna kadar daha başka birşey için beklenti oluşturuyor..Anlatmak istediğini tam olarak anlatmış bir film, fazla üzerinde durmadığı detaylarda bu anlatıma dahil.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.