En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
ORHAN SANDIKCI
447 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
11 Mayıs 2026 tarihinde eklendi
'Yaşa, Öl, Tekrarla' zaman döngüsü teması ve hiç düşmeyen temposuyla bilim kurgu türünün en başarılı örneklerinden. Görsel efektleri, savaş sahneleri ve tasarımlarıyla teknik açıdan oldukça etkileyici. Her tekrarlanan sahnede önceki hatalardan ders çıkarıp 'bir sonraki seviyeye' geçme çabası, merakı ve aksiyonu sürekli taze tutan bir faktör. Mizah unsurlarıyla zenginleştirilmiş, keyifle izlediğim harika bir filmdi.
Aslına bakarsanız Tom Cruise'un oyunculuğunu ben sevmiyorum bana çok yavan geliyor ama burada müthiş bir performans sergilemiş. Emily Blunt da aynı şekilde çok güzel oynamış. Filme gelince uzay ve uzaylı temalı bilim kurgu filmlerini ben çok seviyorum. Güzel bir senaryo ile birleşince neler çıkacağını göstermiş film bize. Hiç sıkılmadan izleyebileceğiniz çok güzel bir bilim kurgu olmuş.
Süpriz bir sonla bitmese de gerçekten mükemmel işlenmiş bir film. Baştaki tekrarlar herkese tatmin edici gelmeyebilir ancak filmin omurgasını oluşturduğundan sonradan alışıyorsunuz ve karakterlerin filmdeki heyecan ve gerilimlerini siz de yaşıyorsunuz.
Çok güzel bir senaryoyu, sıkmadan izleyiciyle buluşturmuşlar. İzlerken bir an bile sıkılmadım, normalde bazı filmlerde "ne kadar kaldı ya." diyerek sürenin ne kadar kaldığına bakarım. Bakmadığım ve keyifle izlediğim bir yapım oldu. Bu tarz bir senaryoyu, böyle güzel işleyeceklerini düşünmezdim yani film hakkında söylenebilecek en güzel şey budur herhalde. Klişe bir dünyayı kurtarma filmini, böyle bir şeye çevirmek gerçekten harika. Oyuncu olarak da Tom Cruise bildiğimiz gibi, aksiyon yapımlarına gerçekten yakışan bir isim ve bu filmde de mükemmel bir oyunculuk sergilemiş. Emily Blunt(Rita Vrataski) klişe dünyayı kurtarma filmlerinin, klişe mükemmel güzellikte ki oyuncusu değil. Rolünü hakkıyla veren, rolüne uyan bir tipi var ve bu filme ayrı bir tat katmış, en azından benim görüşüm bu şekilde. Daha fazla uzatmadan senaryo ve oyuncular hakkında ufak bilgimden sonra size tavsiyem, kesinlikle bu filmi izlemeniz gerektiği.
Bilim-kurgu filmlerine karşı pek yakın olmasam da Tom Cruise eşliğinde güzel bir film olmuş. Temposu ve akışkanlığı oldukça iyi. Konusuna belli oranda bağlanabiliyor ve sıkılmadan izleyebiliyorsunuz. Netice olarak izlemeli ve izlettirmelisiniz...
Her şey neden ve nasıl sorularının sorulmaması halinde bir klasik sayılabilecek Groundhog Day ile başlamıştı. Filmde senaryo akışını sağlamak için karakterin yaptığı tercihlerdeki zorlamalar insanı sinir edecek seviyelerdeydi. Ayrıca tıpkı filmde Bill Murray'nin canlandırdığı karakter gibi izleyici de tekrar tekrar izlediği sahneler sırasında düşen tempodan ve çoğu sahnenin fazlalık olmasından sıkılmış olmalıydı. En azından ben Groundhog Day'i izlerken sıkıldığımı hatırlıyorum. Zamanda yolculuk filmlerinin çoğalmasına rağmen 2000'li yıllara kadar zamanı tekrar yaşama filmleri bir elin parmaklarını geçmiyordu. Uzun süre tek başına hükümdarlığını sürdüren Groundhog Day'den sonra bu fikri bilim kurgu platformuna taşımalıyız diyen Moon'un yönetmeni Duncan Jones Source Code ile çıkageldi. Harold Ramis'ten aldığı bayrağı tematik açıdan başarıyla taşısa da beklenen filmi ortaya çıkaramadı. Çünkü Source Code'un senaryosunda problemler vardı. Taslak halindeki bir senaryo ile ancak o seviyede bir film çıkabilirdi. Biz de geçmişi tekrar tekrar yorumlamayı bırakıp gelelim günümüze, Edge of Tomorrow'a. Daha önce birçok iyi projeye imza atmış Doug Liman, Groundhog Day'deki gibi bir ikili bulup Source Code'daki teknolojiyle birleştirmiş. Bu karışıma bir de basit, akla yatkın ve bünyesinde çok daha az sorun bulunduran senaryo ekleyince şu ana kadar yapılmış en iyi bilim kurgu filmlerinden bir tanesi ortaya çıkmış. Verdiğim puandan da belli olacağı üzere Edge of Tomorrow, en azından sci-fi genre'sında benim ilk 10'umdaki yerini aldı.
2005'te War of the Worlds'le başlayan ve önceki yıl Oblivion'la devam eden Tom Cruise'un başrol olduğu kapalı gişe bilim kurgu filmleri serisi bu yıl Edge of Tomorrow'la zirvenin de zirvesini yapıyor. Dünya dursa iyi oyuncu olamayacak Chris Evans gibi şişirme isimlerin başrolleri kaptığı günümüzde Tom Cruise gibi bir ismi en çok yakıştığı aksiyon ve bilim kurgu filmlerinde görmek gerçekten mutluluk verici. Filmin Jeanne d'Arc'ı Emily Blunt ise her zaman olduğu gibi kusursuzdu. Kendisine sarı saç o kadar yakışmış ki dikkat çeken acting skills'ine bir de femme fatale bir dış görünüş eklenmiş. Tom Cruise'la beraber salya sümük ya da vücut sıvıları olmadan nasıl harika partner olunabileceğini bu filmle birlikte kanıtlamış oldular.
Filmin kurgusu o kadar iyiydi ki bir kez bile saatime bakamadım. CGI ve efektler ise kurgu kadar göz doldurmasa da bünyesinde önemli kusurlar barındırmıyordu. Doug Liman'a tüm bileşenleri iyi olan bir proje gelmiş ve o da gerekeni yapmış.
Sinema hayatım boyunca Back to the Future Part II, The Deaths of Ian Stone ve The Butterfly Effect gibi filmlere belki de hak ettiklerinden fazla değer verdiğimin farkındayım. Bunlar hep zamanla ilgili ''iyi'' filmleri çok sevmemden kaynaklanıyor. Zaman kavramıyla oynayıp beklediğimi veremeyenlere de hak ettiklerinden daha fazla kızıyorum. (Hot Tub Time Machine, Bill and Ted's...) Her ne kadar ağdalı bir dil tercih etmeyen, halkı hedef almış bir gişe filmi gibi dursa da Robocop'u Groundhog Day ile başarıyla birleştiren Edge of Tomorrow son yılların en iyi filmlerinden bir tanesi.
Benzer konulara sahip olan filmler izlemiştik belki, ancak kesinlikle orijinal olmayı başarıyor "Edge of Tomorrow". Aslında yaklaşık ilk on dakika, pek de iç açıcı olmayan bir senaryoya, tatmin edici olmayan bir hikaye akışı eşlik edecekmiş gibi, filmin övgüleri aksiyonundan dolayı aldığını tahmin etmeye başlamıştım ki, film "twist"ini yaptıktan sonra bambaşka bir hale büründü. Muhteşem bir sürükleyicilik, başarılı aksiyon sahneleri, nadir bulunan başarılı bir bilim-kurgu temeli, ve pastanın üzerindeki çilek: Bu işleri iyi bilen adam Tom Cruise. Emily Blunt da "Angel of Verdun" olarak oldukça başarılı, perde albenisi olan bir aktris. Giriş-gelişme-sonuç örgüsü içinde pek çok klişeye de hizmet ediyor film bu arada, ancak gayet keyifli ve bunlar izleyiciyi rahatsız edecek seviyede değil. Senenin" rahatlıkla izlenebilir"leri kategorisinde.
Herşeyi tekrar geriye sarmak mümkün olsa keşke değil mi ? Biraz daha gerçekçi olabilirdi 1 puan o yüzden kırıyorum. Aşırı olmasa bile beğenerek izledik.
Bilim Kurgu filmleri ağırlıklı olarak kurgu tarafına yönelip efektlerle uğraşırlar,Bu filmde de aynı durum göze çarpsa da zaman manipülasyonu ile bir miktarda olsa bilim tarafına ağırlık vermişler.Sadece efekt için çekilmiş filmlerden sonra en azından konusu ile de merak uyandırabilecek bir bilim kurgu filmi olduğu için beğendim.Bilim kurgu severlerin sıkılmadan izleyeceklerini düşünüyorum.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.