En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Amir Han
Takipçi
452 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
14 Haziran 2012 tarihinde eklendi
Tüm serileri seyretmiş bir izleyici olarak en iyiden kötüye sıralamasını yapmam gerekirse: 1-2-4-5-3. Bu yapımda kadro çok iyiydi. Miles Fisher ve Emma Bell seçimleri gayet yerindeydi. Tony Todd'un bu bölümde arz-ı endam etmesi ve gizemli konuşmaları izleyici beklentilerini karşılar yöndeydi. Fakat senaryo sanki sığlaşmış biraz. Çünkü bazı ölüm sahnelerinde IQ kırıntısını dahi göremiyoruz. Mesela jimnastikçi kızın ölüm sahnesi hiç mi hiç inandırıcı değil. Tavandan vida ince çıta tahtasının üzerine düşüp orda diklemesine kalmaz. Ama bütün seriler dahil en iyi 3 ölüm sahnesinden biriside bu bölümdeki göz operasyonu sahnesiydi. Gerilim, iğrençlik ve mizah duygusu hepsi biraradaydı. Bu seride Saw gibi aldı başını gidiyor. Umarım tadında bırakırlar. İyi seyirler...
İlk dört bölüm ciddi anlamda kötü filmlerdi ve seri giderek izleyiciyle alay etmeye başlamıştı.Ama bu seferki olmuş gerçekten,başlı başına bile iyi bir gerilim.Daha ağırbaşlı ve olgun bir yönetmenlik var, bununla birlikte seri artık sıkıldığımız o ergen haşarılığını üstünden atmış görünüyor.Tarih itibariyle ilk film de dahil en başarılı halka bu ve bir yandan da traji-komik bir durum aslında.Özellikle sonunun ''The Thing'' yeniden çevrimiyle aynı yöntemi uygulaması hoş ve klas bir tercihken iki filmin senaryosunun da aynı kişinin elinden çıktığını öğrenmemiz ayrı bir şaşırtıcı unsur oluyor.
Final Destination filmlerinden çikinca insan garip bir sekilde sokakta daha bir tedirgin yürüyor: sanki her an bir vida gevseyebilir, bir tabela kafaniza düsebilir ya da bir araba yoldan çikabilir. Daha önceki dört filmden herhangi birini izlediyseniz konuyu zaten biliyorsunuz demektir, olay akisinda hiçbir degisiklik yok: yine en basta bir kazayi rüyasinda görerek arkadaslarini ölümden kurtaran bir genç ve yine "ölümü aldatamazsiniz" kuralinin devreye girmesi ile ölmesi gerekenlerin tek tek ölmesi... Bir süre sonra zaten "acaba su adam ölecek mi" sorusunu birakip "acaba nasil ölecek" diye beklemeye basliyorsunuz. Tabii ölümlerin hiçbiri de söyle dogalgaz zehirlenmesi gibi sakin sakin olmuyor, illa ki bir parçalanma, bir fiskiran kan olacak. Filmin olumlu yanlari da yok degil bu arada: bastaki köprü sahnesi müthis bir ustalikla çekilmis, degme felaket filmlerine tas çikartir. Ayrica 3D teknolojisinin çok iyi kullanildigini kabul etmek lazim.
Çekim yılına göre serinin 5. olmasına rağmen olay örgüsü ve işleniş bakımından aslında ilk film. Köprünün yıkılma vizyonu oldukça etkileyiciydi. Ölüm şekilleri çok yaratıcıydı. Tabii yapaylığın göze çarptığı yerler olsa da akılda kalıcı olmayı başarmış bana göre. Özellikle göz çizdirme kısmı beni oldukça gerdi. Nereden akıllarına geldiyse tebrik ediyorum. Karakterlerin oyunculuğu da oldukça başarılı. Ana karakterimiz olan Nick, ölümün listesinde olanların nasıl öleceklerine dair ipuçlarını görmese de kişilerin ölüm sırasını kendi keşfediyor. İlk film olduğu için bir örnek yok ve bunu kendisi fark ediyor. Sadece gördüğü vizyon sahnesi kısmında insanları uyarıp otobüsten indirirken o gerginliği ve telaşı daha çok hissettirmesini beklerdim. Sanırım kimse bu konuda bir Alex Browning olamayacak. Bir de Molly karakterine pek ısınamadım. Biraz fazla duygusuzdu. Böyle art ardına ekstrem olaylar yaşayıp hiçbir şey olmamış gibi hemen gündelik hayata devam edilince büyü kayboluyor. Ama genel olarak karakterler zekilerdi. Burada William Bludworth karakteri tıbbi başmüfettiş olarak karşımıza çıkıyor ve diğer filmlere göre daha fazla sahnesi var. Yine ölüm hakkında bilgiler veriyor. Kullandığı şu cümleyle aslında seri boyunca üstlendiği görevi anlıyoruz: "Ben sadece oyun bittikten sonra ortalığı temizlerim." Kendisi hakkında bir sürü teori var tabii ama kesin bir şey hiçbir zaman söylenmemiş. Son olarak filmin sonuna bayıldım. Çok etkileyiciydi kesinlikle. Ve görülüyor ki ölüm çok karmaşık bir şeydir. Ölümün senin için nasıl bir plan hazırladığını kimse bilemez. Senin de herkes gibi yaşayıp öğrenmen gerekir.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.