Er Ryan’ı Kurtarmak: en yeniler yorumlar - Sayfa 9
Er Ryan’ı Kurtarmak
Ortalama puan
4,7
3915 Puanlama
280 Kullanıcı yorumları
5
139 Eleştiri
4
112 Eleştiri
3
10 Eleştiri
2
15 Eleştiri
1
2 Eleştiri
0
2 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Rebelheart
Takipçi
68 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
21 Ocak 2008 tarihinde eklendi
'Son büyük savaşın son büyük istilasında, sekiz adamın göğüsleyeceği en büyük tehlike, bir yaşamı kurtarmaktı..' İkinci Dünya Savaşı’nın en zorlu cephelerinden birinde, Normandiya cephesinde geçiyor. Ryan ailesinin üç genci, savaş sırasında ölüyor.. Ancak bir süre sonra, bu ailenin savaşta yer alan üç değil, dört genci olduğunun farkına varılıyor. Bunun üzerine bir operasyon düzenleniyor ve Er James Ryan’ı (Matt Damon) bulmak için Amerika’nın çeşitli bölgelerinden gelmiş insanlar yaşamları pahasına zorlu bir mücadeleye girişiyorlar? Dramatik sahnelerin geri planda olduğu, gerçekçi savaş sahneleriyle gösterime girdiği ilk hafta Amerika’da olay yaratan bir film 'Er Ryan’ı Kurtarmak'? Sanırım bir anne için en zor şey tüm oğullarının bir savaşta öldüğü haberini alması olmalı...Keşke her ailenın çucuğu Ryan kadar şanslı olsa...
kusursuz bir tom hanks oyunculuğu,mükemmel bir Janusz Kaminski görüntü yönetmenliği ve işte o süper adam spielberg yönetimi ile sınırları aşan bir film.daimi puanı yüksek hafızalarda kalan bir film olacak.puanını hakederek alan bir film.oscarları zaten almasını beklediğimzi her dalda almış olmasıda seyirci haklılığımızı ortaya koyuyor.bu filme bu kadar zaman sonra yorum yazdığım için kendimden utanıyorum...:)
bu filmi izlerken gerçekten zevk alıyorsunuz izlemeyenlere duyrulur bence en yakın sürede normandiye çıkarması bulunan bu film izlemeli ve arşivinizde saklamaısınız
Er Ryan İçin Ölmek mi! 8 Asker, Ryan için yollarda.Canları pahasına savaşın içinden onu söküp çıkarmak için.Özellikle Normandiya çıkarması sahnesiyle hafızalara kazınan film, bir görsel şölen.DVD'si koleksiyoncular için bulunmaz bir ipek kumaş değerinde. Kaçırmayın...
bu film çok ilginç bir film bi kere neden bütün dünya bu filmi seviyo bu film koyu militarist yani taraflı bir film tüm dünya amerikalımı ama bir dakika yönetmen koltuğunda kim vardı steven spielberg şimdi soru işaretleri kalkıyor çünkü bu film bir spielberg yapımı müthiş bir film ilk yarim saati boyunca savaşın ortasına düşmüş bir kameranın kaydettiği görüntüleri izliyorsunuz sonra bir mangayla er ryan'ı bulmaya gidiryosunuz ve bir çok çatışmayta giriyorsunuz haa pardon bu bir film miydi ama öylesine müthiş bir filmki sanki kamera sizsiniz olayları siz kaydediyorsunuz yani öğlesine insanı içine çeken bir film . savaşı veriyor film savaşın ortasına düşmüş bir mamganın bir askeri bulma çabasını bu kadar ama ne bu film mi başyapıt yapan bunlar işte spielberg filmlerinin sihri bu yönetmen bize senaristin yazdığını verilebilecek en iyi şekilde veriyor sanatın hissini sezgilerini olabildiğince minimal bir şekilde veriyor zaten sinema bu değilmidir arkadaşlar
Savaşa hoş geldiniz! Spielberg bu filmde her zamanki gibi ustalığını konuşturmuş. Filmin ilk 25 dakikasını oluşturan 2. Dünya Savaşı Normandiya çıkartması sahneleri belki de sinema tarihinin gerçeğe yakın en iyi savaş sahneleri. Daha kimseyi tanımadan bir anda savaşın dehşeti içinde buluyoruz kendimizi. Teknelerin kapaklarının açılmasıyla birlikte askerler bir anda ölmeye başlıyor ve bu ölümler hiç de öyle çoğu filmde gördüğümüz düşüp de yerde kalan bir takım önemsemediğimiz insanlar değiller. Askerlerin gerçekten kolları ve bacakları kopuyor, gerçekten kan kaybediyorlar, sağır oluyorlar, gerçekten bağırsakları dışarı fırlıyor. Denizin suyu kandan kıpkırmızı oluyor. Savaş tüm dehşetiyle gözler önünde. Savaş nasıl olur sorusunun en iyi cevabını bu sahnelerde görüyoruz. Kameranın kullanımı ve Digital ses düzeninin de yardımıyla kendinizi savaş alanının ortasında hissediyorsunuz. İnsan giriş bölümüyle resmen geriliyor. Filmin geri kalanı da savaşın dehşetini ve anlamsızlığını anlatmaya devam ediyor. Savaşın politik boyutu filmde hiç bir şekilde verilmediği için birbirini anlamsız yere öldüren insanlar görüyoruz perdede. Haklı ve haksız bir taraf yok sadece ölenler ve öldürenler var. Gerçek savaşlarda da böyle değil midir ? Film sadece bu yönüyle bile savaş karşıtlığını ifade ediyor. Dramatik yön bir kadının 4 oğlundan üçünün ölmesi ve 4. evlat: Er Ryan onu kurtarmaya gidenlerin hazin sonu. Ryan ise filmi daha da derinleştirmek adına ben geri dönmem kardeşim diyor, onlar öldüyse ben de ölürüm. Filmde hiç kimse kahramanlık yapmıyor. Ayrıca hiç kimse de dünyayı kötülüklerden temizlemek gibi yüce bir idealle orada değil. Bir şekilde oraya gelmiş, bir görev almış olan insanlar görevlerini başarıp sağ kalmaya çalışıyorlar. Bu sırada teslim olan askerleri öldürenlerden tutun da korkudan donup kalanlara kadar bir çok asker de görülüyor.Savaşta normal yaşamdan ne kadar çok uzaklaşıldığının bir çok göstergesi var. Örneğin grubun komutanı Yüzbaşı Miller (Tom Hanks) savaştan önce öğretmenmiş, ama bunu uzun süre kimseye söylemiyor. Muhtemelen emrindeki adamların üzerindeki otoritesinin bozulacağından korkuyor. Miller bir sahnede dayanamayıp ağlamaya da başlıyor ama bunu da kimsenin göremeyeceği bir yerde yapıyor. Çünkü savaşta insani duygulara yer yok. Öldürmezsen öldürülürsün bu kadar basit. Acıma acınacak hale düşersin. Nitekim bu da oluyor. Serbest bırakılıp affedilen bir Alman affetmiyor. Savaşta yüce duygulara yer olmadığı bu olayla gözler önüne serilmiş. Ayrıca filmin en güzel yanlarından biri de aşk meşk olaylarına girilmemiş olması. Salt savaş üzerine kurulu savaşı anlatan bir film. Karı-kız karıştırılmadan da güzel film çevrilirin anlamlı bir ifadesi Er Rayn'ı Kurtarmak.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.