Steven Spielberg’ün yaklaşık 20 yıl önce çektiği bu savaş filminin çok başarılı olduğunu söylememe gerek yok herhalde. Savaşın ortasında bulunan bir bölüğün içindeki askerlerden birkaçının, bütün kardeşleri ölen Er Ryan’ı eve götürme çabalarını konu alıyor bu film kısaca. Ve her ne kadar filmin kusursuz olmadığını düşünsem de, ortaya gerçekten de başarılı bir sonuç çıktığını düşünüyorum.
Ne diyebilirim ki bu film hakkında? Oyunculuklar mükemmel. Matt Damon, Tom Sizemore ve özellikle de Tom Hanks, bu filmde döktürmüş. Spielberg’ün kamerası, savaşın ne kadar şiddetli ve acımasız bir yer olduğunu bütün çıplaklığıyla göstermiş ve seyirciyi etkilemeyi başarmış. Muhteşem çekilmiş savaş sahneleri ve akıcı süresiyle Er Ryan’ı Kurtarmak, gerçekten de görülmesi gerek bir film kısaca. Filmle ilgili ufak tefek birkaç sorunum olsa da genel anlamda, bu film çekilmiş en iyi savaş filmlerinden birisi. Hatta şu ana kadar çekilmiş en iyi savaş filmi benim gözümde. Eğer hala izlemediyseniz, izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim.
İlk yarım saat süren Normandiya Çıkarma sahnesi muhteşem ve bir o kadar da gerçekçi ... İlk yarım saat süren Normandiya Çıkarma sahnesi bizlere savaşın acımasız yüzünü gösteriyor ...
Yüzbaşı Miller ve askerleri Bir adamı kurtarmak için, sekiz kişinin hayatını riske atmanın mantığı nedir? sorusuyla yola çıkıyorlar. Bir kişiyi kurtarmak için zorlu mücadelelerden sonra birçok asker feda oluyor. Er Ryan, yüzbaşı John Millerın ölürken köprüde kendisine söylediklerinden etkileniyor ve yaşadığı hayatı hak etmeye çalışıyor ... Tabiki, her insan hayatı şüphesiz çok önemlidir. Yeri gelir bir insan hayatını kurtarmak için birçok kişi çaba sarfedebilir. Ancak filmin ilerleyen sahnelerinde şu soruyu soruyoruz kendimize: - Her insan yaşamayı hak ediyor mu?
Esir düşen Alman askerinin öleceğini bildiği halde çukur kazarken ölmemek için zaman kazanmaya çalışması ne kadar da düşündürücü değil mi? Demek ki, hangi tarafta olursa olsun insan hayatı ne kadar da önemli ... Şüphesiz Upham da benim gibi düşünüyordu başlarda ... Yüzbaşı John Miller da böyle düşünüyordu ... Ama ilerleyen zamanda gördük ki, bazı insanların hayatı o kadar da önemli değilmiş demek ki ... Demek ki bazı insanlar akıllanmadıkları için yaşamayı hak etmiyorlar, ölmeliler ... Yüzbaşı John Millerın esir aldığı ama yaşamasına izin vererek serbest bıraktığı alman asker tarafından vurularak öldürülmesi bizleri düşünmeye ve sorgulamaya sevk ediyor ...
Steven Spielbergin yönetimindeki film aldığı oscarları sonuna kadar hak eden gerçekçi bir yapım ... 10 üzerinden 10 puan ...
rahatlıkla söyleyebilirmki izlediğim en iyi savaş filmi (en sewdiğim demiorum ama )...teknik açıdan kusursuzluğu,steven spilberg in müthiş yönetimi ve tom hanks önderliğinde harika oyunculuklara sahip... teknik açıdan değerlendirmek gerekirse;çok gerçekçi,çok inandırıcı ve çok sağlam savaş sahnelerine sahip film...ilk 20 dakkasındaki normandiye çıkartması bölümü insanın ağızını açık bıraktıracak cinsten... spilberg e gelirsek;doğa yı çok iyi bir şekilde kullanmış filmde...yağmur yağışını çeşitli karelerden gösterdiği sahne de ne kadar usta bir yönetmen olduğunu birkez daha anladım...ve bu kadar iyi savaş sahnelerinde en büüyük pay kuşkusuz spilberg e aid...ustanın en iyi yönetmenlik başarısıdır bence film... oyunculuğa gelirsek;çok kaliteli bir kadroya sahip film öncelikle...tom hanks filmde müthiş bir perfomans sergilemiş...matt damon da rolünün hakkını fazlasıyla vermiş ayrıca... film zamanında 10 dalda akademi adaylığı almış ama mağlesef shakespare in love adlı filme en iyi film ödülünü kaptırmıştır...shakepare in love filmi er raynı kurtarmakla karşılaştırılamaz bile...film en iyi yönetmen dahil 5 dalda akademi aldığını söyliyelim ama...genel olarak film izlediğim en iyi 20 fim içine rahatlıkla girer...10/10
5 Sene öncenin başyapıtı idi, hala başyapıt... Kimse onun kadar güzel savaş filmi yapamadı zannımca.. Onunla eş değer var ama güzel yok.. Harika.. Bugün bir kere daha izledim ve bir kere daha gördüm..
Geçen sene Şöle filmin ilk 15 dakikasını izleyip sonra da filmi yarım bırakıp televizyonu kapattığımı hatırlıyorum. Çünkü ciddi manada feci bir film olmuş ve hiçbir savaş filmi beni bu derece savaşlardan ürkütmemiştir. Ta ki dün öğle tekrardan filmi izlemeye koyuldum. İzleyebildiğim ve belki de izleyebileceğim en iyi filmlerden biri. Hele de Tom Hanks zaten film içindeki ayrı bir film.10/10
Atmosfer olağanüstü,gerçekten sizde savaşıyormuşsunuz gibi.Spielberg'ün oscarlık bu başyapıtı Saving Privite Ryan'ı hala izlememişseniz mutlaka seyretmeli izlemişsenizde yeniden tekrar tekrar izlenmeli.Yönetmenlik bu işte.
Bu filmle ilgili yapılan yorumların çoğunu okudum. Enine boyuna herkes bir şeyler söylemiş. Yahudi-Amerika propagandası, aşırı Nazi eleştirisi, milyonlarca insanın öldüğü bir savaşta bir kişinin göreceli önemi, yönetmenin filmin neresinde durması gerektiği vs. vs...
Benim fikrimse, bu filmden sonra birçok sinemaseverin savaş türüne farklı gözlerle bakmaya başladığı, sarsıldığı, etkilendiği... İnsanlar özünde öznel varlıklar; onlardan nesnel olmalarını beklemek çok zor. Özellikle soyunun yok edilmeye çalışıldığı bir dönemi anlatmaya çalışan bir yönetmenden, nesnel gözlükler takmasını istemek biraz da iyimserlik. Bence sinematografik açıdan bakın filme; güzellikleri görün; öykünün içten itiraflarını keşfedin; görüntülerin ve oyunculuklarını tadını çıkarın. "7. sanatı kullanarak aptal toplulukları zehirliyorlar" diye endişelenmek artık yersiz çünkü; panzehir için artık çok geç!
en iyi savaş filmi = er ryan’ı kurtarmakgörüntüleriyle içine çeken gerçekçi anlatımıyla bizzat yaşıyormuş hissi veren ağlamaklı olduğum yine izlesem yine ağlıyacağım film’vay be tek bir adam için bu kadar can feda edildi’ dedirtsede herşeyiyle başarılı bir film benim için tek bir eksi tarafı var oda zerresine kadar amerikayı göklere çıkaran bir film olması
gerçekten müthiş bir filmdi filmi çok beğendim bence herkesin izlemesi gerekiyor tam bir başyapıt matt damon ile tom hanks ın oyunculuğu çok iyiydi 10/10
filmdeki politik oyunları konuşmak yerine oyunculuk hikaye görsellik ve sesi tartışmamız lazım.çünkü film müthiş bir dram müthiş bir savaş ve müthiş bir gerilim.inanın bundan 10 yıl sonra bile 'ya hala er ryan gibi film gelmedi be' diyeceğiz.izlenmesi eskimeyen bir film.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.