Av Mevsimi
Ortalama puan
4,0
1734 Puanlama

327 Kullanıcı yorumları

5
71 Eleştiri
4
125 Eleştiri
3
51 Eleştiri
2
59 Eleştiri
1
8 Eleştiri
0
13 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Tamerpaşa
Tamerpaşa

Takipçi 2 değerlendirmeler Takip Et!

2,0
1 Mayıs 2014 tarihinde eklendi
Av Mevsimi ile birlikte şunu çok iyi anladım; Ustalar da yaşlanıyor !! Kimi zaman bu onlara yaramıyor değil hani…Clint Eastwood , Akira Kurosawa , Howard Hawks gibi yönetmenler, olgunluk çağlarında çok parlak filmlerle karşımıza çıkmışlardı.Ama Yavuz Turgul örneğinde de gördüğümüz gibi kimi zaman bu yaşlanma pek olumlu sonuçlar vermiyor.

Av Mevsimi’nde bu yaşlanmayı fazlasıyla hissettim dersem yalan olmaz. Belki de bunun en büyük nedeni, Turgul’u Turgul yapan kendi sinemasının dışına fazlasıyla çıkmış olması diyebilirim. İlla ki yönetmenler, özellikle kendi tarzını yaratmış ustalar da, yeni sulara yelken açacaktır. Ama eski gemiyi terk ederken, yanında bir şeyler götürmeyi de ihmal etmemeliler diye düşünüyorum.İşte Yavuz Turgul bunu ne yazık ki gerçekleştirememiş. Yönetmenin bir zamanlar “ Muhsin Bey, Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni, Gölge Oyunu, Eşkıya,Gönül Yarası” gibi filmlerinde dünyayı,tüm çirkinlikleri, haksızlıkları, her zaman kaybetmeye mahkum insanları, acımasızlıkları gözler önüne serdiği trajedi yüklü başyapıtlarından sonra, Av Mevsimi bana illa da “modern” olmak isteyen, kendisini geri plana atıp oyuncularını gösteriş aracı olarak kullanan, soluğu ve heyecanını bir ölçüde tüketmiş eski bir ustanın filmi gibi göründü.

Ne var ki, Turgul aslında az usta ve az zeki değ geçmiş filmlerinin gölgesinden sıyırmak ve güncel kılmak için hiçbir fırsatı kaçırmıyor.Şener Şen gibi bir ustanın yanına, yeni neslin belki de en çok sevdiği kişisi olan Cem Yılmaz’ı koyuyor. Bu buluşma Türk sinemasının en büyük buluşmalarından çok kişi de eminim ki benimle aynı şeyi düşünmüştür. Ama bu büyülü buluşma ne yazık ki Turgul’un modernize film yapma çabalarından nasibini fazlasıyla alıyor. Öyle ki Şener Şen gibi bir ustanın belki de en tutuk, en geride kaldığı,hatta “keşke oynamasaydı” dediğimiz filmi oluyor. Kısacası bu filmle “Şener Şen’e gerçekten yazık oldu” demekten kendimi alamıyorum.

Uzakdoğu’nun en büyük yönetmen-oyuncularından olan TakeshiKitano ‘nun, geçmişte ülkesinin en ünlü stand-upçısı??? olduğunu kaç kişi biliyor bilemiyorum ama onun şimdi ki filmlerine ve çizdiği karakterlere bakarsak buna kimsenin inanamayacağı aşikar. Cem Yılmaz da bu filmle beraber komik adam karakterinden, sert adam karakterine doğru U dönüşü yapıyor ve kırılganlıkla delilik arasında bir yerlerde duran bir kimliği canlandırıyor. Belki de yönetmenin filmle ilgili en büyük artısı bu oluyor. Ama bu artı maalesef düşüncede kalıyor. Çünkü Cem Yılmaz, mevkii dışında oynatılan futbolcu gibi rolünde çok fazla sırıtıyor. En sert olduğu sahnelerde bile her an kameraya dönüp “ceee!!” diye mimik yapacakmış izlenimi veriyor. Hele ki vurulma sahnesindeki akıllara zarar oyunculuğu gerçekten yinede sert rollerin adamı olması konusunda denemede bu kadar aksamış olması normal. Bu tarz rolleri oynadıkça, kendini yeni yeni kimliklere soktukça, iddia ediyorum ki geleceğin Şener Şen’i olacaktı lafın kısası benim için Şener Şen’in veliahdı olabilecek tek aktör Cem Yılmaz’dır.

Klasik polisiye filmlerin giriş kısmı nasıldır bilirsiniz.Önce bir ceset bulunur daha sonra katilin peşine birileri düşer… Av Mevsim’de aynı bu çizgide başlıyor. Bu sefer ceset değil, kesik bir el bu el yabancı filmlerde gördüğümüz, kesik ellerin çok ötesinde bir el.Yıl olmuş 2010... Yabancılar kıyamet filmi çekiyor, yerin altını üstüne getiriyorlar ama biz daha kesik bir eli bile inandırıcı yapamıyoruz. El el değil sanırsınız Roberto Carlos’un baldırı. Sözüm ona bir de kadın eli. İşte bu el, bütün ekibin hayatını sözde değiştiriyor. Bundan sonra olaylar öyle bir gelişiyor ki, ne nedir, kim kimdir daha biz anlamadan perde de akıp gidiyor. Yavuz Turgul, ilk defa bir filminde bu kadar çok yan karaktere yer vermiş hiçbiri senaryonun kopukluğu nedeniyle dişe dokunur bir katkı sağlayamıyor. Okan Yalabık’ın oynadığı Hasan karakteri hem oyunculuk hem de işleyiş bakımından tam bir felaket. Yalabık’ın “haç kafilesini kaybetmiş hacı gibi” şaşkın şaşkın dolaşması izleyenleri bir yerden sonra sıkı Sözen, İdris’in eski karısı Asiye rolünde sade bir oyunculuk çıkartı İpek ve Murat Serezli Amir rollerinde artık bu tarz filmlerin klişeleşmiş karakterlerini (sürekli herkese bağıran polis şefleri) başarıyla canlandırıyorlar. Battal Çolakzade rolü ile Çetin Tekindor, bir kere daha şiveli konuşmasıyla perdeye geliyor. Şivesiz konuşmasını bilmesem, hep şiveli konuştuğunu sanacağım. Neden hep şiveli konuşan karakterleri canlandırıyor anlayamıyorum. Tekindor kısa rolüne rağmen filmin en güzel sahnelerinden birine imza atıyor. Şener Şen ile evin bahçesinde karşı karşıya geldikleri sahne… İki avcının karşılaşması, doğrusu oldukça etkileyici… İki adamın da gerçek anlamda birer dramı ve onları çok iyi tanımamızı, giderek sempati duymamızı gerektiren birer öyküleri var. Ancak Turgul’un senaryosu ne yazık ki buna müsaade etmiyor. Film genelde beklenen yönde, öngörülebilecek gelişmelerle ilerliyor. Böyle olunca Şen ile Tekindor’un ayaklarına pranga vurulmuş gibi oluyor. İkisi de karşılıklı döktürecekleri bir filmde, bir adım bile ileri gidemiyorlar.

Film bu tür filmlerin öngördüğü tuzakların hepsine düşüyor dersek yeridir. Gerçeklik duygusu zedelenmese de, yapay etkiler sağlama kolaycılığına sıkça baş’in karısı ile problemleri, Hasan’ın çömezliği ve giderek ruhsal durumunun bozulması, sürekli dırdır eden amirler ve daha 30. dk. da tahmin edebildiğimiz, sözde sürpriz son. Bütün bunların yanına kameranın, müziğin ve kurgunun hikayenin özünü ikinci plana düşürmesini de eklersek elde çok fazla bir şey kalmıyor.
Türk sinemasına doğrusu pek unutulmayacak yenilikler armağan etmeyen bu modernize Yavuz Turgul filminin elbette alkışlanacak öğeleri de var. Bunların başında, usta görüntü yönetmeni Uğur İçbak’ın nefis görüntüleri geliyor. Fotoğraf tadında ki kareleri, solgun renk kullanımı çok başarılı. Özellikle Cem Yılmaz’ın yemekte söylediği Karadeniz türküsü, şimdiden Türk sinemasının en güzel karelerinden birisini oluşturmuştur. Bir diğer unsur, sanat yönetmenliği… Beyoğlu,büyük yüksek tavanlı tarihi evler,gece kulüpleri… Bütün bunlar Turgul’un geçmişini filme yansıtan yegane şeyler. Bütün filmlerinde olduğu gibi sanat yönetmenliği her zamanki gibi çok başarılı. Ve filmin müzikleri… Müzikler yer yer filme klip havası katsada çok başarılı olmuş diyebilirim.

Uzun lafın kısası Av Mevsimi, sık sık devamlılığı kesilen,anlatımı bütünlenememiş, pek başarılı olmayan bir film denemesi. Türünün en başarılı örneklerini çıkartan Uzakdoğu sinemasından da, Hollywood’ un klasikleşmiş polisiyelerinden de çok ama çok uzakta. Filmin sonlarına doğru tek düşüncem “film bitse de kendimi dışarı atsam; ulan bir de bu saatten sonra dolmuş bulabilir miyim? “ oldu.

Umarım Yavuz Turgul kendi tarzını değiştirmeden ve bir 5 yıl daha bizleri bekletmeden , tekrar beyaz perdeye döner.
mathayus
mathayus

Takipçi 5 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
7 Aralık 2010 tarihinde eklendi
Filmin kurgusu, oyunculuk performansları bence gerçekten çok ama çok başarılıydı.Sonuna kadar sıkmadan izleyiciyi ekrana bağlıyor diyebilirim.Yavuz Turgul büyük bir yönetmen ,Şener Şen büyük bir oyuncu ,Cem Yılmaz hem deli:) hem de gerçekten büyük bir oyuncu,Çetin tekindor çok başarılı, Okan Yalabık en iyi genç yeteneklerden daha ne söylenebilir ki süper bir kadrodan süper bir film, mısırlarınızı patlatın ve hemen durmaksızın gidin bence:):)
fallenangel-2
fallenangel-2

Takipçi 3 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
4 Aralık 2010 tarihinde eklendi
Filmi yaklaşık 2-3 saat önce izledim ve bence de bu yılın en başarılı Türk filmi.Kusursuza yakın bi senaryoya ve görüntü yönetmenliğine sahip.Ters köşeye yatırma gibi bir amacı olmasa da çok güzel yerlere dokundurarak,hayatın tam da içinden bir film olmayı başarıyor.Herseyden önemlisi bütün bunları yaparken Türk sinemasının pek de alışkın olmadığı bir tarz olmasına karşın hiçbir amerikan film klişesine bünyesinde yer vermiyor.Filmin hiçbiyerinde Ejder Kapanı ndaki ve New Yorkda Beş Minare deki "Biz bunları görmüştük" hissine kapılmadım.Oyunculukları sona sakladım çünkü gerçekten her bir karakter birbirinden grift yazılmış ve tüm oyuncular bu karakterlerin hakkını vermiş.Şener Şenin Çetin Tekindorla karşılıklı sahneleri inanın bitsin istemeyeceksiniz.Kısacası çok başarılı bir film bekliyor sizi sakın kaçırmayın!!!
yeliz-demirel
yeliz-demirel

Takipçi 2 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
6 Aralık 2010 tarihinde eklendi
8.6 yı hakediyor....oyunculuk ve senaryosu ıle....delı cem avcı sener..:))
yasssmin
yasssmin

Takipçi 2 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
7 Aralık 2010 tarihinde eklendi
tüm ekibi ayakta alkışlamak gerek diyebilirim, müthiş bi film!!
etkileyici, sürükleyici, eğlendirirken düşündüren son zamanlarda izlediğim en İYİ türk yapımı, kutluyorum..
esozcan
esozcan

Takipçi 1 değerlendirme Takip Et!

0,5
9 Ocak 2011 tarihinde eklendi
filmin usta oyuncularına bakıp aldanmamakta yarar var bence..oyuncular iyi senaryo çok yalın...Beklentimin çok çok altında bir filmdi.
Hayal kırıklığına uğradım.Gereksiz uzatmışlar süresinide...Yabancıların çektikleri polisiye filmleriyle kıyaslamak bile mümkün değil bence...
Furkan_Ensar
Furkan_Ensar

Takipçi 1 değerlendirme Takip Et!

5,0
5 Aralık 2010 tarihinde eklendi
gerçekten izlediğim en iyi türk filmlerinden biriydi film amacına uygun olarak duygu dolu giderken beni de üzdü olayların akışı çok güzel sağlanmış şener şen mükemmel cem yılmazdan bu kadarını beklemiyordum harika bir iş başarılmış tavsiyelerim sonsuzdur bu film için.söylenecek tek söz iyi iş çıkartılmış bir film.film ekibini kutlarım...
fulker
fulker

Takipçi 1 değerlendirme Takip Et!

4,0
6 Ocak 2011 tarihinde eklendi
yavuz turgul çok iyi yönetmen,
şener şen, okan yalabık, melisa sözen, cem yılmaz ın oyunculukları başarılı,
son 5 yılda izlediğim en iyi Türk filmi desem kanımca en yerinde yorum olur!
46
46

Takipçi 1 değerlendirme Takip Et!

5,0
21 Ocak 2011 tarihinde eklendi
filmde ilk gözüme takılan senaryonun çok basit oluşu. ancak cem yılmaz ve şener şenin oyunculukları harika. cem yılmazın her filmini defalarca izledim, gün geçtikçe kendini daha fazla geliştirdiğini düşünüyorum. ülkemizde polisiye filmler yeterli gelişimi gösteremedi hala...
Ismail G
Ismail G

128 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
9 Mayıs 2026 tarihinde eklendi
Kımse 3 gün gozaltinda tutarım diyemez çünkü toplu suçlarda istisna var oda cumhuriyet savcısı 3 defa birer gün uzatabilir zaten avukatsiz ifade alınmamalı cinayet davasında avukat zorunlu is saatinde içki içen polisler de olmaz mantıken derken aynı adama Şener şen tck 84 e gore intihara yonlendirme sucunu isledi cem yılmaz ise tck 106 silahla tehdit ederken meşru mudafadan öldü
mettt
mettt

101 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
13 Aralık 2010 tarihinde eklendi
hani derler ya kaliteli filmler çıktığında türk sinemasında hala bir umut var diye, piyasada o kadar kötü filmler var ki kalite biraz üste çıktığı zaman hala umut var diyoruz ama bu film için böyle bişey söyleyemeyeceğim çünkü bu artık umudun ötesinde mükemmel bi film olmuş..
Yönetmenler senaristler oyunculular yaptıkları filmleri böyle filmlerle karşılaştırsınlar umarım aradaki 7 farkı bulabilirler..
bahadir524
bahadir524

90 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
11 Aralık 2010 tarihinde eklendi
holywood tarzı bir polisiye beklentiniz olmasın... aksiyon dolu sahneler, sürpriz bir son falan... ama bunlar yok diye film izlenmiyor yada sıkıyor mu? cevabım kesinlikle hayır... oldukça güzel ve kaliteli bir yapım... görselliği, müziği, temposu, karakterleri oldukça iyi düşünülmüş ve kurgulanmış bir film... çetin tekindora ayrıca dikkat!
buragi
buragi

50 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
13 Mayıs 2013 tarihinde eklendi
polisiye filmleri çok seven ve takip eden biri değilim, filmin sonunu veya katili tahmin etme konusunda da başarılı olduğum söylenemez ama bu filmin sonunu yarısından itibaren tahmin ettim bu yüzden filmin ilk yarısı daha iyi geldi bana. çekimleri, oyunculukları, ülke şartlarına göre güzel bir polisiye/gerilim. izlemenizi tavsiye ederim.
hudup
hudup

35 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
22 Aralık 2010 tarihinde eklendi
Bence ortalama bir film.Eğer çok sıkı güzel bir polisiye filmi izlemek istiyorsanız sonuç hayal kırıklığı olur ancak özellikle cem yılmazın devleştiği bir oyunculuk performansı izliyim diyorsanız sonuç olumlu olur filmin senaryosu çok basit kaçmış ikinci sınıf bir amerikan aksiyon filminde bile daha komplike senaeryolar var bir kere film bulunan bir elle başlıyor ancak filmin sonunda o elin oraya hangi mantıkla konulduğu sorusu havada kalıyor bu sadece basit bir örnek gene de cem yılmaz ve ustaların hatrına 6/10.
alga
alga

33 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
10 Aralık 2010 tarihinde eklendi
İçinde Şener Şen ve Cem Yılmaz olan bir film mutlaka görülmeye değer. İnşallah vakit bulur giderim.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler