Ortalama puan
4,5
429 Puanlama
5
10 Eleştiri
4
14 Eleştiri
3
4 Eleştiri
2
3 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
Filtrele:
Hepsi
Senaryosunu, Yavuz Turgul'un kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da, Sinan Çetin'in oturmak da olduğu "Çiçek Abbas"; romantik bir drama olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Türk sinemasında, çok özel bir yeri bulunan ve daha önce...
Hem de...
Benzeri bir heyecan ve arzuyla vakti zamanında, en az beş kez daha izlediğimizi tahmin ettiğimiz bu filme...
40 yıllık, uzunca bir aranın ardından, profesyonel bir gözle yeniden biraz daha yakından bakalım...
Ve bunu gerçekleştirirken, nihai değerlendirmemizi de yapıp notumuzu da verelim..
***
Sokağa çıkmasını yasakladığı, evde kalmış kız kurusu ve erkek delisi kardeşi Şükriye'yi (Ayşen Gruda)...
Annesine (Hikmet Gül), titizlikle emanet eden Şakir (Şener Şen)...
Sabahın ilk saatlerinde, kendisini kolundan çekiştirip duran, "Çiçek" lakaplı muavini Abbas (İlyas Salman) ile birlik de...
İstanbul, Alibeyköy merkezdeki dolmuş durağına doğru yola koyulur...
***
Gerek durağın kahyası Murtaza (Ömer Bubu) ve gerekse de Mustafa (Ahmet Mekin) gibi meslektaşlarıyla da arası pek hoş olmayan Şakir...
Dolmuşunu tıka basa doldurmasına ve isyan eden müşterilerinin homurdanmasına rağmen...
Zahmet edip de, bir türlü hareket etmemek de...
***
Zira...
Her zaman olduğu şekilde...
Yine, bir kuaförde manikürcü olarak çalışan...
Uzatmalı sözlüsü Nazlı'nın (Pembe Mutlu), çıkıp gelmesini beklemektedir...
***
Ki...
Bu arada bizler de...
Nazlı'nın babası İhsan'ın (İhsan Yüce), tüm ısrarlarına karşın...
Bulduğu her fırsat da, kendisinden istifade etmeyi sürdüren Şakir'in, onunla evlenmeye bir türlü yanaşmamasının yanı sıra...
Aynı Nazlı'da, Abbas'ın da gönlünün olduğunu görürüz...
***
İşte, bu genel çerçeve içerisinde...
Günlerden bir gün Nazlı...
Devamlı olarak beraberce gittikleri tepeye Şakir'in...
Fatma adındaki bir kadını götürüp, minibüse attığını fark ederken...
***
Kız kardeşi Şükran'a sulandığı gerekçesiyle...
Hem kirasını ödeyerek kaldığı evden hem de minibüsteki görevinden kovulan Abbas'ta artık...
Mustafa'nın dolmuşunun muavinidir...
***
Ve elbette...
Nazlı'da işine, sözü bozduğu Şakir'inkiyle değil...
Bu dolmuşla gitmektedir...
***
Derken...
Çok geçmez ve Tefeci Necdet'ten (Yaşar Güner) senet sepet karşılığında borçlanarak para bulan Abbas...
Toplayıp adam etmeyi kafasına koyduğu, Nuri babaya (Orhan Çağman) ait külüstür minibüsü satın alır...
***
Çünkü böylelikle...
Sahip olduğu minibüs sayesinde...
Elinin ekmek tutmaya başladığı gerekçesiyle, babası İhsan'ı ikna edeceği Nazlı'yı kendine istemeyi düşünmek de...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalamaktayız...
Dakika 24...
***
Abbas'ın, pembe hayalleriyle dolu, masumane nitelikteki bu planına karşı...
Şakir'in devreye sokacağı, kendi sinsi ve bir o kadar da haince kurgusunun damgasını vuracağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; ters köşe sürprizleri de bünyesinde barındıran, 55 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,
***
Gelin isterseniz...
Türk sinemasında, çok özel bir yeri bulunan ve daha önce...
Hem de...
Benzeri bir heyecan ve arzuyla vakti zamanında, en az beş kez daha izlediğimizi tahmin ettiğimiz bu filme...
40 yıllık, uzunca bir aranın ardından, profesyonel bir gözle yeniden biraz daha yakından bakalım...
Ve bunu gerçekleştirirken, nihai değerlendirmemizi de yapıp notumuzu da verelim..
***
Sokağa çıkmasını yasakladığı, evde kalmış kız kurusu ve erkek delisi kardeşi Şükriye'yi (Ayşen Gruda)...
Annesine (Hikmet Gül), titizlikle emanet eden Şakir (Şener Şen)...
Sabahın ilk saatlerinde, kendisini kolundan çekiştirip duran, "Çiçek" lakaplı muavini Abbas (İlyas Salman) ile birlik de...
İstanbul, Alibeyköy merkezdeki dolmuş durağına doğru yola koyulur...
***
Gerek durağın kahyası Murtaza (Ömer Bubu) ve gerekse de Mustafa (Ahmet Mekin) gibi meslektaşlarıyla da arası pek hoş olmayan Şakir...
Dolmuşunu tıka basa doldurmasına ve isyan eden müşterilerinin homurdanmasına rağmen...
Zahmet edip de, bir türlü hareket etmemek de...
***
Zira...
Her zaman olduğu şekilde...
Yine, bir kuaförde manikürcü olarak çalışan...
Uzatmalı sözlüsü Nazlı'nın (Pembe Mutlu), çıkıp gelmesini beklemektedir...
***
Ki...
Bu arada bizler de...
Nazlı'nın babası İhsan'ın (İhsan Yüce), tüm ısrarlarına karşın...
Bulduğu her fırsat da, kendisinden istifade etmeyi sürdüren Şakir'in, onunla evlenmeye bir türlü yanaşmamasının yanı sıra...
Aynı Nazlı'da, Abbas'ın da gönlünün olduğunu görürüz...
***
İşte, bu genel çerçeve içerisinde...
Günlerden bir gün Nazlı...
Devamlı olarak beraberce gittikleri tepeye Şakir'in...
Fatma adındaki bir kadını götürüp, minibüse attığını fark ederken...
***
Kız kardeşi Şükran'a sulandığı gerekçesiyle...
Hem kirasını ödeyerek kaldığı evden hem de minibüsteki görevinden kovulan Abbas'ta artık...
Mustafa'nın dolmuşunun muavinidir...
***
Ve elbette...
Nazlı'da işine, sözü bozduğu Şakir'inkiyle değil...
Bu dolmuşla gitmektedir...
***
Derken...
Çok geçmez ve Tefeci Necdet'ten (Yaşar Güner) senet sepet karşılığında borçlanarak para bulan Abbas...
Toplayıp adam etmeyi kafasına koyduğu, Nuri babaya (Orhan Çağman) ait külüstür minibüsü satın alır...
***
Çünkü böylelikle...
Sahip olduğu minibüs sayesinde...
Elinin ekmek tutmaya başladığı gerekçesiyle, babası İhsan'ı ikna edeceği Nazlı'yı kendine istemeyi düşünmek de...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalamaktayız...
Dakika 24...
***
Abbas'ın, pembe hayalleriyle dolu, masumane nitelikteki bu planına karşı...
Şakir'in devreye sokacağı, kendi sinsi ve bir o kadar da haince kurgusunun damgasını vuracağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; ters köşe sürprizleri de bünyesinde barındıran, 55 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,
şöför muavininin sevdiği kadına ulaşma çabası.. Sürükleyici tempolu.. Tüek filmi.. 82 ye göre bence çok iyi.. Güzel bir aşk filmi
Defalarca seyrederim...
Güzel bir yeşilçam filmi.. samimi ve akıcı.. şener şen ve ilyas salman çok başarılı..
Konu olarak en özgün yeşilçam fimlerinden biri.Şener Şen ve İlyas Salman gerçekten şöförlük yapmışlar gibi,müthiş oynuyorlar.Sade bir aşk anlatımı...8/10
Türk Sinemasının temel taşları arasında gösterilecek bir eser olduğunu düşünüyorum.2010 yılında olmamıza rağmen hala aynı tadı aldığımı söyleyebilirim bu filmde.Ben bu yapıta 10 üzerinden 8.5 puan veriyorum.
Efsanelerden bir film daha.. Defalarca kez izlensede mükemmel bir tat bırakır insanın ruhunda.. Şener Şen harika bir oyunculukla karşımızdadır.. Bu sefer ona İlyas Salmanda eşilik etmekte ve karşılıklı oyunculuk şovu yaparlar adeta..10/10..
Sinan Çetinin ilk ama en iyi filmlerinden biri.
Kaliteli bir film,iyi güzelde sinan çetin parayı bulunca,kaliteden mi vazgeçti? Tek aklı başında filmi budur.
Sinan Çetinden böyle bir film beklemezdim:)Bir efsanedir Çiçek Abbas.Hele ki kahvedeki atışma sahneleri yokmu dillere destan.İzlemeden ölmeyin
keşke sinan çetin bu ilk filminden sonra sinemaya küsse imiş.çünkü hala en güzel filmi.
İstedim vermediler, sen şoförsün dediler !
muhtesem ya...
hayatımın filmi daha ne diebilirm ...
Sinan Çetinin en iyi filmi kesinlikle...İlyas Salman ve Şener Şen bir harika...Filmin sonu da çok etkileyici...
- En son Beyazperde eleştirileri
- En İyi Filmler
- Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler