Kusursuz, efsane! Orijinal bir senaryo, kusursuz oyunculuklar, baştacı bir film... Ed Harris çok iyi oynamış. Filmde bir sürü ters köşe var, bu hoşuma gitti. Beklentimin çok üstünde çıktı. İlk 20 dakikada beklentimi karşılamayacağını düşünmüştüm ama ilerledikçe çok sürükleyici bir hal aldı. Kesinlikle sinema tarihinin en önemli filmleri arasında. Jim Carrey'nin en iyi filmi diyebiliriz. spoiler: Truman'ın yelkenliyle kendi dünyasının sonuna gelip duvara çarptığı sahne çok etkileyiciydi. Filmde her şey var : bilimkurgu, dram, komedi, aksiyon... Ailecek izlemenizi tavsiye ederim.
1998 yılında yapılmış bir filmin günümüzü bu kadar derinden ilgilendirmesi beni şaşırttı. Senaryonun temeli aslında şimdi idol geçmişte rehber denilen bir tiplemenin hem eleştirisini hem de savunmasını yapıyor. Sosyal medyanın doğurduğu meşhurların veya çocuk yıldızların hayatına da bir nevi mercek tuttuğunu söyleyebiliriz. Popüler kültür tüketicisine sunmak için allanıp pullanan, doğallığı öne çıkardığını iddia etse de son derece yapay duran meşhurların hayatı aşağı yukarı bu filmde Truman’ın yaşadıklarıyla örtüşüyor. Ünlülerin dertten yoksun, ışıltılı bir hayat yaşadıkları gösterilmek istenirken yaşamın gerçek ve kıymetli tarafından uzak kaldıklarını açığa çıkarmış bu film. Rock müziği efsanesi, Hollywood yıldızı ya da kanaat önderi olmasak da bu duruma benzer bir yaşantıya kendimizi mahkûm edebiliyoruz. İnsanların sosyal medyada gösterilen halleri hem tek tip hem de sahte. Genel algıya uymaktan başka amacı olmayan yığınla insan körpe zihinlere elde edemeyecekleri bir hayatın reklamını yapıp duruyor.
Bu filmde Christof karakterinin Truman’a sunmaktan dolayı övündüğü kusursuz ve güvenli hayatın hayırlı bir şey olmadığını anlayabiliyoruz. Çünkü pastanın üstündeki sahte çilekten farkı olmayan bir düzenin yaratacağı insan yoğurdun kaymağı gibi yüzeysel, topluma faydasız bir birey olur. Günümüzde fenomenlerin hiçbir yeteneği olmadığından yakınmak da bundan kaynaklanıyor. Çocuk yıldızların elde ettikleri inanılmaz ün ve paranın ardından uyuşturucu bağımlılığı, ruhsal bunalımlar, savurganlık gibi sorunlarla boğuşup yok olmalarının sebebi de onları yapay bir dünyaya hapsetmemizdir. Ayrıca meşhurların hayatını adeta kutsal kitap gibi hatmeden insanları da hakkıyla yerden yere vurmuş film. Birinin hayatına sırf ortalama bir insandan daha fazla tanınıyor diye nüfuz etmek istemenin ne kadar ebleh bir hareket olduğunu net olarak görüyoruz. Kimse çıkıp bize ne bu insanların hayatından diyene kadar magazin programlarının sonu gelmeyecek. Şu ünlü hangi dondurmayı yaladı, bu ünlü hangi salatalık çeşidine müptela gibi bomboş soruların cevabıyla beynini dolduran insanların varlığı bu çarkları paslı makinanın işleyip durmasına sebep oluyor. Meryl Burbank’in yaptığı reklam sahnelerinden de anlaşılacağı üzere şirketler vasıfsız fenomenleri, magazin programlarını, dergileri finanse etmekten bıkmıyor.
Jim Carrey’nin kısmen abartılı ama benim hayran olduğum oyunculuğu bu filmi çok keyifli kılıyor. Görsel tasarımlar ve sanat yönetmenliği senaryonun doğasına uygun olduğundan filmin kalitesini azaltmıyor. Hollywood’un en başarılı oyuncularından biri olan Ed Harris’in oyunculuğu da bu filme çok katkı sağlamış. Çok özel ve kaliteli bir film. Kesinlikle izlenmeli.
en birinci eleştiri, bu yaşa kadar anlamamış mı dönen dümeni? yüzlerce sene aynı teraneler ile aynı yönlendirmeler, korkutma politikaları vs vs ile çözebildik mi? çocuklarınıza içinde yaşadığı dünyanın gerçeklerini mi, size sunulan , vadedilen, pazarlanan gerçekleri mi öğretiyorusunuz? kısaca hepimiz trumanız, özel stüdyolarında keyifle ama sırf keyifle izleyenlerin, eğlencesiyiz
En başları sıkıcı ve bu konu nereye bağlanacak diyebilirsiniz ama öyle bir raddeye geliyor ki meraktan ara vermeden izliyorsunuz (part part izlemeyi düşünmeyin çünkü imkansız :D) Zaten jimm carrey'nin oyunculuğuna diyecek söz yok 10/100 Konu ve verilmek istenen mesajda çok iyi. Eskiden çekilmiş bir film nasıl böyle güzel bir prodüksiyon ortaya çıkarmış diyorsunuz. Ayrıca mesaj olarak: spoiler: Dünyanın ve insanların kötü, yalancı, ikiyüzlü olduğunu vurguluyor. spoiler: Bunuda çok güzel bir şekilde yapıyor. İzleyin, izlettirin.
Konusunun çok alışılmadık olduğunu düşündüğüm bir film gerçekten izlenmeli aynı zamanda düşünmemeniz gereken bir film.izlerken acaba biz de bir simülasyonun,programın içinde miyiz diye düşündüren bir film.izlemelisiniz...
Çok çok çok harika bir filmdi. Her duyguyu yaşatan bir film. Ha kurtuldu ha kurtulacak diye dört gözle bekliyorsunuz. Hayatının yalan olduğunu öğreniyor. En son kapıdan çıkarken fuck you falan der diye bekledim ama saygıyla gülerek selamladı Jim Carrey reis. Sevdiği Lauren’in onu çıkacak diye aşkla izlemesi, Truman’ın dergideki kadınların parçalarından onun yüzünü kolaj yapması gerçekten çok çok etkileyiciydi. Programın yaratıcısı, Westworld’de de oranın sahibi. Sanırım Westworld de bu filmden ilham kaynağı almış. Ah Truman üzümlü kekim. Kaşif olacağım diyince onu engellemek için ne kadar çaba sarf ediyorlar. Okulda hocası her yer keşfedildi diyor. Sırf su korkusu yaşasın diye babasıyla denizdeyken babasını ölmüş gösteriyorlar ve sonuç olarak sudan korkmuş oluyor. Hayat da böyle değil mi? İstedik diye önümüze ne engeller çıkarır hayat da. Ama her şeye rağmen başardı Truman ve selamını verdi programı bitirdi. Gerçekliğimizi ve hayatımızı sorgulatacak bir film ve böyle filmlere bayılırım. Senaryo harika. Gerçekten 10 numaraya 5 yıldız filmdi.
film izlemeden önce açıkçası itici gelmişti. ama filmi açıp izlediğim anda beni içine alan bir film haline dönüştü.izlediğinize asla pişman olmayacağınız bir film. insan filmin içinde kendisini buluyor.
Bir insan 30 sene boyunca etrafında dönen dümeni anlamamasi çok aptalca ki o kadar insan her gun aynı şeyleri yapmak zorunda kalmaktan sıkılmıyor mu çok açık var senaryoda fuck of
Turuman kendisini “özne” sanıyor ama aslında kendisine çevrilmiş binlerce gözün bir “nesnesi”.
Dikizlendiğinin ve doğal zannettiği şeylerin kurgulandığından haberdar olmayan bu insanın kendi gerçekliğini fark edip yaşadığı bu “cennetimsi” adadan sıyrılabilmesi, tabii ki dinsel anlatıda olduğu gibi “kolay” olmayacaktır. Çünkü gösteri toplumunda o metadır ve milyonlarca insan sizi dikizlemek isterken kaçmak nafile bir çabadır. Herkes kahramanı izleyip bu dramın nasıl devam edeceğini öğrenmek istemektedir. Bu yüzden Truman için kurtuluş, bir tür modern ütopik bir anlam içeren, “gözlerden ırak olma” çabasıdır ve klasik kahramanın hikayesinden farklıdır
bittikten sonra bi süre etkisinden çıkamadığınız bir film. Bende bıraktığı hissiyat aslında dışarısının da içerideki hayattan farklı olmadığı. Biraz durağan geçiyor, ama zihni aydınlatan güzel bir film.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.