Ortalama puan
3,2
138 Puanlama
5
11 Eleştiri
4
8 Eleştiri
3
3 Eleştiri
2
9 Eleştiri
1
1 Eleştiri
0
3 Eleştiri
Sırala
Filtrele:
Hepsi
Levent Kırca yı, dramatize bir rolde görmek şaşırttı beni. Film, kendini seyrettiren cinsten olmuş...
Babam ve Oğlumdan sonra gördüğüm en duygusal ve en ağlatan filmlerden biri. Bence haftanın en iyi filmlerinden özellikle levent Kırcanın performansı mükemmel bu filme gidecekseniz mendillerinizi hazırlayın.
Belli ki kısıtlı kaynaklarla yapılmış bir film...Film izlendikçe ortaya çıkıyor ki oyuncu performansları yeterli değil...Ama...Aması var işte...Levent Kırca faktörü...Filmi en başından itibaren almış götürmüş resmen.Her mimik haraketi ayrı bir anlam katmış..Oyunculuğuna saygı duymamak mümkün değil...'Levent Kırca sadece sarhoş rolü yapar' diyenlerin mutlaka izlemesi gereken bir film...Harika diyemesem de Levent Kırca için izlenmeli...8/10
Levent kırca eski Levent kırca değil mantarladı oda kalitesi gün geçtikçe düşüyor.
yillarca komedyenlik yapan bir insandan mükemmel dramatik bir film. hayatin acimasizligini yüzünüze çarpiyor 4,5/5
Actasyonlar ok sertti.Filmin sonundaki sahne(izleyenler neresi olduunu anlayacaklar)filme birka boy fazla kam.Film senaryo olarak klie olsa da kt ilenmemi ama drama fazla girerek hata yapm 4/10
Ne yazıkki levent kırca hayal kırıklığı yaşattı bana.. film çok vasat.. ve daha da şaşırtıcı olan levent kırcanın oyunculuğu bana biraz yapay geldi.. izlenmese de olur kısaca.. 3/10
Evet film aşırı dramatize, yaprak dökümünden hallice. Ama ben çok farklı baktım filme. Levent Kırcayı oldum olası babama benzettiğimden midir bilmem kendi babamı koydum filmde onun yerine. Biraz memnun oldum az çok hayırlı bir evlat olduğum için. Filmi izleyen herkez birazcık empati yaparsa belki birkaç kişinin aklını başına getirebilir. Bence Levent Kırca filmdeki rolünün aksine ilk filminde güzel bir iş çıkarmış olan oğluna baktıkça gurur duymalı. Olurda Oğulcan Kırca bu yorumu okuyorsa ona burdan teşekkür etmek istiyorum. Bu filmi gördükten sonra nasıl bir evlat olduğunu biraz olsun sorgulayan her evlat adına..
Sanırım Filmin Gösterim Tarihi yanlış yazılmış..26 Şubat diye hatırlıyorum ben..
bu filme olumsuz yorum yapanları gerçekten anlamıyorum. film son derece etkili toplumumuzun kültürümüzün örf adetlerimizin inanç ve tabularımızın bir çok kesimine değinen bunu oldukça dengeli bi şekilde anlatan ve en etkili sahnelerle yansıtan bir film..oyunculuklara zaten hiç lafım yok başta dev ustalar lenent kırca, suna selen, hikmet karagöz ve ismini malesef su an hatırlamadığım eşi rolündeki hanımefendi ve tabi korel cezayirli başak daşman..yüreklerine ve emeklerine sağlık.. son sahnede çok etkilendm bir baba ve bir aile...izlerken babam dedim babam.. her zaman mahzun ama güçlü.. kesinlikle izlenmesi ve arşivde bulunması gereken filmlerden . amatörce olmuş acıtasyon abartı vb tarzında olumsuz eleştiri yapanları görünce üzüldüm tabii normal ne de olsa recep ivediklerin arog ların vb filmlerin gişe rekoru kırdığı bir sinema sever kitlesine sahibiz biz..levent kırca ve bu eseri bize sunan tüm ekibe elinize yüreğinize sağlık ve teşekkürler..iyi ki varsınız..
orta dereceli bir film. çok hızlı başlayıp bitiyor. sonunuda bağlıyamamışlar.oldu bittiye getirmişler filmi.komik olan yerleri gerçektende komikti güldüğümü hatırlıyorum. dramda vardı ama olsun diye vardı.10/7
Toplumun hassas noktalarından biri olan kuşak çatışmasına değinen yapımda ajitasyon yer yer doruk noktasına ulaşsada insanı tebessümle karışık hüzünlendiren iyi bir çalışma olmuş. İvedik tarzı absürd filmleri izlemektense böyle filmleri izlemek bence yaşam tarzımızı irdelemek açısından iyi bir fırsat. İzleyip kendimize çeki düzen verelim. Özellikle büyüklerimize saygıda kusur etmeyelim. Onları olduğu gibi kabul edelim. Unutmayalım onlar olmasaydı bizim gibi parlak!!! gençler olmazdı......
Öncelikle altını çizerek belirteyim: Levent Kırca, çocukluğumdan beri sadece televizyonda değil sahnede de beğenerek seyrettiğim, çok değerli bir sanatçıdır; yıllar boyu süre gelen emeğine saygım sonsuzdur; o nedenle; eleştirilerim, kendisini veya oyunculuğunu değil; bu filmin senaryosundan, dramaturgisinden ve sinematografisinden bütünüyle sorumlu olan, filmi sonuçlandıran yönetmeni ilgilendirmektedir.Filmi galada seyrettim ve çok öfkelendim; o kadar ki; bir süre, ne yorum yapabildim ne de söyleyecek bir söz bulabildim. Şimdi, buraya yazılan bazı yorumları gördükçe daha da çok öfkeleniyorum. Yapmayın, etmeyin arkadaşlar! 2010 yılında; sizlere, böylesine bayağı klişelerle, böylesine hatalarla dolu bir senaryoyu, yaratıcılıktan zerre nasibini alamamış demode bir vizyonla, sinema filmi(!) diye sunarak; sizleri, seyircileri ne kadar küçümsediklerini; çoktan küflenmiş ucuz melodram hesaplarıyla, sizleri nasıl avlamaya çalıştıklarını göremiyor musunuz?... Ben gördüm ve gözlerime inanamadım!... Yaratıcı(!) ekip; seyirciyi şöyle vuralım, böyle ağlatalım, şöyle ters köşe yapalım derken kantarın topuzunu fena halde kaçırmış! Ön yaratım sürecinde: ?ne de olsa sıkı bir ?Babam ve Oğlum? müşterisi var; bunlar bayılır ağlamaya; biz de gişeyi kurtarırız? diye düşündüler herhalde.Sinemada ağlamak, bir hikâye anlatarak seyirciyi ağlatmak suç mudur? Bence değil; sonuçta sanatçı, eserini sunduğu kişilerde bir duygu uyandırmayı hedefler öncelikle. Ben de yerli veya yabancı pek çok filmi seyrederken sinemada ağladım. Fakat burada yapılan sahtekârlığa gülemedim bile! Adeta bir sezonluk televizyon dizisi malzemesi, büyük ve yanlış zaman atlamalarıyla kırpıla kırpıla; bölük pörçük, kopuk, acayip bir öykü anlatımı ortaya çıkarılmış. Gösterilen her durumun altı bomboş! Anlatımda öyle büyük dramatik durumlar üstünden atlanıyor ki; filmi seyrederken kim, kimdi; ne olmuştu, şimdi ne oldu; bu adam da nereden çıktı diye sorgulamaktan yolunuzu kaybediyorsunuz. Anlatımdaki, yanlış oyun yüzünden oluşan anlam kaymalarına ne demeli? Filmin, Ruhi Bey'in ailesini tanıtan sahnelerinde ağabey ile kız kardeşi karı koca sanmamıza ramak kalmıştı! Zaten, Levent Kırca haricindeki oyuncuların karakter yorumlarındaki sorunlar ayrı bir makale konusu... Teatral oyunculuğun sinemaya hiç yakışmadığı bir kez daha gözler önüne serilmiş. Her duyguyu, her istemi, her çatışmayı söz ile anlatmak yerine, diyaloglar mümkün olduğunca azaltılsaymış belki oyuncular da kendi oyunculuklarındaki klişelerden kurtulabilirmiş... Tuhaf sahneleme hataları da mevcut: İlk yarıdaki sahnelerin birinde, ağabeyi; yüzü, gözü, gömleği kan içindeyken kalabalık bir tren istasyonu peronunda görüyoruz; ama sadece biz görüyoruz, adamın etrafında bulunan figürasyondan bir Allahın kulu görüp de bakmıyor bile! ?Racon kesen delikanlı? tiplemeleri de son derece klişe: Gömlek yakalarını iki düğme aç, kolları dirseklerden kır, bel hizasında iki elinle tespih tut, olsun sana ?racon delikanlı?; bu mudur? Bu genç arkadaşların başka vücut dilleri yok mudur? Ruhi Bey'in emekli olduktan sonra ailesini alıp; neden; acının, sıkıntının ve fakirliğin şehri olarak gösterilen İstanbul'a gitmeyi tercih ettiği de tartışmalı... Final sahnesi ise evlere şenlik! Gözyaşlarının nehir gibi akacağı hesaplanan final sahnesinde, salonda ön koltukta oturan bir grup seyirci kendini tutamayıp gülmeye başladı. Yazıktır... Bunun gibi yüzlercesini sayabiliriz... Ben şunu merak ediyorum: Filmi çekmeden önce ve çekerken bu basit olumsuzluklar neden görülüp düzeltilmiyor? Kimse çıkıp da, yönetmene bir uyarıda bulunmamış mı? Yaprak Dökümü dizisinde, 150 bölümdür kafamıza vura vura anlatılan, gösterilen durumların bir benzerini, milleti sinemaya getirtip, paralarını alıp tekrarlamanın ne lüzumu var? Yaratıcı ekip hiç mi film seyretmiyor? Bu filmi çok daha özgün, çok daha anlamlı, çok daha etkileyici kılacak hiçbir fırsat değerlendirilmemiş! Tren öğesi, bir sembol olarak çok daha ustaca kullanılabilirdi; belki ortaya, günümüz Türkiye panoramasını çizen çok naif bir yol filmi çıkardı; zira hiç de fena olmayan açılış sahnelerinde, film, böyle bir öykü vaat ediyor gibiydi. Klasik bir namus meselesinden hareketle kolay yolu seçip, zaten bildiğimiz şeyleri ?şurada ağlatalım, burada zırlatalım? diye art arda dizmişler! 2010 yılında dünya sineması ve bizim sinemamız da bu kadar ilerlemişken; lütfen; sıcaklık, samimiyet, alçakgönüllülük kisvesi altında sizlere sunulan ucuz filmlere kanmayın, şakşakçılık etmeyin; etmeyin ki ders alsınlar; bir daha yapmasınlar!
Son derece dramatik ve çok güzel anlamlı bir film herkes izlemeli 8/10
Levent Kırca ayrıcalığı için ilgiyle izledim.Ama sonu çok vasat biten film.
- En son Beyazperde eleştirileri
- En İyi Filmler
- Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler