Ülkemizde korku filmi denince maalesef korkmak yerine çoğumuz filmlerde kahkalarlagülmek durumunda kalıyoruz. Bir iki yönetmen haricinde Türkiye'de çekilen korku (!) filmleri maalesef bu katogoriye giriyor, resmen fiyasko ile sonuçlanıyor çoğu. Ancak, Hasan Karacadağ bu korku işini çok ciddiye aldığını ilk ?Dabbe? filmiyle gösterdi (bence şu ana kadar çekilmiş en iyi korku filmi ülkemizde), hoş o filmde de bazı sahneler saçma sapandı ama hiç olmazsa cidden seyirciyi korkutmuştu. Bu sefer ?Dabbe? filminden teknik bakımdan (ses, görüntü ve müthiş bilgisayar efektleri) çok daha iyi bir iş çıkarmış hatta bu sefer daha profesyonel bir oyuncu kadrosuyla çalışmış. En önemlisi müthiş ürkütücü ve korkutcu bir film var karşımızda. Filmin az da olsa zaafları da yok değil, Burak Hakkı'nın gereksiz ve çok abartılı oyunculuğu, filmin süresinin bir hayli uzun olması, Semum denen yaratığının filmin ancak ikinci yarısında kurban'ın vücüduna girebilmesi gibi. Ama, bu zaafları göz önünde bulundurarak şunu belirteyim haftanın en iyi filmi bence.
Hasan karacadağ yine yapacağını yapmış.Filmi izlerken koltukta zıplayıp durdum desem yalan olmaz.Semum tam bir türk korku_gerilim tarzı bir film olmuş.BU tarzı sevenler semumu kaçırmamalıı...(10_9)
Bu filme kötü demek bile kötü filmlere hakarettir...Bu kadar anlamsız,kötü ve kof bir film görmemiştim.Hele oyunculuklar...Yermek için değil hakiki söylüyorum film boyunca güldüm.Pek bir korku filmi seyretmemiş kişiler filmi beğenebilir ancak korku külliyatına hakim biri bu filmin çok kötü olduğunu hemen görür...Sonuçta Türk filmi adına yeni dünya standartlarına göre çok zayıf hatta sıfır bir film Semum...
seneryo güzel konusu hoşuma gitti ama filimde oyunculuk namına tırnak ucu kadar bişe yok kendi aralarında geçen konuşmalar çok basit ve inandırıcı değil kadının ilk tavan arasına çıktıgında kocasını cagrıp yukarda biri var dediği saynedeki yüzünde oluşturdugu korku figürünü 3 yaşındaki bir çoçuk daha iyi yapardı helede doktorun bir korkması var sanarsın gönleğine arı girdi. bahçivanı cözemedim zaten sabah akşam elinde kazma kürek kazıyo saat gecenin 01:00 olmuş hala çiçek dibi kazıyo yok böle çalışkan adam. filim bittikten sonra yönemen filmin bütününü izlemiş diye düşünüyorum çünkü bu görsel efekleri görüpte piyasaya bu filim tutacak diye sürmezdi. biraz gerçekçi olurya hele sonunda uçan suratı msndeki gülen yüzlere benzeyen yaratıklar vardı hala çöze bilmiş değilim ne olduklarını güzel bir filim olabilirmiş olmamış ben seyrederken çok sıkıldım seyretip begenenler olur semum la musallat aynı yapılarda filimler musallatı gerçekten begendim.
hic bu kadar sıkılmamıstım inanın seslendirmeler iğrenç, oyunculuk desen ondanda beter, efektler ve grafikler berbat, senaryo desen ordan burdan tanıdık kısacası herşeyi kötüydü.Gerci ugrasilmis edilmis efektler icin ama ne yazık ki bu.Geregindende cok uzundu ayrıca.10/2
öncelikle filmden beklediğimi bulamadım.Burak Hakkı (volkan) ın oyunuculuğu bana göre berbattı.Yalnız onunkini beğenmedim.Filmi ikiye ayırmak lazım belkide ilk yarısı sağlam bir gerilim.İkinci yarı ise sıradan bir şeytan çıkarma olayına dönüşmüş.Hasan Karacadağ sanki filmi biran önce bitirip eve gitmek istemiş gibi.İkinci yarıda salonda kahkahalar yükseldi.Özellikle tıp ve din karşılaşması sahnesi diyebileceğimiz dr.un hocaya inanmayıp hocanın dokun demesiyle Canana doknduğu ve imana geldiği sahnede oldu.Korkmaya çalıştığım bir iki sahne kadınların korkutmak için avaz avaz bağırdığı sahnelerde oldu yalnız.Önce film kuşkuları esrarengiz komşu üzerinde yoğunlaştırıyor sonra herşey değişip yakın arkadaşın başının altından çıktığına varıyor (bir nevi kıskançlık)Bu yolla biraz bana Büyüyü anımsattı.Dabbenin yanına bile yaklaşamayacak bir korku filmi bence.Dinsel unsurları biraz daha yumuşatıp olayı basitleştirerek.(Alelacele bulunan hoca efendi aynı gün içinde olayı bitiryor.Bu başka dünyaya ait yaratığı öldürüyor bile.)Cinlerle ilgili bir film değil halbuki bu anlatılan yaratıklar benim bildiğim cinlerle birebir uyuyor.Semum kelimeside aynen bu filmle ortaya çıkmış oldu sanırım.Cinde belki bunların başka bir dildeki adıdır uzmanlara sormak lazım.Film musallatla hemen hemen aynı düzeyde belki bir çıta daha yüksek biryerde durur ama fazlası değil.Yaratığın bu kadar çok gösterilmeside korku dozajını azaltmış kanımca.Ama müzikler iyiydi tam korku filmine uyan tonlardı hakkını yememek lazım.Sonuçta bizim korku sinemamızda doğal olarak yurdışından elde edilen yardım ve etkileşimlerle biryerlere gelmiş bulunuyor inşallah daha sağlam senaryolarla daha iyi bir yerlere varırız.
hasan karacadağ yeteneklerinin üstüne yeni şeyler koyarak yine elinden geleni yapmaya çalışmış. bence semum'da başarılı da olmuş. hasan karacadağ'ı sınıfta bırakan faktör yine diyaloglar. fakat ben bu sorunun film çektikçe düzeleceğine inanıyorum. semum'a dönecek olursak kısıtlı imkanlara rağmen bence kotarılmış. en azından son zamanlarda çıkan klişe hollywood korkularından iyi. semum karakteri başarılı tasvir edilmiş. film sadece ses efektleriyle değil yaratılan atmosferin tekinsizliğinden de insanı geriyor. bahçıvan rolündeki oyuncu süper oynamış. türk korku filmlerinin aranılan karakteri olduğunu gen'deki performansından sonra yine göstermiş. musallat'tan sonra semum'un da sinemamızda korku filmlerinin çıtasını yükselttiğine inanıyorum.
Filmi kötüdür diye almayı uzun zamandır erteliyordum. Sonunda alıp izlemeye karar verdim. Açıkçası ben daha kötü bir film beklerken, kötü denemeyecek derecede hatta iyi bile denebilecek bir filmle karşılaştım. Filmdeki semum biraz yapay kalsada verilmek istenen mesaj kesinlikle izleyiciye doğru bir şekilde aktarılmış. Filmde anlatılanlar biraz uzatılmış olsada gayet iyi. Film başta karmaşık başlasa ve seyirci pek birşey anlamasa da sonunda herşeyi açıklıyor. Türk Korku sineması adına yapılmış gayet iyi bir film. 10/8
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.