Hobbit: Smaug'un Çorak Toprakları
Ortalama puan
4,4
1349 Puanlama

50 Kullanıcı yorumları

5
14 Eleştiri
4
22 Eleştiri
3
9 Eleştiri
2
3 Eleştiri
1
2 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
2 Ocak 2014 tarihinde eklendi
Tolkien evreninin beyazperde macerası, üzerine çok fazla konuşulabilecek bir konu. Hele bir de önceden edebiyattaki Orta Dünya'nın takipçisiyseniz, ver elini karşılaştırmalar, ver elini uzun sohbetler. Hobbit'in de kaderi, Yüzüklerin Efendisi'nden pek de farklı olmadı doğal olarak.
Halihazırda yaklaşık 13 yıla yayılmış bu uzun maceradan bahsedecek halimiz yok tabii ki, sene 2014 olmuş. Son kısma gelelim en iyisi. Önce del Toro anonsuyla heyecanlanan, daha sonra Peter Jackson'ın (efsanenin) geri dönüşüyle daha da heyecanlanan Orta Dünya hayranlarıydık biz. Hobbit'in üçleme olarak çekilecek olmasının gerekliliği sorgulandı önceleri. Daha sonra klasik olarak kitaba ne kadar bağlı kalınacağı vs. Ortak görüş ise Jackson'ın böyle bir film söz konusu olduğunda olaya en hakim yönetmen olduğuydu. İlk iki filmi izledikten sonra bunu kabul etmemek elde değil, evet. Ancak bu uyarlamalar 2000lerin başındaki o şaheserlere ne kadar yaklaşabilmiş bu her zaman tartışılacak.
Bu ikinci filmde ilkine nazaran daha fazla hareket, daha fazla aksiyon var. Zaten benim ilk bakışta fark ettiğim Yüzüklerin Efendisi ile Hobbit serilerini birbirinden ayıran temel farklardan biri, bu hareket-aksiyon oranları. Şöyle ki, Yüzüklerin Efendisi'nin üç filminde de (aralarda ufak tefek hareketler olmasına rağmen) film her zaman final sahnesinde kopardı. Örneği Miğfer Dibi savunması, veya tabii ki Pelennor Çayırları Savaşı...Ancak bu ikinci filme baktığımızda filmin başında, ortasında, sonunda uzun süren aksiyon sahneleri mevcut. Bu durumun en büyük dezavantajı ortaya "ağır" bir film çıkmasını önlemesi. Sürekli bir "Steven Spielberg" veya bir "Indiana Jones" hareketliliği var. Tek bir kitabın bu şekilde yayılarak üçlemeye döndürülmesine getirilen temel eleştirilerden biri de bu zaten. Eklenen karakterler, şaşırtıcı ve Orta Dünya'da pek alışık olmadığımız ilişkiler, kalabalık ancak fazla derinleştirilememiş bir kadro. Konusuyla, çekimiyle o Lord of the Rings oturaklılığını yakalayamıyor benim gözümde Hobbit. Ancak sonuna kadar izlenesi, sonuna kadar sürükleyici tabii ki. Çok yüksek beklentiler ve içgüdüsel olarak hissettiğiniz o Lord of the Rings karşılaştırmasını bir kenara bırakırsanız, göz açıp kapayana dek biter ikinci halka. "Fıçı" sahnesi ise uzun süre unutulmayacak cinsten.
Mert H
Mert H

Takipçi 1.646 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
5 Şubat 2026 tarihinde eklendi
Peter Jackson’ın Orta Dünya’ya dönüşünün ikinci halkası olarak, epik anlatıyı daha da genişleten ama aynı zamanda serinin en çok tartışılan filmlerinden biri olmayı başaran bir yapım. An Unexpected Journey’nin masalsı ve görece hafif tonunu geride bırakan film, karanlıklaşan atmosferi, artan aksiyon dozu ve karmaşıklaşan anlatısıyla seyirciyi doğrudan yaklaşan büyük çatışmanın eşiğine getiriyor. Bu yönüyle film, başlı başına bir hikâyeden çok, uzun bir yolculuğun orta durağı hissini veriyor.

Film, Bilbo, Thorin ve cüce kafilesinin yolculuğunu Orta Dünya’nın daha tehlikeli ve politik olarak daha karmaşık bölgelerine taşıyor. Mirkwood Ormanı’ndaki örümcekler, Orman Elfleriyle yaşanan çatışmalar ve Göl Kasabası Esgaroth, filmin temposunu sürekli diri tutan duraklar olarak öne çıkıyor. Ancak bu durakların bir kısmı, hikâyeye hizmet etmekten çok görsel ve aksiyonel bir gösteri alanı gibi kullanılıyor. Özellikle fıçı sahnesi, teknik olarak etkileyici olsa da, ton olarak Yüzüklerin Efendisi’nin ciddiyetinden ziyade neredeyse bir video oyunu estetiğine yaklaşmasıyla eleştiri topluyor.

Martin Freeman’ın Bilbo Baggins performansı, filmin duygusal merkezini oluşturmaya devam ediyor. Bilbo’nun cesaretle temkinlilik arasında gidip gelen hâli, hikâyenin insani tarafını ayakta tutuyor. Freeman, karakterin içsel dönüşümünü abartıya kaçmadan yansıtarak, epik anlatının içinde kaybolmamasını sağlıyor. Buna karşın Thorin Oakenshield karakteri, bu filmde daha sert, daha takıntılı bir portre çiziyor. Richard Armitage’ın performansı güçlü olsa da, karakterin gurur ve hırs ekseninde sürekli aynı noktada dönmesi, dramatik çeşitliliği sınırlıyor.

Benedict Cumberbatch’in seslendirdiği Smaug ise filmin tartışmasız zirve noktası. Smaug’un Bilbo ile olan karşılaşması, hem diyalog yazımı hem de performans açısından serinin en güçlü sahnelerinden biri. Tematik açıdan film, açgözlülük, güç ve miras kavramlarını ön plana çıkarıyor. Thorin’in giderek artan hırsı, Smaug’un temsil ettiği yıkıcı güçle paralel bir çizgide ilerliyor. Bilbo’nun arada kalmışlığı ise ahlaki pusula işlevi görüyor. Ancak bu temalar, filmin parçalı yapısı nedeniyle her zaman yeterince derinleştirilemiyor.
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.470 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
15 Eylül 2014 tarihinde eklendi
yine görsel bir şölen yine keyif veren bir seri özellikle son sahnelere doğru daha da keyifle izleyeceksiniz 8/10
KaliteTAKİP
KaliteTAKİP

Takipçi 898 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
4 Kasım 2014 tarihinde eklendi
Üzerinde durulması gereken en önemli nokta ise hiç şüphesiz filme ismini veren ejderha Smaug’un ta kendisi. İkinci Hobbit deneyimi sona erdiğinde seyircinin zihninde yer edinecek fikirler silsilesinin zirvesinde yer alacağına inandığım gibi Peter Jackson’ın bu Orta Dünya eseri, aslında bütün olarak Smaug’un filmi. Benedict Cumberbatch’in sesi ve mimikleriyle hayat bulan dev ejderha, yaklaşık üç saat süren filmin son 1/3’lük kısmına tek başına hükmediyor. Paha biçilmez mücevherlerin içinde yaşayan ve onlara karşı konulmaz bir tutkuyla adeta aşık olan Smaug’un filmin iskeletini oluşturmasının en büyük sebebi ise yazının başlarında belirttiğim gibi yönetmenin bu filmi tek başına bir hikaye olarak değerlendirmekten ziyade bir ara film kıvamında işlemiş olması. Tek başında ayakta duramayacak bir filmi Smaug gibi görkemli bir karakterin tekeline vermek ne kadar doğrudur bilinmez ama Jackson’ın karakterler konusunda yaptığı iyi bir şey varsa o da hikayede etkin tipleme sayısını arttırmasına rağmen her birini seyirciye yeterince kavratabilmek için gerekli malzemeyi olabilecek en anlaşılır yoldan veriyor oluşudur. Şahsen başta Tauriel olmak üzere Jackson’ın bu filmdeki oyuncu yönetimine karşı duyduğum endişeler boşa çıktı. İlk filmdeki noksanlıklardan dersini çıkaran yönetmen, bununla yetinmeyip olay ve zaman kurgusu konusunda da daha kendinden emin ve profesyonel tercihler yaptığını seyirciye hissettiriyor.

İlk filmde dile getirdiğimiz, senaryonun karakterizasyon ve karakterlerin istençlerine izleyiciyi ortak edememesiyle ilgili problemi, ikinci filmde çözümleneceği yerde daha da derinleşiyor. Karakterler daha belirgin hale geleceğine daha da silikleşip, daha yüzeyde seyrediyorlar, haliyle elimizde kocaman laflar eden, koca koca sahneleri bağıra çağıra anlatan bir filmden ve senaryo namına da hepi topu olay örgüsünden gayri bir ev kalmıyor.

Halbuki Peter Jackson çok uzağa değil, yine kendi mahsulü olan, muazzam bir ‘devam ettirme’ filmi olarak selamladığımız “İki Kule” ve yeniden dönüp baksa, yapması gerekenin, filmin hemen her seviyesinde bir adım daha ileri gitmek olduğunu göremez miydi? Thorin’in ve saz arkadaşı diğer cücelerin kitabın sağladığı enstrümanlarla derinleştirdiği için, olay örgüsü içinde bu karakterleri ilk filmden hatrımızda kaldıkları kadarıyla izliyoruz film boyunca. Bu halleriyle yaşadıkları gerilimler de, içine düştükleri zor durumlar da manasızlaşıyor. Olay örgüsü ne kadar giriftleşirse giriftleşsin (ki bu da olmuyor), karakterleri umursamadığımız takdirde başlarına gelecekleri de umursamayacağımız aşikarken , en az bir İstanbul-Ankara yolculuğu kadar uzun ‘hissedilen ve maddi’ süreye sahip bu filmin izleyici için tek çekici tarafı ismi mi? Peter Jackson, kitabı filmle çekmeye mecbur bir mecburiyet mi icra ediyor? Zaten daha önceden müşerref olduğumuz bilimum Orta Dünyalı sima ile, aynı üstün teknoloji ve aynı şartlar dahilinde karşılaşmamızın, altında vatan derin bir hikaye olmadığı müddetçe ne önemi var? neyse sonuç olarak iyi seyirler...
volkanick
volkanick

Takipçi 683 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
31 Aralık 2013 tarihinde eklendi
Bildiğimiz macera devam ediyor özellikle 3D izlemek daha eğlenceli olacaktıa örümceklerle olan sahne gerçekten nefes filmin sonundaki duygu ikinci filmin sonunda da hakim oldu bende:Keşke bitmeseydi..
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
29 Nisan 2014 tarihinde eklendi
Usta yönetmen tam olarak kaldığımız yerden başlayıp ilk filmin dinamikleri üzerinden eseri anlatmaya devam etmiş, yine imkansız görünen yerlerden Bilbonun sayesinde kurtulmalar, Yüzüklerin efendisinden tanıdığımız bir Elf topluluğu, bari burda Legolasla Tauriel olayın içine iyice katılıp ufaktan bir fark yartıyorda seyir zevki biraz daha artı olarakta bilbonun yine teknolojik bir canlıyla kurduğu ilginç muhabbet, beklendiği gibi Ejdarhalı sahneler filmin en güzel yanları.Bu sefer çok uzun bir girişinde olmaması yada beklentilerin yüzüklerin efendisinden daha masalsı bir esere doğru kaymasıylada hiç sıkmadan sürükleyici bir şekilde ilk filmdede gözüme batan kansız çatışma sahneleri, abartılar ve tutarsızlar burdada dediğim gibi artık kıyas noktası efsane üçleme değil, önemli olan Orta dünyayı görebildiğimiz yaşayabildiğimiz yeni bir üçlemenin tadını çıkartabilmek, yoksa efsanenin hem sinema versiyonlarını hemde uzatılmış versiyonlarını defalarca defalarca seYredip ezberledik her de bir er yıl arayla çıksada Hobbitler bir üçlemeden çok, üç parçaya bölünmüş bir film gibi durmasıda esere en çok zarar veren nokta, öyle bir yerde bittiki film hayda kim beklicek o kadar zamana döndü birden, yani bir finalden(LOTR HER FİLMİNDE BELLİ BİR FİNAL VARDI) bir şeylerin kapanmasından bahsetmek mümkün değil. Seyretmeyenlere önerim son halkada gelsin öyle başlayın yoksa tatmin olamıyorsunuz bir filmin yarısında çıkmış gibi bir hissiyat kaplıyor bedeninizi.
10/8
theyurdal
theyurdal

Takipçi 793 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
18 Mayıs 2015 tarihinde eklendi
2.45 dk sanki bir işkenceydi çok sıkıcı aksiyonlar saçma senaryo saçma ejderha bile kurtarmadı bu filmi
tarhansimsek
tarhansimsek

Takipçi 592 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
23 Ocak 2014 tarihinde eklendi
BP ailesinin verdiği düşük not sanırım şu anlamda: Çekilin biz Türkler daha iyisini yaparız. Çünkü verdikleri not evlere şenlik. Film evet ne yazık bazı sahneler itibari ile gereksiz. Hele de ejderha ile yaptıkları mücadele ve en sonda ejderhanın o komik Türkçe seslendirme sesi ile "ben size gösterecem gününüzü ühü ühü :)" deyip uzaklaşması. Lakin malum kapital bir dünya. Kimsenin Yüzükler serisini beklediği yok. Elimizde olan budur ve izlenebilir bir seridir. Bir yazar veya yönetmenin Tanrıyı oynaması ancak bu kadar olur. Hobbit serisinden sonra sanırım bi ELF serisi bizleri bekliyor olacak. Bu arada yorumlarda cüce arkadaşlarımızla dalga geçilip savaşçı olamayacakları belirtilmiş. Ama GİMLİ Yüzüklerde iyi savaşıyordu; kimsenin de bir şey dediği yoktu. Yüzükler serisinden sonra iyi geldiği kesin...
Alp T.
Alp T.

Takipçi 301 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
13 Aralık 2013 tarihinde eklendi
Aslında bu film tam olarak 4/5 puanını değil, daha düşüğünü hak ediyor ama...
Filme uzun bir bekleyiş ve heyecan içinde girdim. Film biraz zayıf bir şekilde başladı ama bunu düzeltti. Sonra aksiyon sahneleri ve senaryo çok çarpıcı ve heyecanlı hale geldi (ara sıra çıkan 3D gösterileri de var...) ve ilk yarı bitti. 2. yarı ise ilkinden daha heyecanlı çünkü ejderha Smaug ortaya çıkacak. (ve biz onun işini nasıl bitirecekler diye merak ediyoruz ki filmin en beklenen ve heyecanlı olayı bu.) Sonra araya aksiyon sekansları... Buradan sonra Spoiler kullanacağım. spoiler:
Gandalf'ı Arzog ve ordusu yakalıyor, (zaten bu kısmın 3. filmde belli olacağını biliyoruz.) sonra hobbitler dağa girmeyi başarıyor ve ejderhadan kaçmaca ve işini bitirmeye çalışıyorlar derken ejderha kaçar kaçmaz film biraz anlamsız bir şekilde biter. Sonuç olarak Smaug, Azog, Necromancer, ve diğer kötüler yani beklenilen her şey son filme kalıyor. spoiler:
Sonuç olarak bu film seri için bir köprü görevide. Tabii iyi yanları da var. Bir sürü aksiyon sahneleri ve sıkmadan filmin sürmesi. Görsel efektler, oyunculuklar yine yerli yerinde.O yüzden 2. film için beklentilerinizi yüksek tutmamanızı tavsiye ederim. Artık 3. filme kaldı. Daha çok görsel efektler, sürükleyicilik ve aksiyon sahneleri için 4/5.
Tolgakocak
Tolgakocak

Takipçi 239 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
5 Ocak 2025 tarihinde eklendi
gayet güzel yapımdı 1.filme göre daha çok aksiyon vardı ama ben en çok smaug ve bilbonun diyaloglarını seviyorum aşk üçgeni yapmaları cüce elf aşkı biraz saçma olsada bence tauriel karakteri eşsiz bence savaşı legolas gibi etkili sahneleri var bence 10/8 Kötülüğün doğası böyle işte: Dışarıda dünyanın cehâleti içinde beslenir ve yayılır. Karanlıkta bir gölge büyür. Gece kadar karanlık ve uykusuz bir musîbet baş gösterir. Bu hep böyle olmuştur ve hep böyle olacaktır. Zamanla tüm uğursuz şeyler açığa çıkar.
Vaz geçmek, onursuzluk sayılmaz.
Diyaloglar
Legolas: Bunu neden yaptın? Özgür bırakacağına söz vermiştin.
Thranduil: Dediğimi yaptım. O sefil kafasını rezil omuzlarından özgür bıraktım.
Ata Kalinyazgan
Ata Kalinyazgan

Takipçi 204 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
15 Aralık 2013 tarihinde eklendi
Yazıya giriş yapmadan önce kısaca birkaç şey belirtmek isterim. Ben, bir Yüzüklerin Efendisi hayranı olarak Hobbit filmlerinin ikisine de büyük beklentiler eşliğinde çok iyi bir film izleyeceğimi umarak gittim. Lakin ilk filmi izledikten sonra bir şeyi kesin olarak anladım; bir daha Yüzüklerin Efendisi tadını kolay kolay alamayacağız. Halbuki Tolkien'in 425 sayfalık Hobbit romanı ilk düşünüldüğü gibi iki film halinde sinemaya uyarlansaydı kanımca Yüzüklerin Efendisi'ne çok daha yakın güzellikte bir seri ortaya çıkabilirdi. Fakat kabul etmek lazım ne kadar aç gözlü olsa da kaliteli bir yönetmen Peter Jackson. Ve bana göre henüz ilk iki filmini izlediğimiz seri bu haliyle bile hayranlarına gayet eğlenceli dakikalar yaşatabiliyor. Özellikle Hobbit: Beklenmedik Yolculuk'u izlemiş biriyseniz Smaug'un Çorak Toprakları'ndan oldukça keyif alacaksınız. Yalnız filmde birkaç tane problem var, bunlardan yazının ilerleyen bölümlerinde bahsedeceğim...

Teknik açıdan özetle bahsedecek olursak; Peter Jackson, filmi saniyede 48 fps formatında çekmiş olsa da hakkında okuduğum bazı olumsuz eleştirilerden dolayı filme alışık olduğumuz, saniyede 24 kare projeksiyon ile oynatılan IMAX salonunda gittim. IMAX'i seçme nedenim ise kaçışı olmayan 3D saçmalığının faydasını -az da olsa- yalnız bu salonda görebilmemiz. Ancak IMAX 3D versiyonunda karanlık ve soluk görüntüler filmin görselliğine ufaktan darbeler vuruyor. Eğer HFR (48 fps) 3D veya normal 3D versiyonunda bu soluk görüntüler fragmanındaki canlılığına kavuşuyorsa IMAX'de izlemenizi hiç tavsiye etmem.

Filmin en büyük özelliği ejderha Smaug tabii ki. Şimdiyi kadar gördüğüm en güzel tasarıma sahip olan bu ejderhanın ortaya çıkmasıyla beraber filmin düşen ivmesi tekrar hız kazanıyor. Bol aksiyon sahneleri arasında en güzellerini de Smaug'un olduğu sahnelerde izliyoruz.

İlk film gibi ağır ilerlemeyen Hobbit: Smaug'un Çorak Toprakları'na bir bütün olarak baktığımızda ne müthiş bir devam filmi ne de başarılı bir ara film görüyoruz. Tabii üçüncü filmi izleyene kadar bu filmin iyi bir geçiş sağlayıp sağlayamadığı yönünde fazla eleştiri yapamayız ama şu haliyle, bir İki Kule kalitesinde olmadığı apaçık ortada.

Sonuçta elimizde bir yıl beklediğimize değmiş, keyifli bir Orta Dünya seyirliği var. Renkler her ne kadar soluk ve cansız olsa da Smaug'un Çorak Toprakları'nda yine muazzam görsel efektler eşliğinde gözlerimiz bayram ediyor ve yine yılın en güzel plastik görüntülerine tanık oluyoruz. Tabii ki çok daha iyisini beklerdik Jackson’dan ama 2014 yılının Aralık ayına kadar elimizdekilerle yetineceğiz. Her zamanki gibi yine çok çok başarılı bir film izleyeceğimizi umuyorum ve bu sefer umduğumu bulacağımdan da eminim... 8,6/10 -Yazının tamamını okumak için film eleştiri merkezine göz atabilirsiniz.
Gürkan A.
Gürkan A.

Takipçi 165 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
16 Haziran 2020 tarihinde eklendi
ejderhanın filme girmesi çok güzel olmuş yenilmez bir düşman ikinci filmde ölecek zannederken 3. filme sarktı çok güzel olmuş izlenmeli
Burak H.
Burak H.

Takipçi 121 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
14 Aralık 2013 tarihinde eklendi
İlk filmin seyirci için bir hayli sıkıcı olan bir saatlik hazırlık bölümünün aldığı olumsuz eleştirilerden ders çıkaran Peter Jackson, serinin ikinci filminde hikayeye kaldığı yerden devam ederken duraksamalara izin vermiyor. Hızlı bir açılışın ardından soluksuz devam eden öykü kurgusu, dramatik ögelere pek fazla izin vermezken Yüzüklerin Efendisi’ndeki ciddiyetin bir kenara koyulduğu Beklenmedik Bir Yolculuk’un izinden giderek mizahi unsurlara ağırlık veriyor. Uyarlandığı kitaptan ayrılarak kurgusal detayları bolca barındıran ilk filmde olduğu gibi Smaug’un Çorak Toprakları da masal okuyucularının ilk kez karşılaşacağı karakterler ve olaylar barındırıyor. Evangeline Lily’nin hayat verdiği Tauriel ise bu yeniliklerin başında geliyor. İlk filmdeki erkek dominansını Galadriel karakteri ile kapatan yönetmen, bu film için senarist ekibin hayal gücünden yararlanılarak oluşturulan bir başka Elf kadınından faydalanıyor. Kuyutorman prensi Legolas ile birlikte maceracı ekibe yardım eden Tauriel, aynı zamanda filmin romantizm içeren bölümlerinin de başrol oyuncusu. Öte yandan Gandalf’ın, Radagast tarafından ilk filmde haberi yayılan Ölüm Büyücüsü ile karşılaşması da yeniden kurgulanan bölümlerden. Bu sekanslarda Sauron karakterinin Yüzüklerin Efendisi üçlemesindeki imgesi dev gözle kurulan bağlantı ise Smaug’un Çorak Toprakları’nı seyrederken senarist ekibe duyacağınız hayranlığı şekillendirecek kilit element diyebiliriz. Aynı şekilde fragmanlarda da sıkça yer verilen fıçılar içinde Kuyutorman’dan kaçma sahnesi de sezonun en iddialı aksiyon sahneleri listesi yapılması durumunda zirveye oynayabilecek cinsten. Söz konusu bölümün ilk filmdeki dağ goblinleriyle yaşanan kovalamaca kadar uzun olmasına rağmen ona kıyasla daha çekici ve seyirciyi nefes aldığını unutturacak kadar olağanüstü olduğunu eklemeden geçmeyelim.
erdiizbul
erdiizbul

Takipçi 87 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
29 Ocak 2015 tarihinde eklendi
Cok iyi fantastik bi film hobbit serisinin bnce en iyi filmi soluksuz izledim gercekten 10/8
TC Mustafa B.
TC Mustafa B.

Takipçi 84 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
30 Ocak 2014 tarihinde eklendi
gayet hoşuma gitti , böyle güzel efektleri olan bir filmi 3 D izlemekte ayrı bir güzellikti. spoiler:
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler