Ortalama puan
3,1
395 Puanlama
5
7 Eleştiri
4
29 Eleştiri
3
18 Eleştiri
2
10 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
Filtrele:
Hepsi
Senaryosunu İsmail Doruk'un kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da Barış Pirhasan'ın oturmakta olduğu "Adem'in Trenleri", ziyadesiyle ilginç bir Anadolu draması olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz, oldukça düşük bir bütçeyle çekildiği her halinden belli olan bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
Hasan Hoca (Cem Özer)...
Karısı Hacer (Nurgül Yeşilçay) ve kızı Fatmacık (Zeynep Özbay) ile beraber atladığı bir trenle soluğu...
Ulaştıklarının ilk saatlerinde...
Üç boğazdan oluşuyor olmaları sebebiyle pek de hoş karşılanmayacakları...
Ve sadece bir aylığına...
İmamlık yapacağı Manisa'nın Karaağaçlı ilçesinin tren istasyonunda alır...
***
Ve varır varmaz da ayağının tozuyla...
Mevcut Ramazan ayının...
Sahurunun bitip orucunun başladığına işaret eden ilk sabah ezanını okur...
***
Ardından da...
İstasyon çalışanlarının karıları...
Şükran (Derya Alabora), Münevver (Asuman Dabak), Emine (Münire Apaydın) ve Hamiyet (Güner Özkul)...
Hasan Hoca ile ailesine tahsis edilen tek göz oda evi hazırlarlarken...
Hasan Hoca'nın kendisi de...
Aralarında Adem'in de (Fırat Can Aydın) bulunduğu...
İstasyondaki çocuklara din dersi vermeye başlar...
***
Derken...
Yakınlarda çıkan bir orman yangınına müdahil olmak amacıyla...
Necip (Erkan Taşdöğen) ve istasyon müdürü Kazım (Turan Özdemir) nöbet de kalırlarken...
Diğer istasyon görevlilerinden...
Ömer (Veysel Diker), Musa (Ümit Çırak), Reşat (Hakan Bilgin) ve köye ilişmiş durumdaki kahvehane işletmecisi Bekir (Atıf Emir Benderlioğlu) ile birlikte...
Bindirildikleri askeri bir kamyon ile bölgeye intikal ederlerken...
***
Kamyonun kasasında...
Öylece ayakta durmakta olan Bekir ile göz göze gelen Hacer...
O an için...
Hiç kimse herhangi bir anlam veremese de...
Birden bire bayılarak...
"Şak" diye yere düşüverir...
***
Ama yine de kadınlar...
Son derece otoriter ve erkek egemen tavırlar içindeki Hasan Hoca ile Hacer ve Fatmacık arasındaki ilişkiyi...
Dikkatle izleyip...
Özellikle de Hasan Hoca'ya lanetler savururlarken...
Bekir'in Hacer ile Fatmacık'a yönelik ilgisi de...
Gözlerden kaçmamaktadır...
Dakika 30...
***
İşte...
Akıllardaki...
Hasan Hoca, Hacer, Fatmacık ve Bekir dörtlüsüne dair...
Gizli kalmış tüm soruların yanıtlanacağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; ters köşe sürprizleri de bünyesinde barındıran, 70 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,
***
Gelin isterseniz, oldukça düşük bir bütçeyle çekildiği her halinden belli olan bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
Hasan Hoca (Cem Özer)...
Karısı Hacer (Nurgül Yeşilçay) ve kızı Fatmacık (Zeynep Özbay) ile beraber atladığı bir trenle soluğu...
Ulaştıklarının ilk saatlerinde...
Üç boğazdan oluşuyor olmaları sebebiyle pek de hoş karşılanmayacakları...
Ve sadece bir aylığına...
İmamlık yapacağı Manisa'nın Karaağaçlı ilçesinin tren istasyonunda alır...
***
Ve varır varmaz da ayağının tozuyla...
Mevcut Ramazan ayının...
Sahurunun bitip orucunun başladığına işaret eden ilk sabah ezanını okur...
***
Ardından da...
İstasyon çalışanlarının karıları...
Şükran (Derya Alabora), Münevver (Asuman Dabak), Emine (Münire Apaydın) ve Hamiyet (Güner Özkul)...
Hasan Hoca ile ailesine tahsis edilen tek göz oda evi hazırlarlarken...
Hasan Hoca'nın kendisi de...
Aralarında Adem'in de (Fırat Can Aydın) bulunduğu...
İstasyondaki çocuklara din dersi vermeye başlar...
***
Derken...
Yakınlarda çıkan bir orman yangınına müdahil olmak amacıyla...
Necip (Erkan Taşdöğen) ve istasyon müdürü Kazım (Turan Özdemir) nöbet de kalırlarken...
Diğer istasyon görevlilerinden...
Ömer (Veysel Diker), Musa (Ümit Çırak), Reşat (Hakan Bilgin) ve köye ilişmiş durumdaki kahvehane işletmecisi Bekir (Atıf Emir Benderlioğlu) ile birlikte...
Bindirildikleri askeri bir kamyon ile bölgeye intikal ederlerken...
***
Kamyonun kasasında...
Öylece ayakta durmakta olan Bekir ile göz göze gelen Hacer...
O an için...
Hiç kimse herhangi bir anlam veremese de...
Birden bire bayılarak...
"Şak" diye yere düşüverir...
***
Ama yine de kadınlar...
Son derece otoriter ve erkek egemen tavırlar içindeki Hasan Hoca ile Hacer ve Fatmacık arasındaki ilişkiyi...
Dikkatle izleyip...
Özellikle de Hasan Hoca'ya lanetler savururlarken...
Bekir'in Hacer ile Fatmacık'a yönelik ilgisi de...
Gözlerden kaçmamaktadır...
Dakika 30...
***
İşte...
Akıllardaki...
Hasan Hoca, Hacer, Fatmacık ve Bekir dörtlüsüne dair...
Gizli kalmış tüm soruların yanıtlanacağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; ters köşe sürprizleri de bünyesinde barındıran, 70 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,
Filmde anlatılmak istenen şeyler güzeldi. Ancak Nurgül ve Cem'de oyunculuk performansı düşüktü. Nurgül özellikle son sahnelerde gerekli hissi verememiş. Cem ise imam rolünde attığı bakışlarla çok güldürdü beni. Ses ise çok abartı kullanılmış. Komşular ve çocuklar filmi götürmüş. Onların hatırına 3/5 .
Barış Pirhasan'ın "O da beni seviyor" filmini seyretmiştim. Aynı benzeşimler bu filminde de mevcut ama bu sefer senaryo zayıf ve çelişkiler var. Bazı arkadaşlar Cem Özer'in oyunculuk performansına inanamadıklarını belirtmişler. Demek o kadar kötüymüş ki burda ki rolünü vasata indirgemişler. Hoca rolünde ki bir insan neden Hitman gibi bakışlarla poz keser. Bu yapımda oyunculuk olarak bir tek Derya Alabora göze çarptı. Diğerleri figüran gibiydi onun yanında. Çocuk oyuncu olarak Adem karakterini canlandıran bitirim harikaydı. Filmin ingilizce adının neden Adem ve şeytan olarak çevirmişler anlamış değilim kaldı ki filmin türkçe adının bile filmin içeriği ilede pek bir ilgisi yokken.. Filmin katma değerlerinden de bahsedelim biraz; Senaryo'nun artısı herhalde duvar yazısı olacak cinsten manalı ve yerinde kullanılmış anlamlı cümleler içeriyor olması. Sıradan vasat bir film.
vasati sinirlari asamayan bir film izlerken sikilabilirsiniz 2,5/5
Etkili bir konu ve sade bir anlatım.. oyuncular çok başarılı.. başroldeki çocuğun sözleri ise ayrı bir güzel.. ama filmde duygu yoğunluğu biraz yetersiz kalmış bence.. daha iyi anlatılabilirdi bu etkili hikaye.. yine de hoş, akıcı bir film.. 8/10
Yaşlı teyzenin bir repliği var, duymanız lazım :)
aldığı puanı haketmeyen bir çok türk filmden biri... 10/8 türk sinemasına gerekli desteği verin artık yeter amerikan hegomanyasından kurtulun...
Filmi biraz geç izledim ama izlediğim için kendi adıma mutlu oldum.Cem Özerin gerçekten her role girebilen çok bir oyuncu olduğunu bu film ile birlikte anladım.Sinemada kendisini daha çok görmek isterim.Nurgül Yeşilçay yine çok iyiydi, kendisi beyaz perdeye çok yakışıyor.Konu olarak güzeldi,filmdeki çocuklar filme çok yakışmış,hepsi çok şirindi.Filmin sonunun ise daha farklı bitmesini isterdim ama filme yakışan bir son olmuş. :)
Kötü degil.En azından film sürekli klişelerden kurtulup bir seyler söyleme niyetinde.Cem özer in iyi performanslarından birini izleme imkanına eriştik.Bizde daha iyisini bulmak pek mümkün degil bu yüzden tavsiye ederim 6.5/10
Filmde çok güzel mesajlar var, sonunun öyle bitmesi çoğu kesim için iyi karşılanmamış olsa da verilmek istenen mesaj en güzel şekilde bu sonla verilebilirdi. İzlenmesi gereken bir film.
bu filmde özellikle cem özerin oyunculuğu mükemmeldi!şahane bir performans!ben film boyunca cem özerin oyunculuğuna şaşırıp brawo demekten filme kendimi weremediğimi düşünsemde:) genel itibariyle güzel bi filmdi.oyunculuk için bile olsa izlenir...
Hoş bir filmdi. Sonu pek iyi olmamış. Özgün bir senaryo.10/7
puanına aldanmayın bence güzeldi. özellikle cem özer müthiş oynamış 8/10.
Film iyi sayılabilir. Ama çok iyi bir senaryosu yok. Sadece acıtasyon var. Kötü bir film değil ancak. 7/10. DVD veya VCD almayın derim. Televizyonda yayınlandı. Oyuncu performansları iyi tabiki. N. Yeşilçay ve Cem Özer iyi oyunculuk sergilemişler.
Yazık ya ne anlamsız filmlere 9 puan veriyorsunuz . Cem Özer i kimsemi izlemedi neredesin firuze filminde herkes şaşırmış çok iii oynamış diye ? bu filme hakkaten sinemada iken yazık olmuş harika tek kelime ile
- En son Beyazperde eleştirileri
- En İyi Filmler
- Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler