2009 yapımı film. Diğer onur ünlü filmi polis ve güneşin oğlu gibi bir film bekliyordum ama çok farklıymış. Çok eleştirel ve sert. Oyuncularsa ortak diğer filmlerdekiyle çoğu.
Polis şiddetiyle başlıyor ilk başta zaten. Orda güzel bir mesaj vermiş. İlk şehirdeki polis aydın ın bir pislik gibi kadını takip edip sevgilisinin ve kadının itirazı sayesinde kaçması güzeldi.
Bana ilginç gelen diğer şeyler, taksim de gezi parkı ve taksim deki çin lokantasını gösterdi. Gezi Parkı olayları ve faşist kesimin çin lokantası saldırısı daha olmamıştı o yıllarda :) Bu 2 yeri görmek ilginç geldi bana, o zamanki halleriyle :)
Eylemcilere polis şiddetinin yapıldığı yer sanırım yıldız teknik davutpaşa kampüsü. Benim de aynı yıllarda öğrenci olduğum. Eylemci birini öldürmüş bir polisin bombalanması sahnesiyle bitiyor. Düşündürtüyor bayağı.
Ahmet kaya şarkıları yine vazgeçilmezlerden :)
2. şehir ve 3.yü pek beğenmedim. 3.sünde yine kadını takip eden, rahatsız eden, her şeyini öğrenmiş, ona hatta silah doğrultmuş ve romantize edilen bir tipleme var. Kadın niye buluştu, orası da ayrı saçmalık. Şevket ve kedisi olan.
1. filmde şekerleme dükkanında çalışan kadınla 3. filmdeki kadının çalıştığı yer aynı. 2. filmdeki ölen çocuğun okulunda, 4. filmdeki tevfik öğretmen var. 5. filmdeki dilek, 4. filmdeki öğretmenin kızıymış. 1. filmdeki tacizci polis geliyor 5. filme de ve öğretmenin eski öğrencisiymiş. 3. filmdeki şevket'in ilan-ı aşk ettiği dilek, 5.filmde. Filmleri böyle bağlamışlar birbirine :)
Niye 5 şehir olduğunu anlamadım ismin. 5 farklı insan, her biri farklı şehir demek galiba. Hepsi istanbul'da çünkü, farklı şehir göstermediler gibi. Sondaki şehir hariç folklör yapılan. Afyon denildi ama eskişehir sanırım.
Polis tokat attı dilek e, keşke yaşasaydı şevket de görseydi ve birbirine musallat olsalardı bu iki karakter :)
Sondaki folklörü görmek de güzel geldi. İlkokul yıllarımı aklıma getirdi. Ben de oynamıştım o zamanlarda da. Lorke lorke müziği de anlamlıydı folklörle :)
Bülent Emin Yarar'ı arka sıradakiler'de öğretmen olarak tanımıştım ve tekrar öyle görmek güzeldi.
Filmde ölenlerin hepsi kanser sanırım. Ama kanserden ölmediler. Kendi kaderlerini belirlediler. Sadece öğretmen vicdan azabından intihar etti ve polis de sakat olmasından galiba. Polis zaten kendini öldürecek gücü bulamadı. Kadına öldürttü.
Histerik bir film diyebilirim. İnsansı kedi neyi temsil ediyor, orayı anlayamadım. Tek absürd şey orasıydı bu kadar kesişemsellikle birlikte karakterlerin.
Folklörcü çocuğun ailesinin onla birlikte gelmemesi de garip tabi.
2009 yapımı film. Diğer onur ünlü filmi polis ve güneşin oğlu gibi bir film bekliyordum ama çok farklıymış. Çok eleştirel ve sert. Oyuncularsa ortak diğer filmlerdekiyle çoğu.
Polis şiddetiyle başlıyor ilk başta zaten. Orda güzel bir mesaj vermiş. İlk şehirdeki polis aydın ın bir pislik gibi kadını takip edip sevgilisinin ve kadının itirazı sayesinde kaçması güzeldi.
Bana ilginç gelen diğer şeyler, taksim de gezi parkı ve taksim deki çin lokantasını gösterdi. Gezi Parkı olayları ve faşist kesimin çin lokantası saldırısı daha olmamıştı o yıllarda :) Bu 2 yeri görmek ilginç geldi bana, o zamanki halleriyle :)
Eylemcilere polis şiddetinin yapıldığı yer sanırım yıldız teknik davutpaşa kampüsü. Benim de aynı yıllarda öğrenci olduğum. Eylemci birini öldürmüş bir polisin bombalanması sahnesiyle bitiyor. Düşündürtüyor bayağı.
Ahmet kaya şarkıları yine vazgeçilmezlerden :)
2. şehir ve 3.yü pek beğenmedim. 3.sünde yine kadını takip eden, rahatsız eden, her şeyini öğrenmiş, ona hatta silah doğrultmuş ve romantize edilen bir tipleme var. Kadın niye buluştu, orası da ayrı saçmalık. Şevket ve kedisi olan.
1. filmde şekerleme dükkanında çalışan kadınla 3. filmdeki kadının çalıştığı yer aynı. 2. filmdeki ölen çocuğun okulunda, 4. filmdeki tevfik öğretmen var. 5. filmdeki dilek, 4. filmdeki öğretmenin kızıymış. 1. filmdeki tacizci polis geliyor 5. filme de ve öğretmenin eski öğrencisiymiş. 3. filmdeki şevket'in ilan-ı aşk ettiği dilek, 5.filmde. Filmleri böyle bağlamışlar birbirine :)
Niye 5 şehir olduğunu anlamadım ismin. 5 farklı insan, her biri farklı şehir demek galiba. Hepsi istanbul'da çünkü, farklı şehir göstermediler gibi. Sondaki şehir hariç folklör yapılan. Afyon denildi ama eskişehir sanırım.
Polis tokat attı dilek e, keşke yaşasaydı şevket de görseydi ve birbirine musallat olsalardı bu iki karakter :)
Sondaki folklörü görmek de güzel geldi. İlkokul yıllarımı aklıma getirdi. Ben de oynamıştım o zamanlarda da. Lorke lorke müziği de anlamlıydı folklörle :)
Bülent Emin Yarar'ı arka sıradakiler'de öğretmen olarak tanımıştım ve tekrar öyle görmek güzeldi.
Filmde ölenlerin hepsi kanser sanırım. Ama kanserden ölmediler. Kendi kaderlerini belirlediler. Sadece öğretmen vicdan azabından intihar etti ve polis de sakat olmasından galiba. Polis zaten kendini öldürecek gücü bulamadı. Kadına öldürttü.
Histerik bir film diyebilirim. İnsansı kedi neyi temsil ediyor, orayı anlayamadım. Tek absürd şey orasıydı bu kadar kesişemsellikle birlikte karakterlerin.
Folklörcü çocuğun ailesinin onla birlikte gelmemesi de garip tabi.