Kısık Ateşte 15 Dakika: en yeniler yorumlar - Sayfa 2
Kısık Ateşte 15 Dakika
Ortalama puan
3,4
498 Puanlama
82 Kullanıcı yorumları
5
10 Eleştiri
4
33 Eleştiri
3
17 Eleştiri
2
12 Eleştiri
1
4 Eleştiri
0
6 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
ladyinthewater81
3 değerlendirmeler
Takip Et!
3,0
30 Mayıs 2006 tarihinde eklendi
Açıklamak adına söylüyorum, -kıyaslama değildir- ; Amores Perros (Paramparça Aşklar ve Köpekler) gibi, Crash (Çarpışma) gibi, Love Actually (Aşk Heryerde) gibi kesişen hayatları konu alıyor film ve 15 dakika içinde aynı restoranda ayrı masalarda yaşanan kimi tuhaf kimi sıradan olayları anlatıyor. Fatih Akın benzetmesi yapılan Alman-Türk yönetmen Neco Çelik; 'gösterime girmeyecek', 'iptal oldu', 'çekimler durdu', 'yönetmen çekti gitti' gibi haberlere adeta meydan okuyan, başarılı bir iş çıkarmış ortaya. Daha önce bir Türk filminde rastlamadığımız kurgu tekniklerini yakalamak mümkün Kısık Ateşte 15 Dakika'da. Sinemamızda bir dönüm noktası, bir başyapıt değil elbet ama küçük bütçeyle yapılan, tek mekânda geçen, canlı renklere sahip -ama ne 'Şans Kapıyı Kırınca' kadar bulamaç, ne 'Organize İşler' kadar makyajlı- hoş seyirlik bir film. Haluk Bilginer gayet başarılı tahmin edileceği üzere. Onu izlemek büyük keyif gerçekten. Yine bol bol güldürüyor, oyunculuğuna hayran bırakıyor. Metin Akpınar'a saygımız sonsuz. Yaş itibarıyla sahnede izleme fırsatımız olmasa da DVD ve televizyondan izlediğimiz oyunları, gelmiş geçmiş en büyük komedi oyunları kuşkusuz. Ama gerçekten de Abuzer Kadayıf, Döngel Karhanesi gibi toptan başarısız filmler yetmiyormuş gibi bir de bu filmdeki kör adam rolü çok mu gerekliydi? Açık söylüyorum ben o adamın kör olduğuna hiç inanamadım ve film sonunda 'hehe aslında hepinizi kandırdım, kör falan değilim' demesini bekledim. Kısaca bu vasat oyunculuk beni hem şaşırttı, hem de üzdü. Ailecek beğenerek izlediğimiz süper insan Janset, nevrotik bir karakteri canlandırıyor filmde. Şunu söylemem gerek bu tür çatlak tipleri oynamayı gerçekten çok iyi başarıyor. Banyo'da da harikulade bir oyunculuk sergilemişti kendisi. Özkan Uğur; 'sanat filmi... sanat filmi...' yırtınışlarımızın sözcüsü filmde. Sanat filmleri yapan ve haliyle aç olan bir yönetmeni canlandırıyor. Sahi Uğur'un oyunculuğu neden bu kadar geç keşfedildi ki, sinir bozucu... Ata Demirer'in rolü ise 'Avrupa Yakası'nda canlandırdığı onlarca karakterden biri olduğu için; bana çok da çarpıcı gelmedi. Ama Haluk Bilginer ile aralarındaki diyaloglar filmin en çok kahkaha toplayan sahneleri. Aysun Kayacı ve Eyşan Özhim isimleri filmin imajını gölgeye düşürüyor gibi dursa da hayır; o kadar da korkulacak bir şey yok. Kayacı, bahsi geçen restoran Le Chic'in seksi ve bol dekolteli assolisti. Kendisini; gerçek hayatta da sahnelerde görmek istediğimizi buradan haykırmak istiyorum. Biliyorsunuz "3'ü bir arada" kıvamını ve ayrılmaz bütünlüğünü yakalamak gerek günümüzde: mankenim-oyuncuyum-şarkıcıyım. Eyşan Özhim filmin başrollerinden. Oyunculuk yeteneğinden çok güzel olmanın gerekli olduğu bu role Özhim; birkaç Sharon Stone ve Angelina Jolie filmi izleyerek hazırlanmış belli ki. İzlerken dikkat edin "Angelina Jolie'nin yurdum versiyonu bu" diyeceksiniz içinizden. Yazımızı burada noktalarken naçizane bir tavsiyede bulunmak istiyorum: "Filme önyargısız gidiniz."
Filmi gayet başarılı buldum.Özellikle diyaloglar ve ince esprilerin herkesi eğlendirdiğini düşünüyorum.Film biraz amerikan komedi tarzı olsada gayet güzeldi,ayrıyetten haluk bilginer ve ata demirer’e bayıldım doğrusu.(aysun kayacı’nın güzel sesinide bu filmde görmüş olduk)
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.