En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
ahmetcindemir
9 değerlendirmeler
Takip Et!
2,5
28 Mart 2010 tarihinde eklendi
Demirkubuz insan ruhunun derinliklerini anlatan, bunu şahane bir şekilde resmeden nadir yönetmenlerden biri. Demirkubuzu izleyince Freudun Kişilik Kuramını sinemada net olarak yansısığını görüyoruz. Film için basit bir görümce kıskançlığı diyenlere tavsiyem filmi bir daha izlesinler; (Filmi izlemeyenler devamını okumasınlar)Yengesini değil abisini kıskanıyor ve hapse atırıyor, kurtuluyor onun hegemonyasından. biliyorum filmi anlattım çok özür dilerim bunu anlatmadan edemedim. İnsanın en büyük zaafı onu esir alan: Kıskançlık, kibir nefret değilmidir.
dönem filmi olması ve zeki demirkubuzun böyle bir filmi yapmış olması ilgiyi çekiyor.yeni filmlerde türk edebiyatının güzel örneklerinin uyarlamalarına daha çok rastlarız inşallah.
Kitabı okumadım ve senaryoya bakarak yorum yapmak gerekirse pek beğendiğimi söyleyemem hikayeyi. Tutarsızlıklar ve çelişkiler var. Hikaye 1930ların Zonguldakında değil Pariste geçiyor sanki. Bütün herkesin konu edilen aldatma olayından haberdar olduğu halde herşeyin aylarca sıradan bir şekilde ilerlemesi gerçekçi değil. Özellikle Zonguldak gibi küçük Anadolu şehrinde. Filmde geçen diyaloglar ise genel itibariyle iyiydi. Özellikle Nergis Öztürk ve Berrak Tüzünataç arasında geçenler.Oyunculuklara gelecek olursak da diğer izleyicilerle aynı kanıdayım. Nergis Öztürk çok iyi bir oyunculuk göstermiş. Diğerleri ise vasat kalıyor. Özellikle Berrak Tüzünataçın oyunculuğu sinemadan çok bir sahne oyununda oynar gibi. Bazı yönetmenlerin bu tarz oyunculukları denediklerini biliyoruz ama Zeki Demirkubuz sinemasında daha önce rastlamadığım birşeydi. Umarım bir daha rastlamayız diyorum. Çünkü hakikaten eğreti durmuş.Dipnot olarak; Yazgı filminde savcılara uzun uzun ifade veren Serdar Orçinin bu filmde savcı rolünde oynaması güzeldi. Nergis Öztürkün evden gönderdikleri muhtaç adama bir sürü para vermesi ise herkesin fark edemeyeceği ince bir ayrıntıydı. Yalnız köşk meselesi de benim çözemediğim bir ayrıntı oldu. Neden ısrarla köşkü almak istiyor Seniha bir anlam veremedim ben.
zeki demirkubuz filmi tahmın edebılıyorum bence bu adam bir deha ben tum fılımlerını tekrar tekrar ızlıyorum ve herseferınde zevk duyuyorum sabırsızlıkla beklıyorum
zaten zeki demirkubuz filmlerinin hayranıyım :) buda diğerleri gibi harika bi filmdi gerek konusu gerek kurgusu gerekse oyunculuklar hepsi mükembeldi ellerine yüreğinize sağlık :)
hocanın yeni filmi ni dört gözle bekliyordum. iyi bir olacağından hiç şüphem yok ancak farklı tarz da bir film denemesi olduğu için de merak ediyorum açıkcası.hocanın dayak atarcasına insanın icne işleyen filmleri çok vurucu olmala beraber inanılmaz bir etki bırakıyor insanın üzerinde. bu filmini izledikten sonra eminim 1 hafta kendime gelemeyeceğim...
usta yönetmen bir röportajında "Dönem filmi yapmanın bir çok handikapı var. Dahili mekanlara hapsediyorsunuz. İçerikten, olaylardan çok ortaya başka bir sürü dayatma çıkıyor. Böyle olunca da filmden çok dönem başlı başına bir mesele haline geliyor. Ama bu dediğim sorunlar olmasaydı bende çekmek isterdim. Ne kadar bütçe ne kadar olanak olursa olsun dönem filmi çekmek hem de Türkiye'de oldukça handikaplı bir şey" demişti. Bütün bunları göz önünde bulundurarak bir dönem filmine imza atmış oldu. Sağlam bir iş çıkardığına inanıyorum. Ayrıca Oğuz Atayın "Tutunamayanlar" isimli romanı üzerinde çalıştığını duymuş ve çok heyecanlanmıştık. Bekliyoruz...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.