Son zamanlarda izlediğim, nadir eli yüzü düzgün Türk filmlerdendi diyebilirim ? yönetim,makyajlar,oyunculuklar,senaryo vs. gayet başarılı ?Dönem çok iyi yansıtılmış ayrıca ? sağlam bir zeki demirkurbuz filmi , izlenebilir ? 10/6 ?
Ustanın bu denemesi 2001 yapımı Yazgıyla birbirini tamamlıyor. Hatta karanlık üzerine öykülerin çekilmeyen 3.bölümü gibi. Serdar Orçinin rol alması bir o kadar ironik , Nergis Öztürkün bazı durumlarda resmettiği tavır ve neticede açılan kapı. Demirkubuz bazı oyuncuların saçma oyunculuklarına rağmen ustalığını şaha kaldırmayı başardı. Gidiniz , izleyiniz
film iyi bir uyarlama olmayı pek başaramamış. oyunculara gelirsek ; berrak kesinlikle filme yakışmamış ve çok erken bir şekilde başrol ortaklığı aldığını söyleyebilirim. sanırım ilk uzun metraj filmi. nergis öztürk çok başarılı bir performans sergilemiş.filmdeki dil çok sırıtmış kimse benimseyememiş o dili ve sanki bir tiyatro provası havası vardı film boyunca. ve filmin sonunda son cümle ile herşeyi bitirmek yönetmenlerde hiç sevmediğim bir özelliktir. film boyunca seyirciyle birlikte hareket edilmez son sahne gelir ve tüm bir buçuk saatlik filmin aslında tek bir cümle ile herşeyi anlattığını görmek bize saygısızlıktır.zeki demirkubuz u taktir ettiğim yan ise yaz-kış demeden her mevsimde film çekerek emek harcamalarıdır, tıpkı reha erdem,çağan ırmak vs gibibu yüzden filme 10/5 verdim
dönem filmi olması güzeldi ve dönem iyi işlenmişti konuşmalar, elbiseler, mekanlar. görüntü de oldukça iyiydi. oyunculuklarda güzeldi. ama bir eksik var gibi geliyor insana bence o da senaryo. zeki demirkubuzdan hep iyi filmler beklediğimden dolayı hafif bir beğenmemezlik yaptım. genel itibarıyla iyi bir filmdi.
Kıskanmak,Türk sinemasının önemli yönetmenlerinden Zeki Demirkubuzun son filmi.Daha önceki filmleriyle karşılaştırıldığında sönük kalıyor.Dönem filmi olması belli ölçülerde başarı gibi görünsede,asıl sorunun filmin senaryo ve anlatmak istediğini anlatamamasında yatıyor.Demirkubuz hiç tanınmayan ve oyuncu olmayan kişilere rol vermişti önceki filmlerinde.Keşke yine hiç tanınmayan ve oyuncu olmayan birini oynatsaydı Berrak Tüzünataç yerine.Banamı öyle geldi artık bilmiyorum çok fena sırıttı filmde.Gerçi ondanda daha önemlisi başta dediğim gibi filmin anlaşılmaz senaryosu.Abisinin eşini kıskanıyor izlemi verip aslında alakasız birini kıskanıyormuş gibi bir hal almasına çalışmış.Sonuç olarak sevdiğim bir yönetmenden beklemediğim tuhaflıkta bir yapım ortaya çıkmış.
Film Zeki demirkubuz'a yakışan ilginç bir hikaye anlatıyor. Kıskanma hikayesi. Ancak bazı eksikleri var. Özellikle en büyük eksiği bütçe. Düşük bütçesi nedeniyle dış çekimler minimumda tutulmuş çekimler hikayeye hizmet edememiş. Yine Zonguldak'ta geçen benzer dönemde yapılan Kelebeğin Rüyası bu anlamda çok daha iyiydi. Bu filmin hikayesi daha güçlü daha derin ama maalesef bütçeye takılmış. Diğer bir eksiklik ise başrol seçimi, Nergis Öztürk iyi bir oyuncu çok iyi oynamış. Ancak karakterin en önemli özelliği çirkin olması. Nergis Hanım çirkin değil. Belki daha ileri bir plastik makyaj yapılabilirdi. Ya da çok daha farklı bir oyuncu seçilmeliydi. Gerçekten çirkin olmalıydı.
Çok basit bir hikayeyi çok klas bir filme dönüştürmek..işte yönetmenlik devreye burda girer..yönetmenlik açısından bnce demirkubuzun en iyi eseri kıskanmaktır..ama en iyi filmi mi, kesinlikle hayır..oyunculuklar bnce o kadar da vasat değildi..'çirkin bir kadının nelere mal olabiliceği' iyi anlatılmış ve filmin finalinde çirkin kadının yaşadığı suçluluk duygusu ve çaresizlik de iyi aksettirilmiş..7/10
Filmi dvd olarak seyrettim. Kamera arkası ve ekstralar çok ilginçti. Özellikle filmi oyunculuğu ile büyüleyen Nergiz Öztürke yapılan yaşlandırma makyajı çok gerçekçiydi. Nergiz Öztürk Seniha karakterini mükemmel oynamış aldığı ödülüde haketmiş. Onu Karayılan dizisinde Sona olarak izlemiştik. Burada rol gereği tekinsizlik ruhunu iyi canlandırmış. Tek eksiği mükemmel bir şekilde kullandığı eski Türkçeyi çok hızlı okumasıydı. Sanki ezberlemişte bir an önce unutmadan okuyup bitiren bir eda ile replikleri okuyordu. Biraz daha kelimeleri yavaş ve vurgulu yapabilirdi.
Filmin tek eksik yanı Berrak Tüzünataç... Filmde çok sırıttı. Erotik sahnelerede gerek yoktu.
Yönetmen burada bence eldeki olanaklarla bu dönem filmini kotarmış. En azından eline yüzüne bulaştırmamış. Çünkü bu tarz filmleri çekmek gerçekten çok zor. Mutlaka izleyin özellikle dvdsini...
Kıskanmak, Demirkubuz gibi bir yönetmenin elinde çok daha iyi bir film olabilecekken resmen kötü oyuncuların yeteneksizliği yüzünden vasat bir film olmuş. Nergis Öztürkün oyunculuğu maalesef filmi kurtarmaya yetmemiş. Berrak Tüzünataç ve Bora Cengizin yeteneksizlikleri özellikle yalnızca ikisinin olduğu sahnelerde çok göze batıyor. Açıkçası pek çok seyirci tarafından fark edilen ve rahatsız edici bulunan bu durumun Demirkubuz tarafından fark edilmemiş olması çok ilginç. Sanki bir türlü yetenekli oyuncu bulunamamış da kim denk gelirse oynatılmış gibi bir his yaratıyor. Bunun dışında film, kitabın bir uyarlaması olmaktan ziyade kitaptan esinlenmiş gibi. Kitaptaki gibi Senihanın kıskançlığının nedenleri verilmediği için Senihanın filmin ikinci yarısında gösterdiği davranış değişikliği de temelsiz kalıyor. Bütün o süreçte aklından geçenler de kitaptaki gibi anlatılmadığı için Senihanın kıskançlığı sanki abisine değil de Mükerreme yönelikmiş gibi görünüyor. Bu yüzden de abisini mahvetme planının sebepleri anlaşılmıyor. Demirkubuz kıskanmak kavramını filmde yalnızca güzellik çirkinlik savaşına indirgemiş ama bütün izleyiciler kitabı okumadıkları için film çok açıdan muğlak ve anlaşılmaz olmuş.
türk sinemasında bizi bizlere en gerçekçi ve etkileyici anlatan yönetmenin kaybedenlerin,tutunamayanların hayatlarını sarı ışıklı , kasvetli is ve rutubet kokan duvlarını umutsuzlık tıkanmışlık sinmiş e bu evlerde yaşayan hayatlarını kurulmuş saat gibi ölümü bekleyerek çaresizce bir monotonluk içinde yaşayan insanları ve o insanların dünyasını dilini , felsefesini en iyi bilen türk yönetmenin filmlerini izledikten sonra sinema okumaya karar verdiğim birileri benim gerçekten istediğim gibi sinema yapıyormuş dediğim masumiyetteki bekirle kırlarda muhabbet etmek yazgıda ki musayla beraber kahve içip biraz laflamak üçüncü sayfada ki isanın omzundan tutup onu anladığı söylemeyi nede çok isterdim bu adamın filmleri kendime söylemeyi unuttuğum yada en küflü zincilerle kalbimin en derin noktasında ki sandıklara kilitlediğim sezgilerimi bana yeniden hatırlattı tıpkı sıcağı görünce tekrar canlanan bakteriler gibi o hislerim tekrar yaşamaya tekrar işlevlerini yerine getirmeye başladı bu adamın filmleri sanatın sinemanın ne denli muazzam bir güce ve etkiye sahip olduğunu bana gösterdi zeki demirkubuz benim için sinema için çok ama çok şey ifade ediyor onun yeni filmini şirinini bekleyen ferhat gibi bekliyorum
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.