En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
l-i-l-a-H
Takipçi
2.129 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
24 Aralık 2006 tarihinde eklendi
Deprem fay hattının üzerinde olan bi şehirde olunca insan,ister istemez etkileniyor filmden.oyunculuklara gelince İlker Aksun(Ali) her göründüğü sahnede rol çalmayı beceriyor...
filmi hiçbir kategoriye sokamıyorum.psikolojikmiş,gerilimmiş,korkuymuşhepsi hikaye.2saat boyunca karman çorman,anlamsız,birbirine doğru düzgün bağlanmayan sahneler görüyoruz.deprem konusu çok ama çok daha etkili işlenebilecek bir konu, bu şekilde olmaz.türk korku-gerilimlerine dönersek,yani özenti desen özenti değil,çünkü kopyalama becerimiz bile yok,çalışıyoruz ama yine çok alakasız yapımlar ortaya çıkıyor.özgün desen özgün de değil.bilmiyorum bu durum hep böyle sürüp gidecek mi,meraktan izlemeye devam edeceğimiz kesin ama,beğenmesek de.başak köklükaya nın performansı iyi.o kadar çaba göstermiş bari daha kaliteli bir film olsaymış,değmemiş bu filme.yine de taylan biraderler’in bu türle ilgili çalışmaları takdir edilebilir,sonuçta insanların önünü açıyorlar bir yerde.
Senaryo açısında daha önce işlenmediği için diğer filmlerden ayrılıyor.Öncelikle oyunculuklar çok başarılı.Çekim kalitesi falan da olması gerektiği gibi.İnsanın psikolojisini ve çaresizliğini iyi bir şekilde yansıtmışlar ben beğendim insan sonunu her daim merak ediyor.Bence bu puandan daha fazlasını hak ediyor.Herkesin izlemesi gerekli bence sonuçta kaçınılmaz bir gerçek deprem.
Hemen İlker Aksum’la yazıya başlamak istiyorum.Mükemmelin ötesi varsa eğer,İlker Aksum’un bu filmdeki performansıdır o.Filmde çok fazla görünmüyor ama Altın Portakal’ı hak ettğini düşünüyorum bu oyunculukla.En kötüsü ise Cansel Elçin’di.Niye böyle olduğunu anlayamadım onun da.Film öyle aman aman bir şey değil ama zaten geçtiğimiz yıl iyi diyebileceğimiz Türk filmlerinin sayısı bir elin parmaklarını geçmez.Sırf İlker Aksum için bile izlenebilir ’’Küçük Kıyamet’’
Ben kendi adıma beklediğimden fazlasını buldum diyebilirim..Gece sakin bir ortamda izlerseniz o gergin havanın etkisini yer yer hissedebilirsiniz..İlker Aksumu ise gerçekten yürekten tebrik ediyorum..Çok çok iyidi..Umarımki bu tarz yapımlarda karşımıza çıkmaya devam eder..Yolu açık olsun diyorum..
Film için söyleyebileceğim en kestirme yorum 'Vasat' olurdu herhalde. Aslında vasaın altında bile olduğun söyleyebilirim kendi adıma ama yinede emeğe saygısızlık etmek istemiyorum. Ancak kişisel olarak filmin derdini anlayamadım. Ne anlatmak istediğini aktarmakta zorluk çektiğini düşünüyorum. Ben pek haz alamadım.
....Taylan Biraderler, uc sene once ilk uzun metrajli calismalari "Okul" ile korku- komedi turune el atmislar, ancak gisede ilgi goren film elestirmenler nezdinde pek basarili bulunmamisti. "Kucuk Kiyamet"in fragmani ilk izlendiginde psikolojik- gerilim havasi estiriyor seyircide (hatta bana Mike Figgis imzali 'Cold Creek Manor'in Turk versiyonu gibi gelmisti). Istanbul'daki evlerinden deprem yuzunden ayrilarak, Fethiye'de internet uzerinden kiraladiklari eve tasinan bir ailenin kabusa donusen seruvenleri, ozellikle ilk 1 saat icerisinde bazi tutarsizliklar yuzunden anlamsiz gelip goze batiyor acikcasi. Ancak o son yarim saat icerisinde oykunun farkli bir yone kaymasi herseyi yerli yerine oturtuyor ve filmin derdinin ne oldugunu daha iyi kavramamizi sagliyor. Ancak bu sefer de soyle bir sey kafasina dank ediyor seyircinin; "bu son yarim saat icin mi butun bu olan tutarsizliklara katlandik?"... Taylan'larin teknik isciligi kusursuz, isik kullanimi ve sinematografi yerli yerinde, hatta bir Turk filmi icin fazlasiyla iyi (tek itirazim yemek sofrasindaki kamera kullanimina, gereginden fazla sallanan bir steadycam calismasi soz konusu). Oyunculuklara gelince, Cansel Elcin'in kotu bir oyuncu oldugunu soyleyemem ancak burada bilincli bir sekilde mi kotu oynamis anlam veremedim. Ozellikle Basak Koklukaya ve Ilker Aksum kadronun en iyileri. Gorsel efekt calismasi olarak da sinemamizin yuzaki sayabilecegimiz yapim, acikcasi bircok gerilim klasiginden ufak referanslar barindirsa da, etkileyici olmaktan uzak degil...(6/10)
Bu filmi seyrettikten sonra şunu söyledim kendime kendime; bir film yapımcısı olsam gerilim, psikolojik gerilim filmlerin çekimi için Taylan Biradeler ile gözüm kapalı anlaşırdım.Gerçekten, bu ikili (arkalarında çok sağlam bir ekiple, özellikle senarist Yücel'le) yine müthiş bir çalışmaya imza atmışlar. Zaten bu ikili ilk yaptıkları Alacakaranlık Kuşağı tarzı dizilerden beri çok iyi işlere imza atıyor ancak nedense ülkemizde pek şimdiye kadar değerleri anlaşılamadı. Bu arada şunu belirteyim Taylan Biraderler asla Korku filmi çekmiyorlar yaptıkları filmler Gerilim tarzında ancak nedense bizde Korku türüyle gerilim türünü karıştırmak gibi bir sıkıntı var. Son zamanlarda seyrettiğim en başarılı Yerli psikolojik-gerilim filmlerinden biri. Başrol oyuncusu Başak Köklükaya olağanüstü başarılı (öbür yıl Altın Portakal'da aday olursa hiç kimse şaşmasın), diğer oyuncular da ondan geri kalır yanı yok, belki eş rolünü oynayan Cansel Elçin biraz zorlamalı oynuyor hepsi o kadar. Hele Yabancı Damat oynayan İlker Aksum performansı görülmeye değer. En önemlisi filmdeki görsel efektler hele filmin sonu (görmeyenler için anlatmıyorum) müthiş.
psikolojik gerilimde türklerinde başarılı olabileceğinin bir kanıtı bence küçük kıyamet...taylan biraderlerin bir önceki okul filmine göre çok daha olgun bir film...
Taylan biraderlerin ilk filmi Okul u görmezden gelmiş izlememe rağmen korku türünün fitilini ateşleyecek söylemlerine katılmamıştım.Bugün daha 11 de gittim bu filme,yer yer belgesele kayan filmde başak köklükaya demirkubuz filmlerindeki gibi nefis bir performans koyuyor ama film çok da iyi değil okul filminden daha iyi ve anlattığı şeyi "idare eder daha iyi olsaymış keşke"sözüyle anlatan bir film olduğu kanaatindeyim bu arada binnur kaya biraz daha iyi olsaymış keşke isteksiz oynamış gibi
bi kere bu film korku diil daa çok bi psikolojik gerilim!her yerde bas bas bağrılırken,taylan biraderler bunu söylerken,eleştiriler bunu yazarken hala bazı arkadaşların bu beklentiyle gitmelerine şaşıyorum.tamam fragman izleyip fikir sahibi olunulur ama bi fragmanla da filmin bütünlüğü ortaya çıkmaz.ikincisi bu bir felaket filmi de diil!ne filmi diosanz klasik gterilim öğelerndn yola çıkıp zirve noktasında flightplan görünümü alan ve beklenmeyen bir sonla biten bir film.bnce gerilim öğeleri başarılı kullanılmış.ilker aksumun tekinsiz oyunculuğu,ewde geçen sahneler(özellikle repulsion'u hatırlatan duwardaki çatlak),kabuslar başarıyla yansıtılmış.özellikle taylan biraderlerin sinemasal açıdan çok ii bi iş çıkardıklarını söylemek gerek.son sahneden depremi yaşayıp da etkilenmeyecek bi insan yoktur sanrm.asıl problemn senaryoda olduunu düşünüyorm.hikayenn farklı yöne kayması gereksz ve filme zarar verici bi özellik olmş.düşünce ve başlangıç güzel ama tam kader anında seçilen yol yanlış.bu kdr da "bakın neydi ne oldu yaa"havası olan bi film yapılmasaydı daa etkileyici olabilrdi.oyunculuklar ise genel olarak vasatın üstünde başak köklükaya yne başı çekio,cansel elçin'e ise karakteri geliştrme fırsatı werilmemiş,binnur kaya gölgede kalmış ama ilker aksum gayet başarılı.kevin moore'un müzikleri de psikolojik olarak filmi tamamlıyor.sonuç olarak başarılı bir çalışma,senaryo ise bna göre daa farklı olmalıydı.ama taylanlar bu yolda ilerleyeceklerse yni filmlerini merakla bekliyorm
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.