ben anladım kı turk sınemasının gelısmemesını yapımcılara turk oyunculara baglamamalıyız..şu yorumlara bakıyomda çoluk çocuk yazmış dıyorum...bu fılme ıyı nasıl denır ki???hıc teknık yok..zaten gorsellık olamaz ya?? ama kardesım barı dram fılmı cekebılsek..sacma sapan komunıst solcu muhabbetlerı oda berbat dızı oyunculuklarıyla oldurulmus ..bu anlamda bahoz fırtına fılmı daha gercekçi. senaryo ayaklar altında basıt 4. sınıf dizi senaryosu..eglencelı degıl.etkıleyıcı degıl..nesı süpermiş??? 5 puan ...
Kameradan oyunculuklara kadar(ustalar hariç) amatör bir film olmus.İlk bölüm zetan bir hata konuya bu kadar gec girmesine gerek yok sonu da oldu bittiye geldi işte zaten hepimiz tahmin ettik.Biraz daha büyük düsünmemiz lazım artık 5/10
Filmi daha yeni izledim.Ne çok iyi,ne de çok kötü denebilir.Biraz aşk,biraz komedi,biraz siyaset... Her şeyden biraz var.Ancak konular çok yüzeysel işlenmiş. Sonu çok hızlı bağlanmış.Aldığı puandan fazlasını haketmiyor.
Türk filimlerini pek fazla sevmem sevdiğim türk filimleri desem 5 i geçmez aralarında da pardon filminin var olduğunu düşünürsek bu filmin güzel bir film olduğundan emin olabilirim.Ferhan şensoy gelmiş geçmiş en büyük mizah tiyatrocusudur bana göre izlenilmesi gereken bir film..
filmde bir kararsızlık var, gençlik filmi mi ? kuşaklar arası iletişimsizlik mi ? parayı bulunca mücadeleyi bırakan eski solcular mı ? belki hepsinden bahsedilmiş fakat kaynaşamamış bu başlıklar, aşk hikayeleri yavan kalmış bir de , film beni tatmin etmedi açıkçası...
Filmin, vermek istediği mesajı çok üstünkörü, genel geçer, slogansal bir şekilde vermesi beni oldukça rahatsız etti. Senaryo incelikten oldukça yoksun, bütün bağlantılar zorlama olarak yapılmış bir özellik gösteriyordu... Bağlantılar çoğu zaman sinemaya yeni başlayan bir öğrenciyi bile gülümsetebilecek nitelikte basitlikler içeriyordu. Ferhan Şensoyun oynadığı akademisyenin büyük önem taşıyan hatıra defterini masasının üstünde bırakması ve odasını boş bırakıp uzun süreli dışarıya çıkması, bu süreçte öğrencinin gelip defteri alıp, sonra gidip fotokopi çektirebilmesi... Bir bağlantının bu kadar basitleştirlmesine ne gerek var. Bu tür ayrıntılar üzerinde kafa yorulmadıktan sonra film nedne yapılır.. benzer şeyleri filmin en az 6, 7 yeri için söyleyebiliriz. Siyasal dostların zorlama bir araya getirilmeleri ve bunun da filmdeki aşk ilişkisine bağlı olarak gerçekleştirlmesi, Çocuklarının durumunu öğrenmek için emniyete giden ailelerin arkadaşalrının tutukladığını tam o sırada öğrenmeleri bir sinema filmi için çok kaba şekilde gerçekleştirlen bağlantılar değil midir. Senaryoyu yazdıktan sonra üzerine biraz daha düşünmek bu kadar mı zor... ferhan Şensoy, Ege Aydan başta olmak üzere bütün karakterlerin gelişimi fazla yüzeysel kalmış. Karakterlerin değişiminin filmde bir kaç slogansal olayla aktarılması filmi yüzeysel kılıyor. Türkiyede siyasal davaların en önde gelen liderlerin ve isimlerinin 1980li yıllarda yurda dönüp yargılanma süreçlerini tamamladığı halde, Ferhan Şensoyun canlandırdığı öğrencinin 30 yılı aşkın bir süre sonra müthiş bir siyasal suçlu olarak filmde gösterilmesi ve dosyasının aktif halde tutulduğunu göstermek için yurtdışından o süreçte bir kaç döküman gönderdiğinin söylenmesi sadece gülümsetiyor...
Filmin bir merkezi ve derinliğinin olduğunu da söylemek mümkün değil. Biraz siyasal slogan, biraz akademisyenlik, biraz öğrenci hayatı, araya aşk ilişkileri de katılmış, ele aldığı hiç bir konuyu da tam yansıtamamış, hiç bir karakterin derinine inememiş bir film olmuş. Oyuncu kadrosuna baktığımız da yeteneklerinin iyi değerlendirlemediğini, film de keskin ve karikatür tipler olarak kaldıklarını, slogansal diyologların ötesine geçilemediğini söyleyebiliriz. Bunun yanında filmin görüntü yönetiminin oldukça başarılı olduğunu söyleyebilirim. Sonuç olarak, film bittiğinde yüzümüzü buruşturak, filmin çok daha iyi olabilecekken, olay bağlantılarının çok üstünkörü yapılması, oyuncuların karakter gelişimlerinin iyi yansıtılamaması ve slogansal sözlerle bir inandırıcılık sorununun yaşanması gibi boyutlar nedeniyle vasatı aşamadığını söylemeliyiz...
oncelıkle esas kız seçimi ekin türkmen sanırım adı bu kadar kötü olabilir nasıl bir oyuncu anlamıyorum duygu yok,mimik yok,hiç bişey yok.fılmın yarısı kaan urgancıoglunun kızı seyretmesıyle geçiyor.saffet hocanın yasadıkları cok gerı planda ve eskı dostların ılıskısı gerı planda bır cok seyi işleyeyım derken cok kopuk bır fılm olmus. ölü ozanlar derneği anılmadan gecılmıyor fılm izlenırken.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.