En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
EminReis
4 değerlendirmeler
Takip Et!
2,5
23 Ekim 2010 tarihinde eklendi
filmden az önce çıktım film diğer arkadaşlarında dediği gibi beklentimi karşılamadı ama çokda kötü değildi aslında burdaki yorumları okusam gitmezdim o filme.. ama gittiğime şu an düşündüğümde pişman değilim.. hayattan bir kesitti.. özet olarak zamanın değerini anlatıyordu elimizden uçup giden geçmişimiz ve hiçbirşey yapmadan ona el sallamamız... geç olmadan elimizdekilerin değerini bilelim sevgimize sahip çıkalım...
Sinema sezonu iyi bir filmle başladı. 8 Ekimde vizyona girecek, Mehmet Aslantuğun yapımcı olarak imza attığı ilk filmi Aşkın İkinci Yarısını sevdim. Ağzında çevirmekte güçlük çekeceği iri laflar etmeden, fikrini basit cümlelerle ama sadeliğin gücüyle ifade etmiş Aslantuğ... Bir yanda başarılı yönetmenlerin festivallerde ödül üstüne ödül alan ama halkla buluşmayan filmleri, öte yanda Aslantuğun deyimiyle kuyruğuna teneke bağlamış gibi gürültü çıkaran gişe filmleriyle sinemamız iki kutuplu hale gelmiş durumda. Aslantuğ, 25 yıllık aktörlük deneyiminin ışığında bu iki ucu birbirine düğümlemek gibi zorlu bir işe girişmiş ve başarılı da olmuş. Film, izleyenleri aşkın ikinci yarısının bulunduğuna inandırmaya çalışsa da çıkışta kafanızda pek çok soru işaretiyle sizi uzun uzun düşünmeye sevkediyor. Bence maçı garantiye almak için golleri ilk yarıda atmak lazım. Yoksa filmdeki Arifin keşkelerine mahkum oluyorsunuz. Hikayenin sürprizini bozmamak için içerik hakkında fazla bir şey yazamıyorum. Zira seyircileri, bizim sinemamızda sıkça rastlanmayan ve hep eksikliğini hissettiğimiz çarpıcı bir final bekliyor. Arzum Onanın oyunculuğu da takdire değer. Kimse onu izlerken, 'yapımcı kocasının torpilini kullanmış' demiyor, diyemiyor... Ah bir de çizgi film seslendirmesi tonundaki o incecik sesi olmasa... Filmin görüntü kalitesi de üst düzeydeydi. Bir ayda çekiliveren ve milyonları gişeye çeken filmlere alışkın izleyici, Aşkın İkinci Yarısının New York ve Muğlada 4 mevsim boyunca çekildiğini görüp şaşırdı. Hele Ortakentten alınan müthiş görüntüler, koca bir fotoğraf sergisini dolduracak nitelikteydi. Öykü sade, hatta sıradan sayılabilirdi. Ama her televizyon dizisi bölümünde 47 inanılmaz olay izlemekten yorgun düşmüş ruhum, bu naiflikle yıkandı, durulandı. Mehmet Aslantuğ, gösterim öncesinde tevazunun doruklarına çıkıp, adeta film yaptığı için özür diler gibi bir sunuş konuşması yaptı. Bence bu kadar alçakgönüllülüğe lüzum yok. Zira ortaya, jeneriğinin başında Bir Mehmet Aslantuğ filmi yazacak yenilerinin ilki çıkmış! Tebrikler...
Kesinlikle benimde çok merak ettiğim bir filmdi.Seanstan biraz önce çıktım büyük hayal kırıklığına uğradım.Bir filmin ya görselliği çok sağlamdır iş yapar ya da hikayesi çok iyidir iş yapar ikisi de olmayınca biran önce bitse de gitsek diye dua edersiniz ki ben öyle yaptım.Ya yok yani sonra da üzülüyoruz niye bizim filmlerimiz böyle diye. Ya da bazı arkadaşlar kızıyor Türk filmi bizim filmimiz daha anlayışlı yorumlar yazın diye ama yok kesinlikle tavsiye etmiyorum paranıza yazık.
mehmet aslantuğ her ne kadar filmi aldığı eleştirilere karşı savunmaya çalışsa da, filmin sıkıcı olduğu gerçeğini değiştirmiyor. daha çok, sanatsal kaygılarla çekilmiş bir festival filmi havasında ..beklediğim romantizmi bulamadım. 5/10
rezalet ötesi bir filmdi,bir senaryo bu kadar mı kötü olur? bu çiftin ne için ayrıldıkları,kızın babasını tanıması ve onunla kaynaşması bile verilmemiş,oyunculuk desen Mehmet Aslantuğun vasat performansı dışında son derece başarısızdı,ilk yarıda uyuklamaya başladım,ikinci yarıda ise o kadar çok saçmalık vardı ki kendimi tutamadım gülmeye başladım ,sadece müzikleri ve görüntüleri başarılıydı maalesef onlar da filmi kurtaramamış,bana göre son dönem Türk sinemasında yapılmış en kötü filmlerden biri diyebilirim.
Umutla beklediğim ve beklentime değen bir film. Görüntüler, çekim kalitesi, duygusal hassas bir oyunculuk.Çok beğendim, kimsenin parasına yazık olmaz, sevmenin ve bağlılığın anlamının yitirildiği günlerde ilaç gibi bir film. Neden konusu yok diyenlere kendi düşüncemi belirtmek isterim. Neden ayrıldıkları neyi değiştirir? Ayrılmışlar işte. Hikaye herhangi bir sebepten ayrılmış herhangi bir çiftin sonsuz sevdalarını anlatıyor. Neden ayrıldıkları neyi değiştirir ki. İkisi de acı çekiyor, baba-kız yakınlaşması başka filmlerde var, klişe. Klişelerden uzak durmuş, yıllardır film izlemenin verdiği olgunlukla çekilmiş ve bence her karesi için uğraşılmış. Zaten Mehmet Aslantuğ 2 yıldır bu filmle uğraşıyormuş. Arzum Onan a rolü çok yakışmış, gözlerinde ki hüzün çok dokunaklı. Eğer kaliteli bi film isterseniz sakın kaçırmayın, popcorn romantik bir dram değil.
buradaki çoğu yorumda filmin sıkıcı duragan oldugu yazıoo . Ama unutmayın ki aksiyon filmi die gitmediniz bu filme sonucta. gayet güzel bir film.. Hayatda hersey hareket değill hayatımızın aksıyan duragan zamandakı büyük seylere dikkat çekmiş bi film .ben beğendimm . İzlenebilir 10 üzerinden 7 veriorum:=)
filme dün gittim. 6-7 oyuncu ile çekilmiş birfilm. uzun süreli konuşmalar ve her cümleden sonra 5dk bakışmalar.çok ağır birfilm bence. 1. yarısı arzum onan ve mehmet aslantuğ un bir masada konuşmalarıyla geçiyo. beklentilerim yetersiz kaldı. tavsiye etmiyorum.
Çok profesyonelce çekilmiş. New York sahneleri muhteşem! Bir baba, bir anne ve bir çocuk olmanın yükünü anlatmak ama bunu gözüne sokmadan yapmak istemiş Aslantuğ. Hele Aslantuğun son bölümdeki oyunculuğu! Dünya standartlarında bir aktör olduğunu bir kez daha kanıtlıyor..Sadece Aslantuğu izlemeye bile gidilir.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.