En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Amir Han
Takipçi
452 değerlendirmeler
Takip Et!
1,5
9 Aralık 2012 tarihinde eklendi
Sinema bir ekip ve para işi. M. Aslantuğ'un oyunculuğu her zaman vasatın üstünde olmuştur. Fakat hem senarist hem yönetmenlik hem yapımcılık hem oyunculuk aynı potada nasıl erir? Tabii ki sonuçta ortaya böyle bir anlamsız bir yapım çıkar. Filmin tek artısı görüntü yönetmeninin usta işi çekimleri ve Bodrum'un eşsiz güzelliği. Oyuncu seçimi çok kötüydü diyeceğim ama ortada elle tutulur oyuncuda yok ki. Karı koca filmi domine etmiş. Çocuk oyuncunun şevkini kırmak istemem ama başarısızdı. Tabii bunda oyuncu koçununda başarısızlığı büyük etken. Uyku uyurken ikide bir göz kırpışması yapıyor fakat yönetmen tekrar çekim yada uyarı gibi alternatifleri hiç düşünmemiş. Örnek çocuk uyku görüntüleri için ise "Prensesin Uykusu" filmindeki çocuk oyuncuyu çok iyi etüd etmeleri gerekirdi. Maalesef M. Aslantuğ anlatmak isediklerini duygusal olarak biz izleyicilere geçiremeyecek kadar filmi pasifize etmiş. Bu filmi Çağan Irmak tarzı usta bir yönetmen çekseydi eminim film çok ama çok farklı olurdu. Yine de es geçmeyelim. Mehmet Aslantuğ'un filmi her ne kadar fiyaskoda olsa gişe gelirlerinde 2010 yılında 70 küsür filmi içinde 16. olmuş. Bunda geniş iş çevresi ve karizmatik kişiliği sayesinde 120 salonda gösterimin etki payı bir hayli fazla. Bodrum'un güzelliğini müzik eşliğinde belgesel tadında izlemek isteyenlere şiddetle öneririm. Ama yok ben bir aşk filmi izlemek istiyorum diyorsanız bu adres yanlış adres.....
Filmi izlemeye yeten Mehmet Aslantuğ, bekleneni karşılayamıyor. Bilindik bir hikayeyi, senaryonun sayısız eksikliğiyle sunuyor. Yardımcı oyuncu kadrosunun sağlamlığı biraz içe su serpiyor. Gene de hayli yavaş temposu huzursuz ediyor.
yorumlara güvenerek gittim bi daha türk filmi için sinemaya gitmem naralarıyla çıktım salondan. bu yorum birçoğunuza çok ağır gelebilir.. türk filmini aşağılamıyorum çok kaliteli yapımlar da var. eşkıya, kabadayı, gönül yarası, babam ve oğlum... ancak duygusal demek derin bir nefes çekip yarım saatte tek bi kelime söyleyerek oluyorsa ben yokum arkadaş.. filmin new yorkta çekilmiş sahneleri var diyince ben de bişey sandım. bir yatak odasının penceresindeki manzara, bir park ve brooklyn köprüsü (o da 30 sn bile diil.) bunun için oralara gitmenin bi alemi yoktu bence istanbulda daha hoş manzaralar yakalayabilirlerdi new york yerine.. arzum onanın ouynculuğunu çok donuk buldum yatağa oturuşu bile bi tarafı kırılıcak gibiydi. hele ilk başta arifle zuhalın diyaloğu insanı salondan çıkarıcak derecede uzun ve sıkıcıydı. sanırım bu filme karşı fazla dolmuşum siz ister izleyin ister izlemeyin.. sonuçta bu da bir emek ve her film bir kez görülmeyi hak eder..
rezalet ötesi bir filmdi,bir senaryo bu kadar mı kötü olur? bu çiftin ne için ayrıldıkları,kızın babasını tanıması ve onunla kaynaşması bile verilmemiş,oyunculuk desen Mehmet Aslantuğun vasat performansı dışında son derece başarısızdı,ilk yarıda uyuklamaya başladım,ikinci yarıda ise o kadar çok saçmalık vardı ki kendimi tutamadım gülmeye başladım ,sadece müzikleri ve görüntüleri başarılıydı maalesef onlar da filmi kurtaramamış,bana göre son dönem Türk sinemasında yapılmış en kötü filmlerden biri diyebilirim.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.