Filmin sonunda esas dağılıp paramparça olan Mercedes değil, Bayramın hayal ve umutlarıdır; daha fazla kazanıp sınıf atlama derdindeyken, her şeyini bir çırpıda kaybetmiştir. Artık ne köyü kalmıştır geriye ne de uğruna onca sıkıntıya katlandığı sevdiği... İlyas Salmanın mükemmel oyunculuğuyla tek başına sürüklediği film, unutulmazlar arasındadır. Ne zaman bir 'Sarı Mercedes' görsem hala o sahneleri hatırlarım.
ben bu filmi tekrar tekrar seyretmekten hiç sıkılmıyorum çünkü içinde bir çok gerçekleri anlatan düşünceler var şimdiki yeni filmlerin serisi çekileceğine bu güzel kurgulu ders verici nitelikleri taşıyan birazda olsa insanı değerlerimizi bize hatırlatıcak olan sarı mercedes filmin devamı niteliğinde bir final filmi çekilmeli bu fikir uzun süredir aklımı kurcalayıp duruyor.izleyenler bilir film dört yol ağzında bitiyor.ya sonrası hiç mi aklınızı kurcalamıyo bence baş kağramanı olan ilyas salman hayatta iken bu değerli oyunculuğunu bu film için yeniden sunmalı diyorum beyaz perdeye bilmiyorum o bu düşünceme katılırmı benim aklımda kurgu var devamını siz severlerinde katılımıyla şekillerin inşlh ben resmi sitesi olan ilyas salmana yazdım ama bilyorum okudumu yada ona ulaştımı.sizlerinde fikrinin ince gülünü paylaşmak dileğiyle.
Adalet Ağaoğlu'nun ''Fikrimin İnce Gülü'' kitabından uyarlanarak ama yönetmen ve senarist dokunuşlarıyla eserden farklılaşmış, sinemamızın unutulmaz kült eserlerinden biri olmuş 1992 yılında sinemaya sunulmuş olmasına rağmen bu yılda bile aranan, tavsiye edilen bir eser niteliğindedir. Çünkü sosyolojik alt metni, siyasi çıkarımlarıyla ve karakter serüveninin flashbacklerle halı gibi dokunmasıyla film kendine özel bir yer edinmiştir. Eser Türk- Alman-Fransa- İsviçre ortak yapımı olması da farklı çekim teknikleri ve bakış açısı bakımından zenginleştirilmiş bir yapıt ortaya çıkarmış.Antalya Altın Portakal ödüller kazanmıştır ve Ankara Film Festivalinde de başrol oyuncusu İlyas Salman'ın ödül aldığı bol ödüllü bir eserdir. Film daha önce işlenmemiş orijinal bir nitelikte bir filmdir. Almanya'da alt sosyolojik katmanda kalan Bayram karakterinin tek amacının Mercedes alarak köyüne ve ülkesine gelerek takdir bekleme uğraşı yer almaktadır. Bayram karakterinin çocukluktan beri gelişiminde olan araba tutkusu ve atının sanırım dayısı tarafından işe yaramayanı gözden çıkaracaksın diyerek vurması filmde flashbacklerle yüklenmiş ve Bayram karakterinin nasıl oluştuğunu gözler önüne sermesi açısından önem teşkil etmektedir. Bayram ve Mercedes filmde özdeşleşmiştir. Almanya'dan Türkiye'ye girişte hem araç hem de Bayram fiziksel olarak yara alarak da bize bayram ve Mercedes'in tek bir varlık olarak ele alındığını gösteriyor. Monologları ve aracıyla Baldız diyerek hayat yükleyerek konuşması bize Bayram'ın Mercedes ile ülkesinde var olma, statü elde etme, takdir ve beğeni çabası bulma ve kendini üst sınıf sosyal tabakaya atma arzusuyla okuyabiliriz. Ayrıca Bayram karakterindeki batı hayranlığını Mercedes'e yerli petrol firmanlarından değil de araba büyük bir kaza geçirse de batı petrol markası aramasından anlayabilir veya kaza sonrası yardım etmek isteyen sıradan birini uzaklaştırması ve içinde sana Mercedes'i elletir miyim, Balkıs'ı demesinden anlayabiliyoruz. Filmin müzikleri de çok başarılı buldum. Bir de olayları ve durumları başkalarının bakış açısından kısa da olsa aktarması filmin güzel taraflarından. Örneğin Mercedes ve otobüs sahnesindeki otobüsteki yolcularının ''görmemiş Alamancı'' demesinden anlayabiliyoruz. Aslında Türkiye metropollerinde Mercedes ile saygınlık kazanamayacağını bizim algıladığımız yerdir. Yönetmen Hippi bir Alman ile Gurbetçi Bayram'ı aynı yerden yolculuğa başlatmış aynı yerde yolculuğu bitirmesini sağlamıştır. İki bambaşka insan ve hayat tarzını gözler önüne sermiş hayatın cilvesi Bayram aradığı köyü, sevgilisini, amcasının cenazesini bile bulamamıştır. Ama hippi Alman arkadaşına ulaşmış ve çoşkuyla karşılanmıştır. Verdiği alt metinde nereye gidersen git hatta başlangıç noktanda bile kendi iç huzurunu ve doğru kararları vermedikçe mutluluğu yakalanamayacağı işlenmiştir. Bayram'ın Mercedes alarak kendini her şeye layık görmesi ve arabaya aldığı kadını taciz etmesi ve bunu hak görmesi benliğindeki id ögesini yansıtıyor. Hep yaşadığı hayal kırıklıklarını iç sesiyle hesaplaşmasıyla anlayabiliyoruz. Köyünden eser kalmamış Pessinus adını almıştır. Oranın yollarının yapılmış olması ve köyünü ararken çakıllı yollar çıkması yönetimin nereye önem verdiğini nereye vermediğini anlamamızı sağlıyor .Diğer siyasi mesajda sınır kapısında ''Burada ya çok sıkı kontrol olur ya da hiç yapılmaz'' denerek idare anlayışını bize aktarıyor. Bayram'ın filmin sonunda dört yol ayrımında kalması ve durması bize gidecek bir yeri olmadığı ve bir yol ayrımına girmesi gerektiği mesajını vererek bitiriyor. Bayram filmin içinde arkadaşına yaptığı haksızlığın bedelini ödeyerek sonlandırılmıştır. Arkadaşını hileyle Almanya'dan etse de kendisinin yemeden içmeden biriktirdiği Mercedes pert noktasına gelmiştir, sevdiği kız Kezban evlenmiştir, en yakın arkadaşını kaybetmiştir. Elindeki, köyündeki saygınlığı ve dostluğu da kaybetmiştir. Ülkemize gelen gurbetçilerde da benzer davranış kalıpları ve hadsizlikler görmemiz itibarıyla sosyolojik temelini kaybetmemiş bilhassa eser sosyolojik özelliğiyle incelenmesi gereken konuma gelmiştir. Bu yüzden 2026'da bile altın değerinde bir başyapıttır.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.