Gayet güzel bir senaryosu vardı fakat filmi izlerken filmde neler olabiliceğini çok rahat kestirebiliyosunuz.Ama film çok ince işlenmiş çok acayip detaylar vardı, müzikler çok güzeldi ve sonuda gayet başarılıydı. 10/8
Son yıllarda çekilen ıssız adam,aşk tesadüfleri sever gibi gişede başarılı ama içi yapaylık kokan filmlere hiç benzemiyor incir reçeli.İçindeki saf aşk sizi sarıp büyülüyor.Son yıllarda çevrilen en iyi dram filmlerinden 8/10
izlediğim filmler arasında ilk 10a kesin girer bence şimdiye kadar yapılmış en iyi türk filmi çok etkileyici ve farklı bi konu işlenmiş izlemenizi şiddetle tavsiye ederim "saklandıkları yerden aşk için çıktılar"
çaresizliği suratımıza tokat gibi çarpan bir film konu enteresan aşkı bu şekilde anlatması fakat işleyiş tam anlamıyla olmamıs küfürleri fazla gibi fazla derken cok küfürlü bi film değil ama olmıcak yerde küfürler var gibi oyuncuların amatörluğü çok azda olsa belli oluyor yada ben bu filmi izlemeden önce aşk tesadüfleri sever filmini izlediğim için cok dikkatinimi çekmişte olabılır sonuc olarak emeğe sağlık yüreklerine sağlık haggard arkadsımıza saygı elvis_7703 arkadaşımıza destek verıyorum
Ben filmi çok beğendim.Çok etkileyici sahnelere sahip.Aşkı farklı anlatan nadir filmlerden.Senaryoyu açıklamadan ve reklam yapmadan sadece Mehmet Günsuru izlemeye giden kızlara rağmen Aşk Tesadüfleri Severi geride bırakmış bir yapıt.Beğenmeyenlere saygı duyarım tabi. Bu filmin beğenilmemesinin nedeni çok yakışıklı esas çocukla onun aşık olduğu dünya güzeli kız olmaması. Genç kızların hasta olduğu türden bir film değil evet. Farklı açıdan bakabilenler,eminim beğeneceklerdir.Filmlerin sevişme sahnesi olmadan ve mutlu sonla bitmeden de çok etkileyici olabileceğini gösteren bir film. Ayrıca Halil Sezai Paracıkoğlunun mükemmel oyunculuğu için izlenmeli.
Bugün şunu anladım ki hayat kişilerin bakış açısına göre yorumlanıyor. O yüzden filmi gidip izleyin. Ben çok beğendim. Kesinlikle ben olsaydım ne yapardım diyeceğiniz bir film.. Emeği geçen herkese kocaman alkışlar. İzlemelisiniz...
Film, sıradan bir aşk öyküsü gibi görünse de küçük detaylar ve farklı bir senaryoyla diğer aşk filmlerinden ayrılmayı başarıyor. Senaryodaki etkileyici sözler, sinemadan çıktıktan sonra zihninizi kurcalayarak sizi düşünmeye itiyor.
Ben insanları arabaların camlarından akıp giden su damlacıklarına benzetiyorum. Tam aşağı düşecekken bir diğerine takılıp, birden hızlanıyorlar,daha da güçleniyorlar...
Sev...Çok sev...Ama dokunma;uzaktan sev hissiyle salondan çıkıyorsunuz.
Özgün soundtracklerle izleyenleri etkiliyor. Sezai Paracıkoğlunun oyunculuğu ve sesi mükemmel. Özellikle şarkı söylediği sahnedeki performansı akıllardan çıkmamalı. Melike Güner ile Paracıkoğlunun uyumu da yadsınamaz.
Kullanılan kamera açıları,sahneleri daha da anlamlı hale getiriyor.Sinematografik olarak,simgesel olarak çok güzel sahneler var. Özellikle durakta otobüs bekledikleri sahne ve çırılçıplak oturup birbirinin sadece tenine,ruhuna dokundukları sahne insanı etkiliyor. Kesinlikle izlenmesi gereken bir film.
Keşke; vizyonda bu kadar aşk filmi varken vizyona girmeseydi. Aralarında hakettiği değeri bulamayacağı düşüncesi beni korkutuyor. Çok fazla sinema salonunda da gösterime girmemesi düşündürücü.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.