Bir Zamanlar Anadolu'da
Ortalama puan
4,1
367 Puanlama

58 Kullanıcı yorumları

5
13 Eleştiri
4
24 Eleştiri
3
7 Eleştiri
2
7 Eleştiri
1
2 Eleştiri
0
5 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
11 Mayıs 2017 tarihinde eklendi
NURİ BİLGE CEYLANDAN GERÇEK BİR SİNEMA BAŞYAPITI 10 ÜZERİNDEN 10

Çoğu zaman usulca ve sessizce filmi dolduran bu karelerin tanığı olan izleyici, sabırla söyleneni duymaya çalışır. Bu izleyici öyle sıradan bir sinema izleyicisi olamaz. Algıları ile imtihana alışıktır bu türün hayranları, hayatın o çok sıradan, ağır aksak ve ziyadesi ile yavaş akışını bilir…
Nuri Bilge Ceylan’ın filmleri de işte bu sebeplerle hayatın ta kendisidir.
Evet, söylendiği gibidir; yavaştır, sekanslar durgundur, oyuncular düşünceli, sahne kasvetlidir… Depresiftir hatta biraz… Eh nihayetinde söylemekte bir sakınca görmüyorum ‘anlaşılması zordur’… Yani olması gerektiği gibidir, hayat gibidir Nuri Bilge Ceylan sineması…
Son zamanlarda filmlerinin zor olduğu, garip ve anlamsız olduğu yönünde yazılar yazıldı ve artık büyük kitlelere ulaşan bu filmlerin izleyicileri arasından ‘hiçbir şey anlamadım yine’ ci ve bu ‘anlayamama’ durumuna sempati oluşturmaya çalışan bir zümre ortaya çıktı.
Ödüller alan ve bu kadar kunuşulan bir filme girmek zorunda hissedecek kadar popüler olanla yaşayan bu zümrenin, izledikten sonra ‘derin / komplike / realist’ olanı bu derece iteklemesi de anlaşılır bir tavır. Çünkü ‘anlam’ sizin bulup çıkarmanız için saklanmıştır sanatsal aktiviteye. ‘Anlam’ ortalık yerde dursaydı o sanatsal aktivitenin hayatı değiştirici / dönüştürücülüğünden söz edilemezdi. Nuri Bilge Ceylan filmlerinde de ‘anlam’ alabildiğine derine gömülmüştür, sizin o uzun ve yavaş sekanslarda o anlamı bulup çıkarmanız umut edilir. Bununla ilgilenmeyen ve zor bulan izleyiciye de film yapmadığını defalarca ifade etmiştir zaten Nuri Bilge Ceylan.
Bu yıl Sinema Kongresi gibi dahiyane, kaliteli ve keyifli bir organizasyonu bize hediye eden 18. Altın Koza Film Festivali’ nde izledim “Bir Zamanlar Anadolu’da”(2011) filmini. Ceylan, geleneksel sinema anlayışına bu filminde de bağlı kalıyor… Bulup çıkarmamızı bekleyen bir dolu ‘anlam‘ ın ustaca gizlendiği, uzun, yorucu, yavaş sahnelerle dopdolu bir film.
‘Hiçbir şey anlamadım yine’cilerin yine hiçbir şey anlamayacağı bu filme de sadece popüler olduğu için gitmesini temenni ederek ve üzülerek söylemeliyim ki; “Bir Zamanlar Anadolu’da” filmi Nuri Bilge Ceylan’ın izlediğim en hızlı filmi.
Altın Koza Film Festivali’nde Türkiye prömiyeri yapılan filme gösterilen ilgi gerçekten görülmeye değerdi. Tüm seansları, altı yüz yedi yüz kişilik salonlarda kapalı gişe oynadı. Abartmıyorum inanın… Sinema önlerinde filmi izlemek için türlü oyunlar deneyen onlarca kişi ve Nuri Bilge Ceylan filmlerini yan yana görmenin bize verdiği keyfi tarif edemem…Bir kasabanın, taşranın filmi ”Bir Zamanlar Anadolu’da”…
Taşranın sıradan hayatı içinde gömülü kalmış, depresif, yalnız ve hasarlı hayatların hikâyesi… “Ben senin yerinde olsam bir gün bile beklemezdim gitmek için..” diyor Komiser Naci (Yılmaz Erdoğan) hararetle doktor Cemal’e (Muhammet Uzuner)… Gizli ilişkilerin, yalnızlıkların, cinayetlerin ve saklı kalmış intiharların savurduğu bir avuç insanın yaşadığı kasvetli bir küçük Anadolu kasabasının filmi…
Katili yanına alıp cesedi arayan savcı, doktor, yanında polis ve jandarma…
Yüzlerde saklı hikâyeler… Sayısız fotoğraf içine gizlenmiş yüzler…
Akıllıca ve kimi zaman komikleşen senaryosu ile gördüğüm en geveze Nuri Bilge Ceylan filmi olduğunu da çekinmeden söyleyebilirim. Ayrıntılarda gezinen diyaloglar, hikâyenin akışını kolaylaştırmış. Az konuşan ama çok şey söyleyen portreler…
Bir küçük Anadolu kasabasının insanları… Bazen bitkin, bazen neşeli, cahil, bazen komik…
Sıradan taşra insanları üzerine bir film ”Bir Zamanlar Anadolu’da”…
Yılmaz Erdoğan’ın başarılı oyunculuğu, onu zorla sıkıştırdığımız ‘komik adam’ karakterini fazlasıyla zorlamış. Bazen arada kalıyor, gülmek ve hüzünlenmek arası hislerle izliyorsunuz. Taner Birsel ‘savcı’ karakterinde ve Muhammet Uzuner ‘Doktor Cemal’de sizi içine çeken bir trajik uyanışı başarıyla verebilmişler. Kötü adamda soğuk kanlı katil ‘Kenan’nı Fırat Tanış neredeyse hiç konuşmayarak etkileyici bir oyunla resmetmiş.
Alabildiğine Nuri Bilge Ceylan estetiği ve bunun ürünü sahneler, akıllı sinemasal oyunlar ve ışığın neredeyse mükemmel kullanımı ile ”Bir Zamanlar Anadolu’da” kaçırılmayacak bir film.
İyi seyirler…
kemerlee
kemerlee

Takipçi 693 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
27 Ocak 2012 tarihinde eklendi
Bu tarz şahaserler her zevke uygun değildir, sinemaya eğlence yada vakit geçirmek için bakan klasik değişle ortalama sinema izleyicisine hitap etmiyen yapımlardır;En başta bir çok şey alt metinlerle yada insanların kendi iç çatışmalarıyla anlatılır, doğa filme yüzlerce muhteşem fotoğraf karesi gibi katılır.Bir elmanın dalından kopması ve gittiği yerin bile anlamı vardır, yada bagaja konan iki kavunun, karakterlerin yerine kendimizi yeteri kadar koyamazsak ve dikkatli izlemezsek bazı şeyler kaçabilir ama aslında tüm soruların cevapları filmde saklıdır.Nuri Bilge Ceylan sinemasının uzak ara en iyi yapıtı uzun yıllar akıldan çıkmayacak bir başyapıt tabiki anlıyana.
10/10
efege bozkurt
efege bozkurt

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
27 Aralık 2020 tarihinde eklendi
bence gerçekten izlenip ders çıkarılmalı biz şahsen arkadaşlarımızla çok begendik ama sonucu beklerken film bitti yarim kaldik 7/10
amelecik
amelecik

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
2 Ağustos 2019 tarihinde eklendi
İki kapılı bir handa
Gediyorum gündüz gece

Düşünülürse derince
Uzak gözükür görünce
Yol bir dakka mıktarınca
Gidiyorum gündüz gece

diri diri gomulmus bir suru yasayan olu ve bir suru katil.
herkes basit hesaplar pesinde kosakerken harcanan yegane hayatlar. vb vb
Erce C
Erce C

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
7 Temmuz 2020 tarihinde eklendi
Nuri Bilge Ceylan'ın, Çehov durum hikayeciliği ile yazdığı bu filmde Anadolu'nun ücra köşelerinde işlenen bir suçun kişinin kendi benliğini ve çevresini sorgulamasına sürüklemiştir. Kişiler, ambians ve çekim kaliteeinin geldiği en son nokta bu olsa gerek.
sinema
1 ziyaretçi
5,0
5 Ağustos 2020 tarihinde eklendi
Harika bir site. Kesinlikle herkese öneriyorum. Başladıktan sonra bırakamayacaksınız.. : spoiler:
()((((
Hakan tekin
Hakan tekin

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
2 Eylül 2021 tarihinde eklendi
Film hakkında en güzel ve gerçek yorumu tabiki filmin senaristi olan Ercan Kesal "Aslında" adlı kitabında yapmış:

“İnsanın toplumsal bir varlık olarak bilinmeyen ve görünmeyen yüzünü göstermeli; onun sürekli güç talebini açığa çıkarmalı ve aslında cinaye tin kimsenin umurunda olmadığını ortaya koymalıydık. Hayat, ölüm, iktidar ve ihanet meselelerimizin hiç bitmediğini ve bitmeyeceğini, sevgi ve nefret duygularının gücünü, cinayetin etrafında açığa çıkan gündelik hayat ilişkilerini, insanın yine de her durumda ümit etme yeteneğini kaybetmeyişini, doktorun, komiserin ve şoförün katille olan ilişkileri üzerinden herkesin kendi hikâyesinin peşinde koşuyor oluşunu, günlük hayatın en fark edilmeyen ayrıntılarını, herkesin bu cinayete bilerek ya da bilmeyerek katkıda bulunmasını” anlatmak istedik. Film sadece kötülüğün peşinde değil; bazen iyilikle bazen de kötülükle kendini gösteren içimizdeki o tuhaf karanlığın peşindeydi.
rcekinir
rcekinir

8 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
8 Şubat 2012 tarihinde eklendi
Nuri Bilge Ceylan bu filmde bir adım daha ileri gitmiş. Süresi uzun olmasına rağmen sıkılmadan izlenen ve kişilik tahlillerinde çok başarılı bir film. Her geçen filminde çıtayı dahada yükseltiyor. Başarılar.
Tamer T.
Tamer T.

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
14 Haziran 2014 tarihinde eklendi
Tek kelimeyle özetlemek gerekirse Başyapıt. Karakterlerin doğallığı ve bir o kadar doğal olan diyalogları. Muhteşem bir toplu performans. Muhteşem bir sinematografi ve mükemmel bir yö yanı doğallık kokan bir film. Sevmemek aşık olmamak elde değil. Sırf o Muhtar sahnesi ve Neşet Ertaş'ın o muhteşem türküsü için bile izlenebilir. Realist film denince ilk aklıma gelen yapıt. BİR ZAMANLAR ANADOLUDA
zekican s.
zekican s.

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
7 Ekim 2011 tarihinde eklendi
sevgili mustafa cem öncelikle nuri bilge ceylanın sanat anlayışını iyi bileceksin....o durum(kesit) film yönetmeni...E dğal olarak filmleri belli bir anı ele alacaktır...'hiçbir olay yok' demek bir filmi eleştirirken en acımasızca ve cahilce bir eleştiri....Bir film illaki belli bir olay etrafında dönecek diye bi kaide yok...tıpkı bu filmde olduğu gibi kesit an üzerinede yoğunlaşabilir...eleştirilerine dikkat et....!
faruk tatar
faruk tatar

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
13 Eylül 2023 tarihinde eklendi
Film kesinlikle Jandarma ve polis akademisinde öğrencilere izletilmeli.. Birzamanlar Anadolu da.........
Ademkaplan33
Ademkaplan33

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
25 Eylül 2023 tarihinde eklendi
Nuri Bilge Ceylanın bence ustalık esere denebilir. Bu basit konu bu kadar sade ama insanda muhteşem etki anca bu kadar bırakabilir.
Samet Yarar
Samet Yarar

Takipçi 72 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
15 Mart 2026 tarihinde eklendi
Bu film, Nuri Bilge Ceylan’ın en sevdiğim filmi. Hikâyeye ve oyunculuklara elbette değinmeyeceğim. Ne de olsa artık bunlara yabancı değiliz. Hikâye her zamanki gibi doğal akıyor. Zaman kavramı gerçek bir şekilde ilerliyor. Filmin bizzat içindeyiz. Savcı, doktor, komiser, muhtar…

Anlatılacak o kadar detay var ki. Bunları burada anlatmak çok zor. Zaten filmin olayı da bu. Yazıyla çoğu şeyi aktarabilirsiniz ama bu film anlatılmaz. Yaşanır, izlenir, hissedilir. Tıpkı su içmek gibi… Su içersin, yavaş yavaş boğazından aşağı doğru akar.

Bir Zamanlar Anadolu'da bana göre Nuri Bilge Ceylan’ın en başarılı filmidir. Hikâyenin sadeliği, gerçekliğin acımasızca vurgulanışı ve müzik bile kullanmadan iki buçuk saat boyunca filmin akışı…
Bir cinayet dosyası için incelemelere katıl; bu filmin aynısını yaşarsın. Anadolu’nun ücra bir köşesinde kamu çalışanından işçisine kadar herkes tek tek işlenmiş. Bazen bir karakterin en ufak hareketi bile her şeyi anlatıyor.

Özellikle dikkatimi çeken gerçeklik meselesi yemek sahnesinde ortaya çıkıyor. Sahnenin sonuna doğru elektriğin kesilmesi ve sonrasında yaşananlar… Mesela o sahneyi yaşamayan biri asla o şekilde çekemez. En iyisi de olsan çekemezsin. O karanlığın sesi, insanların tepkisi… Gaz lambasının kokusu bile burnuma geldi. Muhtarın “Gelir birazdan, rüzgârdan dolayı böyle” demesi…
O anı gerçekten yaşayan biri bunu çok iyi bilir. Eminim bunları okuyanlar da bana hak verecektir.

Bambaşka bir film.

Buram buram Anadolu kokan bir film. Ne dersen de kardeşim… İster uzun de, ister sıkıcı de, ister ağır ilerliyor de. Ne dersen de. Sonuca baktığında film gerçekleri yüzüne yüzüne çarpıyor.

Nuri Bilge Ceylan’ın diğer filmlerinde olduğu gibi bu filmde de Andrei Tarkovsky etkisi oldukça belirgin. Siyah köpek detayı ve tren metaforu harikaydı. Filmin içinde bunları doğrudan hissedebiliyorsunuz.

Nuri Bilge Ceylan’ın en sevdiğim özelliklerinden biri de filmi adeta bir sanat eseri gibi işlemesi. Görüntüler sanki bir filmden değil de fotoğraftan alınmış gibi. Film olduğunu bilmesem fotoğraf diyebileceğim onlarca sekans var. Görsel estetiği ön plana çıkararak harika işler yapmış.

Kurallara bağlı kalmadan doğallığıyla ve samimiyetiyle ilerleyen bir film…

Herkesin bir derdi var. Muhtarın ayrı, komiserin ayrı, otopsiyi yapanın ayrı, savcının ayrı…

Uzun lafın kısası her detayıyla muhteşem bir film.
İzleyin, izletin. Sinemanın yedinci sanat olduğuna dair en iyi örneklerden biri.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler