Bir Zamanlar Anadolu'da
Ortalama puan
4,1
367 Puanlama

58 Kullanıcı yorumları

5
13 Eleştiri
4
24 Eleştiri
3
7 Eleştiri
2
7 Eleştiri
1
2 Eleştiri
0
5 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
30 Ağustos 2012 tarihinde eklendi
Çok kaliteli bir film. Senaryo, oyunculuklar, çekimler. Kullanılan renkler, yaşanan olaylar, sıradan bir Anadolu ilçesinin karakterleri. Nuri Bilge Ceylan kusursuz bir işe imza atmış bana kalırsa. O boğuculuk, o moral bozukluğu size de işliyor, hepsi ayrı bir dünyadan gelen, ayrı bir hayatı yaşayan karakterler. Ama hepsi de aynı ortamda, birlikte yaşıyorlar. Yaşamak zorundalar. Sinemamız açısından önemli bir başarı olarak görüyorum. Oyuncular harika. Daha iyileri olamazdı herhalde. Gerilim ve dram havasını bazen ayrı ayrı, bazen birlikte vermeyi başarıyor. Beğeneni, beğenmeyeni vardır. Ben ilk gruptayım. Ayrıca genel kanının aksine kendisini gayet rahat izleten, su gibi akıp giden bir Ceylan filmi. Aldığı ödülleri hak ediyor. Film ve karakterleri hakkında uzun uzun konuşulabilir, analiz yapılabilir.
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.470 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
27 Şubat 2018 tarihinde eklendi
bu kadar basit bir konuyu seyircilerin dikkatini sürekli kılarak tutan bir film kötü olamaz.İyi oyunculukları da asla gözardı etmemek gerek. İzlediği filmin muhakkak bir mesaj vermesi kaygısını taşıyan,izlediği filmden muhakkak belirli bir sonuç bekleyen seyirci profilinin uzak durması gerekiyor 7/10
jamesbond-2
jamesbond-2

Takipçi 1.684 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
17 Ekim 2012 tarihinde eklendi
İlk defa uzak filmiyle tanıştığım nuri bilgenin filmlerine egemen olan değişik üslubu hoşuma gitmişti bunu da o beklentiyle izledim uzun süresine ve dolgun bir senaryo olmamasına rağmen sizi sıkmıyor.Oyunculuklar,karakterler çok doğal, taşra yaşamını olabilecek en gerçekçi dille aktarıyor bize nuri ceylan. Özellikle ilk yarısını beğendim 2.yarıda da finalinde biraz hayal kırıklığına uğradım farklı olabilirdi diye düşünüyorum ama nuri bilge ceylan bu sonuçta klasik tarzdaki filmlerin zıt adamı ;onun tarzını sevenler izlesinler sevmiyorsanız uzak durun
Demirtas
Demirtas

Takipçi 888 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
10 Temmuz 2012 tarihinde eklendi
Nuri Bilge Ceylan filmlerini çok beğenirim. Tarzı, üslubu çok etkileyici. Bu filmdede karakteristik tarzını ortaya koymuş. Bir başyapıt değilsede özellikle Nuri Bilge Ceylan severler için güzel bir film.
ozzy-badd
ozzy-badd

Takipçi 831 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
4 Ekim 2011 tarihinde eklendi
Beni kendine bu kadar bağlayabileceğini hiç tahmin etmemiştim ne yalan söyleyeyim . Son 30 dakikasında sıkılsam da film bittiğinde sanki içinize işlemiş gibi bir durum oluşuyor ... Oyuncuların aşmış performansı ve Nuri Bilge'nin güçlü yönetimiyle de Türk sineması adına önemli bir iş çıkmış ortaya . Sinemada görülmeli . 5/3 ...
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
11 Mayıs 2017 tarihinde eklendi
NURİ BİLGE CEYLANDAN GERÇEK BİR SİNEMA BAŞYAPITI 10 ÜZERİNDEN 10

Çoğu zaman usulca ve sessizce filmi dolduran bu karelerin tanığı olan izleyici, sabırla söyleneni duymaya çalışır. Bu izleyici öyle sıradan bir sinema izleyicisi olamaz. Algıları ile imtihana alışıktır bu türün hayranları, hayatın o çok sıradan, ağır aksak ve ziyadesi ile yavaş akışını bilir…
Nuri Bilge Ceylan’ın filmleri de işte bu sebeplerle hayatın ta kendisidir.
Evet, söylendiği gibidir; yavaştır, sekanslar durgundur, oyuncular düşünceli, sahne kasvetlidir… Depresiftir hatta biraz… Eh nihayetinde söylemekte bir sakınca görmüyorum ‘anlaşılması zordur’… Yani olması gerektiği gibidir, hayat gibidir Nuri Bilge Ceylan sineması…
Son zamanlarda filmlerinin zor olduğu, garip ve anlamsız olduğu yönünde yazılar yazıldı ve artık büyük kitlelere ulaşan bu filmlerin izleyicileri arasından ‘hiçbir şey anlamadım yine’ ci ve bu ‘anlayamama’ durumuna sempati oluşturmaya çalışan bir zümre ortaya çıktı.
Ödüller alan ve bu kadar kunuşulan bir filme girmek zorunda hissedecek kadar popüler olanla yaşayan bu zümrenin, izledikten sonra ‘derin / komplike / realist’ olanı bu derece iteklemesi de anlaşılır bir tavır. Çünkü ‘anlam’ sizin bulup çıkarmanız için saklanmıştır sanatsal aktiviteye. ‘Anlam’ ortalık yerde dursaydı o sanatsal aktivitenin hayatı değiştirici / dönüştürücülüğünden söz edilemezdi. Nuri Bilge Ceylan filmlerinde de ‘anlam’ alabildiğine derine gömülmüştür, sizin o uzun ve yavaş sekanslarda o anlamı bulup çıkarmanız umut edilir. Bununla ilgilenmeyen ve zor bulan izleyiciye de film yapmadığını defalarca ifade etmiştir zaten Nuri Bilge Ceylan.
Bu yıl Sinema Kongresi gibi dahiyane, kaliteli ve keyifli bir organizasyonu bize hediye eden 18. Altın Koza Film Festivali’ nde izledim “Bir Zamanlar Anadolu’da”(2011) filmini. Ceylan, geleneksel sinema anlayışına bu filminde de bağlı kalıyor… Bulup çıkarmamızı bekleyen bir dolu ‘anlam‘ ın ustaca gizlendiği, uzun, yorucu, yavaş sahnelerle dopdolu bir film.
‘Hiçbir şey anlamadım yine’cilerin yine hiçbir şey anlamayacağı bu filme de sadece popüler olduğu için gitmesini temenni ederek ve üzülerek söylemeliyim ki; “Bir Zamanlar Anadolu’da” filmi Nuri Bilge Ceylan’ın izlediğim en hızlı filmi.
Altın Koza Film Festivali’nde Türkiye prömiyeri yapılan filme gösterilen ilgi gerçekten görülmeye değerdi. Tüm seansları, altı yüz yedi yüz kişilik salonlarda kapalı gişe oynadı. Abartmıyorum inanın… Sinema önlerinde filmi izlemek için türlü oyunlar deneyen onlarca kişi ve Nuri Bilge Ceylan filmlerini yan yana görmenin bize verdiği keyfi tarif edemem…Bir kasabanın, taşranın filmi ”Bir Zamanlar Anadolu’da”…
Taşranın sıradan hayatı içinde gömülü kalmış, depresif, yalnız ve hasarlı hayatların hikâyesi… “Ben senin yerinde olsam bir gün bile beklemezdim gitmek için..” diyor Komiser Naci (Yılmaz Erdoğan) hararetle doktor Cemal’e (Muhammet Uzuner)… Gizli ilişkilerin, yalnızlıkların, cinayetlerin ve saklı kalmış intiharların savurduğu bir avuç insanın yaşadığı kasvetli bir küçük Anadolu kasabasının filmi…
Katili yanına alıp cesedi arayan savcı, doktor, yanında polis ve jandarma…
Yüzlerde saklı hikâyeler… Sayısız fotoğraf içine gizlenmiş yüzler…
Akıllıca ve kimi zaman komikleşen senaryosu ile gördüğüm en geveze Nuri Bilge Ceylan filmi olduğunu da çekinmeden söyleyebilirim. Ayrıntılarda gezinen diyaloglar, hikâyenin akışını kolaylaştırmış. Az konuşan ama çok şey söyleyen portreler…
Bir küçük Anadolu kasabasının insanları… Bazen bitkin, bazen neşeli, cahil, bazen komik…
Sıradan taşra insanları üzerine bir film ”Bir Zamanlar Anadolu’da”…
Yılmaz Erdoğan’ın başarılı oyunculuğu, onu zorla sıkıştırdığımız ‘komik adam’ karakterini fazlasıyla zorlamış. Bazen arada kalıyor, gülmek ve hüzünlenmek arası hislerle izliyorsunuz. Taner Birsel ‘savcı’ karakterinde ve Muhammet Uzuner ‘Doktor Cemal’de sizi içine çeken bir trajik uyanışı başarıyla verebilmişler. Kötü adamda soğuk kanlı katil ‘Kenan’nı Fırat Tanış neredeyse hiç konuşmayarak etkileyici bir oyunla resmetmiş.
Alabildiğine Nuri Bilge Ceylan estetiği ve bunun ürünü sahneler, akıllı sinemasal oyunlar ve ışığın neredeyse mükemmel kullanımı ile ”Bir Zamanlar Anadolu’da” kaçırılmayacak bir film.
İyi seyirler…
kemerlee
kemerlee

Takipçi 693 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
27 Ocak 2012 tarihinde eklendi
Bu tarz şahaserler her zevke uygun değildir, sinemaya eğlence yada vakit geçirmek için bakan klasik değişle ortalama sinema izleyicisine hitap etmiyen yapımlardır;En başta bir çok şey alt metinlerle yada insanların kendi iç çatışmalarıyla anlatılır, doğa filme yüzlerce muhteşem fotoğraf karesi gibi katılır.Bir elmanın dalından kopması ve gittiği yerin bile anlamı vardır, yada bagaja konan iki kavunun, karakterlerin yerine kendimizi yeteri kadar koyamazsak ve dikkatli izlemezsek bazı şeyler kaçabilir ama aslında tüm soruların cevapları filmde saklıdır.Nuri Bilge Ceylan sinemasının uzak ara en iyi yapıtı uzun yıllar akıldan çıkmayacak bir başyapıt tabiki anlıyana.
10/10
Amir Han
Amir Han

Takipçi 452 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
27 Eylül 2014 tarihinde eklendi
NBC imzalı düşündürücü bir yapım. Yılmaz Erdoğan kafası karışık polis rolünde üstün rol yeteneği ile iyi oynadı. Muhammed Uzuner çok pasif bir rolde neden başrol onu filmin finalinde anlıyoruz. Fırat Tanış hemen hemen hiç konuşmadan bakışı ve duruşu ile filmin domino taşıydı. Cansu Demirci(Selena Selin) güzelliği ile filme renk kattı(kola isteyene; çay alırken kolayı uzatması filmin en ince espritüel durumuydu). NBC hem filmini yaptı hem ödülünü kaptı hemde Şahan Gökbakar ile yaşamış olduğu polemikte Recep İvedik karakterini filmde öldürdü(bkz. sarı,turuncu gömlek, kilosu ve sima itibarı ile). Bir taşla 3 Maymun. Pardon kuş:). Bürokrasinin Türkiye'de nasıl bir kördüğüm olduğuna yerinde eleştiriler getiren güzel bir yapım olmuş. Çok uzun olması ve ağır kurgusuna rağmen izlenilebilecek harika bir yapım. Kaçırmayın.
MojoRising
MojoRising

Takipçi 380 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
5 Ekim 2011 tarihinde eklendi
Not: Eleştiri film ile ilgili bilgiler içermektedir. İzlemeyen arkadaşların dikkatine - Alt metin hazineleriyle dolu harika bir ''sanat sineması''.
Hikaye, cinayet mahalini arayan birkaç görevlinin hikayesi yüzeyde. Ama alttaki hikayeler ile bu üst hikaye arasında kurulan bağ muhteşem. Nuri Bilge, doktor, polis ve savcının bu yolculuk boyunca kendi hayatlarındaki cinayet mahaline dönmelerini sağlıyor kırsalda geçen tek gecede. Savcı eski eşini aldattığı, doktor mesleğini ilişkisinin önüne koyduğu, eşinin gitmesine göz yumduğu, polis ise eviyle ve oğluyla ilgili sorunlardan kaçtığı için hepsinin istemeden de olsa kendi hayatlarında insanları gerçek ve gerçek olmayan anlamda ''öldürdüklerinin'' farkına varmalarını istiyor karakterlerinin ve tabii ki bizlerin Ceylan. Aslında cinayet için illaki silaha ihtiyaç yoktur, yeteri kadar umursamazlıkta bunun için yeter demeye getiriyor yönetmen. Karakterlerin geçirdikleri işte bu tek gece hayatlarının üzerlerine serilmiş o umursamazlık toprağının kazınarak alttaki ölü/ölülerin ortaya çıkmasına yeterli oluyor.
Filmin otopsi sahnesindeki ''kumu umursamama'' ise bu yüzleşme sonunda gerçeklerin farkına varılsa bile bununla baş etmenin zor olacağı için bu sorunlar yokmuş gibi yapıp, karakterlerin hayatlarına devam edeceğini, yalan ve görmezden gelmenin özelde bu karakterler, genelde ise insanoğluna ait bir ''hastalık'' olduğunu vurgulayarakta muhteşem bir finalle filmi noktalıyor.
Bütün bunların sonunda film (yine) popüler sinemaya düşkün, hıza, aksiyona alışkın sinema seyircisine değil, alt metin okumayı seven, sanat sinemasına düşkün sinema izleyicisine hitap ediyor. Hitap kitlesi için türün en iyilerinden. İyi seyirler.
throughout
throughout

Takipçi 367 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
15 Nisan 2011 tarihinde eklendi
Merakla beklediğim filmlerden biri.. inşallah cannes film festivalinde yurtdışı ödüllerimize bir yenisini daha ekleriz..
Alp T.
Alp T.

Takipçi 301 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
15 Haziran 2014 tarihinde eklendi
Yönetmen Nuri Bilge Ceylan, Kış Uykusu'ndan önce çektiği son film Bir Zamanlar Anadolu'da ydı. Bu film de Kış Uykusu gibi festivallerde Jüri Özel Ödülü gibi bir çok ödüller topladı ve festivallerden sonra da seyircisi ile buluştu. Şimdi benim bu film için beklentim vardı. Filmi izledikten sonra biraz hayal kırıklığına uğramadım değil. Fakat kötü bir film de değildi şahsen. Aslında filmin konusu basit yani; Birkaç polis, jandarma, bir doktor ve bir şüpheli gibi şahıslar bir cesedi bulup otopsi raporunu çıkarmaya çalışırlar. Basit hatta pek de ilgi çekmeyen bir konu değil mi? Fakat kadroda Yılmaz Erdoğan olunca ve Nuri Bilge Ceylan da bu filmi yönetince... İnsanın beklentileri oluyor elbette.

Şimdi filme gelirsek filmin süresi konusu biraz Bollywood filmlerini anımsattı bana. Süresi aşırı uzun ve konuyu da alıştıra alıştıra anlatmasına rağmen zaman çabuk geçiyor. Bu film de öyle. Fakat bu filmin süresi 150 dakika ve filmde sadece yarım gün anlatılıyor. Filmin mükemmel görünme gibi bir çabası yok. Aşırı doğal. Kameranın çekim açıları, oyunculuklar ve arka plan müziği yerine sadece doğayı kullanmak (yağmurun yağma sesi, gök gürültüsü, yaprakların hışırdaması, havanın esmesi gibi) bunlardan bazıları. Gerçi bunlar güzel de konu biraz ağır ilerlediği için izleyenlerin sıkılma ihtimali de olabilir (ben de sıkılmadım değil aslında) fakat yine de film sürükleyici bir şekilde ilerliyor.

Oyunculuklardan bahsedelim şimdi. Filmde en çok dikkat çeken oyuncular Doktor Cemal'i canlandıran Muhammet Uzuner, çok başarılı bir şekilde karşımıza çıkan Komiser Naci'yi canlandıran Yılmaz Erdoğan, samimi bir kişiliğe sahip Taksici Arap Ali'yi canlandıran Ahmet Mümtaz Taylan ve soğukkanlı, donuk karakteriyle Şüpheli Kenan'ı canlandıran Fırat Tanış bu oyuncu kadrosunda öne çıkan isimler.

Yönetmen Nuri Bilge Ceylan'dan da bahsetmemek olmaz şimdi. Nuri Bilge Ceylan, çok doğal ve sade çekim açıları ile filmi çekmiş. Başarılı olmuş ve filmi de sürükleyici yapmış. Ayrıca Nuri Bilge Ceylan'ın filmin senaryosuna da katkısı olmuş. Filmin bir kısmının başarısı oradan da geliyor denilebilir.

Nuri Bilge Ceylan takipçilerinin çoğu çoktan bu filmi izlemiştir bence fakat izlemeyenler için de şunu söyleyebilirim ki Nuri Bilge Ceylan'ın filmlerine başlamak istiyorsanız, polisiye veya cinayet konulu filmleri ve bir hikayeyi en sade ve basit şekilde anlatılmış filmleri seviyorsanız bu film yerinde ve ideal bir seçim olur. 4/5
Ogulcan B.
Ogulcan B.

Takipçi 236 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
13 Ekim 2012 tarihinde eklendi
Ben filmde oyunculuk olarak en çok Yilmaz Erdogan'in oyunculugunu begendim bence filmin ilk yarisini zaten o almis götürmüs,filmin ikinci yarisinda Muhammet Uzuner baya ön planda onun da oyunculugu gayet iyi,Taner Birsel ve Firat Tanis'ta filmde oyunculuklariyla ön plana çikan isimlerdi.

Filme gelirsek bastan sona izledigim ilk Nuri Bilge Ceylan filmi.Filmi izlemeden önce filmin çok hareketli olmayacagini ve agir bir tempoda geçicegini tahmin ediyordum ki zaten tahmin ettigim gibi film bastan sona yavas bir tempoda geçiyor ama film yavas bir tempoda geçmesine ragmen ben filmi izlerken pek sikilmadim özellikle filmin ilk yarisi hem isleyis hem diyaloglar hem de görselllik bakimindan oldukça basarili ama filmin ikinci yarisi filmin ilk yarisindaki saglam görsellik yaninda biraz fos kalmis.Filmin ilk yarisinda bazi sahneler öyle güzel çekilmis ki sanki o sahneler evinize ya da odaniza asacaginiz resimlerden çikmis gibi göze gerçekten hos gelen sahnelerdi.Filmin ikinci yarisi açik söylemek gerekirse biraz sikiciydi evet filmin ilk yarisi da ikinci yarisi da yavas bir tempoda geçiyor ama en azindan ilk yarida karakterlerin yolculugunu izliyoruz ve filmin ilk yarisinda görsellikte filmden tatmin olmamizi sagliyor ama iste ikinci yari da pek bir sey olmadigi için insan ister istemez filmin ikinci yarisini izlerken sikiliyor.Film her ne kadar agir islesede oyuncularin üst düzey performanslari filme odaklanmanizi ve filmi izlerken pek sikilmamanizi engelliyor.Film her ne kadar ciddi bir havada geçsede zaman zaman filmde bazi sahnelerde tebessüm ediyorsunuz.

Filmin yönetmenligine deginmek gerekirse açikçasi ben Nuri Bilge Ceylan'nin bu filmde yönetmenligini pek basarili bulmadim evet ilk yarida bazi sahnelerde gayet güzel açilar yakalamis ama bence filmin genelinde çokta basarili bir yönetmenlik yapamamis.Son olarak ben filmi begendim,eger farkli bir film izlemek istiyorsaniz Bir Zamanlar Anadolu'da filmini tavsiye ederim.

7.5/10
valendom
valendom

Takipçi 130 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
22 Şubat 2012 tarihinde eklendi
insanı sıkmadan akan , iyi bir film...merak içinde 5 dk sonrasını beklediğim bir film...biraz daha etkili olabilirdi ama , bu hali ile bile çok güzel
su-sisesi
su-sisesi

Takipçi 282 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
7 Nisan 2023 tarihinde eklendi
Dogal oyunculuk performanslari saglam bir sinematografi ile beraber sanki seyirci degilde o ekiple birlikte bizlerde butun gece yolculuk etmisiZ hissi uyandiran cok basarili bir yerli yapim gercek bir yonetmenlik basarisi populer kulturun onumuze sundugu filmlerle cok icli disli olan sinefillere uygun olmadigi gercek ama gercek bir sinema severin her sahnenin icinde kendiside varmis Gibi hissedecegi ozel bir yapim
90lar
90lar

Takipçi 6 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
29 Nisan 2012 tarihinde eklendi
Bir Zamanlar Anadolu'da dünya standartlarında, üst düzey bir film, fakat elbette bu ufak tefek eksiklerinin ve kusurlarının olmadığı anlamına gelmiyor. Amacın sinema yapmak olduğu, sanatın ön plana çıktığı bir film, fakat ne yazık ki filmin içeriği, hikayenin derinliği filmin sanatı kadar "devleşemiyor". Nuri Bilge Ceylan fotoğrafçılıktan sinemaya geçiş yapan yönetmenlerden biri olarak o daha çok görseller ile ilgileniyor, bu nedenledir ki senaryo iyi yazılmış bir senaryo ama sandıkları kadar derinleşemiyor. Filmin kanımca en büyük sorunu ikinci yarıda filmin giriş bölümünden sonra sanki birden sonuca atlaması, filmin atmosferine pekte uygun olmayan oldukça rahatsız edici, kanlı, hafif kasıntı ve gereğinden çok uzun bir final olduğunu düşündüğüm bir finalle filmi bir anda noktayalıp bitirmesi olmuş. Film yarım kalmış hissi veriyor böylelikle. Filmin uzun ilk yarısı mükemmeldi, film ikinci yarıya da mükemmel bir şekilde giriş yaptı (türkü), fakat sonra film beni hayalkırıklığına uğrattı. Bununla birlikte, diğer bazı Türk filmlerimizde de olan "konu yetersizliği" sorunu bu filmde de yer yer hissediliyor, ama bunun görselin ön plana çıktığı bir film olduğunu düşünürsek yadırganacak bir şey yok aslında. Bir Zamanlar Anadolu'da büyüleyici bir film, bir yüzde yüz sinema örneği, filmin meseleleri de yüzeysel değil, oyuncular da çok iyi iş çıkarmış, ama daha iyi olabilirdi.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler