En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
KaliteTAKİP
Takipçi
898 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
23 Haziran 2013 tarihinde eklendi
açıkcası 1. filmin üstüne iyi bişeyler yapamadılar serinin 2. fimide biraz daha iyiydi ama bu serinin sonun filmi biraz amaçından çıkmış bir halde özellikle ilk iki filme göre konu daha basit daha durağan daha kalitesiz sahneler çok sıradan film olsunda ne olursa olsun gibilerinden iyi tarafı oyunculuk diyebiliriz filmi tek izlenir kılan tarafı bu olsa gerek ama eğlenceye birazda gülmeye doyacaksınız tavsiye ederim iyi seyirler...
Keyifli bir seyirlikti. İster istemez ilk iki halka ile karşılaştırmak icap ediyor. Çoğu izleyiciye paralel olarak ben de ilk iki halkanın biraz daha yukarıda durduğunu düşünüyorum. Ama bu sonuncusuna da inanılmaz büyük beklentilerle gelmeyip, o anın tadını çıkarmaya çalışıp gevşemek için giderseniz, memnun kalmamanız için bir sebep yok. O kadar da "izlenemez" seviyelerinde değil yani film. Tabii ki yine Alan merkezli bir komedi var. Aynı şekilde Leslie Chow da ona eşlik ediyor. Phil ve özellikle Stu biraz daha geri planda gibi ama yine de olayların içindeler. Hangover'ın üç filmlik macerasına baktığımızda öncelikle bize iki adet unutulmaz karakter kazandırdığını görüyoruz; Alan ve Chow. İkisi de kendine has, hatta ileride tek başlarına üçlemeler yaratabilecek kapsamda karakterler. Bazen tekrara düştüklerinde dahi, aynı şeyleri yapsalar ve söyleseler de izlemekten ve gülmekten bıkmayacağınız karakterler. Onların yanında Bradley Cooper'a da Phil rolüyle bir parantez açmak lazım, çok yakıştı. Stu ile Ed Helms aynı şekilde. Bu filmde "finaldeki Stu" zaten seriyi izleyenlerin uzun süre aklından çıkmayacaktır sanıyorum. Sahneye bir de ufak ama "önemli" bir rolde son dönemde komedi filmleri ile yıldızı iyice parlayan Melissa McCarthy çıkıyor ve unutulmaz bazı sahnelere imza atıyorlar yine. Total olarak "Hangover" çağımız komedi anlayışının ve tarzının kusursuz örneklerinden biri aslında. İleride de böyle hatırlanacağını ve her zaman beğeni ile izleneceğini zannediyorum.
Akşamdan kalma üç şapşalın, aksiyon dolu "son" macerası.
Aslında komedi çok zor bir tür. İyi komedi yapmayı çoğu kişi beceremiyor. Bu iş ülkemizde de böyle, Avrupa'da da böyle, Amerika'da da böyle... Hele hele Amerikan komedi filmleri beni çok nadir güldürebiliyor. "Evde Tek Başına", "Maske", "Pembe Panter" ve "Garfield" gibi daha çok çocuk/aile filmi gibi görünen ama hoş bir şekilde güldürüp eğlendiren filmler ve animasyonlar dışında aklımda kalan önemli bir Amerikan komedi filmi, yok denecek kadar az.
Mesela Jay Roach'ın "Zor Baba (Meet the Parents)" ve "Zorba Baba ve Dünür (Meet the Fockers)" gibi karın ağrıtana kadar güldüren komedi filmleri ve aslında sampur sumpur ama güldürmeyi başaran "Müzede Bir Gece" gibi filmler var. Son yıllarda, bu iyi saydığım Amerikan komedilerinin arasına girmeyi rahat rahat hakkeden "Felekten Bir Gece" filmini de konumuz olduğu için ayrıyeten belirtiyorum. "Felekten Bir Gece" filmi; kaba ve belden aşağı pis esprilerin olduğu bir film. Bu tür filmler genelde izlenmeyecek kadar kötü olur. Bunun en iyi örneği yerli bir film olan "Recep İvedik". Maalesef Recep İvedik'in üç filmi de iğrenç sıfatından daha da ağır sözler hakkediyor ve Türk Filmlerini küçük düşürüyor.
İşte, bildiğiniz gibi "Felekten Bir Gece" filmi de (Recep İvedik kadar olmasa da) belden aşağı ve kaba saba espriler barındırıyordu. Ama bu tip esprilerle nasıl oluyorsa bizi imanımıza kadar güldürmeyi başarıyordu. Todd Philips bu iyi komedisinden sonra yine Zach Galifianakis ile Robert Downey Jr.'lı "Git Başımdan" filmine imza atmıştı. "Felekten Bir Gece" filminin havasını bulamadığımız için bir parça hayal kırıklığı yaşamıştık. Ama ondan sonra gelecek faciayı bilmediğimiz için o filmle hayal kırıklığına uğrayarak biraz şımarıklık yapmıştık. "Felekten Bir Gece Daha" denen kepazeliğin ilk film ile, çocuğu maymunla değiştirip filme kaplan koyup mekanı da Las Vegas yerine Bangkok yapmaktan başka bir farkı yoktu.
Bu kötü devam filminden sonra açıkçası ben bu kadar başarılı bir üçüncü film beklemiyordum Philips'ten. Başarılı dememin sebebi "Git Başımdan" ve "Felekten Bir Gece Daha" filmlerinden daha iyi olması. Yoksa baktığımızda ortada yine kusursuz başarıya sahip bir komedi filmi yok. Fakat, en azından senaryo ve filmin havası farklılık ve yenilik kokuyor bu üçüncü filmde. Yenilik de Philips için bir yenilik, yoksa "gırgır bir mafya senaryosu" hiç taze bir hikaye değil bence.
Kara Komedi türü de bayağı zor bir tür. Mesela benim beğendiğim; yerli bir film olan "İnşaat", İngilizlerin "Sıkı Aynasızlar"ı ve Amerikalıların da "Yeşil Yaban Arısı" filmi var. Ama aklımda kalan başka iyi bir kara mizah yok. Felekten Bir Gece serisinin bu üçüncü ve son filmine de kara komedi katılmış. Gerçi akşamdan kalan insanların karanlık bir macera yaşaması ne kadar doğru ve mantıklı bir fikir, bilemem. Ama filmdeki (güya akşamdan kalmış) bu üç şapşal kahramanın hafif gizem ve aksiyon dolu macerasını izliyoruz ve tatmin oluyoruz. Filmin konusunu anlatmayacağım bile... Zaten fragmanı veya önceki filmleri izlerseniz kolaylıkla anlarsınız.
Her zamanki gibi Bradley Cooper (Phil), Ed Helms (Stu) ve Zach Galifianakis (Alan) iyi performanslar sergiliyor. Ken Jeong (Chow) da kırıp geçiriyor yine. Her ne kadar eleştirsem de filmin komik olmadığını söyleyemem. İzlerken gerçekten keyifli dakikalar yaşıyorsunuz, bazen gülmekten bir sonraki espriyi bile kaçırabiliyorsunuz. Kara mizah katmaları da fena olmamış; ikinci film gibi bayat bir tekrar izlemektense, saçma da olsa böyle yeni bir "Felekten Bir Gece" izlerim daha iyi.
Bu arada, filmi izlerken ilk iki filmdeki gibi; üç alık tiplemenin içip içip sarhoş olduğu, gece de başlarına kötü şeylerin geldiği bir sahne görmüyoruz. Hatta ben açıkçası izlerken; "filmin adı; "Hangover" ama film aksiyon komedi ağırlıklı... Nasıl iş bu?" diye düşündüm. Film bitince, çoğu kişinin yapmadığı, benim hep yaptığım şeyi yaptım; 2 dk bekledim. Soruma çok iyi bir cevap veren ve merakımı fazlasıyla dindiren, bu yüzden de bana bu yönde fazla bir eleştiri imkanı tanımayan, belki de filmin en komik sahnelerinden biri filmin sonunda, jeneriklerin hemen ardında!
3.Seriye gerek var mıydı?Hayır. İzlenmeye değer mi ? Yani.. Ama Alan'nın hotel'de ki o efsane hayata tutunuşunu kahkahalarla izleyebileceğinizi düşünüyorum... 7/10
İlk filmle kıyaslamazsanız kötü bir film değil, izlenebilir tabi. Ama ilk filmle kıyaslarsanız çokta tatmin etmeyecektir. Konusu belli olduğu için sürekli aynı şeyleri izlemek sıkıyor insanı. Bence 2. filmden sonra bırakmalılardı. İzleseniz de izlemeseniz de olur yani
bu filmin ilk 2 partnı yeni izledim. . adeta bizim eküri konu alınmış. . tek fark vegas yerine izmir, kurt çetei yerine adamım çetesi olmasıydı. . : ) artık iş güç sahibi olduk ve çete dağıldı. . : )) filmi izlerken son partta alan bile adam olduysa artık bizim de çoluk çocuğa karışma vaktimiz gelmiş demektir diye düşündüm. . : D
filmi izlemek isteyenler bol vaktinizde bütün partları arka arkaya izleyin, kesinlikle kendinizden bişiler bulucaksınız!!!
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.